bugün
- çalışmayan erkekle evlenilir mi4
- yoga yapan kız namaz kılan erkek ilişkisi6
- elektrikli otomobil6
- kızlar küfür etmez geyiği3
- 1 milyon tl birikmiş parası olan insan4
- ray ban3
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek4
- ilk buluşmaya yaprak sarmasıyla gelen kız5
- aisu3
- islam barış dinidir27
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı14
- pendik ten kadıköy'e yürümek3
- türk kızlarının sohbet edememesi5
- helal lokma vs haram lokma3
- deniza nazır kahvaltı yapmak2
- sabah fk3
- 15 mayıs gecesi2
- anın görüntüsü19
- ismail kartal14
- sözlük kızlarının kombinleri19
- chp de butlan yönetiminin kurultay toplantıları2
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek3
- karadeniz de kız çocuğu yoktur2
- tai lung51
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi4
- ankete gelin beyler27
- sarapci koala40
- ne kadar yaşlısın19
- recep tayyip erdoğan22
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- başkan2
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- seks benim için 3 planda diyen erkek3
- cincinnati cini2
- kızarmış ekmek10
- ibb davası2
- sevmediğiniz yazarlar14
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- sözlüğe küsmek4
- bu saate kadar uyuyan aymaz insan2
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- yaşlanma belirtileri2
- dolly parton'ın ölümü3
- rolünü iyi oynadığı için tepki çeken oyuncular2
- kendine yabancılaşmak10
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- yalnızlık rahatlıktır15
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış26
- ben de reise oy vericem12
entry'ler (29)
iyi bilirim içinde anlatmak isteyip de anlatamadığın, anlatsan da karşındakinin anlamadığını düşündüğün kelimeler biriktirmenin verdiği çaresizliğin ağırlığı altında ezilmeyi. Kırılmış üzülmüş, haksızlık edilmişlere özgü, ne söylesen, ne yapsan fayda etmeyeceğini bildiğin bir iç sıkıntısı. Birini üzdüğünü fark edip telafi etme fırsatının kalmaması, bir taraftan da haklı olduğunu düşünmek, haklı olduğun tarafları anlatıp o birinin anlamasını istemek, ama bir türlü anlamadığını düşünmek.
iki taraf arasında bir yanlış varsa, bu yanlışın sorumlusu ne tamamen birinci taraftır ne de ikinci taraf. Birisi birine hata yapmışsa, o hatanın sebepleri vardır karşısındakini de ilgileniren. ilişki bu ya, tek parça. Bu ilişki bütününün içinde anlaşmazlıklar varsa demek ki iki tarafı da rahatsız eden sebepler var ortada. ilişkinin kopma noktasında hata yaptığını hisseden, ama yaptıklarının da mantıklı sebepleri olduğunu düşünen tarafı bir huzursuzluk sarıyor hep.
Anlamadığını düşündüğün taraf aslında her şeyin farkında. Ne demek istediğini de çok iyi biliyor belki. Dinlemek, anlamak, hak vermek istiyor ama artık çok geç olduğunun, durumun umarsızlığının da farkında.
Düzeltmeye isteği, gücü, inancı varsa insanın..., kim bilir? Yoksa, en iyi çare kendini ve herkesi affedip yola devam etmek.
iki taraf arasında bir yanlış varsa, bu yanlışın sorumlusu ne tamamen birinci taraftır ne de ikinci taraf. Birisi birine hata yapmışsa, o hatanın sebepleri vardır karşısındakini de ilgileniren. ilişki bu ya, tek parça. Bu ilişki bütününün içinde anlaşmazlıklar varsa demek ki iki tarafı da rahatsız eden sebepler var ortada. ilişkinin kopma noktasında hata yaptığını hisseden, ama yaptıklarının da mantıklı sebepleri olduğunu düşünen tarafı bir huzursuzluk sarıyor hep.
Anlamadığını düşündüğün taraf aslında her şeyin farkında. Ne demek istediğini de çok iyi biliyor belki. Dinlemek, anlamak, hak vermek istiyor ama artık çok geç olduğunun, durumun umarsızlığının da farkında.
Düzeltmeye isteği, gücü, inancı varsa insanın..., kim bilir? Yoksa, en iyi çare kendini ve herkesi affedip yola devam etmek.
insanlar başkalarını tanımadan, onların duygu ve ruh halini bilmeden nasıl kolay değer biçiyorlar. Bütün suçu nasıl da kolaylıkla diğerlerinin omuzlarına bırakıyorlar. insan beyni kendini bazı konularda haklı çıkarmakta ustadır, insan inanmak istediğine inanır.
Benim beynim de beni çok istediğim o şeyin olmayacağına inandırmıştı işte. Nasıl olabilirdi ki? Onun sevgilisi varken benim ona yaklaşmam ne kadar doğruydu? Sevgi bu muydu, bencillik miydi, ya o kıza ne olacaktı, ya o bana gelince aynı şeyi bana da yapsaydı?
Zaten çekingen kişiliğim onun yanında buz kesiliyordu. Kalbim öyle atıyordu ki hareket edemiyordum, nefes alamıyordum, bakamıyordum, konuşamıyordum, konuşsam da sesimin tonunu hissedemiyordum. Yılda üç beş defa gördüğüm biriyle, hem bu hislerle nasıl samimi olabilirdim?
Keşke vaktinde bakışmasaydık da yıllarca biriktirdiğim boyumu aşan sevda şimdi içimde parçalanmasaydı. iki yıl bilmemişti, iki yıl daha bilmesindi. Ben hiç bilsin istememiştim ki. Ama kendimi alamadım ki.
Bak bir anı anlatayım, ben daha küçükken, sevgili nedir bimezken bana orospu dediklerini duydum. Neymiş, çok gülüyormuşum. Ben bu yüzden kendi kendime söz vermiştim kimseye inanmamaya, kendimi savunmaya. Bu yüzden kime ilgi duysam gösteremedim. Erkekler içinse bu kadar basitti bir kadına küfretmek. Kadının gözü onca yıl kimseyi görmemiş olsun, hayalinde, rüyalarında onunla yaşamış olsun, küfretmek için bir bahane yeterdi. Ne de olsa sevgilisi olduğu halde başkalarına bakan erkeklere biz bir şey diyemiyorduk, desek de ne farkederdi ki.
Kolay yolu mu seçtim? Ukalalık mı yaptım? Benim için onu sevgilisinden ayırmak kendi kendime şizofren gibi yaşamaktan daha kolydı muhakkak. Bana her baktığında "Allah'ım lütfen olmayacak şeyler hakkında beni ümitlendirme" diye dua edip ağlıyordum. Bir gün rüyamda ona sarılıyorum, ertesi gün rüyamda evlendiğini görüyorum. Dudaklarım uçukluyordu, yemeden içmeden kesilmiştim.
Ben bunlarla bocalarken dışarıdan ilgi manyağı, herkes peşinden koşsun isteyen, yapay, zavallı biri gibi duruyormuşum meğer. O da bunları anlatmak için ufak bir fırsat bekliyormuş belli ki. Bütün hissettiği tiksintiymiş artık. insanlar değişiyormuş, tabii. Bir ben değişemiyorum zaten. Bir türlü büyüyemiyorum. Bana bunları söyleyebilecek kadar nefret ettiyse zaten hiçbir şey hissetmemiş ki. Küçücük bir hevesmiş. Biliyor musun, iyi ki gelmemiş. Bense aptalım biraz, hala toz konduramıyorum benimle hep alay ettiğini, benimle oynadığını, beni yedeklediğini düşünsem de, bu lafları duysam da. Onunla birlikte kendime düşman oluyorum, benliğimde o kadar yer kaplayan sevgim ve ben onun gözlerinde ufalmış, ucubeleşmiştik ve ben de onları öldürmek istiyorum artık. içimi nasıl temizleyeceğimi bilemiyorum, ama artık haddimi biliyorum.
Bilmiyorum,
Belki de kendimi acındırıyorum.
Benim beynim de beni çok istediğim o şeyin olmayacağına inandırmıştı işte. Nasıl olabilirdi ki? Onun sevgilisi varken benim ona yaklaşmam ne kadar doğruydu? Sevgi bu muydu, bencillik miydi, ya o kıza ne olacaktı, ya o bana gelince aynı şeyi bana da yapsaydı?
Zaten çekingen kişiliğim onun yanında buz kesiliyordu. Kalbim öyle atıyordu ki hareket edemiyordum, nefes alamıyordum, bakamıyordum, konuşamıyordum, konuşsam da sesimin tonunu hissedemiyordum. Yılda üç beş defa gördüğüm biriyle, hem bu hislerle nasıl samimi olabilirdim?
Keşke vaktinde bakışmasaydık da yıllarca biriktirdiğim boyumu aşan sevda şimdi içimde parçalanmasaydı. iki yıl bilmemişti, iki yıl daha bilmesindi. Ben hiç bilsin istememiştim ki. Ama kendimi alamadım ki.
Bak bir anı anlatayım, ben daha küçükken, sevgili nedir bimezken bana orospu dediklerini duydum. Neymiş, çok gülüyormuşum. Ben bu yüzden kendi kendime söz vermiştim kimseye inanmamaya, kendimi savunmaya. Bu yüzden kime ilgi duysam gösteremedim. Erkekler içinse bu kadar basitti bir kadına küfretmek. Kadının gözü onca yıl kimseyi görmemiş olsun, hayalinde, rüyalarında onunla yaşamış olsun, küfretmek için bir bahane yeterdi. Ne de olsa sevgilisi olduğu halde başkalarına bakan erkeklere biz bir şey diyemiyorduk, desek de ne farkederdi ki.
Kolay yolu mu seçtim? Ukalalık mı yaptım? Benim için onu sevgilisinden ayırmak kendi kendime şizofren gibi yaşamaktan daha kolydı muhakkak. Bana her baktığında "Allah'ım lütfen olmayacak şeyler hakkında beni ümitlendirme" diye dua edip ağlıyordum. Bir gün rüyamda ona sarılıyorum, ertesi gün rüyamda evlendiğini görüyorum. Dudaklarım uçukluyordu, yemeden içmeden kesilmiştim.
Ben bunlarla bocalarken dışarıdan ilgi manyağı, herkes peşinden koşsun isteyen, yapay, zavallı biri gibi duruyormuşum meğer. O da bunları anlatmak için ufak bir fırsat bekliyormuş belli ki. Bütün hissettiği tiksintiymiş artık. insanlar değişiyormuş, tabii. Bir ben değişemiyorum zaten. Bir türlü büyüyemiyorum. Bana bunları söyleyebilecek kadar nefret ettiyse zaten hiçbir şey hissetmemiş ki. Küçücük bir hevesmiş. Biliyor musun, iyi ki gelmemiş. Bense aptalım biraz, hala toz konduramıyorum benimle hep alay ettiğini, benimle oynadığını, beni yedeklediğini düşünsem de, bu lafları duysam da. Onunla birlikte kendime düşman oluyorum, benliğimde o kadar yer kaplayan sevgim ve ben onun gözlerinde ufalmış, ucubeleşmiştik ve ben de onları öldürmek istiyorum artık. içimi nasıl temizleyeceğimi bilemiyorum, ama artık haddimi biliyorum.
Bilmiyorum,
Belki de kendimi acındırıyorum.
gözlük kullanan kirpikleri uzun kadınlar rimel sürdüğünde gözlüğünün camları lekelenir.
Doğanın bana verdiği bu ödülden
Çıldırıp yitmemek için
iki insan gibi kaldım
Birbiriyle konuşan iki insan.*
Çıldırıp yitmemek için
iki insan gibi kaldım
Birbiriyle konuşan iki insan.*
mutlaka altında yatan bir nedeni vardır. çocukluğa inmek gerekir.
dudakta iki tane devasa uçuğun konuşlanmış olması. Hayattan soğutuyor meret.
uygurlarda ressamlara verilen ad.
yedikçe yiyesi gelir insanın amma velakin içten gelen "yeme" uyarısına kulak verip daha fazla yememek akıllıca bir davranış olacaktır. zira kendisi bol miktarda kalori içermektedir.
nasıl biteceğini bilsem de lütfen öyle bitmesin diye dua etmiştim izlerken. kendi kendime sinirlenip üzülmüştüm. hatta son birkaç bölümünü seyretmek istemedim. nasıl duygusal bir his duyduysam diziye karşı...
kendisine acilen yeni arayışlar bulması gereken kişidir.
pekin'in eski ismi.
dünyanın en eski küresel basın özgürlüğü kuruluşu *. merkezi viyana'dadır.
geçenlerde türkiye'de aralarında nedim şener'in de bulunduğu çok sayıda gazetecinin gözaltına alınmasını kınamışlar, basın açıklaması yapmışlar:
"Biz aralarında IPI Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı Nedim Şener'in de bulunduğu Türk gazetecilerine yönelik yeni tutuklamalardan çok endişe duyuyoruz. Mesleğini yerine getirdiği için hiçbir gazeteci tutuklanmamalı, cezalandırılmamalı, hapsedilmemeli, hiç bir şekilde taciz edilmemelidir, muhalif görüşlerini bildirmek de buna dahildir. Yetkililerden, mesleklerini icra ettikleri gerekçesi ile gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Dört başı mamur, farklılıklar barındıran, eleştirel medya sağlıklı demokrasinin köşe taşıdır"
geçenlerde türkiye'de aralarında nedim şener'in de bulunduğu çok sayıda gazetecinin gözaltına alınmasını kınamışlar, basın açıklaması yapmışlar:
"Biz aralarında IPI Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı Nedim Şener'in de bulunduğu Türk gazetecilerine yönelik yeni tutuklamalardan çok endişe duyuyoruz. Mesleğini yerine getirdiği için hiçbir gazeteci tutuklanmamalı, cezalandırılmamalı, hapsedilmemeli, hiç bir şekilde taciz edilmemelidir, muhalif görüşlerini bildirmek de buna dahildir. Yetkililerden, mesleklerini icra ettikleri gerekçesi ile gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Dört başı mamur, farklılıklar barındıran, eleştirel medya sağlıklı demokrasinin köşe taşıdır"
libya'da bir şehir, liman kenti. libya'nın trablus ve bingazi'den sonra üçüncü büyük şehri. trablus'un doğusunda yer alır.
lisede öğretilen tarih bilgilerine sahip olmayan gençten daha bilgilidir.
1920 yılında yazılmış bir ernest hemingway öyküsü. hemingway sade bir üslupla bizlere yazdığından çok daha fazlasını anlatmış. yalnızca konuşma ve betimlemelerin yer aldığı her satırda asıl anlatılmak istenen, okuyucu tarafından fark edilmeyi bekleyen düşünceler saklı.
ailesinden uzakta yaşayan öğrenciye çok yarar sağlar. her gün her gün dışarda yediği takdirde geçinemeyeceğini anlayan öğrenci evde yeme yollarına başvuracaktır. yemek yapmayı biliyorsa ne güzel, bilmeyen de kaçınılmaz bir şekilde öğrenecektir kısa bir süre sonra.
izmir'den istanbul'a üniversite okumaya giden eylül karakterinin uyuşturucuyla tanışması ve onunla savaşmasını anlatan roman. yazar eroinin kötü bir şey olduğu mesajını vermeyi amaçlamış ama uyuşturucu merakını körüklüyor insanın, özendiriyor.