bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- fil8
- kaplan7
- sssilvermist22
- timsah5
- insan kaynakları4
- kartal6
- zebra4
- ben geldim naneler13
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı2
- iş bulamamak4
- aslan8
- sansürsüz tarih2
- atatürk düşmanı it sürüsü2
- aldığınız en ilginç iltifat3
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- yazarların almak istediği hediyeler4
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- yorgun mermi13
- sözlükteki kavganın amacı5
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- yeni parti46
- bir ay çaylak olmak4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- temmuz6
- gece denize girmek12
- suca suruklenen cocuk7
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
entry'ler (728)
başka bir insan olmak istesem kim olurdum diye düşündüm. Sonrası @hasret Gültekin
bizim tavlamamız gerekmemeli, Kadın normal halimize hayran olmalı
Şuan böyle kaliteli mizikleri sözlükte dinleyen var mı bilmiyorum... 6. nasıl yazarım tekrar geldim saygılar.
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
Eski epica solistii kızıl saçlı beyaz tenli Simone Simons.
zamanda seyahat benim için geri gitmek, zaten ilerisinden düşündüğümüz şeyler bir hayelden ibaret. Dolayısı ile insanoğlu sadece zamanda geriye gidebilir veya aynı anda yaşayabilir
Basit bir yağ değil, çocuğa süt veren erkeği tahrik eden, çıplaklık kavramının tanımı olan bir yağ
Medeni çiftçiliği bilmemektir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
itiraf ediyorum bir çok zaman mesafeli ama basit diğer zamanlar samimi ama kaliteli davranıyorum. Bunlar tamamen istemsizce oluyor...
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
Çünkü ayık kafa ile insanlar çekilmiyor, istemsizce ön yargılarım oluyor ve herkesi bir şekilde kategorize edip çoğunlukla hayatımdan çıkartıyorum.
Hakan gündayı hatırlamak içim bir sebep;
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Opsiyonel kullanıma uygun.
Sadece birlikte yaşamak istiyorum.
türbanlı olmasından daha iyidir.
Dikkat : God mode
ofistekiler hala uyuduğum konusunda iddaaşıyor.
Görüşülmek istemeyen, bizi yoran insanlara, çok yoğun çalışıyorum diyebilmek
(bkz: don t you caz to me)
Yıllarca kendimin yazdığını düşündüğüm bir deneme..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Düşleri.. Düşlerimi her zaman gerçek sanardım ben. Ben küçükken
Kütüphanede ki okuduğum kitaplar.