bugün
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması8
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası7
- gelecek partisi'nin kapanması11
- üşüyen erkek10
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- sözlük yazarlarının kombinleri4
- ketçap aromalı ruffles5
- japonya20
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- mal varlıklarınız nelerdir5
- battal gazi5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı2
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- ahmet davutoğlu6
- arkadaşlar görüşürüz ben gidiyom2
- stackoverflow da geçen saatler2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- gürcistan25
- ctrlx22
- klima çarpması4
- ağlamamak için kendini tutmak12
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- kırgızistan8
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- silah çekildiği zaman patlar3
- aslan gibi adam2
- prensesler gibi uyanmak3
- kuran da namaz yok21
- günaydın sözlük uyanın artık2
- hewal ebo18
- geceniz nasıl geçiyor7
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- latin atasözleri6
- çin8
- lahmacunu elle yiyen kız14
- geceye bir şarkı bırak17
- ilgi isteyen kız16
- yazarlara gelen son mesaj2
- sabaha bir şiir bırak2
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- hikayeyi devam ettir52
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- yeni yazarlara öneriler3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- antalya şu an 28 derece4
entry'ler (156)
Eskiden iyi bir arkadaştım, artık değilim.
Ortada bir akıl sağlığı olsaydı var olması muhtemel olacak olan ama çünkü fakat yine de olmadığı için varlığından söz edemeyeceğimiz yöntemlerdir.
Güvenerek.
Yapmayacağımı zannettiğim bir şey yaptım ne yapacağımı bilmiyorum.
Az önce bir itirafta bulundum. Ellerim, ayaklarım titriyor, karnıma dehşet sancılar giriyor, kalbim her an yerinden fırlayabilir gibi hissediyorum. itirafta bulunmuştan çok anksiyete geçiriyormuşum gibi geldi bana ama neyse. Şuan bunu paylaşmaya ihtiyacım varmış gibi hissettim. Bu kadar
Büyük ihtimalle çarşafla yapmıyorlardır zaten. Çekim yapılacağı için giyinmişlerdir. (sağlıklı değil diyenlere ithafen)
Güray Süngü'nün gerçekle kurguyu müthiş bir şekilde harmanlayışını seyrettiğimiz romanı. Romanı bitirdiğinizde taşlar bir bir yerine oturuyor olsa da kafanızda soru işaretleri bırakmaktan da geri durmuyor.
Ne yapmak istediğimi bilmiyorum ya da ne yapmam gerektiğini. Tek bildiğim bir karar vermem gerektiği.
Sorunlarımla yüzleşmek yerine yemek yiyorum.
Büyük bir ev alıp bağıra bağıra ağlamak.
Edebiyatın sırça kulesi, Cemal Şakar
istanbul'da ayakkabımın bağcığını bağlarken telefonumu yere bırakabiliyorum.
Sudoku kitabı arıyorum lakin bulamıyorum. Bu kadar.
Baş ağrısı, esneme, mide bulantısı, huzursuz bacak sendromu vs. gibi yan etkilerdir.
Yeniden başlayabilirim sandım. Yaşayabilirim yani bunun üstesinden gelebilirim sandım. Normal bir insan olabilirim içimdeki bu garip hissi bastırıp yoluma devam edebilirim zannettim. Olmadı! Olmuyor yani zannettiğimden daha da güçsüzmüşüm meğer. Ufak tefek sorunlarla küçük sıkıntılarla baş edebileceğimi sanıyordum hiç yoktan lakin bir sıkıntı bir sorun olmadığı halde yapamıyorum hiçbir şey. Yapmak istediğim onca şeyden vazgeçmiş olamam herhalde bilmiyorum. Sorsalar anlatırdım onca şey şimdi istemiyorum. Sorun şu ki neti istemediğimi de bilmiyorum. Unuttum. Ne istiyorum? Neyden vazgeçtim? Bilmiyorum her şey koca bir boşluk.
Şubat dizisini hatırlatır.
Belki de çevçevesiz gözlük yakışmayan insanlardır. Her güzel şey herkese yakışmayabilir sonuçta.
Bazen olması gerekendir.
Ne kadar çok istesem de yapamadığım eylemdir.