bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- en sevilmeyen ev işleri4
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- herkes yatsın iyi geceler9
- neden okula gitmek zorundayız2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- ölmeyi dilemek2
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- kabataş olayı görüntüleri8
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- oğuzhan uğur12
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- slavko vincic15
- velvet13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- ispanya20
- nervio11
- aklını yitirmek4
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- bira cips6
- 2026 dünya kupası25
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- tememda kenka nalaka10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- laptop5
- kadim kültürler4
- ona bir şey söyle9
- manifest grubu3
- futbol14
- aga be şarkılar5
entry'ler (728)
başka bir insan olmak istesem kim olurdum diye düşündüm. Sonrası @hasret Gültekin
bizim tavlamamız gerekmemeli, Kadın normal halimize hayran olmalı
Şuan böyle kaliteli mizikleri sözlükte dinleyen var mı bilmiyorum... 6. nasıl yazarım tekrar geldim saygılar.
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
https://www.youtube.com/watch?v=db2HPn5Kzoo
Eski epica solistii kızıl saçlı beyaz tenli Simone Simons.
zamanda seyahat benim için geri gitmek, zaten ilerisinden düşündüğümüz şeyler bir hayelden ibaret. Dolayısı ile insanoğlu sadece zamanda geriye gidebilir veya aynı anda yaşayabilir
Basit bir yağ değil, çocuğa süt veren erkeği tahrik eden, çıplaklık kavramının tanımı olan bir yağ
Medeni çiftçiliği bilmemektir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
Bilinçsiz köylü ortaya çıkartılıp, çiftçilik bitirilir.
itiraf ediyorum bir çok zaman mesafeli ama basit diğer zamanlar samimi ama kaliteli davranıyorum. Bunlar tamamen istemsizce oluyor...
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
ve artık ağlama krizlerim tutmuyor.. çünkü artık antideprasanım var
Çünkü ayık kafa ile insanlar çekilmiyor, istemsizce ön yargılarım oluyor ve herkesi bir şekilde kategorize edip çoğunlukla hayatımdan çıkartıyorum.
Hakan gündayı hatırlamak içim bir sebep;
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Ailenizlesinizdir Yılbaşı dır rakı içmeye eğlenmeye gelmişsinizdir ama kinyas ve kayrayı da okumuşsunuzdur.
Opsiyonel kullanıma uygun.
Sadece birlikte yaşamak istiyorum.
türbanlı olmasından daha iyidir.
Dikkat : God mode
ofistekiler hala uyuduğum konusunda iddaaşıyor.
Görüşülmek istemeyen, bizi yoran insanlara, çok yoğun çalışıyorum diyebilmek
(bkz: don t you caz to me)
Yıllarca kendimin yazdığını düşündüğüm bir deneme..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Beslenme çantamda silah saklamıştım...
Belki de bu yüzden akranlarım; Bruce Lee ve Cüneyt Arkın arasında gidip gelirken,ben yeşil duvarıma Che posterleri,Nazım planları astım.
Ve orta sona kadar veli toplantılarımdan hiç korkmadım...
Sanırım tehlikeli bir ailenin küplerine sır sığdıramayan oğluydum.
Zamanında ergenlik duvarlara çevirirken yüzümü,ben çentiklerimi saymak yerine,uçan balonların üstüne serçe parmağı olmayan saygıdeğer ablaların-abilerin portrelerini çizdim.
Hünerliydim...Değerli dişlerine güvenen genç bir fildim artık.
Evimden ayrılmanın,hayata atılmanın vakti gelmişti.Hem bana göre,
‘’evimiz hayattan iki kat daha çetindi’’
Tükenmeyeceğime ölesiye inandığım öyle öykülerim vardı ki...
Kaçmasın diye öldürdüğünü kuşunu dul babasının suladığı saksıya gömen çocuğu anlatacaktım mesela.
insan anasıyla evlenebilir diye vaaz veren hocayı anlatacaktım,bu hoca cüce olup minarede uyuyacaktı.
Çirkin görünüyor,pis kokuyor diye en mahrem yerini ayakları sanan yeni gelini anlatacaktım oysa.
Yalnızca yemek yerken yakışıklı olduğunu düşünen,bu yüzden sofrasından aynayı eksik etmeyen adamın hikayesi onlarca ayrıntıya girdiğimde nasıl parlayacaktı. ?
Ama ne yazık ki yine kanıma karıştın sen...Bir yudum hafifliğinde,kaygan bir mısra daha içiyorum,karşımda düşlerin...
‘Çocukluktan gayri hemşehrilik yoktu oysa’
Peki ben neden soğudum ilk gençliğimden?
Babayla bir tanışma yaşı olduğunu bile/ bilirken.
Zamanında burnumda bir yara besler,şımartılmak istediğim zaman,bağlanmamış kabuğunu kaldırır-kanatır,evi telaşa verirdim.
Şimdi tapılacağımı bilsem
Burnumu kanatamıyorum.
.........Çünkü ben artık değerli dişleri mürekkebe bulanmış,olgun bir filim!
Ve anladım ki.;
Dişlerimden daha değerliymiş,
Düşlerim..
Düşleri.. Düşlerimi her zaman gerçek sanardım ben. Ben küçükken
Kütüphanede ki okuduğum kitaplar.