bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası17
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı37
- ismail kartal24
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- karınızı kucağınızda taşır mısınız11
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- karanlıkta bi şey var hissi9
- match sonrası ilk mesaj algoritması3
- sözlük sapıkları12
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- kiraz cicegi kolonyasi28
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- platon un mağara alegorisi7
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- dünya iyi midir9
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- flört11
- 6668
- kızılay avm11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- yazarların beğendiği kadın tipleri4
- jennifer lawrance8
- kendini çok önemli sanan yazar14
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- anın görüntüsü28
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- ağır müslüm gürses sözleri9
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- devlet2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- fenerbahçe18
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak5
- maddi dünyanın prensi şeytandır3
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- üniversiteli eskort kadınlar10
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
- tuğba ekinci3
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- mutlu musun3
- ben troll üm7
- kitap okumak6
- uzun adam4
- kalbiniz mesih'in adına tepki veriyor mu4
entry'ler (92)
logosu özensiz ve sevimsiz olmuş.
partinin ismi "öz chp " olmalıdır. parti genel başkanı kim olacaksa,
özgür özel olabilir, mansur yavaş olabilir, ekrem imamoğlu olabilir, başkası olabilir
kısacası kim partinin genel başkanı olacaksa o kişi cumhurbaşkanı adayı olmalıdır. parti genel başkanının aday olmaması halkı ikileme düşüren saçma sapan bir eylemdir.
özgür özel olabilir, mansur yavaş olabilir, ekrem imamoğlu olabilir, başkası olabilir
kısacası kim partinin genel başkanı olacaksa o kişi cumhurbaşkanı adayı olmalıdır. parti genel başkanının aday olmaması halkı ikileme düşüren saçma sapan bir eylemdir.
6 şubat depreminde canlı bağlantı kurulabilen insanların en kolay ulaştığı bu derneğe paralar akın akın akmaya başlayınca haluk levent'in şu açıklamayı yaptığını biliyorum " bana para göndermeyin, bu kadar yüklü parayı yönetemem " sonuç yönetememiş.
sonsuz yetkiyi milletini kandırmak için değil medeniyet yolunda harcamayı tercih eden atatürk'ü böyle başlıklarla kirletemeyeceksiniz !
deniz göktaş gösterisinde genç bir adam olarak kendi hayat hikayesini ve karşılaştığı durumları kafasında nasıl göründüğünü mizahi bir şekilde anlatmış. izlersiniz izlemezsiniz size kalmış. bu kişiyi ciddiye alıp tutuklamaya kalkmak sadece komik bir durum.
kk için aleviler kenetlenmez hatta aleviler doğru olmayan hiç bir şey için kenetlenmez. güdülmesi zor bir topluluk bence...
ilk seçildiği zaman kılıçdaroğlunun eteklerini çekiştirmeyi bıraksaydı durum şimdi daha farklı olurdu. özel, kibarlık budalalısı olmamnın cezasını çekiyor, halk kılıçdaroğlu'nu son seçimi kaybettiği anda terk etti ama siz ayak altında dolaşmasına izin verdiniz, vermekle kalmadınız kapısına gidip eğildiniz. hataların hatasını yaptınız. kılıçdaroğlu çoktan partiden ihraç edilmeyi hak etti.
özgür özel seçilmez diye seçenek yapıldı ona rağmen seçildi o derce istenmeyen bir kemal var ortada, hala mutlak butlan sayıklıyorlar gülsek mi ağlasak mı halinize...
bir parti genel başkanı kendisi değil de başkalarını zirveye aday yapıyorsa bulunduğu yerin anlamını bile kavrayamamış demektir. ondan vatana millete hayır gelmez.
aklından bile geçirme!
tesadüfen gördüğüm arşivde hala mevcut olan bir köşe yazısı, aslında hiç bir şey tesadüf değildir dedirtiyor.
Ekim 02, 1998 yılında yazılmış teke tek fatih altaylı köşe yazısı içinden alıntı:
SSK'yı Aczmendiler taşıyor
SSK Genel Müdürlüğü ve SSK Ankara Bölge Müdürlüğü'nün personel taşıma işlerini Hilal Tur adında bir şirket yapıyor.
Ne var bunda? diyeceksiniz.
Bunda çok şey var.
Çünkü bu şirket Türkiye'deki radikal islamcıların en büyük kalelerinden biri gibi görünüyor. Aczmendiler'in çeşitli davalarında Aczmendiler'i savunan Avukat Hüseyin Ayan bu firmanın sahibi.
Yaklaşık 400 milyar lira bedelle bu işi alan Hilal Tur'un sahibi Aczmendiler'le son derece içli dışlı.
iddialara göre kendisi de fikir olarak onlara çok yakın. Ve başka radikal islami gruplarla ilişkisi var.
Genel müdürlüğünü son derece aydın ve demokrat bir kişi olarak bilinen Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı SSK'nın taşıma ihalelerinin bu şirkete verilmesi bana garip geldi.
Üstelik de türlü dolaplar çevrilerek.
Ekim 02, 1998 yılında yazılmış teke tek fatih altaylı köşe yazısı içinden alıntı:
SSK'yı Aczmendiler taşıyor
SSK Genel Müdürlüğü ve SSK Ankara Bölge Müdürlüğü'nün personel taşıma işlerini Hilal Tur adında bir şirket yapıyor.
Ne var bunda? diyeceksiniz.
Bunda çok şey var.
Çünkü bu şirket Türkiye'deki radikal islamcıların en büyük kalelerinden biri gibi görünüyor. Aczmendiler'in çeşitli davalarında Aczmendiler'i savunan Avukat Hüseyin Ayan bu firmanın sahibi.
Yaklaşık 400 milyar lira bedelle bu işi alan Hilal Tur'un sahibi Aczmendiler'le son derece içli dışlı.
iddialara göre kendisi de fikir olarak onlara çok yakın. Ve başka radikal islami gruplarla ilişkisi var.
Genel müdürlüğünü son derece aydın ve demokrat bir kişi olarak bilinen Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı SSK'nın taşıma ihalelerinin bu şirkete verilmesi bana garip geldi.
Üstelik de türlü dolaplar çevrilerek.
50 yaşına gelmiş bebek gibi konuşmaya çalışıyor. instagrama girsin 3 yaşında çocuklar bile onun kadar bebeksi konuşmuyor, bu diksiyon ile ciddi ne konuşulabilir ki...
bilge babaydı allah rahmet eylesin.
protokolde oturup seyredenlerin kalıbına yazıklar olsun... türklerin vergileriyle aldıkları maaşlar haram zıkkım olsun.
bugün burdur konuşmasında ev hanımlarını emekli edeceğini söyledi. buda bay kemalin laciverti, çalışmadan hak etmeden para dağıtma işine koyulmuş şimdiden.
Hala haklı ve hak ederek aldığı diplomasına neden dil uzatılmasına izin verdiğine ve deli numarası yapar gibi sorulan sorulara saçma sapan cevaplar verdiğine anlam veremiyorum...
her şey bir tarafa, partiden kim cumhurbaşkanı olacak ise partinin genel başkanı o kişi olmalıdır. parti genel başkanın başka bir aday için çalışması kadar hayatımda saçma sapan bir fikir ne duydum ne gördüm. olmaz, olamaz saçma ve sürdürülemez bir fikirdir. imamoğlu başkan adayı olacak ise belediye başkanlığından istifa edip parti genel başkanı yapılmalıydı. özgür özel parti genel başkanı ise cumhurbaşkanı adayı kendisi olmalıdır. Mansur yavaş olacak ise önce parti genel başkanı olmalıdır. bu şekilde seçmenin kafası allak bullak oluyor. belediye başkanı olmak başka bir iş parti başkanı olup genel siyaset yapmak başka bir iştir..
polis katili, can ve mal güvenliği için hemen kapatılması gereken tehlikeli yer...
diploma davasını çok kötü yönetti. sarı öküzü " diploma önemli değil!" diyerek verdi aklı sıra köylü kurnazlığı yapacağını sandı " erdoğan'ı diploma ile köşeye sıkıştırmıyorum, sıkıştırmam isteniyor ama yapmıyorum" mesajı vermeye çalıştı hatta " erdoğan beni tanısa çok sever" bile dedi. bunun yerine benim 4 yıl eğitim giderlerim, girdiğim sınavlar geçtiğim derslerin hesabını kim verecek? üniversite bir hak tanıdı başvurdum yararlandım deyip diplomasına asla laf ettirmeyecekti o ne dedi " diploma önemli değil !" önemli değil ise iptal ediverdiler... insanların tapulu arsasına kaçak ev yapanın bile hakkı korunurken 4 yıl örgün eğitim görmüş birinin diplomasının iptal edilmesi akıllara zarar bir karardır. hak, hukuk, adalet rafa kalkmış demektir.
imamoğlu, yüz yıl sonra sanırım şöyle anılacaktır. haklı ve hakkıyla aldığı diplomasını, diplomasının aslını astarını kimsecilerin görmediği bir liderin önderi olduğu dönemde elinden kaptırmış, chp'nin kazanacağı tüm genel seçimlerde kafaları allak bullak ederek ortalığı karıştırmış, tek yerde toplanması gereken enerjinin dağılmasına neden olarak gücü zayıflatarak kaybettirmiştir son olarak cezaevine girmiş ve kimin neden cezalandırdığı hiç bir zaman bilinememiştir.