bugün
- hikayeyi devam ettir51
- arkadaşlar bakar mısınız27
- gününüz nasıl geçti bakalım7
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- mezoterapi9
- pilot bir erkekle sevgili olmak8
- gerilla anaları4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak3
- sokakta kavga teknikleri13
- gammaz nedir nasıl olunur4
- normal hat yerine whatsappdan arama yapan insan3
- askerdeki otomat4
- ismet gurbuz 20245
- karma düşürme teknikleri2
- yaşamak güzel2
- mehdi kim sorunsalı3
- theofanis gekas2
- askerliğin gereksiz olması2
- asker telefonu2
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası34
- yazarların okuduğu bölümler6
- at3
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- queen feristah12
- özelde çalışmak5
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- vietnam savaşı3
- motosikletten düşüp dans etmeye başlamak3
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- belediye maaşının polis asker maaşını geçmesi2
- allah a güvenmek4
- şampuan8
- tekne turu11
- boğaz'a dördüncü köprü2
- kel erkeklerin karizması5
- pişi vs revani5
- nickten isim tahmini yapmak72
- yeni parti53
- beyzbol2
- yul brynner2
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- pişisel gelişim5
- üniversite arkadaşlıkları geçicidir2
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize2
- pişi yapmasını bilen sözlük kızı5
- true'nin çaylak olması7
entry'ler (728)
başka bir insan olmak istesem kim olurdum diye düşündüm. Sonrası @hasret Gültekin
bizim tavlamamız gerekmemeli, Kadın normal halimize hayran olmalı
Şuan böyle kaliteli mizikleri sözlükte dinleyen var mı bilmiyorum... 6. nasıl yazarım tekrar geldim saygılar.
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
Eski epica solistii kızıl saçlı beyaz tenli Simone Simons.
zamanda seyahat benim için geri gitmek, zaten ilerisinden düşündüğümüz şeyler bir hayelden ibaret. Dolayısı ile insanoğlu sadece zamanda geriye gidebilir veya aynı anda yaşayabilir
Basit bir yağ değil, çocuğa süt veren erkeği tahrik eden, çıplaklık kavramının tanımı olan bir yağ
Medeni çiftçiliği bilmemektir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
itiraf ediyorum bir çok zaman mesafeli ama basit diğer zamanlar samimi ama kaliteli davranıyorum. Bunlar tamamen istemsizce oluyor...
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
Çünkü ayık kafa ile insanlar çekilmiyor, istemsizce ön yargılarım oluyor ve herkesi bir şekilde kategorize edip çoğunlukla hayatımdan çıkartıyorum.
Hakan gündayı hatırlamak içim bir sebep;
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Opsiyonel kullanıma uygun.
Sadece birlikte yaşamak istiyorum.
türbanlı olmasından daha iyidir.
Dikkat : God mode
ofistekiler hala uyuduğum konusunda iddaaşıyor.
Görüşülmek istemeyen, bizi yoran insanlara, çok yoğun çalışıyorum diyebilmek
(bkz: don t you caz to me)
Yıllarca kendimin yazdığını düşündüğüm bir deneme..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Düşleri.. Düşlerimi her zaman gerçek sanardım ben. Ben küçükken
Kütüphanede ki okuduğum kitaplar.