bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- paranın devrinin bitmesi8
- yasak cinsel ilişkiler15
- fatma betül sayan kaya44
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- sarma saramayan kız10
- futbol13
- çalmaşur4
- türkiye28
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- kelimelik2
- italya12
- true'nun çaylak olması7
- romanya53
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- özgürlük vs eşitlik5
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- online listesinin yine gelmesi6
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- abberline ın yeni hesabı11
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- beyza3
- belçika10
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- filmi beğenmeyip yönetmeni vurmak2
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- teomancalmasur3
- karlı havada ormanda tek başına kalmak3
- altay bayındır6
- yağmurlu gece6
- 2090 yılında hepimiz ölmüş olacağız4
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- hepinizi yazdım bir kenara8
- teoman çamaşır2
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- selamın aleyküm arkadaşlar4
- sevgilinin filmine rastlamak2
- pazartesi4
- amına koyduğumun orospusu4
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- 2003 model seymbol alınır mı9
entry'ler (18)
tüyleri diken diken etmeyecek durum.
'ivan denisoviç'in bir günü' adlı kitabında hükümlülerden oluşan bir çalışma kampını anlatan yazar. kitabında stalin rusyası'nı eleştirmiştir ve hükümlülere çektirilen eziyetlerden bahsetmiştir. ama abartıldığı kadar etkileyici bir anlatımı yok bana göre.
ivan denisoviç'in bir günü'nde en az 2 sayfa duvarı nasıl ördüğünden bahsediyor. yok ipi germişler, yok briketlerin bazıları delikmiş, yok çizgiler ortaya gelmeliymiş... bana ne be adam briketlerden, duvardan! sen oradaki yaşamın zorluğundan, insanların özgürlüğe duydukları özlemden, hiç hapisten çıkma ümidi olmayanların hissettiklerinden, halkın sosyalizme olan bakış açısından bahsetsene. hele ki, halkın sosyalizme olan bakışı ile ilgili ben bir şey okumadım açıkçası.
nobel edebiyat ödülü'nü de nasıl aldığı zaten aşikar. yorumlamaya bile gerek yok.
sadece bir kitabını okuyarak yorumluyorum, emperyalistlerin şişirdiği, vasat yazar...
ivan denisoviç'in bir günü'nde en az 2 sayfa duvarı nasıl ördüğünden bahsediyor. yok ipi germişler, yok briketlerin bazıları delikmiş, yok çizgiler ortaya gelmeliymiş... bana ne be adam briketlerden, duvardan! sen oradaki yaşamın zorluğundan, insanların özgürlüğe duydukları özlemden, hiç hapisten çıkma ümidi olmayanların hissettiklerinden, halkın sosyalizme olan bakış açısından bahsetsene. hele ki, halkın sosyalizme olan bakışı ile ilgili ben bir şey okumadım açıkçası.
nobel edebiyat ödülü'nü de nasıl aldığı zaten aşikar. yorumlamaya bile gerek yok.
sadece bir kitabını okuyarak yorumluyorum, emperyalistlerin şişirdiği, vasat yazar...
bugün bitirdiğim kitap. savaş nedeniyle memleketlerini terketmiş ve dünyanın dört bir yanına dağılmış arkadaşların yaşadıklarını anlatıyor. kitabın sonu ise bahsedildiği gibi çok da önem arz etmiyor aslında. zaten sonunda ne olabilirdi ki, en fazla bir iki kadeh içerlerdi o günün şerefine, o kadar. bu da bizi etkileyecek değildi.
her ne kadar bazı yerlerde amin maalouf'un düşüncelerini benimsemeyip eleştirsem de, kitap gerçekten etkileyiciydi. bazı cümlelerin altını çizdim daha sonraları üzerinde düşünmek için.
özetle, bu kitap okunmalıdır ve kesinlikle bir zaman kaybı olarak değerlendirilemez bence.
her ne kadar bazı yerlerde amin maalouf'un düşüncelerini benimsemeyip eleştirsem de, kitap gerçekten etkileyiciydi. bazı cümlelerin altını çizdim daha sonraları üzerinde düşünmek için.
özetle, bu kitap okunmalıdır ve kesinlikle bir zaman kaybı olarak değerlendirilemez bence.
nba live 2005'te dallas mavericks takımında vazgeçemediğim adamlardandı. dampier'i bir türü sevememiştim.
götün tekidir.
cesaret ister çoğu zaman. 'lan ya kokarsa' korkusu vardır çünkü.
bir de 'lan ya sifonu çektiğimde gitmezse' korkusu vardır. tuhaf...
bir de 'lan ya sifonu çektiğimde gitmezse' korkusu vardır. tuhaf...
tanrı olmasaydı, onu icat etmemiz gerekecekti.
(bkz: ivan karamazov) (bkz: bratya karamazovi)
(bkz: fyodor mihailovic dostoyevski)
(bkz: ivan karamazov) (bkz: bratya karamazovi)
(bkz: fyodor mihailovic dostoyevski)
her insanın geçmişinde dostlarından başka kimseye itiraf edemeyeceği şeyler vardır. bir de dostlarına bile itiraf edemediği, sadece sır olarak kendisine saklayacağı şeyler vardır. ama öyle şeyler vardır ki,insan kendisine bile itiraf etmekten korkar.
(bkz: fyodor mihailovic dostoyevski)
(bkz: fyodor mihailovic dostoyevski)
strese sokan durum. dostoyevski'nin, kitaplarında bu konuyu irdelememesi ilginçtir.
hayatımda okuduğum en iyi iki kitaptan biri. muhtemelen daha iyisini okuyacağımı da zannetmiyorum. toplumun yasak aşka olan bakış açısı, köy ve şehir hayatı, kötü aile ilişkileri gerçekten ustaca anlatılmıştır bu kitapta.
anna karenina... tolstoy hayalini kurduğu bu güzelliği tam olarak kitabında anlatamadı bile bence. eminim ki, anna karenina kitapta anlattığından daha güzeldi onun zihninde. ama yine de böyle bir güzelliğe karşılıksız aşık olunur. keşke bu kitapta ben de olsam, onu vronski'nin elinden belki alabilirdim dedirtir.
filmini ise izlemedim. böyle bir güzelliği bir beden içinde görmek istemiyorum. anna karenina dünyadaki en güzel kadından bile daha güzel çünkü. bende hayal kırıklığı yaratır diye korkuyorum aslında. ayrıca kitap psikolojik, sosyolojik birçok konuyu da içeriyor. böyle kapsamlı ve okuyucuyu derinden sarsan bir kitabın filmi nasıl çekiliyor anlamıyorum. o filmde levin-kiti ve anna-vronskiy aşkından başka ne anlatabildiniz ki?
bu kitabı okuduğumda, 'tolstoy belki bir dostoyevski değil, ama bu bir yarışsa eğer tolstoy kesinlikle dostoyevski'nin ensesinde' demiştim. hala da böyle düşünüyorum. büyük yazar tolstoy... çok büyük...
edit: bu arada diğer okuduğum en iyi kitap için;
(bkz: bratya karamazovi)
anna karenina... tolstoy hayalini kurduğu bu güzelliği tam olarak kitabında anlatamadı bile bence. eminim ki, anna karenina kitapta anlattığından daha güzeldi onun zihninde. ama yine de böyle bir güzelliğe karşılıksız aşık olunur. keşke bu kitapta ben de olsam, onu vronski'nin elinden belki alabilirdim dedirtir.
filmini ise izlemedim. böyle bir güzelliği bir beden içinde görmek istemiyorum. anna karenina dünyadaki en güzel kadından bile daha güzel çünkü. bende hayal kırıklığı yaratır diye korkuyorum aslında. ayrıca kitap psikolojik, sosyolojik birçok konuyu da içeriyor. böyle kapsamlı ve okuyucuyu derinden sarsan bir kitabın filmi nasıl çekiliyor anlamıyorum. o filmde levin-kiti ve anna-vronskiy aşkından başka ne anlatabildiniz ki?
bu kitabı okuduğumda, 'tolstoy belki bir dostoyevski değil, ama bu bir yarışsa eğer tolstoy kesinlikle dostoyevski'nin ensesinde' demiştim. hala da böyle düşünüyorum. büyük yazar tolstoy... çok büyük...
edit: bu arada diğer okuduğum en iyi kitap için;
(bkz: bratya karamazovi)
- aşk... aşk bir erkeğin ya da bir kadının bir başkasını her şeyin üstünde görmesidir.
- ne kadar zaman için? bir ay mı? iki gün mü? yoksa yarım saat mi?
(bkz: lev nikolayeviç tolstoy)
(bkz: kreutzer sonat)
- ne kadar zaman için? bir ay mı? iki gün mü? yoksa yarım saat mi?
(bkz: lev nikolayeviç tolstoy)
(bkz: kreutzer sonat)
bunun bir üst modeli de rulette bug bulmaya çalışmaktır. sonra da 'oha lan adamlar nasıl düşünmüşler böyle helal olsun' dersin.*
karamazov kardeşler adlı romanda baba (fyodor karamazov) ile oğlunu (dmitri karamazov) peşinden koşturan ve bundan zevk duyan kadın. mahallenin zillisi diyebileceğimiz bu kadın romanın sonunda değişip hayatını dmitri karamazov'a adamaya karar verir. bu, bazılarına göre doğru yolu buldu diyerek yorumlanabilir ama dostoyevski'ye güvenmemek gerekir. eğer romanın devamını yazabilseydi belki de gruşenka tekrar egolarının kurbanı olup eski haline dönecekti. kimbilir...
ayrıca freud'u düşünsel orgazma ulaştırmış bir kadındır gruşenka.
ayrıca freud'u düşünsel orgazma ulaştırmış bir kadındır gruşenka.
tolstoy'un pek tanınmayan, fakat çok değerli kitaplarından biri. kent hayatının bir köy kadınını nasıl baştan çıkardığını, sosyete yaşamının mutsuzluğa nasıl yol açtığını anlatıyor. tolstoy denilince 'aaaa dirilişşş' deyip susanlardan olmayın, başka kitaplarını da okuyun. bu kitapta kendi kaybetmekte olduğumuz değerlerimizden de bir şeyler bulabilirsiniz.
(bkz: oz)
knut hamsun'un ve klasik edebiyatın önemli eserlerinden biri. isak'ın sıfırdan başlayıp neredeyse tüm köyü kendi emeğiyle yaratması, tüm ömrü boyunca köyden çıkmamış olan karısı inger'in bir şehirde hapis yatması ve şehir yaşamının kadınlığını farketmesindeki etkisi, şehir hayatının insanı çeken renkli tarafı, fakat bununla birlikte köy hayatının saflığı ve temizliği sembolize etmesi... yıllar önce yazılmış bu kitap günümüzü de anlatıyor.
kitapta ayrıntılı olarak bahsedilen ve okuyucuyu sıkan köy hayatını saymazsak, bu kitaba başyapıt bile denilebilir bence.
kitapta ayrıntılı olarak bahsedilen ve okuyucuyu sıkan köy hayatını saymazsak, bu kitaba başyapıt bile denilebilir bence.
dostoyevski'nin en güzel romanlarından biri. kumar tutkusunu, aşkı, hırsı, kıskançlığı anlatmış sadece 25 günde. daha fazla süresi olsa kim bilir neler yazacakmış. büyükanneye, polina'ya hayran olmamak elde değildir gerçekten.
bu roman insanı o kadar etkiler ki, bir arkadaşımla batum'da casino'ya gittiğimizde sürekli zeroya oynamıştı. kaybetti tabi...**
bu roman insanı o kadar etkiler ki, bir arkadaşımla batum'da casino'ya gittiğimizde sürekli zeroya oynamıştı. kaybetti tabi...**
tsk'daki en zavallı rütbe. bir kere astsubaylardan sizi umursamasını beklemeyin. subaylar da zaten gelip geçici diye sallamazlar ve çoğu durumda astsubayını destekler senin yerine. kısa dönem askerler adam bizim gibi üniversite mezunu der ve sallamaz, hele de yaşın onlardan küçükse. uzun dönem asker ise zaten tertipçi olur. dün gelmiş, bugün benim komutanım mı olacak der ve sallamaz.
ondan sonra bölük komutanın senden emir komutayı sağlamanı bekler. oldu canım!
ondan sonra bölük komutanın senden emir komutayı sağlamanı bekler. oldu canım!