bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- gammazlama yapmamak13
- sözlükteki deliler3
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- aziz yıldırım11
- aşık olmak8
- kızının düğününde oynayan baba5
- haysenin1212
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- onu seviyor muyum yoksa silkmek mi istiyorum2
- satranç haram yasaklansın7
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- ölüm4
- togg'a lpg taktırmak2
- einstein'ın karısı2
- kabalcı3
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- bu köyden olsam ne olacak8
- çağrı isimli yazar5
- gina carano13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- para amaç değil araçtır2
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- sözlükteki vatan hainleri4
- yapay zeka moderatörü15
- rte tanrı değildir2
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- hallelujah2
- yaz geceleri4
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- en gey özelliğiniz15
- canına okuyacağım2
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- diamond bosphoruss denen yazar7
- omurgasız tekerlek5
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- anın görüntüsü21
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- beyazpenisliyabancı2
- galatasaray sözlük2
- katatespizartmasi15
- evlenilecek kadında aranan özellikler2
- sözlüğün kırbacı8
entry'ler (120)
evde kimse yokken kaan tangöze şarkılarını son ses açıp sanki o ses türkiye yarışmasında yarışıyormuş gibi yapardım. hatta şarkı bittikten sonra da kendimi jüriye tanıtırdım işte efenim ben buyum, şu yaşındayım gibisinden. hayallerle yaşamak insanı dinç tutar, ama kesinlikle sesim güzel falan değildir hehehehe.
S harfinde isim kısmına hep sevdiğim kızın ismini yazardım küçükken, onu ismini yazacağımı bildiklerini bildiğim halde yine de yazardım onu. varsın puan almayayım çok mu *
sanırım çogu insanın aksine benim istemeyeceğim şeydir. 20 yıllık hayatımda ve özellikle günümüz türkiyesinde ki gördüğüm kadına, hayvana, doğaya şiddet beni fazlasıyla yoruyor. evet, sürekli bu haberleri duyup üzülmekten ve kalbimin acımasından yoruldum. dilerim ki en kısa zamanda kıyamet dedikleri şey kopar. tabi bu haberler kadar acı olur mu bilmiyorum.
Gecenin bu saatinde uludağ sözlükte takılır.
ileride bir gün kızım olursa beraber aynı tulumlardan giyip araba yıkamak gibi bir hayalim var. Öyle büyük bir hayal ki bu, haber verin gelip sizin arabanızı da yıkayalım! (:
140journos.
Fazla profesyonel bir kanal. Mükemmel, muazzam.
Fazla profesyonel bir kanal. Mükemmel, muazzam.
sevdiğim bütün ünlüler alişan seviyesinde çıkıyo, bundan sonra dümdüz seren serengil fanı olucam en azından o açık, net ve dürüst bir biçimde gereksiz samimiyetsizliklere girmeden aslanlar gibi vizyonsuz.
en kısa özetle hdp'nin barajı geçememesi gibi bir durumda koskoca bir ülke, sürekli kandırılan, yaptığı yanlışları düzeltmek için oy isteyen bir cumhurbaşkanı tarafından tek başına yönetilecek.
bak orospu çocuğuna bak, bak amın evladına bak. oruç tutanları köpek yerine koyacağına, köpekleri canlı yerine koy da bu sıcak havada su içsin yavrucaklar. senin ben o olmayan beynini sikeyim ya, vallahi deli edersiniz siz adamı.
come on everybody * mükemmel yahu
Ahmet ümit - Sultanı öldürmek.
--spoiler--
Romanın kahramanları tarihçi Müştak bey ile onun kurbanı olduğunu düşündüğümüz eski sevgilisi, tarihçi Nüzhet hanım ve her ikisinin hocası olan yine tarihçi Tahir Hakkı bey ise de, eserin asıl kahramanı Fatih Mehmet'tir. Roman henüz üçüncü sayfada sorulan temel bir soru etrafında dönüp duruyor: Tarih tarihçilerin yazdıkları mıdır, yoksa gerçekte yaşananlar mıdır? Bu açıdan bakıldığında romanın sonunda benim ulaştığım sonuç, kuşkusuz, tarih tarihçilere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir! Çünkü özellikle kendi tarihi ile- ki romanda Ümit bunu "baba ile hesaplaşma" olarak sunar bize- hesaplaşamayan bizim gibi toplumlarda tarihçilerin önemli bir kesimi bizzat bu hesaplaşamamanın müsebbibi oluyorlar. Nitekim romanda hocaların hocası Tahir Hakkı Bey resmi tarihin biraz dışına çıkan iki öğrencisine- Nüzhet ve Müştak'a- "başarıya aç, suçluluk duygusuyla kıvranan bu ezik milletin elinden bunu da (şanlı tarihini-C.Ö) almaya kalkmayın" diyor. (S.50) Hatta daha da ileriye gidip Chicago Üniversitesinde öğretim üyesi olan ve tarih ile hesaplaşma konusunda Müştak Serhazin'den daha cesur davranan Nüzhet'i "kız Chicago'ya gittikten sonra oryantalist mi oldu nedir?" (S.3) diyerek itham edebiliyor. Ancak hiçbir zaman hocasının eteğinin dibinden ayrılamayan, bir anlamda otorite ile hesaplaşamayan, Müştak Serhazin'de benzer fikirlerin taşıyıcısı oluyor: "Çağın modası bu değil mi? Farklı olmak... Aynı kaynaklara, aynı vesikalara bakarak, bambaşka bir tarih anlatısı yazmak. Yani boş iş. Hiç te değil. Postmodern çağ... Postkolonyal dönem..." (S. 78) Tahir Hakkı Bey ile öğrencisi Müştak Serhazin aynı çizgideler. Farklı olmayı boş iş, oryantalist olmak, postkolonyalist olmakla itham ediyorlar...
--spoiler--
--spoiler--
Romanın kahramanları tarihçi Müştak bey ile onun kurbanı olduğunu düşündüğümüz eski sevgilisi, tarihçi Nüzhet hanım ve her ikisinin hocası olan yine tarihçi Tahir Hakkı bey ise de, eserin asıl kahramanı Fatih Mehmet'tir. Roman henüz üçüncü sayfada sorulan temel bir soru etrafında dönüp duruyor: Tarih tarihçilerin yazdıkları mıdır, yoksa gerçekte yaşananlar mıdır? Bu açıdan bakıldığında romanın sonunda benim ulaştığım sonuç, kuşkusuz, tarih tarihçilere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir! Çünkü özellikle kendi tarihi ile- ki romanda Ümit bunu "baba ile hesaplaşma" olarak sunar bize- hesaplaşamayan bizim gibi toplumlarda tarihçilerin önemli bir kesimi bizzat bu hesaplaşamamanın müsebbibi oluyorlar. Nitekim romanda hocaların hocası Tahir Hakkı Bey resmi tarihin biraz dışına çıkan iki öğrencisine- Nüzhet ve Müştak'a- "başarıya aç, suçluluk duygusuyla kıvranan bu ezik milletin elinden bunu da (şanlı tarihini-C.Ö) almaya kalkmayın" diyor. (S.50) Hatta daha da ileriye gidip Chicago Üniversitesinde öğretim üyesi olan ve tarih ile hesaplaşma konusunda Müştak Serhazin'den daha cesur davranan Nüzhet'i "kız Chicago'ya gittikten sonra oryantalist mi oldu nedir?" (S.3) diyerek itham edebiliyor. Ancak hiçbir zaman hocasının eteğinin dibinden ayrılamayan, bir anlamda otorite ile hesaplaşamayan, Müştak Serhazin'de benzer fikirlerin taşıyıcısı oluyor: "Çağın modası bu değil mi? Farklı olmak... Aynı kaynaklara, aynı vesikalara bakarak, bambaşka bir tarih anlatısı yazmak. Yani boş iş. Hiç te değil. Postmodern çağ... Postkolonyal dönem..." (S. 78) Tahir Hakkı Bey ile öğrencisi Müştak Serhazin aynı çizgideler. Farklı olmayı boş iş, oryantalist olmak, postkolonyalist olmakla itham ediyorlar...
--spoiler--
"çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın... "
http://www.youtube.com/watch?v=p_ibErhjDS8
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın... "
http://www.youtube.com/watch?v=p_ibErhjDS8
çok güzel anlatılmış ama bunları halkın yüzde 50'sine anlatmak, su üstünde yürümek gibi bir şey.
dünyayı sevmek için bir neden.
ben lisedeyken vardı böyle biri. sevgili değildik ama seviyordum işte. koca sınıfta sadece ikimiz tutardık, en arka sıraya geçer uyurduk. uyanınca da yiyip içenlere ters ters bakardık ama komiklik olsun diye yani. zaten o kadar güzel biriydi ki orucun verdiği uysallıkla daha bir güzel gelirdi gözüme. akşam ezanı okunup iftarlar açıldıktan sonra "oh bee dünya varmış" diye mesaj atardı. her gün mutlaka yapardı bunu.
uzun zaman oldu görüşmeyi keseli. ne yapıyor ne ediyor bilmiyorum ama her ramazan ayında aklıma gelen ilk o olur. bazen keşke akşam ezanından sonra yeniden mesaj atsa diye içerlenir dururum.
uzun zaman oldu görüşmeyi keseli. ne yapıyor ne ediyor bilmiyorum ama her ramazan ayında aklıma gelen ilk o olur. bazen keşke akşam ezanından sonra yeniden mesaj atsa diye içerlenir dururum.
ırk, cinsiyet, köken, dil, renk fark etmeksizin bu insanlar DUŞ ALMIYOR. elime bahçe hortumu alıp bütün kokan insanlara su tutmak istiyorum, toplasan 10 dakikanı almaz ya nolur duş alın N O L U R.
sağlıklı beslenmeyi seviyorum, bok gibi beslenmeyi de seviyorum, genel olarak beslenmeyi seviyorum bu dünyada beni en çok mutlu eden şey bi şeyler yiyip içmek
en güzel yaşlarımı seçim sonrası sandık üstünde oturup sonuçları öğrenince ağlayarak geçirdim, yeter artık ben seçim meçim istemiyorum ülkeden komple gitmek istiyorum. salsınlar beni ülkeden.
