bugün

entry'ler (149)

kredi kartı ile yaptığı harcamalarla kazanan insan

o insan benim...

Paraf Kart'ı ilk çıkardığımda aslında çok da düşünmemiştim, cüzdanımdaki bir kart daha olsun demiştim sadece. Ama üzerinden tam iki yıl geçti ve şu an markette, kahvecide, hatta yurt dışı tatilinde bile refleks gibi onu uzatıyorum. Parafta puanlar sessiz sedasız birikiyor. Bir keresinde biriken puanlarımla arkadaşımın doğum günü hediyesini neredeyse cebimden hiç para çıkmadan almıştım. Bir kart arayışı içindeyseniz öneriyorum. Çeşitleri de var paraf kadın, business, premium, kobi, doğal kart vs. bir bakın derim. *

yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek

Bazen bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek, gerçeğin yükünden çok daha ağır gelir. Karşınızdaki insanın zihninde oluşturduğu hatalı algıyı yıkmak uzun açıklamalar yapmayı, savunmaya geçmeyi ve tükenmek bilmeyen bir ikna çabasını gerektirir. Oysa insanın her zaman bu enerjiyi harcayacak gücü ya da isteği olmaz. Haklı olmanın getirdiği o rahatlama duygusu bile, verilmesi gereken zihinsel mücadelenin yanında cazibesini yitirir. Böyle anlarda susmayı seçmek bir kabulleniş değil, aksine kişinin kendi iç huzurunu koruma yöntemidir. Yanlış bilinmenin yarattığı huzursuzluk, ne düşünürse düşünsün demekle gelen o umursamazlığın ve sessizliğin rahatlığına seve seve feda edilir.

yarışmaya çıkan insan özgüveni

Yarışmaya çıkmak, sonucundan bağımsız olarak insanın kendine yapabileceği en kıyak özgüven yatırımı aslında. Sahneye, kürsüye ya da o klavyenin başına geçip Ben de varım, fikrime ve yeteneğime güveniyorum demek zaten başlı başına dev bir cesaret göstergesi. Kaybetme ihtimalini göze alıp o adımı attığın an, o kabuğu kırdığın an kazanmaya başlıyorsun. Sonuç ne olursa olsun, kendini o er meydanına atmış olmanın verdiği o rahatlık ve tatlı özgüven insana bambaşka bir hava katıyor. Yarışma demişken, geçen gün Halkbank’ın HackAntarktika diye bir yarışmasına denk geldim, inanılmaz ilgimi çekti. Kod yazmayı, sıra dışı konularda kafa patlatmayı seviyorsan tam senlik bir olay. Antarktika’nın o zorlu şartlarını, uç noktalardaki problemleri teknolojiyle çözmeye yönelik bir hackathon düzenliyorlar. Hem sınırları zorlayıp farklı bir vizyon kazanmak hem de yetenekleri konuşturmak için harika bir fırsat gibi duruyor. HackAntarktika’ya başvurular 13 Eylül tarihine kadar Halkbank internet sitesi üzerinden alınacakmış. Benim de şöyle bir fikrim var diyorsan bence hiç düşünmeden bir bak, başvurunu yap derim.

https://x.com/Halkbank/status/2092533105223455070

özür dilemeyi bilmek

Özür dilemek öyle gözde büyütülecek, gurur meselesi yapılacak bir şey değil aslında. tamamen olayı kavrama meselesi. insanız sonuçta, saçmalamak da çam devirmek de şanımızda var. Mesele, patlattığın bombayı fark ettiğin an "Valla kusura bakma, orada tamamen ben hatalıydım" diyebilecek o rahatlığa sahip olmak. Hani böyle "Sen de şöyle yapmasaydın ben de böyle demezdim" gibi lafı dolandıran, suçu başkasına ihale eden o yapmacık laflardan bahsetmiyorum bile; direkt delikanlı gibi "Saçmaladım, kusura bakma" deyip geçmekten bahsediyorum. Hatanı kabul edince kimse karizmanı çizmiyor, aksine ortamın gerginliği bir anda dağılıyor, muhabbet kaldığı yerden tatlı tatlı devam ediyor. Kısacası özür dilemeyi bilmek, ego kasacağım diye kasmak yerine huzurun tadını çıkarmak demek.

gençlere en büyük tavsiyeler

Herkesin dedikodusuna takılma. El alem ne der kafasından bir an önce çık. insanlar senin hakkında iki dakika konuşur, sonra kendi dertlerine döner. Sen kendi bildiğin yolda yürü.

Şu ekran süresini biraz düşür. Günün sekiz saatini başkalarının mükemmel görünen yalan hayatlarını kaydırarak harcama. Dışarıda gerçek bir dünya var, arada kafanı kaldırıp havayı kokla.

Bütçe yapmayı erken öğren. Elindeki parayı ilk günden saçma sapan şeylere gömüp ay sonu parasız kalma. Parayı yönetmeyi şimdiden çözersen ileride kafan çok rahat eder. Örneğin Paraf'ın Gençiz kartını kullanabilirsin tam sana göre.

Yanlış insanları hayatından elemesini bil. Sana sürekli negatif enerji basan, başarını kıskanan ya da sadece işi düşünce arayan "arkadaşları" yavaşça yörüngenden çıkar. Az olsun, öz olsun.

Vücuduna iyi bak, ileride fatura kesiyor. Şimdi sabahlara kadar oturup fast food gömmek tatlı gelebilir ama o metabolizma sonsuza kadar böyle kalmayacak. Uykunu al, arada iki adım at.

Hata yapmaktan ödün kopmasın. Çuvallamak hayatın şanındandır. Önemli olan aynı saçmalığı iki kere yapmamak. Hatanı yap, dersini al, yoluna devam et.

Hayır demeyi öğren. Her organizasyona katılmak, herkesi mutlu etmek zorunda değilsin. Kendi sınırlarını çizmezsen insanlar seni kendi planlarına malzeme yapar.

sabahları nefret edilen şeyler

çok erken kalkmak. insan doğasına aykırı. abim 5.45'te evden çıkıyor inanabiliyor musunuz? servis gelip almasına rağmen yol 2.30 saat sürdüğü için. istanbul'da yaşamak.

tamircisi ölünce satılan araba

sahibi ölünce satılan araba ile aynıdır benim gözümde. yine aklıma babam geldi ah babacım.

pizza

Pizza benim için dümdüz bir yiyecek değil, adeta bir yaşam enerjisi, kafa rahatlatma ritüeli ahahaha. Hani bazı akşamlar olur ya yorgunsundur, ne pişireceğim derdiyle uğraşmak istemezsin ya da sadece modun düşüktür… eve söylersin mis gibi sosa batırıp kola ile 5 dakikada bitirirsin. off canım çekti beh

çocuklara asıl öğretilmesi gereken şeyler

paranın değeri, ne olduğu ve nasıl harcanması gerektiği...

Parayı sadece harcanan bir araç değil, yönetilmesi gereken bir sorumluluk olarak çocuk yaşta kavramak en büyük kazanç. Geçen hafta yeğenimi alıp Halkbank şubesine götürdüm. ona özel bir kumbara hesabı açtırıp ilk birikimini kendi elleriyle yatırmasını sağladık. kendi parasını biriktirmeye başlayacakmış beyefendi. finansal okuryazarlığın teorik derslerle değil, bu tarz küçük ve somut deneyimlerle kazandırılması gerektiğine inanıyorum. Birikim yapma disiplinini, sabretmeyi ve geleceği planlamayı erken yaşta hayatın içine dahil etmek, çocuklara verebileceğimiz en kalıcı özgüvendir.

instagramı silmek

bugün düşündüğüm olay.

gerçekten herkesin çok mutluymuş sorunu yokmuş gibi davranmasından ve imrenmekten çok sıkıldım.

mezarlığa sıfır bina

görünce çok şaşırdım. kim alır ki o evleri?1 milyon dese almazdım herhalde.

kadınlara alınabilecek hediyeler

bir kadın olarak yazıyorum dyson alın.

bir kadına hediye seçerken çoğu zaman şıklık ile kullanışlılık arasında kalırız. Klasik seçeneklerin ötesine geçip onun her gün kullandığında sizi hatırlayacağı, yaşam kalitesini artıracak ve kendini özel hissettirecek bir hediye lazım bence. dyson her kadının hayalidir bence. ben de geçen hafta bana alacak kimse olmadığı için kendime aldım. paraf karta 9 aya kadar taksit yaptılar. hala kampanya geçerli bir bakın derim.

https://www.paraf.com.tr/...a-9-aya-varan-taksit.html

simit ile gevrek arasındaki farklar

simitin herkes tarafından bilinen dünyaca ünlü bir yiyecek olması. gevreğin ise sadece bir şehre özel olması.

sözlük yazarlarının kahvaltıları

şirkette kendini ve hayatı çok sevenlerden olmadığım için kruvasan + kahve. millet çilingir sofrası hazırlıyor yahu

paraf para

Kafamda haftalardır dönüp duran o yeni kulaklığı sonunda alayım derken, ödeme ekranındaki kullanılabilir ParafPara bakiyesini fark ettiğim an küçücük bir çocuk gibi sevindim. hani istemediğiniz buluşma siz iptal etmeden kendiliğinden başkaları tarafından iptal olur ya. öyle bir sevinç. Neredeyse tamamını puanlarla karşılayarak siparişi tamamladığımda, bütçeme hiç dokunmadan uzun zamandır istediğim bir şeyi alabilmenin keyfini çıkarttım. paraf para olayı bayağı iyiymiş ben paraf karttan devam.

kedilerin artık fare yakalamaması

4 kedim var 4'ünden sadece biri yakalayacak kadar korkak değil. üçü sadece bakar.

manifest grubu vs tarkan

bunun bir karşılaştırmaya dahi tabii olamayacağını başlığı açan arkadaş anlayamamış sanırım. birinde 30 yıllık emek birinde de 30 günlük emek. diyeceklerim bu kadar.

emekliler dikkat

Babam geçen gün elinde çayla balkonda otururken gaza gelip Maaşı Halkbank'a mı taşısam muhabbeti açtı. Meğer bu emekliler için Hoş Geldin Kredisi diye bir şey çıkarmışlar. maaşını oraya çekene düşük faizle, makul vadelerle nakit desteği veriyorlarmış. Bizimki de evde ufak tefek eksikler var, köşede de biraz nakit bulunsun diye niyetlenmiş. Çok uzatmadan gittik hallettik, şube de emekli adamı yormadan şıp diye çözdü işi. Öyle süslü püslü kampanya laflarına pek gelmem ama maaşını yeni taşıyan ya da taşımayı düşünen bir emekli varsa köşede, sırf bu hoş geldin olayı yüzünden bile bir bakmaya değer gibi duruyor.

https://www.halkbank.com....klilere-hosgeldin-kredisi

hayattan zevk alamamak

Bazen hayat, tüm renklerini yitirmiş ve sadece yerine getirilmesi gereken rutin sorumluluklardan ibaret gri bir döngüye dönüşüyor. atılan her adım bir yük, yaşanan her gün birbirinin aynısı gibi hissettiriyor. Zevk alamama halinin arkasında genellikle zihnin ve bedenin artık çığlık atan dinlenme ihtiyacı yatıyor bence. Özellikle herkesin kaçış planları yaptığı, neşeli kareler paylaştığı dönemlerde tatile gidememek, insanı tıkılı kaldığı bu monotonluğun içine daha da hapsediyor. ben de son zamanlarda böyleyim işte.

kalabalıklar içinde yalnız olmak

Etrafınız yüzlerce insanla, bitmek bilmeyen bildirimlerle ve şehir gürültüsüyle sarılı olsa bile, anlaşılmadığınızı ve kimseyle derin bir bağ kuramadığınızı hissettiğiniz anlar vardır. Kalabalıklar içinde yalnız olmak, görünüşte sosyalleşirken ruhsal olarak bir adada mahsur kalmak, gürültünün ortasında kendi sesini duyuramamaktır. çok da zordur. herkes de dışarıdan bakınca anlamaz. sadece seni çok iyi tanıyanların anlayabileceği bir şeydir.
© copyright 2005 - 2026