bugün
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza8
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr5
- islam barış dinidir40
- yeni partili sözlük yazarları26
- hintli kadınların aslında güzel olması5
- dünyada obsidyen kaldı mı5
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- hard seven hatun5
- sarapci koala53
- akp mhp dem ittifakı8
- gilded'ın yürekleri ağza getirmesi3
- askerliğin insana kazandırdıkları2
- dilara2
- velvet45
- sözlükte sapık var mı6
- kocası yan odadayken başkasyla seksting yapn kadın2
- yazarların şu an okudukları kitap2
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma5
- kademeli emeklilik2
- dondurma5
- boşanma davaları2
- deutschlandtürke2
- sözlükteki iki yüzlülük3
- instagramı silmek4
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek8
- köpek günü2
- netanyahu gelirse tutuklarız5
- suriye'ye sahip olmanın türkiye'ye faydası yoktur7
- sözlüğe konsantre olamamak3
- stanley kubrick filmi izleyen kız5
- ankete gelin beyler31
- bebek katili3
- çalışmayan erkekle evlenilir mi10
- 50 bin türk vatandaşının katili3
- bay bay5
- cami3
- avanos5
- neden istifa yerine herkes affını istiyor6
- israilin kktcdeki birliklerimize saldırması5
- herkesin 0 aldığı sınavdan 0 almak3
- claudian clouds6
- sözlülte yeni dostluklar kurmak7
- liberal dinci2
- mel bakan gibson bey bay birader tertip4
- rte sevdalisi6
- sigara3
- anti christ2
- gammaz çetesi4
- ne kadar yaşlısın20
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek8
entry'ler (119)
oldu olacak cebine de bir prezervatif koy dışarı çıkarken, neme lazım oğlan unutur falan. sen bayağı bir yanlış anlamışsın kardeş.
konuşanın bağdemciklerini görmemize sebebiyet verir.
çocukluğumun içinde bir sürü ağaç olan bahçeli evleri. genelde küçük, odalar nerde başlar nerde biter belli değil, odanın bittiği yerden mutfak başlar, onun bittiği yerden banyo. bir çoğunda oturdum çocukken bunların, küçüğü, büyüğü, güzeli, kötüsü. bazılarını çok sevdim bazılarını hiç. bir tanesi iki kapılıydı mesela, saklambaç oynarken avantaj, biri sizi ararken siz diğer kapıdan dışarı kaçabilirsiniz. ya da dayaktan kaçarken..bu evin tuvaletini dışarı koymuşlardı mesela, gece uyanıp tuvalete gitmek istersem ablama yalvarmak zorundaydım benimle gelsin diye, korkudan. iyi günündeyse gelir yoksa sabaha kadar kıvrandırırdı. ama ağaçları o evde tanıdım ben, erik ağacı, dut ağacı, üstünden defalarca düştüğüm incir ağacı. erik ağacına tırmanarak evin çatısına çıkılırdı, kirazdan da kömürlüğün çatısına. mutsuzsam ki genelde öyleydim sanırım, ya da babamdan kaçmışsam, ağlıyorsam ilk kaçtığım yer incir ağacının tepesi...seneler sonra durumlar değişipte ilk apartman dairesinde oturmaya başladığımızda ilk başlarda sevinmiştim galiba, daha büyük, daha rahat, daha güzel ama o iki kapılı evde geceleri tuvalete gitmek için zıpladığım saatleri hatırladığımda gülümsüyorum daha çok nedense.
içlerinde ki kötülüğün yüzlerine yansımasındandır.
"son zamanlarda türkiye'de ki müzik çalışmaları" adlı bir araştırma yapıyorlardı en son. bir daha haber alınamamış kendilerinden.
doğrudur. ama müslümanlar ateistlerin ağzına sıçsın diye de kurtarılmadı. ya da hıristiyanlar musevilerin, museviler lazların, lazlar kürtlerin kafasını kırsın diye de kurtarılmadı. sağcılar solcuların, solcular kararsızların ümüğünü sıksın diye de değil. ya da sünni aleviye hırlasın, alevi caferiyi aşağılsın diyede değil. sadece bir vatanımız olsun, bize ait bir toprak. kimsenin karşısında eğilmeden, ezilmeden insanca yaşayabileceğimiz bir evimiz olsun diye. ne oldu bak şimdi..
açlığın durumuna göre değişir kimin kazanacağı. normal bir açlık sınırında anne menemeni her daim öndedir. ama öğrencilerin çokça karşılaştığı, açlıktan geberiyoruz ayarında bir açlıkta, öğrenci menemeni dünyanın en lezzetli yemeğidir.
bunlar hep allahın işi, inanmayan keferelerin ibret alması için. önce yam yam, sonra naptın gari, ve hala inanmazsanız, aha da size hilal cebeci. ne sanmıştınız ya.
inşaatların akustiğinden mi, yoksa her inşaat işçisini işe alırken bir türkü söyletip öyle mi alıyorlar diye düşünmeme neden olan inat bu. karşımda ki inşaatta var bunlardan. onlar da durumun farkında olmalı ki, azimle gece gündüz söylüyorlar, genelde de kürtçe. bunlara mı yakışıyor kürtçe söylemek, yoksa türkülere mi o konuda da bir kararsızım zaten.
gazetenin boyası çıkar şimdi kıza, bari a4 kağıdına falan sarsın.
makyaj malzemesi olarak toprak, saç boyası olarak güneş kullanırlar. manikür pedikür yok, dağ bayır gezerken kırılır tırnaklar zaten. kaş, bıyık için kuaföre falan gitmezler, kimseye kafalarını kaldırıp bakamadıkları için zaten sorun olmaz. kıyafet seçimleri en ünlü modacılardan değil, ne bulurlarsa onu giyerler, maksat çalışırken rahat etsinler. bir düşündüm de cidden çirkinmiş bunlarda ama.
aklı kalbini seçmesi gerektiğini söyleyecek, kalbi ise aklını seçmediğine hep pişman olacaktır. sonuç hep hüsran.
ahlak olmadan din olduğuna göre, ki %99'u müslüman olan ülkede tecavüz edilmeyen canlı cansız varlık kalmadı neredeyse, din olmadan ahlaklı olmakta pek ala mümkün.
sepete bir ekmek bırak da öyle git, inmiyim bir daha aşağıya.
yaşın yetti mi hepsini araştırmaya çocuğum denilecek liselidir.
çok iyi bir fikir değil. ot mu yetişir bunlara?
kimse kimseyi sevmek zorunda olmadığından doğal olabilecek durum. zaten senin gibilerin sevgisi kirletebilir temiz olanı da, bu yüzden senin kaybın, onun değil.
konunun bayağı boktan olacağı aşikardır.
kurtarmaz abla, olsa yapmaz mıyım.