bugün
- sözluk kız ayarlama yeri değildir9
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler7
- bir gün ölecek olmak6
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi8
- en iyi terapi6
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- iş verenlerin aç gözlü olması10
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması4
- kızları etkileme taktiklerini başaramayan erkek3
- sol gözün inanilmaz acimasi4
- ismail kartal9
- uludağ sözlük ai2
- müzik dinlemenin felsefesi5
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- bugün ne yedin10
- sistem patlamış3
- sözlüğü botların ele geçirmesi3
- anın görüntüsü20
- sinek küçüktür ama mide bulandırır4
- güne bir şarkı bırak14
- somon pişirdim yanına da şarap açarız diyen kız4
- yanlışlıkla erkek sikmek9
- chp'nin marka değeri düştü3
- islam düşmanlarına epstein şoku10
- hayatın anlamsız olduğu anlar3
- şu anda ne yapıyorsun19
- hayvan barınağında bok temizleme cezası alan kürt2
- arda güler egosu6
- çözüm süreci2
- sözlükte kendini kadın yapan erkekler3
- beren saat2
- utangaç hatun2
- bugünkü bilgi ile 2000 yıl önce yaşamak4
- yanlış mesleği seçtim denilen an2
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe5
- sıla gençoğlu2
- kızların evlenmek için 150 gram altın istemesi2
- evlenmek için gereken minimum para5
- fokur fokur lubunya kaynaması6
- 30 lu yaşlar14
- 17 haziran 2026 gökyüzünde ay yıldız olması3
- intihar etmek10
- 18 haziran 2026 gana panama maçı2
- eşim ateist olsa 10 çocuğum da olsa onu boşarım5
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta7
- tutunacak tek dalı uludağ sözlük olan tip5
- tepkiselbiri3
- kocasına tatlı yapan kadın2
- arap emperyalizmi5
- sürekli yorgun olan yeni gelin5
entry'ler (24)
Burak Yılmaz sanırım. Ama kendisini hiçbir camiaya da kabul ettirememiştir o ayrı.
O kızdan bir daha hayır gelmez. Akıllı uslu kız, gider orda başka bir yaratık olur.
Bu kadar kombinenin satılması demek Süper Lig'deki çoğu maçta stadın çoğunluğunun boş olması anlamına gelir. Kombine alanların çoğu Şampiyonlar Ligi maçları ve derbilerde stada gelir kanaatindeyim.
Zenci mahallesindeki solaryumcu ile aynı kaderi paylaşmaktır.
Şu dört büyükleri bi yana bırakırsak en kaliteli takım Bursaspor veya Sivasspor'dur bence. Kayserili olmama rağmen...
Türkiye'de yaşanan her olay 2 gün sonra unutulur...
Ramazan davulculuğu islam'ın en önemli ayı olan Ramazan'ın sembolüdür. Bugün Ramazan davulculuğuna saygısızlık diyen yarın sabah ezanına da dil uzatır. Geçin bu ayakları gençler...
'If you want to atak futbol, if you want to forse, you must fast turn. Can we do it? I think so no! ' sözleri ile imparator.
Türk genci tarafından çoğunlukla hayalperest(!) ve maceracı(!) olarak nitelendirilen kahramandır. Bunun sebebi asla bilinmez ama Türk genci ona karşı gereksiz bir kin içerisindedir. Tarihte başarılı olamamış komutanların da olabileceği Enver Paşa'yı suçlayanlara öğretilmelidir. Enver Paşa hayalperest değil, idealisttir. Enver Paşa maceracı değil, idealleri ülküsü vatan sevgisi uğruna kendini defalarca kez ölüme atmış bir kahramandır.
Sarıkamış ise tamamen talihsizliktir. Sarıkamış için Enver Paşa'yı suçlayanlar hiçbir zaman unutmamalıdır ki Enver Paşa, onların kahraman olarak nitelendirdiği çoğu liderin aksine bu zorlu sefere kendisi de katılmış, masa başından yönetmemiştir.Ve eğer bu sefer başarılı olmuş olsaydı, şuan onu suçlayanların hiçbiri ona bu sözleri söyleyecek gücü bulamayacak, aynı Atatürk gibi onu da bir kahraman onu da bir kurucu olarak göreceklerdi. Bu noktada Atatürk ve Enver Paşa'nın tek farkı şudur: Biri başarmış diğeri ise başaramamıştır. Biri başardığı için yüce bir kişilik olarak anılmakta (doğal olarak) , diğeri ise başarısız olduğu için aşağılanmaktadır ki Enver Paşa hiçbir zaman bunu haketmemiştir. Onu suçlayanlar ellerini vicdanın koyup birkez düşünmelidir. Aynı zamanda aynı şartlarda yaşıyor olsalardı onca askere komutanlık edip ömrünü Türk insanı için harcamayı bırak, o koca kıçlarını kaldırıp bu vatan için en ufak bir şey yaparlar mıydı???
Sarıkamış ise tamamen talihsizliktir. Sarıkamış için Enver Paşa'yı suçlayanlar hiçbir zaman unutmamalıdır ki Enver Paşa, onların kahraman olarak nitelendirdiği çoğu liderin aksine bu zorlu sefere kendisi de katılmış, masa başından yönetmemiştir.Ve eğer bu sefer başarılı olmuş olsaydı, şuan onu suçlayanların hiçbiri ona bu sözleri söyleyecek gücü bulamayacak, aynı Atatürk gibi onu da bir kahraman onu da bir kurucu olarak göreceklerdi. Bu noktada Atatürk ve Enver Paşa'nın tek farkı şudur: Biri başarmış diğeri ise başaramamıştır. Biri başardığı için yüce bir kişilik olarak anılmakta (doğal olarak) , diğeri ise başarısız olduğu için aşağılanmaktadır ki Enver Paşa hiçbir zaman bunu haketmemiştir. Onu suçlayanlar ellerini vicdanın koyup birkez düşünmelidir. Aynı zamanda aynı şartlarda yaşıyor olsalardı onca askere komutanlık edip ömrünü Türk insanı için harcamayı bırak, o koca kıçlarını kaldırıp bu vatan için en ufak bir şey yaparlar mıydı???
Aslında kurtuluşun olmadığı herkes tarafından bilinir. Fakat kimse kurtarma çabalarından vazgeçmez. Bizzat başımdan geçtiği için biliyorum; adım adım kurtarma yöntemleri:
1. Öncelikle kurban 1 veya 2 saat güneşte bekletilir.
2. Daha sonra eve götürülüp saç kurutma makinesi ile bir güzel elden geçirilir.
3. Büyük bir umutla artık çalışacağı sanılıp kurbanın açma düğmesine basılır.
4. Hala çalışmadığı görülen kurban tamirciye götürülür ve bir daha asla haber alınamaz.
NOT: Bütün bu adımlar uygulanırken her adımda dualar, yalvarışlar unutulmamalıdır.
1. Öncelikle kurban 1 veya 2 saat güneşte bekletilir.
2. Daha sonra eve götürülüp saç kurutma makinesi ile bir güzel elden geçirilir.
3. Büyük bir umutla artık çalışacağı sanılıp kurbanın açma düğmesine basılır.
4. Hala çalışmadığı görülen kurban tamirciye götürülür ve bir daha asla haber alınamaz.
NOT: Bütün bu adımlar uygulanırken her adımda dualar, yalvarışlar unutulmamalıdır.
Bu şiir çocukluktan ergenliğe geçişin habercisidir sanırım ama bu başlığın altına da uyar:
Bahçelerde kereviz,
Bu ne biçim ıspanak.
Ben annemi özledim,
Yaşasın 23 Nisan.
Bahçelerde kereviz,
Bu ne biçim ıspanak.
Ben annemi özledim,
Yaşasın 23 Nisan.
Genelde Kutlu Doğum Ayı'nda sıkça rağbet edilen yüzyılın icadı diyebileceğimiz alettir. Tabi yalnızca zikir amaçlı değil, çok farklı amaçlarla kullananlar da mevcuttur.
Kayseri'nin en iyi anadolu lisesi olarak bilinir. Fakat aslında hiç de göründüğü gibi değildir. Özellikle öğretmenlerin yoğun çabalarıyla eski çehresini tamamen kaybetmiştir. Birtakım davranışlarıyla Kayseri çapında ün yapmış öğretmenleri vardır. Özellikle kimyacı Üzeyir Şen, şehirde herkes tarafından bilinir, okulun en önemli sembollerindendir. Okuldaki öğrenciler tarafından adeta bir baba olarak bilinir.
Ayrıca okulda yoğun bir Avşar- Çerkez çatışması da mevcuttur. Okulun yarısına yakını Avşar, diğer yarısı da Çerkez'dir. Okulda ( tıpkı darbe dönemindeki gibi ) öğrencilere şu soru sık sık sorulur: Avşar mısın? Çerkez misin?
Söylenecek çok şey olmasına rağmen şöyle kısaltalım biz olayı: Küçükçalık anlatılmaz, yaşanır...
Ayrıca okulda yoğun bir Avşar- Çerkez çatışması da mevcuttur. Okulun yarısına yakını Avşar, diğer yarısı da Çerkez'dir. Okulda ( tıpkı darbe dönemindeki gibi ) öğrencilere şu soru sık sık sorulur: Avşar mısın? Çerkez misin?
Söylenecek çok şey olmasına rağmen şöyle kısaltalım biz olayı: Küçükçalık anlatılmaz, yaşanır...
Hiç çekilmezler. Hele bir de kendilerini Demet Akalın veya Hadise sanıyorlarsa...
Genelde olması gerektiğinden fazla kilolu, alışveriş merkezinden çıkmayan ve elindeki Ayfon'uyla sürekli birileriyle konuşup bir yandan kahkahalar atan tip.
'Once upon a time, Nasreddin Hodja went to the lake side...' diye başlayan unutulmaz fıkranın çıkışı...
Kesinlikle Hür Adam'dan başka film izlememesi geren acınası insan.
Lisedeki ingilizce öğretmenlerinin öğrencilere defalarca kez izlettiği ama öğrencilerin neden defalarca kez izlediklerini bir türlü anlayamadıkları filmdir.
Acizliğin dibine vurulan andır. Her geçen saniye biraz daha aşağılandığınızı hissetmek mümkündür.
Oynamasını hiçbir zaman öğrenememiş olmama rağmen oynayanları dinlerken zevk alabildiğim, Türk gencinin saatlerini ve paralarını çalan efsanevi oyun.