bugün
- iskilipli atıf hoca21
- favlayan yazarın asıl amacı11
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması6
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- ahmet nazif zorlu8
- tanımadığı kadına tokat atan adam5
- kasımda aşk başkadır5
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- atatürk düşmanı değilim2
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- iş yerinde atletle çalışmak4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- fon vurgunu3
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- togg2
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- millette manyak para var21
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- sözlük kürdü54
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- sevimli kafir3
- travis bickle'a benzeyen sözlük yazarı2
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü31
- pazarama com3
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- boşandığı eşine araba alan adam8
- kale3112 tarzı entry girmek2
- osmanlı hanedanı3
- casino2
- zenci kadın poposu2
- 693
- nick vermeden bir yazara seslen3
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- nar tanelemek5
- red flag sözlük yazarları2
- ismail kartal16
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- escort ile para kavgası6
meyhaneye son giren bendim. üzerime çevrilen bakışların, bana bakan gözlerdeki şaşkınlığın nedenini buraya girdiğimde anlamamıştım.
karşı masada iki kişi oturuyor. iki yaşlı adam. iki çirkin. bin yıl içki içmesi yasaklanmış iki ayyaş. ve yasaklarının süresini bilmemekle cezalandırılmışlar. yedi yüz sene tek damla içmemişler. bir o kadar sene önce çiğnemişler yasağı. bir o kadar senedir lanetliler. ve hararetle sıkıyorlar rom şişesini derinden, yedi yüz senedir. tam arkamda bir aile oturuyor. küçük bir kızları var. kızın yüzüne bakmayı deniyorum. diğer herkesin yüzü gibi bulanık bir çift gözden başka bir şey yok. yalnız sesi, tiz ve derinden. bana en uzak masada bir koca karı oturuyor. kendi kendine bir şeyler anlatmakla meşgul, utanç verici şeyler... anlattıkça, yüzü kızaracakken, burnu kızarıyor. çünkü bu koca karı içmeden anlatamaz. buradaki herkes gibi.
bir gıcırtıyla irkiliyoruz hepimiz. bulanıklıktan gözlerimin göremediği yerlerde bir sessizlik beliriyor: kaç zamandır göremediğim, yalnız seslerinden tanıdığım kimliksiz insanların sessizliği... ve şimdi, bütün meyhane, açılan kapıya bakıyoruz.
hatırlamaya başlıyorum. bir vakitler ben de o kapıdan girmiştim. o zamanlar henüz saatlerin tik-takları durmamıştı. ya da ben yeterince içeride değildim bunu fark ettiğimde. işte şimdi yeniden dönüyor akrep ve yelkovan, kaybettiği zamanı yakalamak istercesine. ve açılan kapıyla gelen ışık edepsiz koca karının üzerine vuruyor. aynı anda kapının önünde kısa boylu, sakallı bir adam beliriyor. hepimiz bir adama bir koca karıya bakıyoruz. koca karı eriyecek. yıllardır güneş görmeyen bedenlerimiz yalvarıyor un ufak olmak için. seslerini yalnız açılan kapılarla duyuyoruz.
bütün meyhane yeni gelen adama bakıyoruz. bütün meyhane şaşkınız. çünkü adam bize kendisiyle beraber zamanı da getirdi. adama bakıyor ve hatırlıyoruz. ve bütün yaşadıklarımızı zihnimizde canlandırırken bakışlarımızı adamın üzerinde unutuyoruz. adam tedirgin ve şaşkın. üzerindeki bakışların nedenini kestirmeye çalışırken kapıyı kapatmaya yelteniyor. kapatma! diye bağırıyoruz hep bir ağızdan. ve adam kapıyı kapatıyor. bana en uzak masaya bakıyorum. kısa boylu, sakallı bir adam oturuyor.
karşı masada iki kişi oturuyor. iki yaşlı adam. iki çirkin. bin yıl içki içmesi yasaklanmış iki ayyaş. ve yasaklarının süresini bilmemekle cezalandırılmışlar. yedi yüz sene tek damla içmemişler. bir o kadar sene önce çiğnemişler yasağı. bir o kadar senedir lanetliler. ve hararetle sıkıyorlar rom şişesini derinden, yedi yüz senedir. tam arkamda bir aile oturuyor. küçük bir kızları var. kızın yüzüne bakmayı deniyorum. diğer herkesin yüzü gibi bulanık bir çift gözden başka bir şey yok. yalnız sesi, tiz ve derinden. bana en uzak masada bir koca karı oturuyor. kendi kendine bir şeyler anlatmakla meşgul, utanç verici şeyler... anlattıkça, yüzü kızaracakken, burnu kızarıyor. çünkü bu koca karı içmeden anlatamaz. buradaki herkes gibi.
bir gıcırtıyla irkiliyoruz hepimiz. bulanıklıktan gözlerimin göremediği yerlerde bir sessizlik beliriyor: kaç zamandır göremediğim, yalnız seslerinden tanıdığım kimliksiz insanların sessizliği... ve şimdi, bütün meyhane, açılan kapıya bakıyoruz.
hatırlamaya başlıyorum. bir vakitler ben de o kapıdan girmiştim. o zamanlar henüz saatlerin tik-takları durmamıştı. ya da ben yeterince içeride değildim bunu fark ettiğimde. işte şimdi yeniden dönüyor akrep ve yelkovan, kaybettiği zamanı yakalamak istercesine. ve açılan kapıyla gelen ışık edepsiz koca karının üzerine vuruyor. aynı anda kapının önünde kısa boylu, sakallı bir adam beliriyor. hepimiz bir adama bir koca karıya bakıyoruz. koca karı eriyecek. yıllardır güneş görmeyen bedenlerimiz yalvarıyor un ufak olmak için. seslerini yalnız açılan kapılarla duyuyoruz.
bütün meyhane yeni gelen adama bakıyoruz. bütün meyhane şaşkınız. çünkü adam bize kendisiyle beraber zamanı da getirdi. adama bakıyor ve hatırlıyoruz. ve bütün yaşadıklarımızı zihnimizde canlandırırken bakışlarımızı adamın üzerinde unutuyoruz. adam tedirgin ve şaşkın. üzerindeki bakışların nedenini kestirmeye çalışırken kapıyı kapatmaya yelteniyor. kapatma! diye bağırıyoruz hep bir ağızdan. ve adam kapıyı kapatıyor. bana en uzak masaya bakıyorum. kısa boylu, sakallı bir adam oturuyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar