bugün
- norm ender3
- en gey özelliğiniz10
- türklerin ileri olduğu konular21
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- dinsize inanır mısın17
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- salak yazarlar7
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- ipek çiçek3
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- pandela6
- kuran da neden namaz yok8
- deri ceketli serseri4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- kültürün bireyi boğması4
- gocu31
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- ioçke'nin elleri4
- geceye bir şarkı bırak23
entry'ler (10)
e yani, tabi ki de bu bir haktır. 1-2 tanesi hariç bütün Avrupa ülkelerinde artı amerika'da rıza yaşı 15 veya 16'dır. bu yaş uzakdoğu ülkelerinde ve italya'da 13'e kadar düşer. 16 yaşında bir bireyin kendi yaşıtlarıyla ilişkiye girmesinde ben hiçbir sorun görmüyorum. türkiye'de 18 sayısaı kutsallaşmıştır, insanların özgürlükleri gelişimi -18 ve +18 olarak ikiye ayrılmıştır ve bu bana kalırsa psikolojik ve cinsel gelişim açısından sakıncalıdır.
eğitimli insandan korkan çomarları bize gösteren başlık.
bence örnek alınması gereken babadır. oğlu bütün türkiye'yi sikse ses çıkarmayacak adam, kızını serbest bırakan babaya her türlü küfrü ediyor.
türk olmadığım için haliyle sevmediğim adamdır. hadi atatürk milliyetçiliği falan yine iyi de, bu kadar da ırkçı olunmaz ki.
bu süreçte kaybedecek iki oluşum var: ekşi sözlük yönetimi ve bilgiye aç, ekşi sözlük'ün gerçekten "kutsal bilgi kaynağı" olduğunu düşünerek yazar olmaya çalışan benim gibi genç liseli ve üniversiteli öğrenciler. ekşi sözlük'te bulunan en az 150 bin kaliteli ve yararlı bilgi uçup gitti, geriye survivor 2016 ve futbol maçları kaldı.
linux tabanlı işletim sistemlerinin çokluğu hakkındaki görüşlerimi buraya aktarmak istiyorum, belki bazılarınızın kafasında soru işaretleri vardır.
bence, linux'u özel ve eğlenceli kılan şey distrolardır. kullanıcılar tarafından rağbet gören distrolar hayatına devam eder, sevilmeyenler ölür, tıpkı doğal seçilim gibi. mesela fuduntu diye, fedora ve ubuntu'yu birleştirmeye çalışan bir distro vardı, ama sevilmedi ve yapımı durduruldu. yani demek istediğim şu ki: bir distro varsa kullananı da vardır, ve seçenek sayın sonsuz. windows gibi sadece bir arayüzle yetinmiyorsun, yüzlerce seçimin var.
ve linux'u linux yapan şey, seçme hakkındır, şahsen benim seçme hakkıım olmasaydı direk windows'a yönelirdim ama linux, felsefesi sayesinde linux'tur. bence linux, bir çekirdekten çok daha fazlası.
ben şahsen linux'u kimseye zararı olmayan, kapitalist(kötü anlamda kullanmadım) bir ekonomik düzen olarak görüyorum. her distro bir hisseyi temsil ediyor ve değeri yüksek hisseleri distrowatch isimli siteden görebiliyor ve yatırımını iyi yapıyorsun.
eğer bir hisseye yatırım yapılmazsa hisse değer kaybediyor ve sonunda ekonomi çöküyor, hisse ortadan kayboluyor.
işte bu yüzden ne kadar çok distro, o kadar iyi. distrolar linux'un felsefesini ayakta tutar. linux dünyası, dev ve dünyadakinin aksine eğlenceli ve zararsız bir ekonomik sistemdir. bir ekonomik sistem yatırımcı olmadan ayakta durur mu? durmaz tabi. işte bu yüzden yatırımcılar sayesinde seçme hakkına ve özgürlüğe sahip olursun, tıpkı liberal bir ekonomik sistemdeki gibi, ayrıca bu sistemde fiyat diye bir şey olmadığı için hisse sahipleri seni düşük fiyatla kandıramaz, her şey bedavadır zaten. yani linux distroları mükemmel ve eğlenceli bir ekonomik sistemi temsil eder.
"put the fun back into computing. use linux, bsd."
bu cümle distrowatch'ın (distro "borsası" takip sitesi) sloganı gibi bir şey ve bu cümledeki "fun" kelimesinin temsil ettiği bir şey var.
tabi ki bütün bunlar benim kendi düşüncem, belki de hatalıyımdır.
bence, linux'u özel ve eğlenceli kılan şey distrolardır. kullanıcılar tarafından rağbet gören distrolar hayatına devam eder, sevilmeyenler ölür, tıpkı doğal seçilim gibi. mesela fuduntu diye, fedora ve ubuntu'yu birleştirmeye çalışan bir distro vardı, ama sevilmedi ve yapımı durduruldu. yani demek istediğim şu ki: bir distro varsa kullananı da vardır, ve seçenek sayın sonsuz. windows gibi sadece bir arayüzle yetinmiyorsun, yüzlerce seçimin var.
ve linux'u linux yapan şey, seçme hakkındır, şahsen benim seçme hakkıım olmasaydı direk windows'a yönelirdim ama linux, felsefesi sayesinde linux'tur. bence linux, bir çekirdekten çok daha fazlası.
ben şahsen linux'u kimseye zararı olmayan, kapitalist(kötü anlamda kullanmadım) bir ekonomik düzen olarak görüyorum. her distro bir hisseyi temsil ediyor ve değeri yüksek hisseleri distrowatch isimli siteden görebiliyor ve yatırımını iyi yapıyorsun.
eğer bir hisseye yatırım yapılmazsa hisse değer kaybediyor ve sonunda ekonomi çöküyor, hisse ortadan kayboluyor.
işte bu yüzden ne kadar çok distro, o kadar iyi. distrolar linux'un felsefesini ayakta tutar. linux dünyası, dev ve dünyadakinin aksine eğlenceli ve zararsız bir ekonomik sistemdir. bir ekonomik sistem yatırımcı olmadan ayakta durur mu? durmaz tabi. işte bu yüzden yatırımcılar sayesinde seçme hakkına ve özgürlüğe sahip olursun, tıpkı liberal bir ekonomik sistemdeki gibi, ayrıca bu sistemde fiyat diye bir şey olmadığı için hisse sahipleri seni düşük fiyatla kandıramaz, her şey bedavadır zaten. yani linux distroları mükemmel ve eğlenceli bir ekonomik sistemi temsil eder.
"put the fun back into computing. use linux, bsd."
bu cümle distrowatch'ın (distro "borsası" takip sitesi) sloganı gibi bir şey ve bu cümledeki "fun" kelimesinin temsil ettiği bir şey var.
tabi ki bütün bunlar benim kendi düşüncem, belki de hatalıyımdır.
durumu gitgide kötüye giden sözlük. tema değişimi, ekşişeyler ve sözleşmenin değişiminin üst üste gelmesi sonucunda yazarkar bu olaya tepki gösterip entarilerini silmeye başladı. bir yıl içinde kapanması muhtemel olan sözlük.
almanya'da pek bulunmayan protest müziğin bayrak taşıyıcılarındandırlar. şarkıları çok etkileyici ve güzeldir, bazen insanı coştururken bazen melankoniye kayabilir, çoğu şarkısında toplumu eleştirme ve dünyaya alternatif bir bakış vardır. (bkz: wollt ihr das bett in flammen sehen)
bir ara müsluman bir arkadaşımla cuma namazına gitmiştim. doğrudur, namaz kılınca üstümdeki bütün yükün kalktığını ve rahatladığımı hissettim, ama bu durumun psikolojik bir rahatlamadan ve "cemaatle bir arada olma hissi"nden başka bir şey olmadığını düşünüyorum.
bireysel yaşandığında gayet güzel ve yararlı olan, ancak kesinlikle siyasete karıştırılıp kirletilmemesi gereken kavram. su güzeldir, potasyum güzeldir; ama bu ikisini karıştırırsanız potasyum infilak eder ve insanlar zarar görebilir, aman dikkat.