bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- uysaljakoben21
- gece yarısı çalan telefon7
- gammaz olmuşum13
- kadınların zeka seviyesi3
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- koca2
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- aquila bicipite8
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- reha muhtar25
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- geceye bir söz bırak3
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- eski dizileri izlemek3
- minyon kadın siniri5
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- kel erkek3
- ankarada masaj yaptırmak2
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- kemal kılıçdaroğlu35
- ona bir şey söyle16
- elit olmak için gerekenler13
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bizim delilere bakayım4
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- gecenin şarkısı4
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
- semum3
entry'ler (168)
elin avrupalısı medeniyet der, gelişim der, etkileşim der sınırları kaldırır, bu amk taş devri zihniyetli lağım fareleri bölünmekte ısrar eder. düşman dediğinin de aklında bir şekil belirir bu soysuzlara düşman demek bile fazla. allah bunların bin belasını versin, bunlara yardım edenlerin de, yardım edenlere destek verenleri de.
van persie ajaxı tutuyor galiba dediğim maç. nasıl bir yüz ifadesidir, nasıl bir memnuniyetsizlikdir anlamadım. ayağına her top gelişinde vay aq bakışı atıyor.
yabancı kontenjanından fen lisesine girmiş bebe başlığı.
yas yok, şenlendirin bu başlığı, yaz usta safımız belli olsun.
barış deyip her boku yiyeceğini zanneden döller, peşine takıldığınız soysuz insanlarla, halkların kardeşliği çığırtmasıyla ülkeyi yakıp yıkarken, eşinin, çocuğunun yanında kahpece adam öldürürken, yine sizi taşşağının kılı kadar değerli görmeyenler tarafından oy ve sempati kazanmak için götünüze bomba yerleştirilmiş gördüm.
hay a. q.ne kadar salak bir topluluksunuz, sizi sokağa çıkarmak içi ellerinden geleni yapacaklar, eğer bu iş de tutmazsa yarın silah zoruyla sizi sahaya sürcekler.
hay a. q.ne kadar salak bir topluluksunuz, sizi sokağa çıkarmak içi ellerinden geleni yapacaklar, eğer bu iş de tutmazsa yarın silah zoruyla sizi sahaya sürcekler.
aamir khan filmlerinin geneli için bunu söyleyebiliriz heralde.
özellikle son dönem filmlerinde farkındalık oluşturma açısından çok önemlidir. hollywood filmlerinden sıkılanlar için iyi bir alternatif ayrıca.
özellikle son dönem filmlerinde farkındalık oluşturma açısından çok önemlidir. hollywood filmlerinden sıkılanlar için iyi bir alternatif ayrıca.
2-2 gol fernandao.
aradığınız şey "kodi" . kur bu programı maç, dizi, film, kanallar vs. reklamsız sıkıntısız. ister telefondan istersen bilgisayarından.
namık kemal.
tam küsmüş gidiyordum 2-1 oldu. hadi fener, güldür yüzümüzü.
son dönemlerde psikologlar ile çok fazla ortak noktaları olduğunu düşündüğüm meslek(doğru duydun meslek dedim).
her iki meslekte:
randevu ile çalışırlar - evet
peşin çalışırlar - evet
çok tuzludurlar - evet
birebir etkileşim söz konusu - genellikle
saatli çalışırlar - evet
işiniz bitince bir rahatlama olur - evet
iş bittikten sonra seni tanımaz - evet
iş üstündeyken rol yaparlar- kesinlikle.
şimdi sen söyle aradaki benzerlik farklılıklarından daha fazla değil mi.
her iki meslekte:
randevu ile çalışırlar - evet
peşin çalışırlar - evet
çok tuzludurlar - evet
birebir etkileşim söz konusu - genellikle
saatli çalışırlar - evet
işiniz bitince bir rahatlama olur - evet
iş bittikten sonra seni tanımaz - evet
iş üstündeyken rol yaparlar- kesinlikle.
şimdi sen söyle aradaki benzerlik farklılıklarından daha fazla değil mi.
başlığın neresiyle alay geçebiliyoruz.
samipaşazade sezai'nin 1892 yılında kaleme aldığı öykü kitabının ismidir. kitap yedi öyküden oluşuyor. öykülerin ana fikri " düş kırıklığı" diyebiliriz. kitaptaki öyküler şunlardır.
bu büyük adam kimdir
hiç
kediler
iki yüz elli kuruşa bir asır
düğün
arlezyalı
pondomima
ayrıca kitaba girmemiş ama bazı yayın evlerinin sonradan ekledikleri üç öykü daha vardır bunlarda :
bir hayal
sihirli dükkan
eski bir mektep
ilk öykü "bu büyük adam kimdir".
öyküde, hergün gördüğü bir adamın çok farklı olduğunu, entellektüel biri veya bir filozof olduğunu düşünürken, tesadüf eseri bir tütüncü de adamın okuma yazma bilmeyen biri olduğunu öğrenmesi anlatılıyor.
ikinci öykü "hiç".
öyküde, annesine bakan bir gencin arkadaşlarının tanışıtrdığı bir kızın kendisini her gördüğü yerde gülmesemesini, kızın ona aşık olduğunu ve bu kızla evlenip mutlu olacağını düşünmesi anlatılıyor. ama aslında kızın üst dudağının kısa olması sürekli gülümser gibi görünmesine neden olmaktadır.
üçüncü öykü "kedi".
öyküde otuz yıllık evliliğin ardından kadının evin içini kedilerle doldurması, adam buna dayanamayıp ya ben ya kediler demesi üzerine eşinin kediler tercihinden sonra evi terketmesini anlatıyor. üzücü olan ise adamın kalacak yer bulamadığı için geri eve geldiğinde kendi haline hüngür hüngür ağlarken kadının" o kadar bağırarak ağlama, kedilerimi korkutacaksın" demesi.
dördüncü öykü" iki yüz elli kuruşa bir asır".
öykü edebiyatımızda ilk çevreci öykü olarakta biliniyor. öyküde yazarın hayatı boyunca sevdiği, çeşitli hayvanların ve ağaçların yaşadığı koruluğun iki yüz elli kuruşa bir oyuncuya sarıldıktan sonra ağaçların acımasızca kesilişini anlatıyor.
beşinci öykü "düğün".
öyküde, bir konağın genç beyi güzel dilsitan'ı odalığı yapar. biraz zaman geçtikten sonra sosyal statüsüne uygun biriyle evlendirilmek istenir. düğün hazırlıkları yapılırken dilistan bu düğünün kendisi için yapılmadığını anlar. bu hazırlıklar sırasında kederinden ve üzüntüsünden vereme yakalanır. düğün gecesi de veremden hayata gözlerini yumar.
altıncı öykü" arlezyalı ".
öykü yazarın çevirisi aslında. öykü, jan'in beğendiği bir kızla evlenme hazırlıkları yaparken, kızın başka biriyle ilişkisini öğrendikten sonra düğün hazırlıklarının iptal edilmesini, düğün iptal olduktan sonra anne ve babası jan'in yavaş yavaş kendini topladığını düşünürken daha fazla olanlara dayanamayan jan'in intihar etmesiyle son buluyor.
yedinci öykü "pondomima".
son öyküde insanları güldürerek eğlendiren paskal, bir tiyatrocudur. birgün tiyatrosuna gelen bir kadına aşık olur. aşkını kimseye anlatmaz, gün geçtikçe daha çok bağlanır. içinde ki aşk gün geçtikçe daha da artar. bir kaç hafta tiyatroya gelmeyen eftelya'nın evlendiği haberini alarak dünyası yıkılır. bir akşam eftelya'nın tiyatroya kocası ile birlikte gelmesi paskal için son darbe olur. o gece paskal'ın son gecesi olur.
öykülerin ortak özelliği düş kırıklığı demiştik. bu düş kırıklıklarına, hayatımız boyunca küçük şeyler olarak başlayan ama zamanla hayatımızın en önemlisi haline gelen durumlar yol açmaktadır.
bu büyük adam kimdir
hiç
kediler
iki yüz elli kuruşa bir asır
düğün
arlezyalı
pondomima
ayrıca kitaba girmemiş ama bazı yayın evlerinin sonradan ekledikleri üç öykü daha vardır bunlarda :
bir hayal
sihirli dükkan
eski bir mektep
ilk öykü "bu büyük adam kimdir".
öyküde, hergün gördüğü bir adamın çok farklı olduğunu, entellektüel biri veya bir filozof olduğunu düşünürken, tesadüf eseri bir tütüncü de adamın okuma yazma bilmeyen biri olduğunu öğrenmesi anlatılıyor.
ikinci öykü "hiç".
öyküde, annesine bakan bir gencin arkadaşlarının tanışıtrdığı bir kızın kendisini her gördüğü yerde gülmesemesini, kızın ona aşık olduğunu ve bu kızla evlenip mutlu olacağını düşünmesi anlatılıyor. ama aslında kızın üst dudağının kısa olması sürekli gülümser gibi görünmesine neden olmaktadır.
üçüncü öykü "kedi".
öyküde otuz yıllık evliliğin ardından kadının evin içini kedilerle doldurması, adam buna dayanamayıp ya ben ya kediler demesi üzerine eşinin kediler tercihinden sonra evi terketmesini anlatıyor. üzücü olan ise adamın kalacak yer bulamadığı için geri eve geldiğinde kendi haline hüngür hüngür ağlarken kadının" o kadar bağırarak ağlama, kedilerimi korkutacaksın" demesi.
dördüncü öykü" iki yüz elli kuruşa bir asır".
öykü edebiyatımızda ilk çevreci öykü olarakta biliniyor. öyküde yazarın hayatı boyunca sevdiği, çeşitli hayvanların ve ağaçların yaşadığı koruluğun iki yüz elli kuruşa bir oyuncuya sarıldıktan sonra ağaçların acımasızca kesilişini anlatıyor.
beşinci öykü "düğün".
öyküde, bir konağın genç beyi güzel dilsitan'ı odalığı yapar. biraz zaman geçtikten sonra sosyal statüsüne uygun biriyle evlendirilmek istenir. düğün hazırlıkları yapılırken dilistan bu düğünün kendisi için yapılmadığını anlar. bu hazırlıklar sırasında kederinden ve üzüntüsünden vereme yakalanır. düğün gecesi de veremden hayata gözlerini yumar.
altıncı öykü" arlezyalı ".
öykü yazarın çevirisi aslında. öykü, jan'in beğendiği bir kızla evlenme hazırlıkları yaparken, kızın başka biriyle ilişkisini öğrendikten sonra düğün hazırlıklarının iptal edilmesini, düğün iptal olduktan sonra anne ve babası jan'in yavaş yavaş kendini topladığını düşünürken daha fazla olanlara dayanamayan jan'in intihar etmesiyle son buluyor.
yedinci öykü "pondomima".
son öyküde insanları güldürerek eğlendiren paskal, bir tiyatrocudur. birgün tiyatrosuna gelen bir kadına aşık olur. aşkını kimseye anlatmaz, gün geçtikçe daha çok bağlanır. içinde ki aşk gün geçtikçe daha da artar. bir kaç hafta tiyatroya gelmeyen eftelya'nın evlendiği haberini alarak dünyası yıkılır. bir akşam eftelya'nın tiyatroya kocası ile birlikte gelmesi paskal için son darbe olur. o gece paskal'ın son gecesi olur.
öykülerin ortak özelliği düş kırıklığı demiştik. bu düş kırıklıklarına, hayatımız boyunca küçük şeyler olarak başlayan ama zamanla hayatımızın en önemlisi haline gelen durumlar yol açmaktadır.
son güncelleme ile 15 sürümü,yani isengard kullanıcılara sunulmuştur. çok kullanışlı bir ortam oynatıcısı diyebilirim. film veya dizilerinizi sistematik bir şekilde düzenleyebilir, eklentileri sayesinde afişleme ve ortam bilgilerini indirebilirsiniz. benim en sevdiğim ve en çok kullandığım özelliği otomatik altyazı bulma, tek tuşla altyazı hazır hale geliyor. denemeye değer, bakın kullanın seveceksiniz.
selamünaleyküm diye selamlamak. çok mantıklı bence.
farc ile elli yıldır mücadele veren ülke, ama farc ile anlaşmaya varıldığına dair haberler var. devlet ile örgüt arasındaki görüşmeler küba da gerçekleşmiş. üç yıldır süren görüşmeler sonucunda örgüt silah bırakmayı kabul etmiş görünüyor.
altı ay içinde süreç tamamlanacakmış.
gel gelelim uyuşturucu çetelerine onlar rahatsız olabilir bu durumdan. araya çomak sokabilirler, ne olursa olsun barış haberleri her zaman güzel. örgüt üyelerini yargılamak için mahkemeler falan kurulacakmış.
umarım dünyanın her yanında süren savaşların bir sonu gelir,başta da ülkemiz de devam eden.
altı ay içinde süreç tamamlanacakmış.
gel gelelim uyuşturucu çetelerine onlar rahatsız olabilir bu durumdan. araya çomak sokabilirler, ne olursa olsun barış haberleri her zaman güzel. örgüt üyelerini yargılamak için mahkemeler falan kurulacakmış.
umarım dünyanın her yanında süren savaşların bir sonu gelir,başta da ülkemiz de devam eden.
erkek oldu adını emir kaan koyduk.
bayramınız mübarek olsun kardeşlerim. küçük bir tavsiye kaçan dananın peşine tek başınıza düşmeyin siz bir boğaç han değilsiniz.
amerika 18 milyar dolar ceza istiyorum dediği, volkswagen in aaa olmaz ben 7 milyar dolar ayırdım bu işe hadi bi güzellik yap dediği bir pazarlık gündemde şu anda.
vosvosun 2020 hedeflerinde dünyada en çok satış yapan araba markası olarak tahta ben oturucam iddiası vardı, toyotanın şu anda dikkat ette ben oradayken oturma dediğini duyar gibiyim.
yazık oldu, belki markayı bitirmez bu olay ama çok sarsar vosvosu çok.
vosvosun 2020 hedeflerinde dünyada en çok satış yapan araba markası olarak tahta ben oturucam iddiası vardı, toyotanın şu anda dikkat ette ben oradayken oturma dediğini duyar gibiyim.
yazık oldu, belki markayı bitirmez bu olay ama çok sarsar vosvosu çok.
