bugün
- vexillarius the slayer'in ırkı6
- ben ahmet sezer bey sorularınızı yanıtlıyorum15
- sedat pekmez adam mıdır5
- sözlüğün en güzel kız yazarı4
- kitap okuyan erkek10
- erkeklerin fetişleri8
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- üniversite okumak5
- birader yazarlar biraderdirler3
- ctrlx abla4
- cilgincapkin5
- ktç'ye öfkelenmek3
- kendinden korkmak3
- hem ayranım döküldü hem de kötü şeyler oldu4
- ai analiz10
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba19
- bugün hangi sözlük kızına evlenme teklif etsem11
- tayt erkeklerin yaşam sevincidir2
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü12
- antipanik2
- 27 bin başlık açmış yazar2
- silvermist8
- hiçbir şeyin zevk vermemesi4
- nervio abla2
- kartoncu abi2
- mezarlıkta yer kavgası2
- bok kokusunu sevmek5
- gocu buraya bak koçum3
- reha muhtar denince akla gelenler6
- en iyi erkek mesleği4
- ahmet sezer bey5
- mültecilerin büyük penisli olması4
- sözlükteki kuşak çatışması7
- tekerleg han2
- ekonomi çok iyi11
- vurdurmak moda olsa vurdurur musunuz6
- sevgili yazarlar biz burada ne yapıyoruz amk2
- anın görüntüsü25
- kemal kılıçdaroğlu'nun adam gibi adam olması5
- eski sevgili akla gelince yüzdeki mimik3
- biriyle konuşurken aniden 7 kere 8 demek2
- bir kız için intihar etmek3
- buddy dude18
- en gıcık olunan hayvan6
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum28
- çayı kaç şekerli içiyorsunuz13
- ktç'nin hala hayatta olması10
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler8
- sözlük botlarının artık abartması6
- ne yapıyordur acaba2
entry'ler (28)
H. Nihal Atsız-Ruh Adam
'beyaz zambaklar ülkesinde' kitabının çıktığı topraklar. başkent helsinki' de bile sokaktaki insan sayısı azlığı kendinizi terk edilmiş bir film setinde gibi hissetmenize sebep olabilir. soğuktan daha bıktırıcı olan ise rüzgar. ancak ülkenin kuzeyine gittikçe (ivalo) Lapland'in güzel doğasına hayran kalmamak mümkün değil. kakslauttanen'daki cam iglolar da kuzey ışıklarının izlenebileceği en güzel yerlerden biri olarak bu ülkede yer almaktadır.
Norveç Lillehammer'da geçen, şimdilerde cnbc-e' de yayınlanan dizi. italyan asıllı Amerikalı mafya adamımız Frank "The Fixer" Tagliano (Steven Van Zandt) tanık koruma programı ile Norveç' te Giovanni Henriksen olarak yeni bir yaşama başlar. Aslında italyan köklerinden kopmamış kahramanımızın, Norveç kültürü içerisinde yer bulma ve hatta bulunduğu bu ortamı değiştirme maceraları olarak izlenebilir. Dizide dikkat çeken noktalardan biri kuralcı ve insana saygılı olarak bilinen bu insanların Giovanni' den gelen küçük bir kıvılcımla kolayca dönüşebilmeleri, ve aslında yapmadıkları şeyleri yapmaya başlayabilmeleridir. Torgeir Lien (Trond Fausa) karakteri ise diziyi güzelleştiren bir diğer önemli noktadır.
mehmet güreli- kimse bilmez.
kepenk sanki kaşık- kaşınk, tavuk-tavunk türevlerinden kepekten türetilmiş gibi geliyor..
adamakıllı din eğitimi verilemediğinden, renkli olması gereken hayal dünyaları karanlık bir boşluğa dönüştürülmüş çocuklar yerine, kendilerini ifade edebilecekleri özgür ve düşünebilen bir birey olma yolundaki adımları hızlanmış bireyler yetişmesi isteği ile söylenmiş bir sözdür bence...
yapmayan pek az kişi vardır heralde:) hatta kasede çektiğiniz şarkıların sırasına,yarım yamalak da olsa,arada radyo reklamları da olsa öyle alışırsınız ki, o şarkıyı başka bir yerde dinleyince hemen arkasından beklediğiniz şarkı, reklamlar gelmeyince eksikliğini hissedersiniz:D uzun zaman sonra bu kasetleri tekrar tekrar dinlemek de güzel olur...
duruma göre her şarkı ağlatabilir.
yansımalar ____ bab-ı esrar.
kendisi kadar klibi de güzel olan, diline takıldı mı kurtulması zaman alan Wir sind Helden şarkısı.
....Uçak yolculuğu sırasında okudukları dergideki ünlü Waikiki Plajı'nın tanıtımından büyük heyecan duyan iki ortak, hazırladıkları farklı tasarımlara Waikiki isminin çok uygun olacağını düşündü. Fransızca "arkadaşlar" anlamına gelen "Les Copains" kelimelerinin baş harflerinden oluşan "LC" kısaltmasını da eklediklerinde LC Waikiki markası yaratılmış oldu...bu da isim hikayesi:)
final dönemi bir öğrencinin yaratcılığının en üst noktaya ulaştığı dönemdir. normalde aklına gelmicek çok ilginç ve çok zaman alacak işlerle uğraşmak için en verimli zamanlardır. ayrıca ayrı bir titizlik çöker insanın üstüne, o küçüçük oda bi malikaneymiş gibi saatlerce temzilenebilir. bi düzenlilik de çöker tabi...dolap, çekmece içleri düzeltilir yoksa insanın içi rahat edemez ders çalışırken, aklı hep o dağınık çekmece içlerinde kalır. tabi bu çekmece, dolap, temzilik işleri yaz okulunda da yapılır yaz kış temiz tutmak lazım ne de olsa...
hele ki zor sayısal dersler bu şekilde anlatılırsa, öğrencinin başka alemlere dalmasına hiçbir engel kalmamıştır. loş sınıf, uzaydan gelmiş konular, sadece önündeki asetat kağıdını muhattab alan hoca tüm şartlar sağlanmış olup o birbuçuk saat öğrencinin dinlenmesine ayrılmış bir zaman dilimi olur. ister uyur, ister hayal kurar kime ne...
bir kere bakarsan o, ikinci kez bakarsan sen suçlusun..
yataktan çıkmak..
hiç tanımadığın sadece tipine bakarak aşık olduğun kişiye aşık olmaktan daha mantıklı durum.
yok artık bu kadar da terbiyesizlik olmaz dedirten insanlardır. güzelim tantunime mersin kebabı dedirtmem!!
malesef ilişkiyi matematiksel anlamda değerlendiren insanlar olduğunu gösteren durum.
1. kaçıncı buluşmada elini tutmalı?
2. kaçıncı buluşmada öpüşülmeli?
3. kaçıncı buluşmada sevişmeli? hatta dur bakiim evlenmeden sevişmek mi!!!
bu sırayı, sayıyı kim belirler?
sıfat değildir ki ilişkiler,hisler sırası sayısı olsun.
1. kaçıncı buluşmada elini tutmalı?
2. kaçıncı buluşmada öpüşülmeli?
3. kaçıncı buluşmada sevişmeli? hatta dur bakiim evlenmeden sevişmek mi!!!
bu sırayı, sayıyı kim belirler?
sıfat değildir ki ilişkiler,hisler sırası sayısı olsun.
Elementarteilchen' de Bruno(Moritz Bleibtreu)nun şizofren olduğunun anlaşıldığı, sevgilisinin dizlerine kapanıp ağlamaya başaldığı bir tarftan da sevgilisinin elini okşadığı sahne.
