bugün
- 0 0 714
- tek başına uzun yol gitmek7
- düşünmek hakkında düşünmek5
- bik bik'in aşuresi3
- garsona kötü davranmak3
- evli kadınla beraber olmak3
- miroslav klose2
- erkeklerin evlenmekten korkması2
- garsona kötü davranan insan2
- rüyana gelmesi3
- ahmet burak erdoğan2
- rüyama gir hasret giderelim2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- banana bread2
- türklerin pis olması4
- şile2
- atatürk'ün dindar rte'nin laik olması2
- 2026 dünya kupası39
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- ek kart dezavantajları2
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor15
- 30 haziran2
- paraguay'ın almanya'yı penaltılarla elemesi3
- yazarların özlü sözleri10
- kemal kılıçdaroğlu gafları2
- yapay zeka ile kod yazmanin getirdigi tembellik2
- 30 haziran 20262
- ahmet anapalı2
- gürsel tekin2
- miss earth 20272
- miss international 20272
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- anın görüntüsü26
- velvet45
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi7
- mustafa kemal atatürk10
- hamdi ulukaya2
- pandela12
- deniz göktaş12
- futbol32
- ölüm6
- ona bir cümle bırak5
- tl2
- günlerin artık kısalıyor olması5
- sözlüğün troll kaynaması4
- diyarbakır kürt dili konferansı5
- sözlüğün aptal kaynaması15
entry'ler (24)
bugün de gördüğümden öte olmadığını anladım. bugün de sığ, bomboş bir bedendin, salata.
"bir insan kendi ile kavgaya başlarsa değerli bir adam olduğuna inanabilir."
elinde iğne ile sınıfa hemşire girince ortalığı dağıtıp ağlayarak kaçma. herkes gibi aşını ol ağla kargaşada. sonra o kaçırdığın aşı için doktora götürülünce yalnız ağlayacaksın daha kötü.
dardenne kardeşlerin son filmi "le gamin au vélo" orjinal adlı leziz film. film ekiminde gösterimde olacaktır ve nuri bilge ceylan'ın bir zamanlar anadolu'da filmi ile birlikte cannes'da jüri özel ödülünü paylaşmıştır.
söz edilmeye değer oyuncuları, kendi değerlerinizi istemsiz ve zorlamalara gitmeden yargılatır.
suskun başlayıp suskun biten bu masumiyet vaktine tanık olunuz.
http://filmekimi.iksv.org/tr/filmekimi.asp?fid=4
söz edilmeye değer oyuncuları, kendi değerlerinizi istemsiz ve zorlamalara gitmeden yargılatır.
suskun başlayıp suskun biten bu masumiyet vaktine tanık olunuz.
http://filmekimi.iksv.org/tr/filmekimi.asp?fid=4
ve yaşam bize hiç aldırmadan, nasıl da devam ediyordu.
ya fazla iyi gidiyordur ya da fazla kötü. ağız açıldıkça algı kapanır, ki bu da olanlarla başet(me)mek için katlanılabilir tek çözümdür bazısına.
bir gürültüyle hayatlarımızı değiştiriveren, küçük yaşta bakışlarımızı derinleştiren acıların tarihi.
carlos gardel - por una cabeza.
üzerinde sizin aldığınız kazakla gülümserken, ezbere bilirsiniz yüzündeki her gamzeyi, her ifadeyi... kabuklaşsa da yaranız her rastlantıda tarifsiz acıtır.
iibf merdivenleri, derse hırıldayarak girmenize neden olsa da, anılardır, özlenendir.
okumadığınız her eseri için sizi kayıplık duygusuna sürükleyen başarılı yazar.
ne yapacağını bilemeden avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk edecek gücü kendinde bulamamak; büyük yürüyüşte kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak - bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... romanlarımdaki kişiler kendime ilişkin gerçekleşmemiş olabilirliklerdir. her biri benim ancak kenarında dolaştığım bir sınırı aşmıştır... çünkü romanın sorguladığı sır o sınırın ötesinde başlar. roman yazarın itirafları değildir; bir tuzak haline gelmiş dünyamızda yaşanan insan hayatının araştırılmasıdır.
-varolmanın dayanılmaz hafifliği- milan kundera
ne yapacağını bilemeden avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk edecek gücü kendinde bulamamak; büyük yürüyüşte kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak - bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... romanlarımdaki kişiler kendime ilişkin gerçekleşmemiş olabilirliklerdir. her biri benim ancak kenarında dolaştığım bir sınırı aşmıştır... çünkü romanın sorguladığı sır o sınırın ötesinde başlar. roman yazarın itirafları değildir; bir tuzak haline gelmiş dünyamızda yaşanan insan hayatının araştırılmasıdır.
-varolmanın dayanılmaz hafifliği- milan kundera
"oldukça sosyalim" mesajı veren ya da "bu benim doğal halim" triplerine giren insandır. eğer fotoğraf cep telefonuyla çekiliyorsa, kumandayla konuşması olasıdır. *
(bkz: ben bugün bunu gördüm)
(bkz: ben bugün bunu gördüm)
sorgulama, umursama, boşuna didinme adaletsizlik hep olacak unutma.
sen benim ilk aşkımsın. hayranlıkla bağlı olduğumsun. iyi ki sana açtım gözlerimi ne kadar şanslıyım bunun için, ne kadar minnettarım... tüm ömrüm senin olsun. seni seviyorum.
isim çekim eklerindendir. ismin bulunma hâlini yapan hâl ekidir. "De" bağlacının yalnız "de", "da" biçimleri varken; "-De" hâl ekinin "-de", "-da", "-te", "-ta" biçimleri vardır. Bunun sebebi ekin bitişik yazılıyor olmasıdır.
örnek: sözlükte -de ekinin ayrı yazıldığını söyleyenler bile gördüm.
örnek: sözlükte -de ekinin ayrı yazıldığını söyleyenler bile gördüm.
AYRILIK AYRACI
Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın
Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi
Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde
Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada
Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık
Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda
Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide
Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor
Ya da erteletiyorum biletimi son anda
Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını.
büyük üstaddır. aynı zamanda soyadaşımdır. gurur duydurur.
Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın
Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi
Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde
Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada
Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık
Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda
Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide
Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor
Ya da erteletiyorum biletimi son anda
Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını.
büyük üstaddır. aynı zamanda soyadaşımdır. gurur duydurur.