bugün

entry'ler (27)

terbiyenin 6 ncı nesile uzak olması

geldim gidiyorum halaa nesil savaşı! duyan da pir-ü pak sanır her nesli ademden beri. göt, am, sik, meme, amuğa koyim, bacağan girsin yazan benim kalemim miydi asırlardır?! her genelleme kanatlı vibratör olup sözlük semalarında uçsa, kimse kıçını koruyamayacak, o kadar çok yani. bir kez de merhamet çok olsa insanda..ne bileyim cesaret, onur, adam/kadınlık, iyilik.. ama sen daha mastürbasyonu kesip de yazamıyorsun ki merhamet nedir bilesin çükü küçüklüm.

mizahta küfür olabilir, ama sen seninle aynı fikirde olmayana küfür edebilecek kadar öküzsen, yapacak bir şey kalmıyor sallamamaktan başka. gerçi biz salladıklarımızı da sallandırdık zamanında şerefsizlik ederek ama hanidir kimsenin umurunda? anlamadın değil mi? biliyorum, çünkü neslin geç aklın genç daha. öptüm gıdıdan merhamet ve genellemesizlikle. iyi olanın nesli değil kalbi vardır; arada ikiye ayrılsa da.

sözlük yazarlarından şiirler

hah, yazmadan yoklanmayayım bari. şair olmayan herkes yazıyorken ben neden eksik kalayım, değil mi? gerçi posta gazetesi bile kabul etmedi şiirciklerimi ama olsun, azimliyim. birgün bir neruda, bir nilgün, ah bir özge çıkmasını bekliyorum şu mal halimden.

sözlük

kendi yazdığına döktüğün silgi tozu aşkı yüceltiyorsa
tabii ki yoklamalısın dilin de dahil

kan!
bak, siyanürlü zaman içip kol saatlerinde ölmüş kalabalık
bir akrep, bir zehir, duvarda intihar etmiş yelkovan...

ıssız bir yerin (sözlük) karanlığıyım
kervanların susamadığı ve geçerken uyuyakaldığı muavinlerin.
tüm lisanlarda sadece hoşçakalı bilenlerin susup,
bir sürü merhabalı mezarların hazine sayıldığı
ve inci-tilen ruhların istiridye tenlere saklandığı.
Aklımda acı vermedikce köklerine büyüyemeyen aşklar
açtığım yaralarına bastığın tütününü ellerindeki kokusu
duman veriyorum almadığım her nefese burda, dirisizlikle gri.

koş!
bak, siyanürlü ağu içip kendi gırtlaklarında ölmüş kalabalık
dökülüyor göğe elleriyle kazdıkları mezarlarından...

ki Aynı asrın içinde asırlarca kaymış yıldızlara ait
tek dilekli ruhumu,
şimdi koysam havasız bir ten kavanozuna
çırpınmadan durur sana boyanırken dışarısı

Dişlerin geçtiği tende iz yerine ağız kalır
ağzın ki kan gelse vaftiz olur henüz doğmamış kelimeler

Sıksan ruhumu tenin damlayacak...

nunu

sanki yüzünde tebessümle doğmuş.

- doktor! ağlamıyor bu bebe.. ühühüğü.. yoksa, yoksa!!!
- bi saniye hanımefendi. popoya minik bir şaplak vuralı..
- hehehe ehe eh e
- gülüyor bu! ühühü..manyak çıktı kızım!

böyle sıkıntılı bir anda, ne bileyim, bir savaşın ortasında sol dizinde bir okla sağ dizinin üstüne çökmüş anlamsızca etrafa bakarken bir yüz ararsın da ona baktığında umutlanırsın ya geleceğe dair, işte nunu yüzü olmalı karşında. dosttur, samimi, güven veren. sırtını dön ve korkma, bırak bedenini..tutacak.

ayakkabı ve çantanın kadınlar üstündeki çekim gücü

futbol ve seks çekim gücünün erkekler üzerindeki etkisinden daha şirindir! n'olur yani çekiliyorsa aklı bir çanta ya da güzel bir ayakkabıya. daha dün 200 verdin ya iddaa'ya! içkiye 50, benzine 100, taksitle albüm aldın! kadına ise yalandan bir çiçek! gerzekliğine harcadığın para ile bir kez ayakkabı al, sok içeri o dükkandan o vakit, çekim gücünü paylaş. sonra kadının seni istediğin yere çekecektir! bunlarla seviniyor ya da gülümsüyorlarsa, ne kadar da azdır aslında. ki millet kana, savaşa gülümserken!

sözlük yazarlarının zeka seviyesi

adamına göre değişiyor. bak bana, ne kadar da düşük çıkıyor her test sonucum. spermlerim bile azıcık. oysa eskiden salınırdı tenlerde! benimle başlıyor o vakit artık düşük zeka seviseyi. merhametli misin? düşüğğğğ.. güleryüzlü müsün? düşükk.. onurun mu var? düşükkk.. yabani/yalnız mısın? valla düşük.. hem iyi hem de zeki olunabileceğiine mi inanıyorsun? hahayyy düşük.. ayar mı veriyosun? ovv yüksek.. fırlama mısın? abovv mikemmel yüksek... diye gidiyor zekalarımız. ben hep o başta sayılan mallardan oldum. hep düşük zeka, hep 2x2=5

insanın içinden yaşama isteğinin sökülüp alınması

en çok aynadaki yapıyor bunu, farkında değilsin sadece. tırnağını/dişini bıraktığın bir tenin başka bir ağza yollanı eti çekip alıyorsa yaşama isteğini, kim suçlayacak seni? ya da şairler atlayınca kendi avuçlarından aşağı (nilgün, özge, kaan, zafer...) neyle suçlanacak? birileri alıyor işte yaşama sevincini kanınla beraber damarlarından. benim kırmızım hep karanlığa çalıyor mesela. aklım alıyor yaşama isteğimi. sonra saçlarım dolanıyor boynuma, hazırlanıyor tavan! ayaklarım havada...

söküp alıyorlar mı nefesini? hoşgeldin. otur şurda ve soluksuzlan.

uludağ sözlük ü temsilen konuşuyorum

sırf bu cümleyi edebilmek için yazar bile olunur! oldum ben! hamdım, mis oldum.

artık programlardan programlara ışınlanabilir, allahhh nidasıyla uludağ sözlük adına taklalar atar, taksitli ne varsa ister (evlilik programlarında ne isteniyorsa o da dahil) okan'ın kulağını çeker, yeşim'in cücüğünü öper, aylin'le kredi kartımın limiti ve imf hakkında tartışmalara girer, ekşi sözlük'e laf atar, karı kıza sarkar, saçımı uzatır (ki uzun) pipimi büyütürüm. mesudum. korkma uludağım sözlüğüm; artık '' uludağ sözlük'ü temsilen konuşuyorum '' diyebilecek bir şapşalın var!

birileri demeli bunu. çıkıp muhteşem zekası, inanılmaz Quantum bilgisi, fevkalade espricikli kıvraklığıyla herkeslere ayar vermeli. yoksa kimse beğenmeyecek normal, genç, bazen ne dediğini bilmez biriysen seni. herkes muhteşem ya! bi sensin ezik, deli.

sevismeye sanat demek

henüz bir kadının göğüs boşluğuna serçe parmağını kanatarak adının baş harfini resmetmemiş, henüz dişleriyle pasifiği bir baldıra çizmemiş, henüz sevişmeyi sokarımdan ibaret sanan beyinlerin demediği mucizevi deniş. derim ben, uygularım da!

mutluluk

merhametsizliktir! ne zaman anlık mutlulukların olabileceğini anlarsan (gerisi mutsuzluk) o vakit adam olacaksın. başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kuranlardan olmadığınca acı çekeceksin, mutsuz olacaksın. sen tok o aç!

hep mutlu musun? o vakit insan değilsin. defol..çık dışarı..ühü..bak halaa!

yirmilik diş

otuzumda çıkandır! allah belasını versindir. canımdır.

zall

yazar olduğumda bu (kötü) söylediklerinizi bir bir yutacağınız kişidir kendisi. '' nasıl da böyle tapınılası bir yazarı buraya kattın zall-ım seni. mükemmelsin bebem '' diye diye adamı yalayacaksınız. ha zaten işine geleni yala, aykırı olacağım diye yaladığını tükür, hep yaptığınız şeyler.

okulu uzatmak

aşıksan değil uzatmak yeni bir fakülte kurup orda yaşlanasın bile gelir. (cümlenin bir yerinde vigül olmalı ama.. neyse bir ara editler de...)

o senden bir sene altta değil mi? o zaman bir yıl uzamalı o okul. yine kanepeden bozma yatakta, o soğukta sevişilmeli. aynı ten ve aynı makarna asılarca yenmeli. yitiyor büyü, tut. tut da elimi gitme.

ele alınınca bırakılamayanlar

anket! valla, eline bi alıyosun bi daha bırakamıyorsun. herkesler mi alır eline anlamıyorum. bi bırak, bi salıver gitsin, bi oh de, bi de işe yarar bir şey yaz değil mi? ama yok, eli anketle dolu, nası yazssın!

yeşim salkım

sadece tek bir şarkısı akılda kalan, nedense üzünç kemiğimi sızlatan (hiçliğiyle) şarkıcı. oyunculuğu da vasattı. iyi ki çaylağım lan! okusa üzülür. '' son bir sigara içelim, öyle git gideceksen...''

erik

dedem nefes almıyorken dahi üzerine düşmeme sebep olurdu bu meyve. bir erik ağacının altında yatan sakalı güzel sevgiliye...

hande emek

bacaklarıyla otomobil programı sunan sunucu! (ohş)

batı londra

rivayet odur ki, hemen karşısında londra'nın doğusu vardır!

(uktelerdeki zekaya kurban!)

hayat mı bu

'' aşk bu mu, sevda bu mu, hayat bu muuuuuuu? aşk acı dünya hüzün, göz yaş dolu '' nakaratıyla beni benden alan güzide sanat eserimizde geçen bir soru cümleciği. hatırlatayım dedim güzel şarkıyı. yoksa böyle mal mal entry mi girilir bre gafil!

bir fordçunun günlüğü

1322 yılında yazılmış enteresan bir kitap. italyan bir şerefsizin asırlar sonraki şerefsizlere bıraktığı öğretici miras.

sayfa 77, 1. paragraf: Bugün kaleye giden bir at arabasına atlayarak atlara dayadım. oh, ile hoştu. yüzyıllar sonra benim gibi onursuzlar umarım bu keyfi avratlar üzerinden de alabilirler. oh savur saçlarını götünden benekli dörtnalım!

sene 2009: hocam eşek sikiyoruz! ühühü..

ceylan önkol

öldüğüyle kalandır! tıpkı akıllarımız, vicdanımız gibi!
© copyright 2005 - 2026