bugün
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz9
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- deniz gül6
- kısa ve vurucu yazmak6
- mantı13
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- gün tabağı6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- sözlükte fosilleşmek6
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet5
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- apo piçtir piç kalacak8
- sarapci koala65
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- habire1221
- saraca096
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- filenin sultanları yarı finalde8
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- bu erkekler karısızlıktan top olmuş3
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- ellerim bos gonlum hos29
- beşiktaş3
- skoda fabia alınır mı5
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- supangle ve puding in farkları2
- devlet bahçeli8
- galatasaray10
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- bir bela geliyor8
- pornonun zararları4
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- arif kocabıyık16
- lahmacun9
- yazdıkları okunmayan efsane yazar3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- memduh bashgan5
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- sadece yemek konuşan erkek3
entry'ler (13)
du nord au sud.
the chinawoman -blue eyes unchanged.
Selvi boylum al yazmalım.
yıllar öncesine götürür de eli boş, gözleriniz dolu döndürür sizi. öyle bir şarkıdır kendisi.
Kan Var Bütün Kelimelerin Altında / Cemal Süreya
Posta arabalarından söz et bana
Kan var bütün kelimelerin altında
Ezop'un şu lanetli dilinden söz et
Kan var bütün kelimelerin altında
Umulmadık birgün olabilir bugün
Aslan kardeşçe uzanabilir kayalıklara
Bir çay söyle yağmurların kokusunda
Kan var bütün kelimelerin altında
işte durup dururken şurda
Bir yelpaze gibi açıldı sesin
Güzün en gürültülü kanadında
Göğün en ince dalında
Kan var bütün kelimelerin altında
Umulmadık bir gün olabilir cumartesi
Çığlığındaki sessiz harfler
Dün gecenin ağırlığıdır damarlarında
Ne güzel konuşur sokak satıcıları
Fötr şapkalarıyla ne kalabalıktırlar
Ve çiçekçi kızlaırn göğüsleri
Daha suçsuzdur kırlangıç yumurtasından
Kan var bütün kelimeleirin ardında
Yaprağını dökecek ağaç yok burda
Ama ışık sökebilir olanca renklerini
Sürekli işbaşındadır bellepin
Tanık şairler arasında
Oyuncu arkadaşlar arasında
Yolculuk bir kafiye arayabilir
Atının kuyruğundaki düğümde
Ölüm bir kafiye arayabilir
Ak gömleğinde
Yol bir kafiye arar ve bulur
Dönemeçlerin benzerliğinde
Kan var bütün kelimelerin altında
Bir gül al eline sözgelimi
Kan var bütün kelimelerin altında
Beş dakka tut bir aynanın önünde
Kan var bütün kelimelerin altında
Sonra kes o aynadan bir tutam
Beyaz bir tülbent içinde
Koy iç cebine
Bütün bir ömür kokar o ayna
Kan var bütün kelimelerin altında
işte o kandır senin gülüşün
Sızmıştır hayatın derinlerine
Siyahtır orda kırmızıdır
Daldan dala atlar
Sever çocuklara anlatılan masalları
Ama iş savunmaya gelince
Yalnız alevi savurur
Ve güneşin solmaz çekirdeğini
Yalnız doruklarda
Umulmadık bir gün olabilir bugün
Kan var bütün kelimelerin altında.
Posta arabalarından söz et bana
Kan var bütün kelimelerin altında
Ezop'un şu lanetli dilinden söz et
Kan var bütün kelimelerin altında
Umulmadık birgün olabilir bugün
Aslan kardeşçe uzanabilir kayalıklara
Bir çay söyle yağmurların kokusunda
Kan var bütün kelimelerin altında
işte durup dururken şurda
Bir yelpaze gibi açıldı sesin
Güzün en gürültülü kanadında
Göğün en ince dalında
Kan var bütün kelimelerin altında
Umulmadık bir gün olabilir cumartesi
Çığlığındaki sessiz harfler
Dün gecenin ağırlığıdır damarlarında
Ne güzel konuşur sokak satıcıları
Fötr şapkalarıyla ne kalabalıktırlar
Ve çiçekçi kızlaırn göğüsleri
Daha suçsuzdur kırlangıç yumurtasından
Kan var bütün kelimeleirin ardında
Yaprağını dökecek ağaç yok burda
Ama ışık sökebilir olanca renklerini
Sürekli işbaşındadır bellepin
Tanık şairler arasında
Oyuncu arkadaşlar arasında
Yolculuk bir kafiye arayabilir
Atının kuyruğundaki düğümde
Ölüm bir kafiye arayabilir
Ak gömleğinde
Yol bir kafiye arar ve bulur
Dönemeçlerin benzerliğinde
Kan var bütün kelimelerin altında
Bir gül al eline sözgelimi
Kan var bütün kelimelerin altında
Beş dakka tut bir aynanın önünde
Kan var bütün kelimelerin altında
Sonra kes o aynadan bir tutam
Beyaz bir tülbent içinde
Koy iç cebine
Bütün bir ömür kokar o ayna
Kan var bütün kelimelerin altında
işte o kandır senin gülüşün
Sızmıştır hayatın derinlerine
Siyahtır orda kırmızıdır
Daldan dala atlar
Sever çocuklara anlatılan masalları
Ama iş savunmaya gelince
Yalnız alevi savurur
Ve güneşin solmaz çekirdeğini
Yalnız doruklarda
Umulmadık bir gün olabilir bugün
Kan var bütün kelimelerin altında.
Bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
Vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
Hata yapmak
fırsatını Adem’e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım Ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
Çeşme var,kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.
Gençtim ya,ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur,dalların hışırtısı da
gözyaşı,çiğ tanesi,gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
Vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
Yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar,yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.
Gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.
Oysa bu sürgün yeri,bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah,bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
Bir yakış,bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.
Bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni,anladım
gençken almadın canımı,bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret,gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
(bkz: ismet özel)
ölmedim genç olarak,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
Vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
Hata yapmak
fırsatını Adem’e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım Ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
Çeşme var,kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.
Gençtim ya,ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur,dalların hışırtısı da
gözyaşı,çiğ tanesi,gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
Vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
Yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar,yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.
Gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.
Oysa bu sürgün yeri,bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah,bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
Bir yakış,bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.
Bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni,anladım
gençken almadın canımı,bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret,gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
(bkz: ismet özel)
Cem adrian'in kulagimizin pasini sildigi sarki.
Sadece bebeklerde ve cocuklarda bulabildiğimizdir. Filminin izlenmesi gerekir.
Ölüm korkusuyla yüzlesince taninir. Caresizken taninir.
Yanlizken ve kimse gormezken yaptiklariyla taninir.
Yanlizken ve kimse gormezken yaptiklariyla taninir.
duygusal olmaktan daha az yıprattığı kesin.
çünkü dönecek devranı görmezden geliyor. biliyor ama ses etmiyor.
canımız çok yandı yeter artık. vatan sağolsun denmemeli artık.
beni yaraladığın yerlerden
kuşkonmazlar eksik olmasın
tekilim, acıyım, ziyanlıkta da varım
kuşkonmazlar öldüğünde bu hikaye başlasın…
her koşuşu düştüm içimde
sana sesimden gazeller büyüttüm
gözlerim ölümlerde unutuldu kaç kere
kaç kere seni ağıtlarda yürüttüm
seni sevmek beni
sağanak yağmurlara çıkarsın
sefilim, kayıbım, haraplıkta da varım
kuşkonmazlar öldüğünde bu hikaye yansın…
eski bir gömleği giydirsem sana, kırmızı düğmeli
yakasında hayatımdan bir bahar olan senin için
beni bu denli yaralamasan Ah!
kalkıp koşsam
kırmızılardan maviye dönmeli
gözlerin
buhran yaşamamış bir ülke gibi baksın
deliyim, kaçağım, yoksullukta da varım
kuşkonmazlar öldüğünde bu hikaye yansın…
acıyor demeyeceğim ama
yarım kalıyor ömür bir yerde
*her “Ah” büyük harfle başlar içimde.
kuşkonmazlar eksik olmasın
tekilim, acıyım, ziyanlıkta da varım
kuşkonmazlar öldüğünde bu hikaye başlasın…
her koşuşu düştüm içimde
sana sesimden gazeller büyüttüm
gözlerim ölümlerde unutuldu kaç kere
kaç kere seni ağıtlarda yürüttüm
seni sevmek beni
sağanak yağmurlara çıkarsın
sefilim, kayıbım, haraplıkta da varım
kuşkonmazlar öldüğünde bu hikaye yansın…
eski bir gömleği giydirsem sana, kırmızı düğmeli
yakasında hayatımdan bir bahar olan senin için
beni bu denli yaralamasan Ah!
kalkıp koşsam
kırmızılardan maviye dönmeli
gözlerin
buhran yaşamamış bir ülke gibi baksın
deliyim, kaçağım, yoksullukta da varım
kuşkonmazlar öldüğünde bu hikaye yansın…
acıyor demeyeceğim ama
yarım kalıyor ömür bir yerde
*her “Ah” büyük harfle başlar içimde.