bugün

entry'ler (814)

calmer now ai

anksiyete, stres ve panik anlarında yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiş mobil uygulama.

uygulamanın içinde nefes egzersizleri, grounding teknikleri, duygu durumu takibi, günlük, sakinleştirici sesler, odaklanma araçları ve günlük sakinleşme rutinleri gibi özellikler bulunuyor. arayüzü de bu tarz uygulamalarda sık görülen karmaşadan uzak tutulmuş.

özellikle panik veya yoğun kaygı anında ne yapacağını bilemeyen kişiler için bazı egzersizlere hızlı ulaşabilmek güzel düşünülmüş.

türkçe dahil birden fazla dil desteği de var. hem android hem ios'ta yayınlanmış durumda.

ios:
https://apps.apple.com/us/app/calmernow/id6761302214

android:
https://play.google.com/s...m.calmernow.app&hl=en

sınırsız nafaka kaldırımı insan hakları ihlalidir

(bkz: Bir feministin ağıtı)
(bkz: Anne koş feministler ağlıyor)

emanet ata binen tez iner

insana kendi atını alma isteği uyandıran söz.

ay diyen erkek

pasiftir.

imbat

radyosu fena damardır.

hoşlandığın kızın komünist çıkması

beraber parka giyeceğine delalettir.

lahmacun

bol limonlu bol domatesli efsanedir.

konaktan üçkuyular'a gitmek

ölüm gibidir.

hostingdunyam

bu alemde tek geçtiğim firmalardan biri. iyidir.

basmane tren garı

kendisi iyi de çevresi kötü.

cem yılmaz'dan daha komik olmak

kendi kendine verilen hükümse geçerlidir.

krkbos

iş takip platformu. başlığını görünce yazayım dedim. metal profil üreten bir firmayız. bu yazılımı kullanmaya başladıktan sonra siparişten üretime kadar olan süreci takip etmek bizim açımızdan çok daha rahat oldu. hangi sipariş hangi aşamada, kimde bekliyor vs. daha net görebiliyorsun. özellikle üretim yapan bir işletmeyseniz farklı farklı programlarla uğraşmak yerine böyle toplu bir sistem kullanmak daha mantıklı bence.

küçük sürprizler yapmak

sadece kadınların değil herkesin hoşuna giden durumdur.

fenerbahçe taraftarı

üzülenler.

bir akplinin her tartışmada sunduğu nihai argüman

akpli olmayanların gizledikleri, söylemek istemedikleri kabul etmekte inat ettikleri gerçeklerdir.

konusu açılmışken rte zaten kendini öven bir insan değil ki? Allahu teala yer yüzündeki nur u nu zaten tamamlayacak recep olmasa ahmet olur mehmed olur başkası olur. sen yapana değil yaptırana bak.

güzel olan birşey varsa Allahtandır, puştluk varsa bizim nefsimizdendir.

siz, siz olun şeytanın tarafında olmayın kardeşlerim. teferruatı bırakalım iki yol var cennet cehennem. seçimini yap!

su sıkıntısından dolayı arabayı yıkatmamak

paspal insanlarin kuresel isinme diye uydurduklari entel sacmasi.

hedef 2023 ün gerçek anlamı

hedef ikibin yirmi uc gercegidir. return of the ottoman.

yani icimizdeki devsirmelerin gununu gorecegi gercegi.

ingilizlerin amarikanlarin almanlarin bizi yenemediklerinin ispati. gerci bu zaten ispatlandida tescillenmis olacak.

yakışıklı olmayan erkek sokağa çıkmasın kampanyası

tuvaletten entry giren yazar cikabilir mi? sorusunu akillara getirir.

hiçbir kadının anne kadar sevemeyeceği gerçeği

dogurmadigi icin dogru olandir. dogursa ve oncesinde 9 ay karninda tasisa severdi. ama o zaman yas farki olurdu cocugu gibi severdi.

malesef bir kadindan anne kadar sevmesi zaten beklenmemelidir. bir erkegin zaten kadindan sevgi dilenmesi cok aci gereksiz bir durumdur.

hz ibrahim

ibrahim'in ateşe atılması;

sıcaklığından ötürü kimse yanaşamadı. Ne kadar çalıştılarsa, onu ateşe atamadılar. Aciz kaldılar. Şeytan, ibrahim'in ateşe atılamadığını görünce, hemen, kendisini önemli bir kimse şekline soktu. Önemli bir insan havasında, Nemrut'un karşısına geçti.

Nemrut ona:
-Sen kimsin, ne kişisin? Diye sordu.

Şeytan:
-işittim ki, şu büyücü kimseyi, ateşe atmak istemiş, atamamışsınız. Sana, onu ateşe atmanın yolunu göstermeye geldim, dedi.

Nemrut:
-Yöntemin nedir, söyle bakalım! Dedi.

Şeytan:
-O'nu mancınıklarla atın! Diyerek Nemrut'a mancınığın yapılmasını öğretti.

Mancınık yapılınca, Nemrut emretti, ibrahim'i, zincirlerle bağlı olarak getirdiler. Mancınığa koyup, atmak istediler. Lâkin mancınıkla da atamadılar.

Tekrar aciz kalınca, yine Şeytan işe karıştı ve şöyle dedi:
-Bir erkekle bir kız kardeş, burada çiftleşmeli ki, bunu ateşe atabilesiniz!

Nemrut onun dediği gibi biri kız, biri erkek iki kardeş buldurttu. Açıkta çiftleştirdi.
ibrahim, sonra mancınığın içine konuldu ve ateşe atıldı. ibrahim mancınıktan fırlatılınca, havada ateşe doğru ilerlemeye başladı.

Allah(c.c), Cebrail'e emretti:
-Yetiş! ibrahim havadayken tut!

Ona: "Ben Cebrail'im de! Benim yapabileceğim bir dileğin var mı? Diye sor", dedi.
Cebrail, hemen o anda, ibrahim'e yetişti:
-Ey ibrahim! dedi. Ben Cebrail'im! Allah(c.c.)'nün emriyle sana geldim. Benden ne dilersen dile!

ibrahim:
-Benim dileğim, Allah(c.c.)'na dır, sana değildir. Ben O'nun kölesiyim! Ateşte O'nundur! Nasıl dilerse öyle yapsın! Dedi.

ibrahim, Allah'tan başka kimseden yardım dilemeyerek:
-Ben sadece Allah'tan yardım isterim dediği için Allah(c.c.), ona, "Halilim" (dostum)dedi ve adı "Halilullah"(Allah'ın dostu) oldu.
Allah(c.c.), o zaman ateşe şöyle emretti:
"Biz söyledik: 'Ey ateş, ibrahim'in üzerine soğuk ve selâmet ol!'"
[ENBiYA(21)/69]
Ve ibrahim, ateşin ortasına düşünce, ateş dört yana çekildi. Ateşin ortasında bir yer açıldı. Güzel bir pınar çıktı. Çevresi yeşillendi. O da geldi, pınarın yanına oturdu. Ayağındaki zincir bağları çözüldü.

Nemrut, yüksek bir saray yaptırmıştı. O sarayın üstüne, ağaçtan yüksek bir sedir yapılmasını emretti. O yüksek yere çıkarak, ateşi görmek istedi.

Hem de şöyle dedi: -ibrahim'in ateş içindeki halini göreyim! Acaba yanıp kavruldu mu?

Nemrut, ateşin içine baktı. Ateş ortasında, pınarı ve yeşilliği gördü. ibrahim'de, sağ olarak pınarın yanında oturuyordu. Nemrut, bu hal karşısında şaşırdı, kaldı.

-Ey ibrahim! Diye bağırdı.
ibrahim'de:
- Ey Allanın düşmanı! Ne diyorsun? Diye cevap verdi.

Nemrut: Bu ateşi senin için kim böyle yaptı? Diye sordu.
O da:
-Ateşi Yaratan! Dedi.
Nemrut:
-O Yaratanın hakkı için ateşin içinden dışarı çık. Seni göreyim! Dedi.

ibrahim kalktı. Ateşin içinde yürüdü. Nereye
ayakbastıysa, o yerdeki ateş sönüyor, orası çimenlik oluyordu. Bu suretle ibrahim, dışarı çıktı, durdu.
Nemrut:
-Ey ibrahim! Sana ne söyleyeyim! Senin yüce bir Rabbin varmış. Şimdi dileğim, senin Rabbine konukluk etmektir! Dedi.
ibrahim:
-Benim Rabbimin konukluğa ihtiyacı yoktur. Dedi.
Nemrut:
-Ben onu konuklasam gerek! Dedi. Bin at, bin deve, koyun, sığır ve kuşları; yani sultanları konuklamaya yarar şeyleri getirdiler. Hepsini, ibrahim'in Rabbine karşı kurban ettiler. Ancak Allah(c.c.), hiç birisini kabul etmedi.

Nemrut, kurbanın kabul edilmediğini anlayınca, ibrahim karşısında mahcup oldu. Bu utançla, ibrahim'in yüzüne bakamadı. Üç gün sarayına kapandı. Nemrut, halkın kendisinden yüz çevirmesinden korktuğu için sabırsızlandı. Saraydan dışarı çıktı, hemen adamlarını, dört bir yana mektuplar yazarak yolladı:
-Çabucak ordular gönderin! Tamamen silahlansınlar. Gök Tanrısı ile savaş etsem gerek! Dedi.

Yüz bine yakın talimli asker, Nemrut'un önünde toplandı.
Sonra Melek, Nemrut'un yanına varıp:
-Ey zavallı, senin gibi bir biçareye asker ne gerek! Yüce Allah, yarattığı en küçük bir kuluna emrederse, seni de, askerini de yok eder!" Dedi. Yüzünü göğe yöneltti:
-Yarabbi, Sen, bu tağutun neler söylediğini bilirsin. Bunun helakini, sana havale ediyorum!" Dedi.
Yüce Allah, yaratıklarının en zayıfı olan sivrisinek ordusuna emretti. Akın akın geldiler. Nemrut ordusundaki askerin, yüzlerine, gözlerine üşüştüler. Sivrisineğin çokluğundan, askerler, birbirlerini görmezlerdi. Her adamı ve atını ısırdığında, acısı dayanılmaz olurdu. Bu acıyla, hayvanlar şaha kalkar, canının acısından, askerleri yerlere fırlatırdı. Böylece, bu zalim ordu, perişan oldu.

Nemrut, yapayalnız kaldı. Kaçıp, sarayına girdi. Kapıları sağlamca kapattı. O beladan kurtuldum sandı. Fakat Yüce Allah(c.c.), sineklerin en zayıfına emretti. Öyle ki bir gözü kör, bir ayağı topaldı. Baca deliğinden içeri girmiş, Nemrut'un dizi üstüne konmuştu. O, onu tutup öldürmek istedi. Sinek uçtu, yüzüne kondu. O da onu, yüzünden kovmak istedi. Sinek yine uçtu, onun burnunun içine girdi. Oradan beyninin içine kadar yürüdü. Azar azar beynini kemirmeğe başladı.

Nemrut iki eliyle yüzüne, gözüne vuruyor, acısını bir parça dindirmek istiyordu. Sinek, ona, o kadar işkence ediyordu ki, ne zaman başını sallasa, sineğin kemirişi diniyordu. O da, o zaman rahat ediyordu. Eğer başına, bir şeylerle vurmazlarsa, sineğin beynini yemesi yine devam ediyordu. O zaman, Nemrut'un feryadı göklere çıkıyordu.

Sonunda, başına vuracak bir görevli gerekti. Tokmaklar hazırlandı. Nemrut'un yakınlarından, nöbetle onun başına vuracak kişiler görevlendirildi. Nemrut, hafif vurandan darılır, kuvvetli vurandan memnun olurdu. işte kendisini "tanrılaştıran" ve kendi çağının en büyük krallığının başındaki zalimin akıbeti!

Okuyup Zaman Ayırdıgınız için tşk ler, sayg;

not: çok saygılı yazar arkadaşlar umarız ileri geri yorum yapmazlar. inanmayanlar inananlara saygı göstermelidir.
© copyright 2005 - 2026