bugün

yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek

Bazen bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek, gerçeğin yükünden çok daha ağır gelir. Karşınızdaki insanın zihninde oluşturduğu hatalı algıyı yıkmak uzun açıklamalar yapmayı, savunmaya geçmeyi ve tükenmek bilmeyen bir ikna çabasını gerektirir. Oysa insanın her zaman bu enerjiyi harcayacak gücü ya da isteği olmaz. Haklı olmanın getirdiği o rahatlama duygusu bile, verilmesi gereken zihinsel mücadelenin yanında cazibesini yitirir. Böyle anlarda susmayı seçmek bir kabulleniş değil, aksine kişinin kendi iç huzurunu koruma yöntemidir. Yanlış bilinmenin yarattığı huzursuzluk, ne düşünürse düşünsün demekle gelen o umursamazlığın ve sessizliğin rahatlığına seve seve feda edilir.
© copyright 2005 - 2026