bugün
- hikayeyi devam ettir55
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- arkadaşlar bakar mısınız28
- sözlük yazarlarının saatleri9
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- köy evinde sex yapmak4
- pilot bir erkekle sevgili olmak10
- mezoterapi9
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- kürk giyen erkek4
- yanlışa yanlışla yaklaşmak2
- uysaljakoben16
- unutulmayan sadakat örnekleri3
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize5
- türklerin islama göre yaşamaması4
- sokakta kavga teknikleri13
- kara kına yollamış yar benim ellerime2
- zaman baba9
- kemal kılıçdaroğlu11
- bak yine başa döndü bu dünya2
- gerilla anaları4
- muhibbi3
- at4
- en iyi james bond canlandıran oyuncu3
- casio f91w3
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- gammaz nedir nasıl olunur4
- karma düşürme teknikleri3
- askerdeki otomat4
- omega 32
- ismet gurbuz 20245
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- benkimki7
- nickten isim tahmini yapmak72
- soundtrack2
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- cemil mont2
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- soğan tadı2
- normal hat yerine whatsappdan arama yapan insan3
- yazarların okuduğu bölümler6
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- tekne turu11
- yeni parti53
- özelde çalışmak5
- cbd yağı2
entry'ler (728)
başka bir insan olmak istesem kim olurdum diye düşündüm. Sonrası @hasret Gültekin
bizim tavlamamız gerekmemeli, Kadın normal halimize hayran olmalı
Şuan böyle kaliteli mizikleri sözlükte dinleyen var mı bilmiyorum... 6. nasıl yazarım tekrar geldim saygılar.
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
Eski epica solistii kızıl saçlı beyaz tenli Simone Simons.
zamanda seyahat benim için geri gitmek, zaten ilerisinden düşündüğümüz şeyler bir hayelden ibaret. Dolayısı ile insanoğlu sadece zamanda geriye gidebilir veya aynı anda yaşayabilir
Basit bir yağ değil, çocuğa süt veren erkeği tahrik eden, çıplaklık kavramının tanımı olan bir yağ
Medeni çiftçiliği bilmemektir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
itiraf ediyorum bir çok zaman mesafeli ama basit diğer zamanlar samimi ama kaliteli davranıyorum. Bunlar tamamen istemsizce oluyor...
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
Çünkü ayık kafa ile insanlar çekilmiyor, istemsizce ön yargılarım oluyor ve herkesi bir şekilde kategorize edip çoğunlukla hayatımdan çıkartıyorum.
Hakan gündayı hatırlamak içim bir sebep;
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Opsiyonel kullanıma uygun.
Sadece birlikte yaşamak istiyorum.
türbanlı olmasından daha iyidir.
Dikkat : God mode
ofistekiler hala uyuduğum konusunda iddaaşıyor.
Görüşülmek istemeyen, bizi yoran insanlara, çok yoğun çalışıyorum diyebilmek
(bkz: don t you caz to me)
Yıllarca kendimin yazdığını düşündüğüm bir deneme..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Düşleri.. Düşlerimi her zaman gerçek sanardım ben. Ben küçükken
Kütüphanede ki okuduğum kitaplar.