bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- insan kaynakları4
- fil8
- kaplan7
- timsah5
- kartal6
- sssilvermist22
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı2
- zebra4
- iş bulamamak4
- atatürk düşmanı it sürüsü2
- ben geldim naneler13
- aslan8
- aldığınız en ilginç iltifat3
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- nickten isim tahmini yapmak25
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- yazarların almak istediği hediyeler4
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- yorgun mermi13
- sözlükteki kavganın amacı5
- zorunlu eğitim2
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- bir ay çaylak olmak4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- temmuz6
- yeni parti46
- spaghetto2
- suca suruklenen cocuk7
- gece denize girmek12
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
entry'ler (257)
fazla tevazu vasattan akıl aldırır.
insanlara olan tahammül.
kendi evime çıktığımda alacaklarımın arasında olan güzide ürün.
düşük alkol oranına sahip, orman meyveli aromalı, mavi renkli votka. içimi oldukça yumuşak, kokusu ve rengi de mükemmel. smirnoff olarak tercih sebebidir.
sadece o deyip zirvede bırakıyorum.
tam şu anda düşünmeyi bıraktım ve içimdeki kekoyu uyandırdım. rober hatemo senden çok var dinliyorum.
içimden neler geçmiyor ki.
ilk olarak rutine bağlamanın ne kadar boktan olduğunu düşünüyorum sonrasında çevremin benden nasıl gün geçtikçe koptuğunu.
sabaha kadar da düşünsem değişen bir şey olmayacak şimdi de bunu düşünüyorum.
ilk olarak rutine bağlamanın ne kadar boktan olduğunu düşünüyorum sonrasında çevremin benden nasıl gün geçtikçe koptuğunu.
sabaha kadar da düşünsem değişen bir şey olmayacak şimdi de bunu düşünüyorum.
gündeme bakarken kayıtsız kalamadım. uludağ sözlüğün gündemlerinde yine çok manidar bir başlık.
konu tamamen abazan olan yazarlardan kaynaklanıyor, sözlük kızlarıyla ilgili değil. yani eminim havada uçan dişi sinek olsa siz yine aynı soruyu sorardınız.
konu tamamen abazan olan yazarlardan kaynaklanıyor, sözlük kızlarıyla ilgili değil. yani eminim havada uçan dişi sinek olsa siz yine aynı soruyu sorardınız.
bir serdar akar filmi.
film 1998 yılında yapılmış, yapım yılına göre gayet kaliteli diyaloglar barındırıyor ve aynı zamanda eleştirel.
erkan can(idris kaptan) favori, gerisini sal gemiden aşağı marul gibi kalsınlar suyun dibinde.
film 1998 yılında yapılmış, yapım yılına göre gayet kaliteli diyaloglar barındırıyor ve aynı zamanda eleştirel.
erkan can(idris kaptan) favori, gerisini sal gemiden aşağı marul gibi kalsınlar suyun dibinde.
bir güney kore dram filmi.
film, işitme engellileri okulunda çocuklara müdürleri ve öğretmenleri tarafından yapılan cinsel istismarı anlatıyor. filmin adından da anlaşılacağı üzere bu çocuklar kimseye hiçbir şey söyleyemiyor, daha doğrusu ne yaşadıklarını dahi bilemiyorlar.. sonrasında bu okula gelen bir öğretmenin bu yaşananlara şahit olmasıyla olaylar gelişiyor.
filmde ciddi anlamda rahatsız edici sahneler var ve işin en kötü yanı ise bu olay gerçekten yaşanmış. film gerçek bir hikaye anlatmakta.
oyunculuklar muhteşem, bu filmde oynamak ve bahsettiğim rahatsız edici sahnelerde yer almak çok zor olmalı. film aynı zamanda bir farkındalık yaratıyor, tokat gibi vuruyor bazı gerçekleri insanın yüzüne yüzüne..
kısaca, mutlu bir son bekleyen ve sinir sistemi kaldıramayacak olanlar izlemesin lakin gerçek hayatın içinden olan şeyler çoğu zaman mutlu bitmiyor..
film, işitme engellileri okulunda çocuklara müdürleri ve öğretmenleri tarafından yapılan cinsel istismarı anlatıyor. filmin adından da anlaşılacağı üzere bu çocuklar kimseye hiçbir şey söyleyemiyor, daha doğrusu ne yaşadıklarını dahi bilemiyorlar.. sonrasında bu okula gelen bir öğretmenin bu yaşananlara şahit olmasıyla olaylar gelişiyor.
filmde ciddi anlamda rahatsız edici sahneler var ve işin en kötü yanı ise bu olay gerçekten yaşanmış. film gerçek bir hikaye anlatmakta.
oyunculuklar muhteşem, bu filmde oynamak ve bahsettiğim rahatsız edici sahnelerde yer almak çok zor olmalı. film aynı zamanda bir farkındalık yaratıyor, tokat gibi vuruyor bazı gerçekleri insanın yüzüne yüzüne..
kısaca, mutlu bir son bekleyen ve sinir sistemi kaldıramayacak olanlar izlemesin lakin gerçek hayatın içinden olan şeyler çoğu zaman mutlu bitmiyor..
bir sion sono gerilim filmi.
film, sessiz sakin kendi halinde bir balık satıcısı adamın etrafında olan biteni anlatıyor. bu adamın aile içi problemleri var ve aynı zamanda bu problemlerle alakalı bir sebepten başka bir balık satıcıs ile tanışıyor. tanıştığı bu adamın yanında kendi sessizliğinden ve sakinliğinden, daha doğrusu pısırıklığından rahatsız oluyor ve kendince bir patlama yaşıyor. olabildiğince yüzeysel ve değişik bir anlatım oldu ama film güzel yani izlenebilir. son olarak bu filmde çok kanlı sahneler var, midesi kaldırabilecek olanlar daha rahat izleyebilir.
film, sessiz sakin kendi halinde bir balık satıcısı adamın etrafında olan biteni anlatıyor. bu adamın aile içi problemleri var ve aynı zamanda bu problemlerle alakalı bir sebepten başka bir balık satıcıs ile tanışıyor. tanıştığı bu adamın yanında kendi sessizliğinden ve sakinliğinden, daha doğrusu pısırıklığından rahatsız oluyor ve kendince bir patlama yaşıyor. olabildiğince yüzeysel ve değişik bir anlatım oldu ama film güzel yani izlenebilir. son olarak bu filmde çok kanlı sahneler var, midesi kaldırabilecek olanlar daha rahat izleyebilir.
gerçek yaşanmış bir hikayeyi konu edinen bir film. konusu türkiye ye gelen bir abd vatandaşının 2kg esrar ile ülkeden kaçmaya çalışması ve kaçarken yakalanıp türkiye de yargılanmasını anlatıyor. filmi objektif bir şekilde izledim ancak objektif bir şekilde izleyen bir insanın bile görmezden gelemeyeceği kadar çok fazla aşağılama var. şu mahkeme sahnesine kadar her şey tamamdı ama o sahnede bir nefret kusma seansı sonrasında ise diğer aşağılama unsurları çıkmaya başlayınca ister istemez objektif tavır değişiyor.
filmde bir suçlu var, esrar kaçakçısı. büyük bir suç, insan zehirlemek, esrar satmak ve tabii ki bunun cezası olmalı, olacaktır da. film de bu durum öyle bir sunulmuş ki, sanırsın suçsuz yere içeri atılmış günlerce işkence gören masum, iyi niyetli bir kimse.
elbette ki haklı yanları var, aldığı cezadan sonra cezasının değiştirilip artması ve buna istinaden duyduğu kızgınlık, öfke ancak direkt hakaret olarak değil farklı kelimelerle de yapılabilirdi bu. bu bildiğin nefret kusmak, bir ülkenin tüm milletine.
filmde türk insanı tam bir barbar, mağara ayısı, para kölesi, pis, kötü niyetli olarak sunuluyor ve bu filmde aynı zamanda türk olarak tek bir oyuncu yok. film zaten türkiye de geçmiyor, türkiye ye dair hiçbir şey yok. buradan bile ne kadar yanlı, taraflı bir film olduğu belli oluyor.
daha çok şey var da söylenecek, bu filme bu kadarı fazla bile.
filmde bir suçlu var, esrar kaçakçısı. büyük bir suç, insan zehirlemek, esrar satmak ve tabii ki bunun cezası olmalı, olacaktır da. film de bu durum öyle bir sunulmuş ki, sanırsın suçsuz yere içeri atılmış günlerce işkence gören masum, iyi niyetli bir kimse.
elbette ki haklı yanları var, aldığı cezadan sonra cezasının değiştirilip artması ve buna istinaden duyduğu kızgınlık, öfke ancak direkt hakaret olarak değil farklı kelimelerle de yapılabilirdi bu. bu bildiğin nefret kusmak, bir ülkenin tüm milletine.
filmde türk insanı tam bir barbar, mağara ayısı, para kölesi, pis, kötü niyetli olarak sunuluyor ve bu filmde aynı zamanda türk olarak tek bir oyuncu yok. film zaten türkiye de geçmiyor, türkiye ye dair hiçbir şey yok. buradan bile ne kadar yanlı, taraflı bir film olduğu belli oluyor.
daha çok şey var da söylenecek, bu filme bu kadarı fazla bile.
eskilerde güzel hissettirirdi de, şimdi yazmaya geldik reklamlardan yazı okuyamıyoruz…
bir gün beni bir haber programında görebilirsiniz. kendini öldürmeye çalıştı diye.
bir bok olacağı yok milletçe delirmemiz için ellerinden geleni yapıyorlar.
bütün emekçi işçi kardeşlerimizin bayramı kutlu olsun..
sonra burada kadın cinayetleri tacizi tecavüzü olduğunda bunu yapanlara küfür yağdırırsınız ama şu adamı da savunmaktan geri durmuyorsunuz ne tür bir varlıksınız siz ya. biraz duruşunuz olsun. yazık
league of legends mobil oyunu. yaklaşık 2 haftadır oynuyordum fakat artık daha fazla tahammül edemedim ve sildim. oyunda ping sorunu mu dersin oyundan atmaları mı dersin bazı şampiyonların gereksiz güçlü oluşu mu dersin.. bunlar düzeldiği takdirde yeniden oynamaya başlayacağım zira oyunu seviyorum.
trolluk yapmaya çalıştığını biliyoruz o minik beyninle ama ben duyarsız kalamıyorum işte yine de gelip üç beş bir şey yazmak istedim. boşuna yaşıyorsun keşke kuş yuvası olsaydı kafan. en azından bir fayda sağlardı.