bugün
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- boyumun 2 cm kısalması21
- sözlük yazarlarına güvenmek11
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- nev10
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- midye tava3
- chatgpt'ye dizi karakteri benzerliğini sorma3
- arkadaşlar bakar mısınız5
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- mal mıyım sorunsalı13
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- küt saçlı hatun12
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- sözlüğün troll mekanı haline gelmesi4
- online listesi7
- beni sevdiniz mi3
- hiç bir şey hissetmemek4
- natisii mik'yi ena4
- ilk sevgili3
- sözlüğün bok yoluna doğru gitmesi3
- midye dolma2
- geceye bir tespit bırak5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- seks yapmama şartıyla ölümsüz olmak5
- sözlük yazarlarının saatleri8
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler14
- kiraz cicegi kolonyasi41
- ay da am olsaydı ilk türkler çıkardı5
- modern tanrılara tapınmak4
- cihangir insanı2
- mandalina8
- teoman'ın 60 yaşına girmesi2
- hüküm giymişim5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri12
- sözlük kavgaları5
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan4
- sözlük yazarlarının ikindil vakti rüyaları2
- ismail kartal34
- tansağ türk4
- muskacılık yapıp çomar yolmak2
- istanbul trafiği7
- je taime2
- tek şeftaliyle doymamak2
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- rakı3
entry'ler (28)
H. Nihal Atsız-Ruh Adam
'beyaz zambaklar ülkesinde' kitabının çıktığı topraklar. başkent helsinki' de bile sokaktaki insan sayısı azlığı kendinizi terk edilmiş bir film setinde gibi hissetmenize sebep olabilir. soğuktan daha bıktırıcı olan ise rüzgar. ancak ülkenin kuzeyine gittikçe (ivalo) Lapland'in güzel doğasına hayran kalmamak mümkün değil. kakslauttanen'daki cam iglolar da kuzey ışıklarının izlenebileceği en güzel yerlerden biri olarak bu ülkede yer almaktadır.
Norveç Lillehammer'da geçen, şimdilerde cnbc-e' de yayınlanan dizi. italyan asıllı Amerikalı mafya adamımız Frank "The Fixer" Tagliano (Steven Van Zandt) tanık koruma programı ile Norveç' te Giovanni Henriksen olarak yeni bir yaşama başlar. Aslında italyan köklerinden kopmamış kahramanımızın, Norveç kültürü içerisinde yer bulma ve hatta bulunduğu bu ortamı değiştirme maceraları olarak izlenebilir. Dizide dikkat çeken noktalardan biri kuralcı ve insana saygılı olarak bilinen bu insanların Giovanni' den gelen küçük bir kıvılcımla kolayca dönüşebilmeleri, ve aslında yapmadıkları şeyleri yapmaya başlayabilmeleridir. Torgeir Lien (Trond Fausa) karakteri ise diziyi güzelleştiren bir diğer önemli noktadır.
mehmet güreli- kimse bilmez.
kepenk sanki kaşık- kaşınk, tavuk-tavunk türevlerinden kepekten türetilmiş gibi geliyor..
adamakıllı din eğitimi verilemediğinden, renkli olması gereken hayal dünyaları karanlık bir boşluğa dönüştürülmüş çocuklar yerine, kendilerini ifade edebilecekleri özgür ve düşünebilen bir birey olma yolundaki adımları hızlanmış bireyler yetişmesi isteği ile söylenmiş bir sözdür bence...
yapmayan pek az kişi vardır heralde:) hatta kasede çektiğiniz şarkıların sırasına,yarım yamalak da olsa,arada radyo reklamları da olsa öyle alışırsınız ki, o şarkıyı başka bir yerde dinleyince hemen arkasından beklediğiniz şarkı, reklamlar gelmeyince eksikliğini hissedersiniz:D uzun zaman sonra bu kasetleri tekrar tekrar dinlemek de güzel olur...
duruma göre her şarkı ağlatabilir.
yansımalar ____ bab-ı esrar.
kendisi kadar klibi de güzel olan, diline takıldı mı kurtulması zaman alan Wir sind Helden şarkısı.
....Uçak yolculuğu sırasında okudukları dergideki ünlü Waikiki Plajı'nın tanıtımından büyük heyecan duyan iki ortak, hazırladıkları farklı tasarımlara Waikiki isminin çok uygun olacağını düşündü. Fransızca "arkadaşlar" anlamına gelen "Les Copains" kelimelerinin baş harflerinden oluşan "LC" kısaltmasını da eklediklerinde LC Waikiki markası yaratılmış oldu...bu da isim hikayesi:)
final dönemi bir öğrencinin yaratcılığının en üst noktaya ulaştığı dönemdir. normalde aklına gelmicek çok ilginç ve çok zaman alacak işlerle uğraşmak için en verimli zamanlardır. ayrıca ayrı bir titizlik çöker insanın üstüne, o küçüçük oda bi malikaneymiş gibi saatlerce temzilenebilir. bi düzenlilik de çöker tabi...dolap, çekmece içleri düzeltilir yoksa insanın içi rahat edemez ders çalışırken, aklı hep o dağınık çekmece içlerinde kalır. tabi bu çekmece, dolap, temzilik işleri yaz okulunda da yapılır yaz kış temiz tutmak lazım ne de olsa...
hele ki zor sayısal dersler bu şekilde anlatılırsa, öğrencinin başka alemlere dalmasına hiçbir engel kalmamıştır. loş sınıf, uzaydan gelmiş konular, sadece önündeki asetat kağıdını muhattab alan hoca tüm şartlar sağlanmış olup o birbuçuk saat öğrencinin dinlenmesine ayrılmış bir zaman dilimi olur. ister uyur, ister hayal kurar kime ne...
bir kere bakarsan o, ikinci kez bakarsan sen suçlusun..
yataktan çıkmak..
hiç tanımadığın sadece tipine bakarak aşık olduğun kişiye aşık olmaktan daha mantıklı durum.
yok artık bu kadar da terbiyesizlik olmaz dedirten insanlardır. güzelim tantunime mersin kebabı dedirtmem!!
malesef ilişkiyi matematiksel anlamda değerlendiren insanlar olduğunu gösteren durum.
1. kaçıncı buluşmada elini tutmalı?
2. kaçıncı buluşmada öpüşülmeli?
3. kaçıncı buluşmada sevişmeli? hatta dur bakiim evlenmeden sevişmek mi!!!
bu sırayı, sayıyı kim belirler?
sıfat değildir ki ilişkiler,hisler sırası sayısı olsun.
1. kaçıncı buluşmada elini tutmalı?
2. kaçıncı buluşmada öpüşülmeli?
3. kaçıncı buluşmada sevişmeli? hatta dur bakiim evlenmeden sevişmek mi!!!
bu sırayı, sayıyı kim belirler?
sıfat değildir ki ilişkiler,hisler sırası sayısı olsun.
Elementarteilchen' de Bruno(Moritz Bleibtreu)nun şizofren olduğunun anlaşıldığı, sevgilisinin dizlerine kapanıp ağlamaya başaldığı bir tarftan da sevgilisinin elini okşadığı sahne.