bugün
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz14
- kızları en güzel olan şehir13
- akrostişli şiir6
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- 30 yaşına girmek4
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi12
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- ilişki yapmaya üşenmek6
- mesaj atıp konuşmayan kız5
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen2
- sözlük açsanız ismi ne olurdu4
- kadın nefreti4
- hristiyanlık7
- 50 bin liraya sabah 10'a kadar uyumadan durmak3
- sözlüğü annesi gibi gören insan3
- arabaları yan yana park edip öpüşmek2
- sözlükteki satranç taşları4
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- arabada son ses dinlenecek şarkılar3
- burcu akrep olan birini akrep sokması4
- dördüncü duvarı da kapısız örmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- yazarların 3 eylül 2026 tüfe tahmin rakamları2
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sırrı süreyya önder28
- gecenin şarkısı11
- silver ile evlenecek erkek52
- sözler köşkü6
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- irmik helvası3
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- erkek nefreti2
- dün gece ne oldu13
- şikeci amedspor5
- sıpsıkıcı olmanız4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- askerde sözlüğe girmek4
- saçını mora boyatan kızın amacı3
- sarapci koala58
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak8
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi3
- multitap2
sevdiği entry'ler
bir oturuşta altı bölüm izlediğim ilginç bir dizi. sıradanlık ve doğallığın ilginçliği bu. yıllardır o kadar alışmışız ki hayatla uzaktan yakından alakası olmayan, 23 nisan müsameresi tadında salaklıkları izlemeye, düşünün orta anadolu'nun göbeğinde aşiret dizisi çekiyorlar, hayatın içinden şeyleri ekranda görünce insan kendi hayatını, çevresini, dibinde yaşandığı halde farkına varamadıklarını keşfetmeye başlıyor. şahsen beni bu tip dizilere çeken de bu.
veda mektubu
"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. insan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"
okunma rekoru kırmıştır. muazzam.
"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. insan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"
okunma rekoru kırmıştır. muazzam.
Güzel kızların bahtlarının kendileri gibi güzel olmamasının ya da kendileri gibi güzel erkeklerle birlikte olamamalarının nedenini; hayatları boyunca rekabet ihtiyacı duymadıklarından, bu gibi hırs ve mücadele gerektiren bir takım yeteneklerinin gelişmediğine bağlıyor adorno. Çoğu güzel kadının iş ve aşk hayatlarındaki bu rekabet bilmez, duygusal tutumları mutsuz bir hayat sürmelerinin en büyük nedeniymiş.
Yolda, otobüste vs. gördüğüm, roman karakterlerini anımsatan insanların yüzlerini, tahmini yaşlarını, yanımda olan herhangi bir kağıda detaylıca yazıyorum, olur da bir gün roman yazarsam kullanayım diye.. belki hiç yazmam.
birini gizli gizli izleyip notlar alma fikri baya sapıkça biliyorum fakat vazgeçemiyorum.* az önce bir Hasan Ali toptaş romanı karakteri yakaladım misal, kısa günün kârı..*
birini gizli gizli izleyip notlar alma fikri baya sapıkça biliyorum fakat vazgeçemiyorum.* az önce bir Hasan Ali toptaş romanı karakteri yakaladım misal, kısa günün kârı..*
Dikine gömdünüz de yok mu dedik.