bugün
- lahmacunu elle yiyen kız12
- hewal ebo16
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı7
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- kuran da namaz yok19
- herkesin artık tanım yapması6
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- abdullah öcalan4
- pkk4
- en iyi simit hangi şehirdedir11
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- bursa vs edirne7
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- gürcistan9
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- bot yazar gibi entry giriyoruz3
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi4
- katatespizartmasi6
- türk siyaseti2
- yukarı kattan gelen ahh sesi6
- gürcistan'ın neyi meşhur2
- kendine bir öğüt ver7
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- ısparta simidi8
- adanalı insanlar2
- ateistlerin temel hatası7
- pforzheim şu an 36 derece4
- cezayir3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları7
- gocu11
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- benkimki9
- eski üst segment mi yoksa yeni alt segment mi3
- mülkiyetçi aşk3
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü7
- iç monolog2
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum6
- intersection karma resim sergisi2
- simit ile gevrek arasındaki farklar8
- fas2
- z kuşağı7
- sözlük yazarlarının saatleri15
- ben ıspartada yaşıyorum4
- erdal beşikçioğlu6
- atatürk'ün kızları2
- instagram6
- hac kesin kayıt işlemleri başladı2
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
entry'ler (156)
Eskiden iyi bir arkadaştım, artık değilim.
Ortada bir akıl sağlığı olsaydı var olması muhtemel olacak olan ama çünkü fakat yine de olmadığı için varlığından söz edemeyeceğimiz yöntemlerdir.
Güvenerek.
Yapmayacağımı zannettiğim bir şey yaptım ne yapacağımı bilmiyorum.
Az önce bir itirafta bulundum. Ellerim, ayaklarım titriyor, karnıma dehşet sancılar giriyor, kalbim her an yerinden fırlayabilir gibi hissediyorum. itirafta bulunmuştan çok anksiyete geçiriyormuşum gibi geldi bana ama neyse. Şuan bunu paylaşmaya ihtiyacım varmış gibi hissettim. Bu kadar
Büyük ihtimalle çarşafla yapmıyorlardır zaten. Çekim yapılacağı için giyinmişlerdir. (sağlıklı değil diyenlere ithafen)
Güray Süngü'nün gerçekle kurguyu müthiş bir şekilde harmanlayışını seyrettiğimiz romanı. Romanı bitirdiğinizde taşlar bir bir yerine oturuyor olsa da kafanızda soru işaretleri bırakmaktan da geri durmuyor.
Ne yapmak istediğimi bilmiyorum ya da ne yapmam gerektiğini. Tek bildiğim bir karar vermem gerektiği.
Sorunlarımla yüzleşmek yerine yemek yiyorum.
Büyük bir ev alıp bağıra bağıra ağlamak.
Edebiyatın sırça kulesi, Cemal Şakar
istanbul'da ayakkabımın bağcığını bağlarken telefonumu yere bırakabiliyorum.
Sudoku kitabı arıyorum lakin bulamıyorum. Bu kadar.
Baş ağrısı, esneme, mide bulantısı, huzursuz bacak sendromu vs. gibi yan etkilerdir.
Yeniden başlayabilirim sandım. Yaşayabilirim yani bunun üstesinden gelebilirim sandım. Normal bir insan olabilirim içimdeki bu garip hissi bastırıp yoluma devam edebilirim zannettim. Olmadı! Olmuyor yani zannettiğimden daha da güçsüzmüşüm meğer. Ufak tefek sorunlarla küçük sıkıntılarla baş edebileceğimi sanıyordum hiç yoktan lakin bir sıkıntı bir sorun olmadığı halde yapamıyorum hiçbir şey. Yapmak istediğim onca şeyden vazgeçmiş olamam herhalde bilmiyorum. Sorsalar anlatırdım onca şey şimdi istemiyorum. Sorun şu ki neti istemediğimi de bilmiyorum. Unuttum. Ne istiyorum? Neyden vazgeçtim? Bilmiyorum her şey koca bir boşluk.
Şubat dizisini hatırlatır.
Belki de çevçevesiz gözlük yakışmayan insanlardır. Her güzel şey herkese yakışmayabilir sonuçta.
Bazen olması gerekendir.
Ne kadar çok istesem de yapamadığım eylemdir.