bugün
- leopar desen giyinen kadının amacı9
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası22
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri14
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar5
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- sözlük laf sokucuları5
- sözlüğe meme görmek için giren yazarlar3
- ucan tekme atan hipopotam6
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması4
- antiçorap4
- mesai bitti görüşürüz5
- heyt bea10
- kadınlarda beyaz saç modası9
- beni çaylak yapın herkese benden çay4
- türkiye vs azerbaycan8
- sözlüğe kombin görmek için giren yazarlar2
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
- manifest mina vs dua lipa4
- radiohead dinlemekten utanmak4
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek5
- nickelback3
- kışla birlikte grip sezonu3
- iltica36
- tırcı kadınlar3
- tırla duygusal bağ yaşamak3
- terörist ölüsüne leş demek2
- nervio'nun erkek olması26
- ışık üniversitesini kazanmak için gerekenler2
- 2026 2027 kışı2
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- sözlükteki anaerkil düzen9
- ne kadar yaşlısın7
- marmaris barlar sokağı3
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe3
- devlet millet bağının kopması5
- sözlük teyzelerinin kıskanç olması2
- akçatekir2
- izmir bombası13
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek4
- gün içinde gelen tatlı uyku2
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- dolap2
- tek adam rejimi4
- gece taksicisi2
- erkek kaşarları3
- sandviç dükkanı açmak4
- en ucuz sigara 100 lira olmalıdır3
sevdiği entry'ler
Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmursundur.
Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni,
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Fabrika düdükleri ötmededir.
Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmursundur.
Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni,
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Fabrika düdükleri ötmededir.
Fotoğraf çektirmek için yan yana getirilmiş
iki nesne değiliz biz
Güvercin curnatasında yan yana akan iki güverciniz
Mesafeler birleştirdi bizi bir de sözler
Razı olma hiçbir sessizliğe
Biliyorsun seni seviyorum
Pencereden bakmayı
Öğreteceğim sana
Sesin
Balkona asılı çamaşırcasına
Havalansın, havalansın dursun
Sokakta değil balkonda;
Dışarı çıktığın zaman
Romanını yastığının altına sakla;
Şiirini mutfağa koy
Boş bir deterjan kutusu vardır nasıl olsa,
Öykünü yanına alabilirsin elbet
Müziğini de, resmini de
Niçin güvenemiyorsun bana?
iki nesne değiliz biz
Güvercin curnatasında yan yana akan iki güverciniz
Mesafeler birleştirdi bizi bir de sözler
Razı olma hiçbir sessizliğe
Biliyorsun seni seviyorum
Pencereden bakmayı
Öğreteceğim sana
Sesin
Balkona asılı çamaşırcasına
Havalansın, havalansın dursun
Sokakta değil balkonda;
Dışarı çıktığın zaman
Romanını yastığının altına sakla;
Şiirini mutfağa koy
Boş bir deterjan kutusu vardır nasıl olsa,
Öykünü yanına alabilirsin elbet
Müziğini de, resmini de
Niçin güvenemiyorsun bana?
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateş ile su birbirlerine sıkıca kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya, ateş kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmmış olan kaderi de, yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su..
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu..
Bir gün gelmiş suya varmış yolu..
Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın..
Ve o an analamış; aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla..
işte o zamandan berdiri ki: Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...
Can Yücel
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateş ile su birbirlerine sıkıca kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya, ateş kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmmış olan kaderi de, yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su..
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu..
Bir gün gelmiş suya varmış yolu..
Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın..
Ve o an analamış; aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla..
işte o zamandan berdiri ki: Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...
Can Yücel