bugün
- üstad kadir mısıroğlu5
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi8
- teomancalmasur23
- ismetin ciddi sıkıntıları olması7
- türk solu16
- jeffrey epstein12
- simko38
- ekşi sözlük toplu alım bitti4
- alparslan türkeş atatürk'ü sevmezdi3
- herzevekil7
- ukrayna rusya belarus kadınları6
- zsa zsa zsu3
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- fes takıp kemalist hoplatmak3
- halloween kutlamayı yasaklamak6
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı3
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması4
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- true mi döver gocu mu5
- yeni parti7
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması5
- gram altın3
- kim cha eon6
- mhp'nin necip fazıl sevgisi2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- şeker bey birader dönsün kampanyası3
- nevşehir2
- tek türkçe padişah adı4
- ak partiyi savunan dayılar10
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- köy kahvesi3
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz3
- nervio12
- kanunla adam korumak2
- tarih dizileri6
- fenerbahçe göztepe2
- zamanın ruhu2
- flört etmeme ilkesi5
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- noodle2
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- erzurumspor çorumspor2
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi5
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- yağmur5
- okulda zil çalmasının gereksizliği4
entry'ler (728)
başka bir insan olmak istesem kim olurdum diye düşündüm. Sonrası @hasret Gültekin
bizim tavlamamız gerekmemeli, Kadın normal halimize hayran olmalı
Şuan böyle kaliteli mizikleri sözlükte dinleyen var mı bilmiyorum... 6. nasıl yazarım tekrar geldim saygılar.
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
Eski epica solistii kızıl saçlı beyaz tenli Simone Simons.
zamanda seyahat benim için geri gitmek, zaten ilerisinden düşündüğümüz şeyler bir hayelden ibaret. Dolayısı ile insanoğlu sadece zamanda geriye gidebilir veya aynı anda yaşayabilir
Basit bir yağ değil, çocuğa süt veren erkeği tahrik eden, çıplaklık kavramının tanımı olan bir yağ
Medeni çiftçiliği bilmemektir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
itiraf ediyorum bir çok zaman mesafeli ama basit diğer zamanlar samimi ama kaliteli davranıyorum. Bunlar tamamen istemsizce oluyor...
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
Çünkü ayık kafa ile insanlar çekilmiyor, istemsizce ön yargılarım oluyor ve herkesi bir şekilde kategorize edip çoğunlukla hayatımdan çıkartıyorum.
Hakan gündayı hatırlamak içim bir sebep;
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Opsiyonel kullanıma uygun.
Sadece birlikte yaşamak istiyorum.
türbanlı olmasından daha iyidir.
Dikkat : God mode
ofistekiler hala uyuduğum konusunda iddaaşıyor.
Görüşülmek istemeyen, bizi yoran insanlara, çok yoğun çalışıyorum diyebilmek
(bkz: don t you caz to me)
Yıllarca kendimin yazdığını düşündüğüm bir deneme..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Düşleri.. Düşlerimi her zaman gerçek sanardım ben. Ben küçükken
Kütüphanede ki okuduğum kitaplar.