bugün
- mazotun yarım litresi 50 tl21
- erkekler neden evlenmek ister13
- regl olan kadına söylenmemesi gerekenler7
- para yok huzur var9
- seninle şöyle olabildik5
- erkek aşagı erkek yukarı6
- hangi sözlük kızısın9
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez9
- bazen kazanmak için kaybetmek gerekir4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya12
- olympique marseille3
- kürdü sevin21
- evde kalan kızları dışarı çıkarıyoruz3
- günün sözü8
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek4
- hangi winx kızısın5
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi3
- güne bir şiir bırak2
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- tedbirli olmak vs pısırık olmak2
- beşiktaş6
- ateist5
- amerika bizi kıskanıyor2
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı17
- sözlük yazarlarının anlık modu2
- güne almanca bir cümle bırak11
- ulusal esnaf günü2
- bütün sevgilerin hazin cenazesi2
- yazarların cuma akşamı planları2
- çinin açtığı davayı kaybeden ticaret bakanlığı5
- borsa istanbul daki fon krizi2
- götü abdulhamit in fayton tekeri gibi olan hatun2
- boğazını tutamayanların sır da tutamaması3
- boyun tutulması4
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek7
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- saddam hüseyin8
- arabesk sefilliğe övgüdür ve teslimiyettir3
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı11
- türkiye8
- pkk nın silah bırakmayacağı gerçeği2
- hukukun üstünlüğü ve türkiye2
- çarlık rusya sını atatürk'ün yıktığı gerçeği2
- eksi karmalara meslek isimleri verilmesi4
- hava muhalefeti6
- kölelik yevmiyesi2
- mazot 100 tl oyunuzu hırsızlara verin2
- mazotun litresi 101 lira35
- karmamın bir gecede 15 puan birden düşmesi4
- fren kaliperlerine baktır araçta ses var diyen kız3
entry'ler (77)
Şimdi gecedeyim.
Gecenin karanlığında,
Tam da içindeyim.
Saatlerin yorgun sesindeyim,
Bıkkın göğün altında fakat toprağın üstündeyim. Neredeyim.
Kör bir renkteyim,
Suların serinliğinden uzakta boğulur haldeyim.
Güneşin olmadığı yerde gölgedeyim.
Unuttuğun bir ben değil miyim.
Pencerenden odana uzanan ışığı sahiplendim,
Görünmezim.
Geceyi kucaklayan göz bebeklerim, sen, gecenin değilsin.
Dudağında kızıla, saçlarında siyaha,
Avuçlarında huzura bütün hasretim.
Şimdi yapayalnızım, gecedeyim.
Gecenin karanlığında,
Tam da içindeyim.
Saatlerin yorgun sesindeyim,
Bıkkın göğün altında fakat toprağın üstündeyim. Neredeyim.
Kör bir renkteyim,
Suların serinliğinden uzakta boğulur haldeyim.
Güneşin olmadığı yerde gölgedeyim.
Unuttuğun bir ben değil miyim.
Pencerenden odana uzanan ışığı sahiplendim,
Görünmezim.
Geceyi kucaklayan göz bebeklerim, sen, gecenin değilsin.
Dudağında kızıla, saçlarında siyaha,
Avuçlarında huzura bütün hasretim.
Şimdi yapayalnızım, gecedeyim.
https://onedio.com/haber/...-kardesi-hastanede-872841
izmir'de kimya bölümü okuyan bir üniversite öğrencisi tarafından gerçekleştirilen anlamsız bir olay.
gün geçmiyor ki ülkemizde böyle saçma olaylar yaşanmasın.
ailesine akşam yemeğinde 'size bir süprizim var' diyip bir içeceğin içine siyanür karıştırarak ailesine içirmeye çalışıyor. ve olayda tuhaflık olduğunu fark eden evin küçük bireyi içeceği içmiyor. kardeş hariç anne ve baba hayatını kaybediyor.
düşünün ailenizden biri size bir şey içirip, şuan da ölmek için sadece 10 dakikanız var diyor.
bu haberi okuduktan sonra o gün içerisinde haberin etkisinden çıkmam uzun zaman aldı ki, hala şok içerisindeyim.
bu nasıl bir psikolojik rahatsızlıktır, bir türlü anlam veremiyorum.
lütfen bunu psikologlar açıklasın.
izmir'de kimya bölümü okuyan bir üniversite öğrencisi tarafından gerçekleştirilen anlamsız bir olay.
gün geçmiyor ki ülkemizde böyle saçma olaylar yaşanmasın.
ailesine akşam yemeğinde 'size bir süprizim var' diyip bir içeceğin içine siyanür karıştırarak ailesine içirmeye çalışıyor. ve olayda tuhaflık olduğunu fark eden evin küçük bireyi içeceği içmiyor. kardeş hariç anne ve baba hayatını kaybediyor.
düşünün ailenizden biri size bir şey içirip, şuan da ölmek için sadece 10 dakikanız var diyor.
bu haberi okuduktan sonra o gün içerisinde haberin etkisinden çıkmam uzun zaman aldı ki, hala şok içerisindeyim.
bu nasıl bir psikolojik rahatsızlıktır, bir türlü anlam veremiyorum.
lütfen bunu psikologlar açıklasın.
Pencereden gördüm, geliyor. Geliyor çocuklara mevsimi sevdiren, geliyor sis indiren, boğazı gölge eden. Bizi bize unutturan geliyor. Güzelim elleri eldivene mahkum eden, kasketimin üzerinde, çatılarda biriken. Bembeyaz, dolunayın rengi gökten yere iniyor. Umudumuz yağıyor, eziyoruz. Yürüyor ve eritiyoruz. Pencereyi açtım ve yüzüme çarptı nefesi, geliyor. Şimdi efkarlanmak en asli vazifemiz. Şimdi sıcağa olan özlem en hakiki halimiz. Bir nefeslik rüzgar elimizde kalan, gördüğümüz bembeyaz deniz bizim kaybettiklerimiz. Kuşlar göç etmiş gidiyor, üzerimize çöken rüyada gördüklerimiz. Biraz dikkatli bakarsak hepsini teker teker biliriz. Geliyor, geliyor nihayet yitirdiklerimiz. Bembeyaz, canlı ve tertemiz.
Sakatlanmama sebep olan spordur. Yaklaşık 3 ay yaptım. Gayet iyi gidiyordu. Fakat yarıda kalması üzdü. iyileştikten sonra devam edeceğim mutlaka.
şuan da trafiğe çıkamamamın tek sebebidir. mahalle arasında bir aracın yanından geçecekken durup, karşıdan gelen araçtaki şoförün, geçer geçer diye bağırması. geçer mi geçmez mi ikilemesi içerisinde kalmak.
Kelime haznesi küçük, söylenecek bir şey bulunmadığında bu olaya başvuran, küçük düşünen kişi ya da kişilerdir.
Yaşadığım çağdan nefret ettim.
Etimle, kemiğimle nefret ettim.
Etimle, kemiğimle nefret ettim.
Karlı havada kafamı pencereden uzatınca, büyük yağmurlardan sonra birkaç adım toprağa atınca ya da denize bütün bedenim batınca anlıyorum bende kendimi. Çok uzaklara bakınca gözlerim, çamura dizlerime kadar batınca yahut nefessiz kalınca. Fakat tutunuyorum işte bir şekilde hayata. Sonsuza dek sürecek gibi değil de ara sıra, tamamen basit bir şansla. Yeniden ayağa kalkınca, uykudan uyanınca gözlerim, ellerim suya dokununca unutuyorum ben yine diyeceklerimi. Esasında yok hiçbir şeyin önemi. Düşlerim gerçek olsa, bir dilek hakkı verseler uzansam kollarına ve diktiğim fidanlar açsa evimin dört yanında çevrili ki toprağa. Beni anla. Kapıdan çıkınca, gözlerim kapanıp açılıncaya dek, ciğerime dolan soluğun özgür kaldığı o anda; Unutma, burada yollar kısalıyor göğe umutla bakınca. Bir yol buldum yürüyorum, bir yol yaptım kendime varacağım kapına.
insanı 10 yaş gençleştiren olaydır. Eğer isteyerek boşanıldıysa.
Fahiş imla hataları yüzünden gerçekleşen eylem.
Çok basit sözcüklerin birçok insan tarafından yanlış kullanıldığına şahit olmak, üzücü durum. Hâlâ yani yerine yağni, eğlenmek demek yerine eylenmek sözcüğünü kullanan insanlar var. Bilimum değil bilumum umum dan geliyor.
Hayal kırıklığına uğruyorum, böyle basit hataları yapan insanları görünce.
Çok basit sözcüklerin birçok insan tarafından yanlış kullanıldığına şahit olmak, üzücü durum. Hâlâ yani yerine yağni, eğlenmek demek yerine eylenmek sözcüğünü kullanan insanlar var. Bilimum değil bilumum umum dan geliyor.
Hayal kırıklığına uğruyorum, böyle basit hataları yapan insanları görünce.
Ve ben inanırım bazen bazı şeylere. kanadı kırık kuşun uçabileceğine, kırık aynanın gerçeği apaçık gösterebileceğine, kulpu kırık bardağın elde durabileceğine. gönül bağım var benim inandığım şeylere. parçalı bulutların yağmur müjdesi verdiği gibi gerçeğe. sırtı hançerli bedenin ayakta durabilmesine inancım var, küçücük ellerin büyüyüp çiçeklere can vereceğine, okyanusta ki dalgaların bir kumsalda çocukların yüzünü güldürmesine. tüm nihayetler gibi her sona nokta koyulmayacağına, kan akan yaranın izinin dahi silineceğine. esen rüzgarın devirdiği ağaçlara inanıyorum ben bazen; bir gün küçücük bile olsa yeniden rüzgara karşı koyabilmesine. uzun cümlelere ihtiyacım yok, tertemiz gökte yıldızlar gibi parlak, ellere sarılmış gibi sımsıcak, bir kez hissedilmiş, sonu gelmişcesine inanılmaz, koşarken durmuş bedende soluk soluğa unutulmaz.
Dünyanın sabaha dek hiç durmadan dönmesi gerek. güneşin pencereme doğması için, beni yeniden ayaklandıracak saatin çalması için, bir de suların avuçlarıma akması için. zaman hiç durmadan akmalı nefes alışlarımın peşinden. yeniden bir sebep bulana dek, aklımda ki soruların cevaplarını aramaktan yorulan zihnim ayaklarıma uzun bir yol bulana dek. içimde doğan niyete bir son olacak bu nihayet. yeniden her şeyi yoluna koyabilmek, bilmeden şarkılara eşlik etmek ya da kuşları gökte gözlerden kayboluncaya dek izlemek. kapalı gözlerin altında hepsinin hesabını vermek. dünya dönmeli gün doğana dek. ıslak sokaklar kuruyunca, dökülen yapraklar toprağa karışınca hatta yağacak yağmur bulutlarda toplanınca, bir son mutlak kalınca, ipler boynuma dolanınca bile. hiçlik soluğumda boğulunca, ses etmemek için durunca kalbim, güneş göğe dokununca, bir damla toprağa kavuşunca, gözlerim kararınca anlarım ki her şey yolunda gidiyor hala. dünya dönüyor karanlığın omuzları, zamanın sırtında.
yine yorgunum bu sabah
sanki bulutlar üzerime yüklenmiş gibi
omuzlarımda bir ağırlık
babam görse keşke şu halimi
dökülse dilinden, konuşsa birazcık
"sen mi taşıyacaksın bu dünyanın yükünü?"
"bırak, koş gel yanıma ufaklık."
şiir battaniyenin altında
sanki bulutlar üzerime yüklenmiş gibi
omuzlarımda bir ağırlık
babam görse keşke şu halimi
dökülse dilinden, konuşsa birazcık
"sen mi taşıyacaksın bu dünyanın yükünü?"
"bırak, koş gel yanıma ufaklık."
şiir battaniyenin altında
Atarlı bir başlık oldu ama bunları düşününce kendime hakim olamıyorum.
Kadının bir robot olarak görüldüğü ülkemizde bu zihniyet ne zaman değişir diye düşünürken, bayanların bir takım duygularını bahane ederek kısıtlanması doğrultusunda çoğu şirkette müdürlerin yüzde 90 nının erkeklerden olduğunu görüyoruz.
Kıyaslamak gerekirse her şey kol gücünden ibaret değildir. Kadınlar birçok özellikleriyle erkeklerden üstün.
En azından bu ayrımcılığın eşit seviyeye ulaştırılmasından yanayım. Fazlasını beklemiyorum. Pozitif ayrımcılık; hele ki onu uygulayabilecek bir zihniyet olmadığından sadece eşit bir yaklaşımı, kadınlara bu kadar hor görmeyin.
bkz: genelleme yapmıyorum. istisna da olsa bu zihniyete sahip insanlar da var.
Kadının bir robot olarak görüldüğü ülkemizde bu zihniyet ne zaman değişir diye düşünürken, bayanların bir takım duygularını bahane ederek kısıtlanması doğrultusunda çoğu şirkette müdürlerin yüzde 90 nının erkeklerden olduğunu görüyoruz.
Kıyaslamak gerekirse her şey kol gücünden ibaret değildir. Kadınlar birçok özellikleriyle erkeklerden üstün.
En azından bu ayrımcılığın eşit seviyeye ulaştırılmasından yanayım. Fazlasını beklemiyorum. Pozitif ayrımcılık; hele ki onu uygulayabilecek bir zihniyet olmadığından sadece eşit bir yaklaşımı, kadınlara bu kadar hor görmeyin.
bkz: genelleme yapmıyorum. istisna da olsa bu zihniyete sahip insanlar da var.
Her yöne çekilebilir. Mesela ben -bu kız zaten zayıf bunun yiyeceği iki lokma kaşığı bulaştırmaya gerek yok- diye düşündüklerini zannediyorum.
Canını seven uzaya göçsün.
Kurtulmaz.