bugün
- kanadalı ünlüler10
- sabahları nefret edilen şeyler18
- sabahları sevilen şeyler8
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- herkese garip size normal gelen şeyler3
- anın görüntüsü25
- iç sıkıntısı7
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı14
- pipinin ortasında kıllar çıkması3
- beni kaybettin diyen erkek14
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- mazotun litresi 101 lira35
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- trabzonspor'un thomas reis ile anlaşması2
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması5
- felsefe mezunu öğretmen olmak4
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- ekşiye gidiyorum ben10
- sadece filistin'i önemsemek15
- ana haber bülteni2
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- reis2
- gocu38
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- g i l d e d l i l y27
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak3
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- iblis'in sesini duymak11
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- israil11
- yazarların fobileri20
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- kürdü sevin10
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- arkadaşlar bakar mısınız16
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
entry'ler (77)
meyhaneye son giren bendim. üzerime çevrilen bakışların, bana bakan gözlerdeki şaşkınlığın nedenini buraya girdiğimde anlamamıştım.
karşı masada iki kişi oturuyor. iki yaşlı adam. iki çirkin. bin yıl içki içmesi yasaklanmış iki ayyaş. ve yasaklarının süresini bilmemekle cezalandırılmışlar. yedi yüz sene tek damla içmemişler. bir o kadar sene önce çiğnemişler yasağı. bir o kadar senedir lanetliler. ve hararetle sıkıyorlar rom şişesini derinden, yedi yüz senedir. tam arkamda bir aile oturuyor. küçük bir kızları var. kızın yüzüne bakmayı deniyorum. diğer herkesin yüzü gibi bulanık bir çift gözden başka bir şey yok. yalnız sesi, tiz ve derinden. bana en uzak masada bir koca karı oturuyor. kendi kendine bir şeyler anlatmakla meşgul, utanç verici şeyler... anlattıkça, yüzü kızaracakken, burnu kızarıyor. çünkü bu koca karı içmeden anlatamaz. buradaki herkes gibi.
bir gıcırtıyla irkiliyoruz hepimiz. bulanıklıktan gözlerimin göremediği yerlerde bir sessizlik beliriyor: kaç zamandır göremediğim, yalnız seslerinden tanıdığım kimliksiz insanların sessizliği... ve şimdi, bütün meyhane, açılan kapıya bakıyoruz.
hatırlamaya başlıyorum. bir vakitler ben de o kapıdan girmiştim. o zamanlar henüz saatlerin tik-takları durmamıştı. ya da ben yeterince içeride değildim bunu fark ettiğimde. işte şimdi yeniden dönüyor akrep ve yelkovan, kaybettiği zamanı yakalamak istercesine. ve açılan kapıyla gelen ışık edepsiz koca karının üzerine vuruyor. aynı anda kapının önünde kısa boylu, sakallı bir adam beliriyor. hepimiz bir adama bir koca karıya bakıyoruz. koca karı eriyecek. yıllardır güneş görmeyen bedenlerimiz yalvarıyor un ufak olmak için. seslerini yalnız açılan kapılarla duyuyoruz.
bütün meyhane yeni gelen adama bakıyoruz. bütün meyhane şaşkınız. çünkü adam bize kendisiyle beraber zamanı da getirdi. adama bakıyor ve hatırlıyoruz. ve bütün yaşadıklarımızı zihnimizde canlandırırken bakışlarımızı adamın üzerinde unutuyoruz. adam tedirgin ve şaşkın. üzerindeki bakışların nedenini kestirmeye çalışırken kapıyı kapatmaya yelteniyor. kapatma! diye bağırıyoruz hep bir ağızdan. ve adam kapıyı kapatıyor. bana en uzak masaya bakıyorum. kısa boylu, sakallı bir adam oturuyor.
karşı masada iki kişi oturuyor. iki yaşlı adam. iki çirkin. bin yıl içki içmesi yasaklanmış iki ayyaş. ve yasaklarının süresini bilmemekle cezalandırılmışlar. yedi yüz sene tek damla içmemişler. bir o kadar sene önce çiğnemişler yasağı. bir o kadar senedir lanetliler. ve hararetle sıkıyorlar rom şişesini derinden, yedi yüz senedir. tam arkamda bir aile oturuyor. küçük bir kızları var. kızın yüzüne bakmayı deniyorum. diğer herkesin yüzü gibi bulanık bir çift gözden başka bir şey yok. yalnız sesi, tiz ve derinden. bana en uzak masada bir koca karı oturuyor. kendi kendine bir şeyler anlatmakla meşgul, utanç verici şeyler... anlattıkça, yüzü kızaracakken, burnu kızarıyor. çünkü bu koca karı içmeden anlatamaz. buradaki herkes gibi.
bir gıcırtıyla irkiliyoruz hepimiz. bulanıklıktan gözlerimin göremediği yerlerde bir sessizlik beliriyor: kaç zamandır göremediğim, yalnız seslerinden tanıdığım kimliksiz insanların sessizliği... ve şimdi, bütün meyhane, açılan kapıya bakıyoruz.
hatırlamaya başlıyorum. bir vakitler ben de o kapıdan girmiştim. o zamanlar henüz saatlerin tik-takları durmamıştı. ya da ben yeterince içeride değildim bunu fark ettiğimde. işte şimdi yeniden dönüyor akrep ve yelkovan, kaybettiği zamanı yakalamak istercesine. ve açılan kapıyla gelen ışık edepsiz koca karının üzerine vuruyor. aynı anda kapının önünde kısa boylu, sakallı bir adam beliriyor. hepimiz bir adama bir koca karıya bakıyoruz. koca karı eriyecek. yıllardır güneş görmeyen bedenlerimiz yalvarıyor un ufak olmak için. seslerini yalnız açılan kapılarla duyuyoruz.
bütün meyhane yeni gelen adama bakıyoruz. bütün meyhane şaşkınız. çünkü adam bize kendisiyle beraber zamanı da getirdi. adama bakıyor ve hatırlıyoruz. ve bütün yaşadıklarımızı zihnimizde canlandırırken bakışlarımızı adamın üzerinde unutuyoruz. adam tedirgin ve şaşkın. üzerindeki bakışların nedenini kestirmeye çalışırken kapıyı kapatmaya yelteniyor. kapatma! diye bağırıyoruz hep bir ağızdan. ve adam kapıyı kapatıyor. bana en uzak masaya bakıyorum. kısa boylu, sakallı bir adam oturuyor.
baştaki sade'ı ''yalnızca'' anlamında algılayıp edebi ahkam kesen yazarları da gösterdi ulu.
john fante'da okuyabilen kızdır.
john fante'da okuyabilen kızdır.
mahalle bakkalımız ''kuruşçu'' bakkal olduğundan zerre üzülmediğim durum. adam fiyat sorulmadan alınan ürünlere kafadan 25 kuruşu giydiiyor amk.
boktanlık üzerine ve gerçek üzerine isimli iki güzel kitabı 6 45 tarafından yayımlanmış düşünür.
yalan, gerçek, saçmalık ve martaval kavramlarının üzerinde durmuştur.
yalan, gerçek, saçmalık ve martaval kavramlarının üzerinde durmuştur.
göt isteyen eylem.
yıllardır bu konuyu kimse neden düşünmüyor diye soruyordum kendime. etrafımdaki kimse de farkında değildi. ben şahsen tek başıma düşünemezdim bunu. çok üst düzey bi tespit.
cevabı hiçbir insan evladı tarafından düşünülmeyendir. *
cevabı hiçbir insan evladı tarafından düşünülmeyendir. *
1- göt yalamaktan ülkedeki insanların hastalık kapması.
2- göt yalamayanların villalardan ahkam kesmekten başka bir şey yapmaması.
3- gerçeği görenlerin azınlık olması.
2- göt yalamayanların villalardan ahkam kesmekten başka bir şey yapmaması.
3- gerçeği görenlerin azınlık olması.
uludağ sözlük yazarlarının uludağ sözlüğü açmadan önce açtıkları site. ama ''ekşi x abi ya'' diyince az bi hava katıyor bünyeye tabi.
poza devam.
(bkz: poser)
poza devam.
(bkz: poser)
saçmacılık anlayışının adından da belli olduğu gibi her şeyi saçma görmesi üzerine camus'nun hayatı sorguladığı, hiçbir şeyin bir anlamı yok ise yapılacak en doğru şeyin bu saçmalığa başkaldırmak olduğunu savunduğu kitap. ''her şeyin saçma olduğu bu dünyada en büyük başkaldırı intihar gibi dursa da, aslında her şeye rağmen yaşamaktır.'' düşüncesini aktarmaya çalışmıştır albert camus. yani, intihar teslim olmaktır.
ek: kitabı okuyup intihar etmeyi düşünen okur kitabı anlamamış okurdur. kitabın isminde neden sisifos gibi bir karakterin geçtiğini anlaması gerekmektedir en acilinden.
ek: kitabı okuyup intihar etmeyi düşünen okur kitabı anlamamış okurdur. kitabın isminde neden sisifos gibi bir karakterin geçtiğini anlaması gerekmektedir en acilinden.
kurt'ün gün aşırı riff arakladığı baba grunge grubu.
şu ana kadar sadece iki diziye göynümü kaptırdım. sülalesi rahatların shameless'a ve ılımlı saykoların twin peaks'e.
veziri olan tarafın vezir harici taşı yoksa kimse kusura bakmasın bi sik yapamaz.
iki taraf da isterse çok rahat beraberlik alır. zaten artık herkes beraberliğe oynuyor amk.
(bkz: fischer satranci)
iki taraf da isterse çok rahat beraberlik alır. zaten artık herkes beraberliğe oynuyor amk.
(bkz: fischer satranci)
karşı cins mesaj atsın mealli söylem.
sadist komutanlara meze olmak isteyen akıllılardan yeğ olandır.
-----alıntı-----
1) bir sandıkta oy verecek kişilerin bilgileri bellidir.
2) vatandaşlar oy verme işlemini yaptıktan sonra listeye imza atarlar
3) oy verme işlemi bittikten sonra sayıma geçilir.
4) sayım işleminde sandık başkanı + parti üyeleri + (varsa) müşahitler yer alır.
5) sandık başkanı sayım işlemini yaparken tek tek her zarftan çıkan oyları üye ve müşahitlere göstererek tutağa işletir.
6) sayım işlemi bittikten sonra her sandık için toplam oy , geçersiz oy ve partilere düşen oy sayısı tek tek sandık tutanağına işlenir.
7) sandık başkanı + tüm parti üyeleri sandık tutanağının doğruluğunu beyan eder ve hepsi imzalar
8) bu sandık tutanakları scanner'dan geçirilerek ysk'nın sistemine işlenerek gönderilir.
9) her sandık tutanağının bir kopyası tüm parti temsilcilerine çoğaltılarak verilir. (not: sosyal medya'da dolaşan bazı tutanaklar ile sisteme girişler arasındaki tutarsızlıkları gösterilen ekran görüntüleri chp'nin sts.chp.org.tr adresindeki chp'nin sistemine ait görüntülerdir ve eğer bir yanlış giriş varsa parti üyesinin kendi sistemine yaptığı yanlış girişi gösterir.)
10) sayım işlemi bittikten sonra sandık başkanı oy pusulalarını ysk'nın belirlediği oy torbasına koyar.
11) oy torbaları polis eşliğinde ysk'nın belirlediği toplama yerlerine götürülür.
12) oy toplama alanlarında tüm sandıklara ait torbalar bir araya getirilir. tutanaklar birleştirilerek ysk sistemine girişi yapılır.
-----alıntı-----
işte bu yukarıda yazılanlar yapılmadığı/eksik yapıldığı için hile var deniliyor. yukarıdakilerin ''bunlara rağmen hile imkansıza yakındır.'' savını desteklemek için yazılmış olması epey bi trajikomik.
(bkz: yavuz hırsız)
1) bir sandıkta oy verecek kişilerin bilgileri bellidir.
2) vatandaşlar oy verme işlemini yaptıktan sonra listeye imza atarlar
3) oy verme işlemi bittikten sonra sayıma geçilir.
4) sayım işleminde sandık başkanı + parti üyeleri + (varsa) müşahitler yer alır.
5) sandık başkanı sayım işlemini yaparken tek tek her zarftan çıkan oyları üye ve müşahitlere göstererek tutağa işletir.
6) sayım işlemi bittikten sonra her sandık için toplam oy , geçersiz oy ve partilere düşen oy sayısı tek tek sandık tutanağına işlenir.
7) sandık başkanı + tüm parti üyeleri sandık tutanağının doğruluğunu beyan eder ve hepsi imzalar
8) bu sandık tutanakları scanner'dan geçirilerek ysk'nın sistemine işlenerek gönderilir.
9) her sandık tutanağının bir kopyası tüm parti temsilcilerine çoğaltılarak verilir. (not: sosyal medya'da dolaşan bazı tutanaklar ile sisteme girişler arasındaki tutarsızlıkları gösterilen ekran görüntüleri chp'nin sts.chp.org.tr adresindeki chp'nin sistemine ait görüntülerdir ve eğer bir yanlış giriş varsa parti üyesinin kendi sistemine yaptığı yanlış girişi gösterir.)
10) sayım işlemi bittikten sonra sandık başkanı oy pusulalarını ysk'nın belirlediği oy torbasına koyar.
11) oy torbaları polis eşliğinde ysk'nın belirlediği toplama yerlerine götürülür.
12) oy toplama alanlarında tüm sandıklara ait torbalar bir araya getirilir. tutanaklar birleştirilerek ysk sistemine girişi yapılır.
-----alıntı-----
işte bu yukarıda yazılanlar yapılmadığı/eksik yapıldığı için hile var deniliyor. yukarıdakilerin ''bunlara rağmen hile imkansıza yakındır.'' savını desteklemek için yazılmış olması epey bi trajikomik.
(bkz: yavuz hırsız)
ülkedeki ölümlerden zevk alan insanımsı şakası. ''içeri dışarı'' diye mesaj veriyor zaar.
(bkz: şimdi yanakları ayırıyoruz)
(bkz: şimdi yanakları ayırıyoruz)
''akp bütün sandıklarda hile yapmadığı için hile yapmış sayılmıyor.'' ile devam etmesi gereken cümle.
bilal için ek: arkadaşım chp'yi iktidar düşün. ankara'da hile yaptığını düşün şimdi. ankara'da hile yapabilmesi chp'nin bursa'da da hile yapabileceği anlamına geliyor mu? az düşün gel sonra yine eksile.
bilal için ek: arkadaşım chp'yi iktidar düşün. ankara'da hile yaptığını düşün şimdi. ankara'da hile yapabilmesi chp'nin bursa'da da hile yapabileceği anlamına geliyor mu? az düşün gel sonra yine eksile.
muhtemelen bu başlığın altına da girilecek kalıbın, görüldüğü yerde bünyemde uyandırdığı tepkidir.
diğer ihtimal için;
(bkz: başlık başa kaldı)
sonra göt olmayalım aq.
diğer ihtimal için;
(bkz: başlık başa kaldı)
sonra göt olmayalım aq.