bugün
- aç yatıyorum8
- birader yazar başlıkları5
- tai lung32
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması11
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu13
- nathan ake5
- fransızların üstün ırk olması3
- kağıt toplayan çocuklar3
- kadınların çok açık giyinmesinden rahatsız olmak3
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği6
- vurduranlar klübü7
- sidny lopes cabral2
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz2
- sevişilen en ilginç yer7
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke17
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması2
- günün şiiri14
- sözlük ibnelerine çok mühim bir soru3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı4
- öyle bi huzursuzluk ki sadece müzik dindirebiliyor2
- yaz yemeği2
- memurların yarısının kovulması gerekliliği2
- öğrenciye diplomasını vermeyen akademisyen2
- deniz göktaş27
- hz davud3
- cehennem korkusu12
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip3
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- sevişmek istediğiniz yazarlar7
- 9 budist rahibi arabayla biçen 11 yaşındaki sürücü2
- izmirin ve eskişehirin çok yanlış yollara sapması3
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- sözlükte flörtleşmek22
- pandela44
- bayramdan bayrama namaz kılan dangalak2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu11
- ölü balık eli7
- biraderikos6
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- bik bik abla vs vurduranlar4
- kardeş7
- geliyorum diyen kız5
- milliyet gazetesi onun arabası var şarkısı reklamı4
entry'ler (335)
Sensiz 18 yıl geçmiş ben sekiz günü geçiremiyorum özlesene beni dayanamasana sesime ,gülüşüme ,tutkuma,aşkima... sahip çıksana bize...kıyımda köşemde nerde istersen orda olsana...hayat bize bu kadar hoyrat davrandiysa belki vicdan yapmistır,aldıklarını vermeye gönüllü olmuştur. tebessùm olalìm istemiştir... nefesim nefesine karişsin istemiştir.
tesadüf olamayacak kadar büyüttüyse kalbimde seni,hayat duy beni nefessiz bırakma.
tesadüf olamayacak kadar büyüttüyse kalbimde seni,hayat duy beni nefessiz bırakma.
Yokluğunu beklemek, ne zor...
Bunları düşündükçe, şu anda uzaklarda bir yerlerde
üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp,
terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak
sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak
ve yavaşça üzerini örtmek geliyor içimden...
Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe
dönüşmesinden hicran duyuyorum...
Bunları düşündükçe, şu anda uzaklarda bir yerlerde
üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp,
terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak
sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak
ve yavaşça üzerini örtmek geliyor içimden...
Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe
dönüşmesinden hicran duyuyorum...
Ölçülebilir uzaklıkların ölçülemez acılarıyla boğuşmaya, bu sırada yakın zamanda yakınlaşamayacağımız gerçeğini idrak etmeye çalışan bünyem zorluklar karşısında direnip mükafatını alacağına inanmak için gönüllü.
Çıkarmak için tırnaklarımı kanattığım incilerimiz nefesimi tutup dalmamı gerektirecek kadar derinlere gömülü…
Ortak paydalarımızın bölüp ortak noktalarımızı küçülttüğü minik dünyamızda etkileyiciliği yok denecek kadar az titreşimlerle kas ipliklerine bağlanmış geleceğimiz.
Duyularımız çemberden çıkınca karanlık kablolarda üşüyor yüreciğimiz.
Umut olsun en ufak, geleceğe dair; bağışlanmış bir hazine gibi karşılıyoruz, sahipleniyoruz ve açıyor güller.
Sesimiz düşüyor yoksa, ölçülebilir uzaklıkların ölçülemez acılarıyla gölgelenmiş günler.
Birbirimizin arkasından el sallıyoruz devamlı ve karşılıyoruz yalnızlığı her defasında.
Kavuşmalar için her ayrılık! Tatlı geliyor bu yüzden sana varan yolların yer kavgası da.
Karşılamak varsa doğan güneşi tüm çıplaklığıyla beraber; tatlı geliyor molaların cefası da.
Isınıyorum ne kadar uzakta ateş yakmış olsan da. Hisset! kalbim şu an senin yanında!
Çıkarmak için tırnaklarımı kanattığım incilerimiz nefesimi tutup dalmamı gerektirecek kadar derinlere gömülü…
Ortak paydalarımızın bölüp ortak noktalarımızı küçülttüğü minik dünyamızda etkileyiciliği yok denecek kadar az titreşimlerle kas ipliklerine bağlanmış geleceğimiz.
Duyularımız çemberden çıkınca karanlık kablolarda üşüyor yüreciğimiz.
Umut olsun en ufak, geleceğe dair; bağışlanmış bir hazine gibi karşılıyoruz, sahipleniyoruz ve açıyor güller.
Sesimiz düşüyor yoksa, ölçülebilir uzaklıkların ölçülemez acılarıyla gölgelenmiş günler.
Birbirimizin arkasından el sallıyoruz devamlı ve karşılıyoruz yalnızlığı her defasında.
Kavuşmalar için her ayrılık! Tatlı geliyor bu yüzden sana varan yolların yer kavgası da.
Karşılamak varsa doğan güneşi tüm çıplaklığıyla beraber; tatlı geliyor molaların cefası da.
Isınıyorum ne kadar uzakta ateş yakmış olsan da. Hisset! kalbim şu an senin yanında!
Bir de havada taze aşk kokulari varsa hangi mevsim olursa olsun içine çektiğin hava serin bir yaz aksamidir .
Burna konmadigi surece anlayisla karsilanabilecek durum.
sezen'in bu şarkısı uzun geçen yazın melodiye dönüşmüş küçük özeti.insanı özlemek ne kadar yaralayabilir, içinin yangınına alışmak ve bununla yaşamayı öğrenmek... ölüm ne anlatılmaz bi acı ...
özlemin yerini bekleyişe bıraktığı zamanlardır artık duygular başkalaşmıştır ve en güzeli konuşmak yerine hiç tanıklık edemeyeceğin hayatlarda gezinip kendi hayatını yok saymak, huzuru aşkın girdaplarından arındırıp çok başka yerlere koymaktır.
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da...
Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
ihmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
Aşk da bitti diyordu ya bir şair,
Aşk bitti işte tam da öyle...
Ahmet TELLi
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da...
Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
ihmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
Aşk da bitti diyordu ya bir şair,
Aşk bitti işte tam da öyle...
Ahmet TELLi
sıcak ekmek.
yıllardan sonra otobüs camından görülen deniz.
bazı insanlar dünyanın sadece güzellik üzerine kurulmasını ister ayhan sicimoğlu'da bunlardan birisi; güzel kadınlar şaraplar her daim deniz kokan sokaklar.
(bkz: hastasıyım)
(bkz: hastasıyım)
belgesel sinema ve yönetmenleri ekrana taşıyan, insanların hayatlarına tanıklık edebileceğiniz başarılı yapım.
(bkz: bilge egemen)
(bkz: bilge egemen)
yazılan itiraflardan birinin beni tanıyan biri tarafından benim için yazılacağını sanıp itinayla okuyorum.
(bkz: gerizekalı olmak)
(bkz: gerizekalı olmak)
bugün saba`ın programında tanıma şerefine eriştim. ve benim o en çok sevdiklerimden bana yalan söylediler şarkısını yazan. 48 sene aynı adama aşık kalan 18 yıllık eşi tarafından terk edilen ve bunca yaşanmışlığın üzerine giden sevgilinin ardından 'dilerim mutlu ol sevgilim' diyebilen büyük yürek. Bazı insanlar HER DAiM keyif verir işte onlardan biri daha...
çok uzaklarda Ağrı'nın Diyadin ilçesinin Heybeliyurt köyünde umutlarını yeşerten bir öğretmen. ve bizden isteği küçük yüreklere yalnız ve kimsesiz olmadıklarını göstermemiz...
facebook sayfasından daha geniş bilgi edinebilirsiniz.
--spoiler--
http://www.facebook.com/#...t.php?eid=148906465161270
--spoiler--
ve diyorum ki,
şiirlerimi yazmak için kullanırken bembeyaz kağıtları
ısınmak için topluyor küçücük eller onları
geleceği kadar kirli hepsi
işe yaramayacak kadar ıslak...
okuyun diyecektim çocuklar ama
kalem tutamayacak kadar üşümüş/se umutlarınız
derman yok/sa parmaklarınızda
yakın topladığınız kağıtların hepsini
geçin karşısına ......ısının
donmasın gözyaşlarınız yanaklarınızda...
Varsın ateşi közleyenler utansın...
güzel yürekli arkadaşım hüseyin esen'e sevgiler...
facebook sayfasından daha geniş bilgi edinebilirsiniz.
--spoiler--
http://www.facebook.com/#...t.php?eid=148906465161270
--spoiler--
ve diyorum ki,
şiirlerimi yazmak için kullanırken bembeyaz kağıtları
ısınmak için topluyor küçücük eller onları
geleceği kadar kirli hepsi
işe yaramayacak kadar ıslak...
okuyun diyecektim çocuklar ama
kalem tutamayacak kadar üşümüş/se umutlarınız
derman yok/sa parmaklarınızda
yakın topladığınız kağıtların hepsini
geçin karşısına ......ısının
donmasın gözyaşlarınız yanaklarınızda...
Varsın ateşi közleyenler utansın...
güzel yürekli arkadaşım hüseyin esen'e sevgiler...
iyi bi arkadaş iyi bi eş ya da iyi bi dost olarak her gün biraz daha unutularak yola devam edilecektir.
türkan saylan'nın hayatıyla tam olarak örtüşmese de o kusursuz duruşunu hissetmek, bi kadın olarak inanılmaz sevinç veriyor.
(bkz: hayat güzeldir)
yeni türkü- fırtına.
Bak işte yaklaşıyor fırtına
Bak yine yükseliyor dalgalar
Yıllardan sonra yollardan sonra
Şarkılar söylüyor çocuklar
Yıllardan sonra yollardan sonra
Yeniden yanyana onlar
Ne geçmiş tükendi ne yarınlar
Hayat yeniler bizleri
Geçsede yolumuz bozkırlardan
Denizlere çıkar sokaklar...
Bak işte yaklaşıyor fırtına
Bak yine yükseliyor dalgalar
Yıllardan sonra yollardan sonra
Şarkılar söylüyor çocuklar
Yıllardan sonra yollardan sonra
Yeniden yanyana onlar
Ne geçmiş tükendi ne yarınlar
Hayat yeniler bizleri
Geçsede yolumuz bozkırlardan
Denizlere çıkar sokaklar...