bugün
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- kolye142
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı11
- misafir gelince odaya kacmak4
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- peynir dolgulu jalapeno5
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- olmadık yerde kalkan penis2
- hacker saldırısı gazileri8
- fransa9
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- cep telefonu22
- beni seviyor musun canım sözlük2
- doğu türkistan2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- nokia20
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- kalktı2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- usualsuspectsin mod olması6
- cami2
- zall'ın makara yapması6
- semih kılıçsoy4
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- türkiye20
- usualsuspects'in ayağı4
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- konya denilince akla gelenler7
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- esaretin bedeli5
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- yılmaz erdoğan2
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- fon vurgunu24
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- araba3
sevdiği entry'ler
bir oturuşta altı bölüm izlediğim ilginç bir dizi. sıradanlık ve doğallığın ilginçliği bu. yıllardır o kadar alışmışız ki hayatla uzaktan yakından alakası olmayan, 23 nisan müsameresi tadında salaklıkları izlemeye, düşünün orta anadolu'nun göbeğinde aşiret dizisi çekiyorlar, hayatın içinden şeyleri ekranda görünce insan kendi hayatını, çevresini, dibinde yaşandığı halde farkına varamadıklarını keşfetmeye başlıyor. şahsen beni bu tip dizilere çeken de bu.
veda mektubu
"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. insan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"
okunma rekoru kırmıştır. muazzam.
"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. insan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"
okunma rekoru kırmıştır. muazzam.
Güzel kızların bahtlarının kendileri gibi güzel olmamasının ya da kendileri gibi güzel erkeklerle birlikte olamamalarının nedenini; hayatları boyunca rekabet ihtiyacı duymadıklarından, bu gibi hırs ve mücadele gerektiren bir takım yeteneklerinin gelişmediğine bağlıyor adorno. Çoğu güzel kadının iş ve aşk hayatlarındaki bu rekabet bilmez, duygusal tutumları mutsuz bir hayat sürmelerinin en büyük nedeniymiş.
Yolda, otobüste vs. gördüğüm, roman karakterlerini anımsatan insanların yüzlerini, tahmini yaşlarını, yanımda olan herhangi bir kağıda detaylıca yazıyorum, olur da bir gün roman yazarsam kullanayım diye.. belki hiç yazmam.
birini gizli gizli izleyip notlar alma fikri baya sapıkça biliyorum fakat vazgeçemiyorum.* az önce bir Hasan Ali toptaş romanı karakteri yakaladım misal, kısa günün kârı..*
birini gizli gizli izleyip notlar alma fikri baya sapıkça biliyorum fakat vazgeçemiyorum.* az önce bir Hasan Ali toptaş romanı karakteri yakaladım misal, kısa günün kârı..*
Dikine gömdünüz de yok mu dedik.