bugün
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması17
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- unutulmayan duvar yazıları7
- saraca finch house12
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek5
- kadınların piç erkek tercihi6
- erling braut haaland6
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- şeriatçıyım deyip ingiltere ye sığınmak3
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi3
- yeni yazarlara öneriler8
- izmir de başörtülü kadını sahilden kovan seküler2
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları5
- değersizlik hissi6
- sersem herif4
- beni de gammaz yapın5
- karı kıza para yedirir misiniz5
- yakışıklı olan ama sevgilisi olmayan erkek3
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller6
- yaş ilerledikçe fark edilen şey8
- 2026 dünya kupası26
- insanların neden böyle olması7
- sevilen kadının orasını burasını yalamak6
- keloğlan'ın balkıza aşık olması4
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam5
- selamlar2
- futbol21
- evlenilmeyecek kız tipi3
- yarrak kafalı yazarlar2
- arkadaşlar rahatsızsanız gidebilirim3
- sözlüğün embesillerle dolu olması2
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı6
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı2
- yılın ilk denize girişi3
- çocuk masallarındaki saçmalıklar2
- bülent kuşoğlu2
- ragnar rockefeller38
- israil'in gazze saldırılarında 5 ölü2
- vikingler serttir sambadan hoşlanmaz2
- ebola salgını3
- yazdan beklenti3
- kızların artık mesajlara cevap vermemesi4
- ağır işsizlik sendromu2
- domates ithal2
- deniz göktaş37
entry'ler (863)
"cinsel zaafiyeti ile bugün anne-babasını aldatan kadın, yarın da kocasını aldatmaya adaydır" diyerek sözü diğer yazarlarımıza bırakıyorum.
her zaman her insana karşı olması gerekendir. aile olsun dostlar olsun hatta karı-koca olsanız bile farketmiyor. en yakınınızdakilere sır vermemek gerekir. aranızın iyi olduğu bazı insanlarla ayda yılda bir görüşmek daha iyidir.
beynimiz şöyle çalışıyor. aramızın iyi olduğu kişilerin hep iyi yanlarını düşünürüz. kötü olduklarımızda da hep hata ararız ve buluruz da. o, gereksiz kötü biridir ki bu yüzden kötüyüzdür. insan hep doğru yaptığını düşünmek ister. bu durum hepimiz için yorucudur tabiki. üretkenliği, mutluluğu azaltır.
kendini koruma içgüdümüz ise, zora düştüğümüzde hakaret etmeyi ve bu sırların kullanılmasını bize normal gösterir. sonuçta o artık kötü biridir ve zarar görmelidir. sonuçta güven duygusu da kalmamıştır.
kimseye boş yere malzeme verip sonra kavgalı olmaya gerek yok. hayat kısa, yapılacak çok şey var.
beynimiz şöyle çalışıyor. aramızın iyi olduğu kişilerin hep iyi yanlarını düşünürüz. kötü olduklarımızda da hep hata ararız ve buluruz da. o, gereksiz kötü biridir ki bu yüzden kötüyüzdür. insan hep doğru yaptığını düşünmek ister. bu durum hepimiz için yorucudur tabiki. üretkenliği, mutluluğu azaltır.
kendini koruma içgüdümüz ise, zora düştüğümüzde hakaret etmeyi ve bu sırların kullanılmasını bize normal gösterir. sonuçta o artık kötü biridir ve zarar görmelidir. sonuçta güven duygusu da kalmamıştır.
kimseye boş yere malzeme verip sonra kavgalı olmaya gerek yok. hayat kısa, yapılacak çok şey var.
şımarıklıklara karşı asla yapılmaması gerekendir. bu şımarıklıklar size en başta sempatik görünebilir. karşınızdaki kişi sonradan "normal karşılıyormuş hep yapabilirim" havasına girebiliyor. karşı çıkmanız durumunda da sorunu kişisel algılayabilirler.
bu sebeple sadece, "alıştığınızda size zararı olmayacak şeyler"i hoşgörmelisiniz.
bu sebeple sadece, "alıştığınızda size zararı olmayacak şeyler"i hoşgörmelisiniz.
Hareket eden, iş yapan her insanın sıkıntıları vardır, doğal olarak oluşur.
Boş duran, kimseye faydası dokunmayan insanlar bu durumdan endişelenir. Çoğu zaman "neyim eksik" diye düşünürler. Bu sebeple çoğu zaman kafalarında kendilerine sorunlar oluştururlar. Nasıl oluyor derseniz, bunu herkesin küçük ve önemsiz göreceği basit işleri ciddiye alarak yaparlar.
Rahat batması da tam anlamıyla bu sorunların büyütülmesi ve çevrenin rahatsız edilmesidir.
Boş duran, kimseye faydası dokunmayan insanlar bu durumdan endişelenir. Çoğu zaman "neyim eksik" diye düşünürler. Bu sebeple çoğu zaman kafalarında kendilerine sorunlar oluştururlar. Nasıl oluyor derseniz, bunu herkesin küçük ve önemsiz göreceği basit işleri ciddiye alarak yaparlar.
Rahat batması da tam anlamıyla bu sorunların büyütülmesi ve çevrenin rahatsız edilmesidir.
Çoğu hastalığın temelinde yatar. Bazen direkt başlatıcı sebeptir, yatkınlık varsa başlamasını tetikler, hastalık varsa da ilerlemesine sebep olur.
Bu yüzden gamsız dediğimiz, rahat insanların genelde daha uzun yaşıyor olduğunu görürüz.
Bu yüzden gamsız dediğimiz, rahat insanların genelde daha uzun yaşıyor olduğunu görürüz.
Bir kişiye veya fikire kolay inanan, bir başkasına da kolayca inanacaktır. Bu yüzden insanın güvenilirliğini azaltan bir özellik olarak düşünülür.
"Ne kazandın bilmiyorum ama umarım beni kaybetmene değer" sözü ile zihnime oturan kişi. Karşılık beklemeden, gerçekten sevmeyi tanımlayan bir sözdür bu.
Çoğu ayrılık ve bitişin habercisi. Güvenme, inanma duygularının yok oluşu ile başlar. Çok büyük fedakârlık yapılmadıkça ya da mucize olmadıkça geri döndürülmeye müsait değildir.
Çok şanslı insanlar. kafaları rahat, gamsızlar. Duyguları ile oynayan yok, kimseden ihanet görmüyorlar. Kimseye bağlılıkları yok.
Bu kişi ben olamadım henüz. Hep arkadaş, dost, muhabbet edilecek insanlar, ilgi bekliyorum. Belki de imrenmem bu yüzdendir.
Bu kişi ben olamadım henüz. Hep arkadaş, dost, muhabbet edilecek insanlar, ilgi bekliyorum. Belki de imrenmem bu yüzdendir.
Bu sene okul başladığımdan beri en yakın arkadaşım gördüklerimin ihanetini görüyorum sözlük. Biri bana karşı şantaj malzemesi saklıyor, diğeri ise borç 2000 lira vermedim diye bana düşman kesildi. Hala inanabilmiş değilim bu duruma.
Hoşlandığım bir kız benden uzak durmak için her şeyi yapıyor. Hiç konuşuk ve tanışık olmamamıza rağmen böyle. Ne yaptığımı hala anlayabilmiş değilim. Kötü kokan, giyinmeyi bilmeyen, kaba birisi de değilim hatta eğlenceli, hareketli biri olarak tanınmama rağmen.
Ağır ders programı yüzünden ne aileme ne de eski dostlara ulaşabiliyorum. Hiçbir şeye fırsat kalmadan eve gittiğimde yorgunluktan uyuyakalır oldum.
Okul arkadaşlarımın samimiyetsizliği canımı yakar oldu. Hiçbir yerde rahatça konuşamaz oldum. Kesinlikle zarar vermek için kullanılıyor söylediklerim.
Anlayacağın çok huzursuzum sözlük. Çok çok yoruldum. Büyümek, olgunlaşmak böyle oluyor sanırım.
Hoşlandığım bir kız benden uzak durmak için her şeyi yapıyor. Hiç konuşuk ve tanışık olmamamıza rağmen böyle. Ne yaptığımı hala anlayabilmiş değilim. Kötü kokan, giyinmeyi bilmeyen, kaba birisi de değilim hatta eğlenceli, hareketli biri olarak tanınmama rağmen.
Ağır ders programı yüzünden ne aileme ne de eski dostlara ulaşabiliyorum. Hiçbir şeye fırsat kalmadan eve gittiğimde yorgunluktan uyuyakalır oldum.
Okul arkadaşlarımın samimiyetsizliği canımı yakar oldu. Hiçbir yerde rahatça konuşamaz oldum. Kesinlikle zarar vermek için kullanılıyor söylediklerim.
Anlayacağın çok huzursuzum sözlük. Çok çok yoruldum. Büyümek, olgunlaşmak böyle oluyor sanırım.
Lay lay lom galiba sana göre sevmeler...
Sebebi olmadan karşılıksız sevmektir tabii ki. Daha açık bir tanımını bulan görmedim.
Birini düşünürken üzülen, sevgilisinden ayrılınca hüzünlenen erkek değildir. Bu her insanda olur.
Duygusal erkekler çoğu zaman sevdiği insanlara karşı zaafiyet gösteriyor. Sevdiği insanların gözyaşı, o an imzalayacağı milyon dolarlık tekliflerden önce geliyor. işi gücü bırakıp sevdiği ile ilgilenmek duygusal insanların özelliğidir ancak.
E tabi bu zaaflar da başarıları azalttığı için sevilmeyi geçtim, tanınmak istenmemesine sebep oluyor. Biraz "tanısan seversin" türünden insanlardır.
Duygusal erkekler çoğu zaman sevdiği insanlara karşı zaafiyet gösteriyor. Sevdiği insanların gözyaşı, o an imzalayacağı milyon dolarlık tekliflerden önce geliyor. işi gücü bırakıp sevdiği ile ilgilenmek duygusal insanların özelliğidir ancak.
E tabi bu zaaflar da başarıları azalttığı için sevilmeyi geçtim, tanınmak istenmemesine sebep oluyor. Biraz "tanısan seversin" türünden insanlardır.
iki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze,
Bundandır böyle dibe vuruşumuz..
Bundandır böyle dibe vuruşumuz..
Biraz saçma ve biraz da kötü niyetle sorulmuş bir soru. Eşcinsel evlilikler Türkiye'de serbesttir. Geçen senelerde eşcinsel bir arap ve kürt kökenli iki Türk erkek boğaz köprüsünde evlenmişti.
Sadece resmi olarak kayıtlara geçmez. Bence doğru olan da bu. Sayısı az olan bir topluluk için tüm 78 milyon nüfuslu ülkenin sistemini değiştirmek saçma olur.
Sadece resmi olarak kayıtlara geçmez. Bence doğru olan da bu. Sayısı az olan bir topluluk için tüm 78 milyon nüfuslu ülkenin sistemini değiştirmek saçma olur.
Eskiden saygı duyduğum, aman olur öyle şeyler dediğim insanlardı. Herkesin zevk anlayışı farklıdır ve kendine özeldir diye karışmıyordum.
Sonradan onları tanıdıkça anladım ki;
Bu insanlar öyle iğrenç yaratıklar ki fantazilerine küçük bebekten 80 yaşındaki dede ninelere kadar herkesi ortak etmeye çalışabiliyorlar. Hem normal insanın midesi kaldırmaz, hem de ahlak kuralları sınırını aşıyor. Benden uzak, Allah'a yakın olsunlar efendim.
Sonradan onları tanıdıkça anladım ki;
Bu insanlar öyle iğrenç yaratıklar ki fantazilerine küçük bebekten 80 yaşındaki dede ninelere kadar herkesi ortak etmeye çalışabiliyorlar. Hem normal insanın midesi kaldırmaz, hem de ahlak kuralları sınırını aşıyor. Benden uzak, Allah'a yakın olsunlar efendim.
ilk konuşmada bu numara veriliyorsa konuştuğu 35-40 erkekten biri oluyorsunuz. Öncelikle bunu söyleyebilirim.
Uzun sohbetlerinizin sonunda bu numara verildiyse size güvenilmiş demektir. iyi arkadaş olabilirsiniz. Tam anlamıyla bir hıyar değilseniz bu numarayı yaymazsınız.
Numaramı kimseye vermedim diyen kız ise sizi beğenmemiştir. Kibarca açıklaması bu. Şansınızı çok da zorlamanıza gerek yok.
Uzun sohbetlerinizin sonunda bu numara verildiyse size güvenilmiş demektir. iyi arkadaş olabilirsiniz. Tam anlamıyla bir hıyar değilseniz bu numarayı yaymazsınız.
Numaramı kimseye vermedim diyen kız ise sizi beğenmemiştir. Kibarca açıklaması bu. Şansınızı çok da zorlamanıza gerek yok.
Yeni yeni taekwondo öğrendiğim ve kuşak atladığım zamanlardı. Boş bir koridorda geri tekme atmayı çalışıyordum. Tam o sırada arkamdan bir kız geçiyormuş. Tam darbe geleceği sırada ayağımın değdiğini hissetmiştim ki zor durdum.
Adınızı pek duyurmamış, yeni insanlarla tanışmamış, tanıştığı insanları facebookta eklemekten çekinen insanların durumudur.
Üzülmeyi gerektirecek bir durum yok, umursamanızı da gerektirmez.
Üzülmeyi gerektirecek bir durum yok, umursamanızı da gerektirmez.
Bu soruyu soran birisi başlamaz zaten. En azından ben hep öyle gördüm.