bugün
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı23
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- futbol7
- ispanya9
- tefeciden borç almak3
- arjantin10
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- dünya12
- 2026 dünya kupası16
- kemal kılıçdaroğlu7
- allah varsa beni milli yapsın7
- vozol4
- reyzen tevfik2
- oğuzhan uğur9
- christopher nolan5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- haluk levent vs serdar ortaç6
- sapık7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- marc cucurella3
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- gocu nerede8
- benjamin netanyahu3
- şehir kurma oyunları2
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- genellemeyi şahsi almak enayiliği3
- fps oyunları2
- mandy muse'nin poposu3
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- sözelci5
- şaka maka muhalif platform kalmaması2
- aylık 465 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- günün iddaa kuponu4
- bekar bir erkek olmak2
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- atlantis3
- futbol izleyen erkek2
- iş wp yazışmasında kalp atan insan2
- donald trump4
- ben dersimli kemal im2
- helin elveren3
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- bir kadının en güzel bölgesi13
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
entry'ler (12)
altıncı nesil yazarlar eziktirler düşüncesi yanlıştır.altıncı nesil olup fena sayılmayan yazarları görmezden gelmeyelim...
bu insanlar önce sizi eleştirir,horgörürler. sonra da tabiri cahilse zamparalığın kitabını yazarlar.üstelik bir de kadınlarının,kızlarının başlarını kapatır,evden dışarı çıkartmazlar.kendileri ise başkalarının karısına,kızına gözleriyle soyarcasına bakarlar koca sakalllı,cübbeli müslümanım diye geçinen adamcıklar...
aşkın en güzeli ama kimi zamanda en acı verenidir.hem hayatının her yerindedir hemde hiçbir köşesinde.umut edersin belki birgün hayalindeki insanı bulursun diye, bu seferde varolmadığı düşüncesi acıtır acınını.kimi zamanda yokluğu rahatlatır.çünkü senin özgürlüğünü kısıtlamayan sevgilindir.varlığı da yokluğu da mutlu eder.ama o olduğu sürece hayatına kimseyi kolay kolay sokamazsın.hep aradığın o hayalindeki insanı beklersin.karşına çıkan herkesi onunla karşılaştırırsın.ya da bazen karşına biri çıkar ve onun olduğu düşüncesiyle yaklaşırsın ona.olmadığını gördüğünde de inanılmaz bir hayal kırıklığı yaşarsın.şanslı biri varsa kim bilir belki de onu bulur...
kendisi çok beğenilen ve birçok dile çevrilen sofienin dünyası adlı felsefe tarihi üzerine yazmış olduğu mükemmel romanın, eşsiz yazardır.
simyacı,brezilyalı eski şarkı sözü yazarı paulo coelhonun üçüncü romanıdır.1996 yılından bu yana türkiyede de çok sevildi,çok övüldü,çok yerildi bu kitap.ayrıca büyük bir doğu klasiği olan mevlananın ünlü mesnevisinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılan bir romandır.mistik tarzı sevenler için birebir...
--spoiler--
ilk kez 24 mayıs 1671 günü pariste, kraliyet salonunda oynanan bu oyunun öne çıkan kişi scapin rolünü moliere'in kendisi oynamıştır.
Diğer oyunlarında olduğu gibi bu oyunda da moliere'e başarıyı getiren etken, elbette seçilen konuların özgünlüğü ya da zenginliği değil, yaşanan ve anlatılan her şeyin toplumsal gerçekciliğin içinden çıkmış olmasıdır. tüm bunların yanısıra bu oyuna dramatik zenginliği sağlamada en önemli gelen unsur, belki de, oyunun baş kişisinin karakteridir. ne sıfatı ne parası ne de yukarıdakilerin gözünde bir değeri olmayan basit ve yoksul bir uşak, scapin, aslında oyunun en zengin kişisidir. o hayatı tanımlamaktadır. insanlara istediğini yaptırabilecek zekaya ve kişileğe sahiptir. son derece yaratıcıdır. öyle ya da böyle izleyen herkesin yerinde olmak isteyeceği kişi*, scapin olacaktır.
Scapin'in dolapları, bu güne kadar en çok sahnelenen moliere oyunlarından biridir.
--spoiler--
ilk kez 24 mayıs 1671 günü pariste, kraliyet salonunda oynanan bu oyunun öne çıkan kişi scapin rolünü moliere'in kendisi oynamıştır.
Diğer oyunlarında olduğu gibi bu oyunda da moliere'e başarıyı getiren etken, elbette seçilen konuların özgünlüğü ya da zenginliği değil, yaşanan ve anlatılan her şeyin toplumsal gerçekciliğin içinden çıkmış olmasıdır. tüm bunların yanısıra bu oyuna dramatik zenginliği sağlamada en önemli gelen unsur, belki de, oyunun baş kişisinin karakteridir. ne sıfatı ne parası ne de yukarıdakilerin gözünde bir değeri olmayan basit ve yoksul bir uşak, scapin, aslında oyunun en zengin kişisidir. o hayatı tanımlamaktadır. insanlara istediğini yaptırabilecek zekaya ve kişileğe sahiptir. son derece yaratıcıdır. öyle ya da böyle izleyen herkesin yerinde olmak isteyeceği kişi*, scapin olacaktır.
Scapin'in dolapları, bu güne kadar en çok sahnelenen moliere oyunlarından biridir.
--spoiler--
Moliere'in scapin'in dolapları adlı oyunundaki son perdeye kadar çingene olduğu sanılan, argante'ın kızı ve leandre'ın sevgilisidir. devamlı şenşakrak bir haldedir. konservatuvar sınavlarında komedi tiradı olarak tercih edilebilir.
jean pierre jeunet'in olağanüstü unsurlar barındıran ve ayrıntılara dikkat etmemizi sağlayan, hayalperest seyircilerin filmi.
iki karakter de yalnızlıklarıyla boğuşmaktadır, ve gelecek olanı beklemektedirler... hiç bir şey tesadüf değildir.
metroda yerdeki artık fotoğrafları toplayan ve bir bahçe cücesini baba evinden ayırıp dünya turuna çıkaran ikilinin öyküsüne mutlaka ortak olunmalıdır.
iki karakter de yalnızlıklarıyla boğuşmaktadır, ve gelecek olanı beklemektedirler... hiç bir şey tesadüf değildir.
metroda yerdeki artık fotoğrafları toplayan ve bir bahçe cücesini baba evinden ayırıp dünya turuna çıkaran ikilinin öyküsüne mutlaka ortak olunmalıdır.
itiraf ediyorum:
-küçükken arkadaşlarıma kanserim diye yalan söyledim ve acıtasyon yaptım. üstelik hiç de kısa bir süre değildi. herkes hastahanelik olmuştu üzüntüden. tanrım psikopat mıyım?
-tam bir teknoloji özürlüyüm. msnde benden başka fotoğraf ve müzik gönderemeyen biri var mıdır merak ediyorum...
-''müsait bir yerde indirebilir misiniz?'' diye soramayanlardanım.
-havuzdan çıkarken zayıf görünmek için göbeğimi içime çekerim.
-beni sevmeye çalışan bir turistin azgının içine kusmuştum bu bende derin psikolojik yaralar bıraktı turisti düşünemiyorum bile...
-çikolatamı kimseyle paylaşmamak için her tarafını yalarım. * *
-sağımı solumu hala karıştırıyorum.
-ayrıca ben bir sinestetiğim.
-küçükken arkadaşlarıma kanserim diye yalan söyledim ve acıtasyon yaptım. üstelik hiç de kısa bir süre değildi. herkes hastahanelik olmuştu üzüntüden. tanrım psikopat mıyım?
-tam bir teknoloji özürlüyüm. msnde benden başka fotoğraf ve müzik gönderemeyen biri var mıdır merak ediyorum...
-''müsait bir yerde indirebilir misiniz?'' diye soramayanlardanım.
-havuzdan çıkarken zayıf görünmek için göbeğimi içime çekerim.
-beni sevmeye çalışan bir turistin azgının içine kusmuştum bu bende derin psikolojik yaralar bıraktı turisti düşünemiyorum bile...
-çikolatamı kimseyle paylaşmamak için her tarafını yalarım. * *
-sağımı solumu hala karıştırıyorum.
-ayrıca ben bir sinestetiğim.
--spoiler--
Çağımız bölümünde şöyle diyor yazar:
''Bütün gerçek filozofların gözleri hep açık olmalı. Hiç beyaz karga görmemiş olsak da, aramayı sürdürmeliyiz. Günün birinde, benim gibi bir şüpheci bile daha önce inanmak istemediği bir olguyu kabul etmek zorunda kalabilir. Bu olasılığıun kapısını açık tutmasam, dogmatik biri olurdum. Gerçek bir filozof olmazdım o zaman.''
--spoiler--
felsefe tarihi üzerine yazılmış, felsefeye başlangıç niteliği taşıyan harikulade roman. Ben kimim? Neden varım? sorularına doğru büyülü bir yol çizer.
Felsefeye başlamak adına en doğru tercihlerdendir, kendini sorgulayanlar için...
Çağımız bölümünde şöyle diyor yazar:
''Bütün gerçek filozofların gözleri hep açık olmalı. Hiç beyaz karga görmemiş olsak da, aramayı sürdürmeliyiz. Günün birinde, benim gibi bir şüpheci bile daha önce inanmak istemediği bir olguyu kabul etmek zorunda kalabilir. Bu olasılığıun kapısını açık tutmasam, dogmatik biri olurdum. Gerçek bir filozof olmazdım o zaman.''
--spoiler--
felsefe tarihi üzerine yazılmış, felsefeye başlangıç niteliği taşıyan harikulade roman. Ben kimim? Neden varım? sorularına doğru büyülü bir yol çizer.
Felsefeye başlamak adına en doğru tercihlerdendir, kendini sorgulayanlar için...