entry'ler (25)
Kurtubî ve Ruhul Beyan tefsirlerinde zikredildiğine göre, Âli-imran suresi 140. ayeti tefsirinde "Biz o zafer günlerini insanlar üzerinde döndürürüz" kısmında geçen Müdavele'den maksat: Bir şeyi, birinden diğerine nakletmektir. Mülk ve saltanat daima bir kişide durmayıp, birinden diğerine intikal ettiği için ona da devlet ismi verilmiştir.
Eski dilde tahlîsiyye,
Ambulans anlamında da tahlîsyye vasıtası anlamında vesaît-i tahlîsiyye.
Ambulans anlamında da tahlîsyye vasıtası anlamında vesaît-i tahlîsiyye.
Lügatte Halîc-i Bahr-i Siyâh olarak geçer.
Eski dilde ipek böceği: dûd-i harîr, kirm-i ebrişîm.
Eski dilde şarap: âb-ı dîde-i câm (bardağın, kadehin göz yaşı)
eski dilde câme-dûz, habbâr, hayyât, hulle-bâf olarak da kullanılmıştır.
Eski dilde yaprak olarak da kullanılmıştır.
Eski dilde ser-tirâş ve hallâk olarak da kullanılmıştır.
Eski dilde şemşir olarak da kullanılmış bir kelime.
Eski dilde milliyetperver olarak bilinir.
Eski dilde menâzırî olarak kullanılırmış. Cumhuriyetten önce perspektif nedir bilmiyorlar sanılmasın.
Eski dilde kelb olarak kullanılır. kuduz köpeğe ise keb-i akur denir.
Eski dilde sefer-i kebir olarak da kullanılan bir kelimedir.
dilimize Avrupaî kelimeler girmeden önce sefîne olarak kullanılırdı.
henüz memeden yeni kesilmiş erkek çocuğa sabî denir.
eski dilde zât-ül hereke olarak kullanılırmış efendim, o zamanlar otomatik nedir bilen yok tabi.
Lügatte keşef ve sülhafâ olarak geçer.
tatlı su kaplumbağası ise sülfahâi-i azb.
tatlı su kaplumbağası ise sülfahâi-i azb.
Eski dilde keşâkeş olarak ta kullanılır.
Osmanlıca keremgösteren kerem sahibi eli açık olan.
Osmanlıca da ermele olarak kullanılmış olan kelime.
