bugün
- tez yazmak4
- geceniz nasıl geçiyor7
- sözlüğün aniden sessizleşmesi4
- en iyi simit hangi şehirdedir20
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- uluslararası ilişkiler2
- ağlamamak için kendini tutmak11
- ctrlx22
- gürcistan22
- şu an çalan müzik2
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- hewal ebo18
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- kuran da namaz yok21
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- lahmacunu elle yiyen kız14
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
- e'e f e6
- kalem şakir2
- içim yanıyor be sözlük7
- kendinize yaptığınız en büyük yatırım3
- neden namaz kılmıyorsun4
- sigortalı bir iş bul çalış4
- ilgi isteyen kız16
- cep telefonu2
- güneş gözlüğü3
- rüya2
- latin atasözleri2
- eskisi gibi olamamak2
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- intihar3
- zenci isyanı2
- chatgpt ile dertleşmek3
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- asansörde kalmak7
- parcalandim toparlanamiyorum5
- gece gece 3 tane kurabiye yemek2
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- türk düşmanları4
- tuvalete gitmenin zaman kaybı olması2
- geçmişe özlemle bakmak3
entry'ler (156)
Eskiden iyi bir arkadaştım, artık değilim.
Ortada bir akıl sağlığı olsaydı var olması muhtemel olacak olan ama çünkü fakat yine de olmadığı için varlığından söz edemeyeceğimiz yöntemlerdir.
Güvenerek.
Yapmayacağımı zannettiğim bir şey yaptım ne yapacağımı bilmiyorum.
Az önce bir itirafta bulundum. Ellerim, ayaklarım titriyor, karnıma dehşet sancılar giriyor, kalbim her an yerinden fırlayabilir gibi hissediyorum. itirafta bulunmuştan çok anksiyete geçiriyormuşum gibi geldi bana ama neyse. Şuan bunu paylaşmaya ihtiyacım varmış gibi hissettim. Bu kadar
Büyük ihtimalle çarşafla yapmıyorlardır zaten. Çekim yapılacağı için giyinmişlerdir. (sağlıklı değil diyenlere ithafen)
Güray Süngü'nün gerçekle kurguyu müthiş bir şekilde harmanlayışını seyrettiğimiz romanı. Romanı bitirdiğinizde taşlar bir bir yerine oturuyor olsa da kafanızda soru işaretleri bırakmaktan da geri durmuyor.
Ne yapmak istediğimi bilmiyorum ya da ne yapmam gerektiğini. Tek bildiğim bir karar vermem gerektiği.
Sorunlarımla yüzleşmek yerine yemek yiyorum.
Büyük bir ev alıp bağıra bağıra ağlamak.
Edebiyatın sırça kulesi, Cemal Şakar
istanbul'da ayakkabımın bağcığını bağlarken telefonumu yere bırakabiliyorum.
Sudoku kitabı arıyorum lakin bulamıyorum. Bu kadar.
Baş ağrısı, esneme, mide bulantısı, huzursuz bacak sendromu vs. gibi yan etkilerdir.
Yeniden başlayabilirim sandım. Yaşayabilirim yani bunun üstesinden gelebilirim sandım. Normal bir insan olabilirim içimdeki bu garip hissi bastırıp yoluma devam edebilirim zannettim. Olmadı! Olmuyor yani zannettiğimden daha da güçsüzmüşüm meğer. Ufak tefek sorunlarla küçük sıkıntılarla baş edebileceğimi sanıyordum hiç yoktan lakin bir sıkıntı bir sorun olmadığı halde yapamıyorum hiçbir şey. Yapmak istediğim onca şeyden vazgeçmiş olamam herhalde bilmiyorum. Sorsalar anlatırdım onca şey şimdi istemiyorum. Sorun şu ki neti istemediğimi de bilmiyorum. Unuttum. Ne istiyorum? Neyden vazgeçtim? Bilmiyorum her şey koca bir boşluk.
Şubat dizisini hatırlatır.
Belki de çevçevesiz gözlük yakışmayan insanlardır. Her güzel şey herkese yakışmayabilir sonuçta.
Bazen olması gerekendir.
Ne kadar çok istesem de yapamadığım eylemdir.