bugün
- nervio bugün ne giydi acabası12
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- sabah nasıl uyanıyorsunuz12
- bana kimse eksi oy atamaz6
- ateistlerin nursuz olması23
- sözlüğün en götü güzel kızı8
- 2026 yılında hala sigara içen kişi4
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek6
- hoşlanılan kızın onlyfans hesabı olması4
- seçimde kime oy vereceğiz8
- tanrı yok10
- atatürk ün ateist olması8
- sözlüğün fingirdekleri10
- sözlüğün tanrıçası olmak10
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- etin üzerine tereyağı dökmek7
- sevilen hatuna kasıklarımın şarkısı demek2
- ota boka devşirme diyen hırto27
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu18
- başkasının ısırdığı yemeği yer misiniz8
- the merich5
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- futbol sevmeyen basketbol tayfa2
- sevişilen kadının kocasına yatakta basılmak2
- sevgilinin sümüğünü yer misin5
- velvet'in silver'a benzemesi15
- halı saha adabı2
- sıla ertaş benimle evlenir misin3
- sözlüğün yılanı8
- uysaljakoben20
- beni gözaltına alsalar ağlar misiniz4
- sürekli yeme isteği7
- sözlüğün en faydalı linki2
- sözlüğün şamar oğlanı olmak4
- amerikan filmlerindeki heyecanlı genç grubu5
- true nickli namussuz yazar15
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar14
- küçük memeli kızın mini etek giymesi2
- sözlüğün 500 cc memelisi6
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması11
- seksi ve zeki kız3
- yurtdışında hintli misin diye sorulması11
- tüm günü varoluş sancısıyla geçirmek3
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- yazarların en sevdiği içecek5
- ciddiye alınmadığı halde sürekli yazan yazar5
- sözlüğe seksi bir kadın bırak4
- mağarada kuran'ı kerim yazmak4
- bir sarma yapmışım9
- sözlüğün tdk başkanı5
entry'ler (56)
dün başlayan wimbledon'da bu yılki favorimiz sempatik sırp tenisçi. big forehand diye anılır cidden muazzam bir forehandi vardır. yalnız solak tenisçilere karşı şansı tutmaz, biraz da big backhande yüklense grand slam yarı final, finallerinden aşağıda kalmaz, bir numaraya yeniden yükselebilir.
murray'nin ilk turda elediği goffin eskişehir'de finalde marsel'i tokatlamıştı iki yıl önce. yazık goffincık'a da hep nadal, murray, federer falan denk geliyor ilk turlarda. marsel yine şanslı ama değerlendiremiyor.
yine bi türk gazıyla bu sefer geçer ilerler belki 3. 4.tur görür diye heyecanla açtım ilk sette maç puanını değerlendiremeyince kapattım, umudumuz seneye demek istemiyorum artık iş genç nesile düşüyor.
joey'nin kendi adına dizisi bile yapılmış, o kadar sevilmiştir. ross'un chandler'ın konuşmadan sadece bakışlarıyla yardıkları sahneler tonladır. zaten ikisini de izleyen net farkı görür.
damacanaya tecavüz edilen güzel ülkemde damacana kapağı da tampon gibim bi şey oluyor herhalde.
tenisçiler yetiştirilme itibariyle çok mütevazidirler. saatlerce yapılan antrenmanlara ek olarak birçok sosyal eğitim de alırlar.
tenisleri de kişiliklerinin kalitesiyle doğru orantılı ilerler. kuracağı oyunu düşünmekte olan oyuncunun top seçimi tamamen profesyonellik gereğidir. adam o an işine odaklanıyor napsın.
işin fiziki boyutunu yukarıda birkaç arkadaş anlatmış ben de biraz bahsedeceğim:
spin denen kavramı az çok oynadığınız toplu sporlardan bilirsiniz. raketle topun birleştiği mili saniyede raket başını hızla yukarı asılmak topun üzerindeki tüyleri her defasında rendeler resmen. yine ileri raket tutuşlarına bağlı olarak top spin doğar. rally'de olan topa nadal ve djokovic'in her seferinde yüz küsur kilometre hızla ve top spinli vurduklarını ve o puanın elli dört vuruşla bittiğini düşünün. sıradaki servisinizde o top resmen mundar olmuştur. o top elinize gelirse elbette ki kullanmak istemeyeceksiniz. elinize alacağınız üç topu tartar ilk servisiniz için sert top ikincisi için de tüylü top tercihiniz olacaktır. ikinci kick, slice (kesme) serviste topun yüzeye yapışma ihtiyacı vardır.
(bu arada tenisçiler ballboyları çok severler, onlarla her zaman konuşup, şakalaşırlar. kendileri de beş yaşlarından beri kortta koşturduklarından o çocukları gayet iyi anlarlar ve küstahlık yapma gereği duymazlar. öz itibariyle onlara yapacakları küstahlık kendi benliklerine yapacak oldukları küstahlık olur.)
not: amatörlüğün dibinde bir turnuvada, dağlara taşlara düzeyde tenis oynayan birinin top seçtiğini görürseniz ona tüm uludağca küfredebilirsiniz. ama yapmayın etmeyin sözlükdaşlarım güzide tenisçilerimize sallamayalım.
tenisleri de kişiliklerinin kalitesiyle doğru orantılı ilerler. kuracağı oyunu düşünmekte olan oyuncunun top seçimi tamamen profesyonellik gereğidir. adam o an işine odaklanıyor napsın.
işin fiziki boyutunu yukarıda birkaç arkadaş anlatmış ben de biraz bahsedeceğim:
spin denen kavramı az çok oynadığınız toplu sporlardan bilirsiniz. raketle topun birleştiği mili saniyede raket başını hızla yukarı asılmak topun üzerindeki tüyleri her defasında rendeler resmen. yine ileri raket tutuşlarına bağlı olarak top spin doğar. rally'de olan topa nadal ve djokovic'in her seferinde yüz küsur kilometre hızla ve top spinli vurduklarını ve o puanın elli dört vuruşla bittiğini düşünün. sıradaki servisinizde o top resmen mundar olmuştur. o top elinize gelirse elbette ki kullanmak istemeyeceksiniz. elinize alacağınız üç topu tartar ilk servisiniz için sert top ikincisi için de tüylü top tercihiniz olacaktır. ikinci kick, slice (kesme) serviste topun yüzeye yapışma ihtiyacı vardır.
(bu arada tenisçiler ballboyları çok severler, onlarla her zaman konuşup, şakalaşırlar. kendileri de beş yaşlarından beri kortta koşturduklarından o çocukları gayet iyi anlarlar ve küstahlık yapma gereği duymazlar. öz itibariyle onlara yapacakları küstahlık kendi benliklerine yapacak oldukları küstahlık olur.)
not: amatörlüğün dibinde bir turnuvada, dağlara taşlara düzeyde tenis oynayan birinin top seçtiğini görürseniz ona tüm uludağca küfredebilirsiniz. ama yapmayın etmeyin sözlükdaşlarım güzide tenisçilerimize sallamayalım.
erkeklere göre daha yavaş oynadıkları için vuruş şekillerini, çeşitliliğini daha rahat görebilmemizi sağlarlar. radwanska gibi beklenmeyen anlarda değişik vuruşlar yapıp, voleye gelen bayanları da izlemek ayrıca zevklidir. onun haricinde baseline'da inleyerek oynayanlar tenisseverlerden çok başka şeyseverlere hitap ederler.
kanada vatandaşlığıyla son elemelere yaklaşan bir türk arkadaşım'ız daha var.
sadece bir yıllık kpss sürecinin bile özel sektördeki ezilme sürecinden daha zor olduğunu bilmeyen yazar beyanı.
alan sorularının kırktan otuza düşürülmesiyle bu sene ne olacağı belli olmayan sınav.
* kırktan otuza düşen kpss a grubu öğretmenlik değil.
* kırktan otuza düşen kpss a grubu öğretmenlik değil.
başak burcu dişisiyle voltranı oluşturan kişidir. güldürür güler, sevdirir sever, vericidir. arada kartal moduna bağlar tek takılır. yüz iyi özelliklerine bir kötü özellik tekabül eder. bu oran başka hiçbir burç erkeğinde yoktur. genellikle tek eşlidirler, yani hayatlarının aşkı tektir, boşansalar dahi çoğunlukla tekrar evlenmezler. al evine yaşa bi ömür erkeğidir. kedi gibidir, temizdir, asildir, başını peygamber okşamış gibi sabırlıdır.
ama gel gelelim. piçi de tam piçtir.
ama gel gelelim. piçi de tam piçtir.
hala equilibrium'unu açar izlerim. pshyco'da cidden denge bırakmaz insanda, alır alır çarpar seni yere. yönetmenin hakkını saklı tutuyorum orası ayrı. kariyerindeki iniş-çıkış sorunu sadece kilosunda olan gerçek oyuncudur. makinist'ten hustle'a yolculuğu malumunuzdur. filmlerinde nadir güldüğünü gördüğümüz oyuncunun epey sivri köpek dişleri vardır. seksiymiş, öyle derler. soyadını katıldığı programlarda hem 'beyl' hem de direk bildiğimiz 'bale' diye telaffuz ederler. bu da bana hep ilginç gelmiştir.
erkek olursa 'sahip' koyma planım var. taşıyabilir inşallah.
grammy ödülü aldığı 'uninvited' şarkısıyla kulaklarımızı yıkayan şarkıcı-oyuncu.
milyonların büyük ihtimalle okumadığı bu yüzden filminin yeniden çekilmesi gerektiğine inandığım halide edip romanı. hiç olmazsa millet tarihi filmlere rağbet gösterirken hala o yılları hatırlatmak iyi olurdu.
sonrasında topu üst fileyle seviştiren abidir.
dönüşüm hukuk, 4t, zeynel dinler, ferhat yıldız muhasebe sonra tekrar dönüşüm... çarpı 4. devam etmekte.
because your mine i ''walk the line''.
gece gece nasıl özlendiği belli olmayan sevgiliye tutulan notlar bütünüdür.
insomnia, disturbia...