bugün
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- nervio'nun asıl benzediği ünlü8
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi16
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom5
- nat rothschild4
- boyun ağrısı3
- kabak tatlısını sevenler8
- anın görüntüsü23
- erecto kral reyiz3
- kafanın çok büyük olması8
- oğuz tezmen2
- fenerbahçe11
- ismet gurbuz 20244
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- taksim delisi cenk3
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- 20043
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- göksel in memeleri3
- 1 doların 50 tl olması3
- kimse beslenmesine dikkat etmiyor2
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı4
- allah vardır diyenlerin kanıtları2
- elektrik2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- elmas bey birader dönsün2
- nervio'nun gerçek yüzü4
- nervio34
- barış alper yılmaz4
- halef dizisinin final yapması2
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- bafra pidesi3
- alanyaspor2
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- kaan girgin'in son hali2
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- 2019 tasarımı4
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- duygu özaslan6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
- kim milyoner olmak ister6
- nerdesiniz3
entry'ler (22)
“Kaç yaşında olursan ol, uyuyunca geçecekmiş gibi gelecek. Kaç yaşında olursan ol, uyuyacaksın, ve geçmeyecek.” Pavese
Kırıntıya hürmeti olmayan ne bilsin kuşun kalbini.
Baba dediğin yarım kalmış bir kelimedir.
“Açık ol her şeye; güzelliğe ve dehşete. Yürümelisin sadece; erişilmez değil hiçbir his.” demiştir.
“Seni, lavanta kokulu bir sabunda, bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta, bir yasemin dalında, adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde bir çiçeğin açışında, yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde, gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde, günün ilk ağartısında -karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken- uyanmadan çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık mutluluğunda bulacağım, dirim içimden çekilesiye.”
“Siz yine de incelikli davranın, benim kadar değilse de.”
Unutanın gönlü çürüsün.
Kimin, kimin bu sessiz eller
Mor halkalı yaralı gözler
Kıyılarıma vuran sen misin?
Kimin, kimin bu kör gözler
Bu varışsız yalan sözler
Adımı unutan sen misin?
Mor halkalı yaralı gözler
Kıyılarıma vuran sen misin?
Kimin, kimin bu kör gözler
Bu varışsız yalan sözler
Adımı unutan sen misin?
Tetikte oyalama parmaklarını.
Kendi kendime konuşuyorum, kusura bakmıyorsun değil mi?
“denizinde bir terkediş bir hüzün
maviye nasıl kıydıysa yüreğin, nasıl kıydıysa
yapma n’olur
topla kendini şehr-i istanbul
vururum seni istanbul
vururum boynundaki gerdanlıktan
vururum seni en sarı sonbaharından
topla kendini…
sana yalvaran kaçıncı şair
kaçıncı şiir bu
yarım kalan sevişmelerden geldik sana
şiirimiz öksüz kalsın diye mi?
dilim yetmiyorsa kalbimi dinle
sevda de buna
ekmek parası de
aşk de
ar, namus de
töre de
cefa de, vefa de
topla kendini topla
vururum seni istanbul
vururum en yeşil baharından
Kızkulenden Aşiyan’dan Bebek’den
denizinden vururum seni masmavi kanarsın,
masmavi ağlarım sana
kendimi vurdurma bana
topla kendini
topla kendini şehr-i istanbul”
maviye nasıl kıydıysa yüreğin, nasıl kıydıysa
yapma n’olur
topla kendini şehr-i istanbul
vururum seni istanbul
vururum boynundaki gerdanlıktan
vururum seni en sarı sonbaharından
topla kendini…
sana yalvaran kaçıncı şair
kaçıncı şiir bu
yarım kalan sevişmelerden geldik sana
şiirimiz öksüz kalsın diye mi?
dilim yetmiyorsa kalbimi dinle
sevda de buna
ekmek parası de
aşk de
ar, namus de
töre de
cefa de, vefa de
topla kendini topla
vururum seni istanbul
vururum en yeşil baharından
Kızkulenden Aşiyan’dan Bebek’den
denizinden vururum seni masmavi kanarsın,
masmavi ağlarım sana
kendimi vurdurma bana
topla kendini
topla kendini şehr-i istanbul”
git başımdan, seni seviyorum.
eski adı "beynelmilel münasebetler" olan bölümdür.
"l'amour est enfant de boheme, il n'a jamais connu de loi" (aşk bir çingene çocuğudur, asla yasa tanımaz.)
(bkz: carmen by Georges Bizet)
(bkz: carmen by Georges Bizet)
19. yy dönemlerinde, Sanayi Devrimi sonrası artan fabrikalaşma ve işçi ihtiyacı ile işçilerin varoş kesimlerden şehre vakit kaybetmeden olabildiğince hızlı-ki daha çok sömürülebilsin- ve şehrin sokaklarında görüntü kirliliği(!) yaratmak gerekçesiyle "görünmeden" gelmesi gerekliliğine çözüm olarak geliştirilen, yer altına inşa edilen böylece hem hızlı hem de görünmez ulaşımı sağlayan araçtır.
aynı yumurta ikizleri.
Gabriel Garcia Mârquez'in 1982 Nobel Ödüllü kitabıdır. Yazar kitap hakkında şunları söylemiştir:
"'Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumdan beri beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. 'Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım. ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş on altı yılımı aldı. büyükannem en acımasız şeyleri kılını bile kıpırdatmadan sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. 'Yüzyıllık yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. bu romanı büyük bir dikkat ve keyifle okuyan hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. şaşırmadılar çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım. kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."
"'Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumdan beri beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. 'Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım. ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş on altı yılımı aldı. büyükannem en acımasız şeyleri kılını bile kıpırdatmadan sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. 'Yüzyıllık yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. bu romanı büyük bir dikkat ve keyifle okuyan hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. şaşırmadılar çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım. kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."
Ünlü Fransız generali.Küçükken Fransa'dan nefret ederdi ve daima Korsika'nın bağımsızlığını hayal ederdi. italyan aksanıyla Fransızca konuşurdu. imparator olduğunda taç giyme töreninde Papa'nın önünde diz çökmedi, çünkü Papa'nın ona bu gücü vermeye yetkili olmadığını onu imparator yapanın kendi gücü olduğunu düşünüyordu.
Bazıları onun aslında 1.60 değil 1.80 olduğunu o zamanın ölçüm birimleri nedeniyle bugün 1.60 algılandığını söylemektedir.
Bir savaşı kazanmak için gerekli olan nedir sorusuna "para para para" demiş ve bu sözü kendisi gibi tarihe geçmiş Napoleon deyince akla gelen ilk şey olmuştur.
Bazıları onun aslında 1.60 değil 1.80 olduğunu o zamanın ölçüm birimleri nedeniyle bugün 1.60 algılandığını söylemektedir.
Bir savaşı kazanmak için gerekli olan nedir sorusuna "para para para" demiş ve bu sözü kendisi gibi tarihe geçmiş Napoleon deyince akla gelen ilk şey olmuştur.
Yunan mitolojisine göre adı "Pandora" olan, yaratılan ilk kadın.
XIV. Louis tarafından kimsenin bozamaması için iyice zorlaştırılması emredildiği için çok zor ve karışık olan dildir.