bugün
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım6
- gürcistan5
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım15
- kadınların şiirden anlamaması6
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- 1948 arap israil savaşı12
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise3
- laik teyzelerin fenotipi3
- islam barış dinidir11
- galericiler battı mutlu musunuz5
- mason greenwood4
- sürekli peki neyse diyen kız5
- temas bağımlılığı5
- bel soğukluğu2
- güneşli havada şemsiye kullanan insan2
- sözlük kızları gitsin rus kızları gelsin2
- yazarların favori oyun karakteri15
- geekyapar2
- ellerim bos gonlum hos7
- dedeler sofrası2
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- bodrum3
- dünya da kimse işe gitmezse kapitalist sistem3
- türkler kürtler ve araplar kardeştir2
- pazar sabahı kapının önüne bırakılan kesik kafa2
- caddebostan6
- flört kelimesinin son zamanlarda sık kullanılması3
- clemence baptista6
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- kars kaşarı vs izmir kaşarı2
- sabahları nefret edilen şeyler8
- abur öldü mü lan5
- 23 ağustos 2026 göztepe gençlerbirliği maçı3
- laik teyze5
- osuruktan şiirler89
- avram galanti2
- urfa dürüm2
- futbol14
- adalet birlik ve beraberlik partisi2
- meriçlik2
- sözlüğe karı kız düşürme amacıyla gelen insan3
- nervio hamferdi10
- persac2
- dolar isterse 100 olsun41
- tai lung26
- nelerin koleksiyonu yapılabilir6
entry'ler (761)
ülkedeki hukuksuzluğun, batmışlığın, liyakatsizliğin, iktidar sahiplerinin vurdumduymazlığının, işsizliğin, açlığın, yoksulluğun, rantın, acının, kibrin, malumatfuruşluğun, yetkisizliğin, bilgisizliğin, bilimsizliğin artmasıyla doğru orantılıdır.
aş, iş, emek vb. kutsal değerler konusunda yetiştirilmemiş toplumun tezahürüdür.
zeytinburnu çocuğu; (bkz: yuto nagatomo)
Agliyorum halen...
lanet olsun sevgili yazarlar.
bir hikaye vardır ablam anlatır hep; kısaca dinleyin de anlayın derdimi.
vakti zamanında bir adam, bir başka binayla paylaştığı bahçesi olan bir evde yaşar. bahçeler ortak, binalar ayrı.adam evinde işiyle o kadar meşgul ki, bir kez bile bahçeye dönüp bakmamış, bahçe çer çöpten, ölmüş bitkilerden, tenekeden geçilmiyor.
bir gün yan binaya bir kadın taşınıyor, kadının evdeki ve kendi işleri bitince bahçe dikkatini çekiyor, bahçeyi düzeltmeye karar veriyor. kadın kendi tarafındaki ölmüş bitkileri topluyor, yenilerini ekiyor, çimler seriyor, birkaç haftaya kendi tarafı mis gibi oluveriyor.
kendi tarafı bittikten sonra, yan tarafın halini görüp burayı böyle bırakmayayım diyor ve adamın tarafını da düzenlemeye başlıyor.
aynı kendi bahçesi gibi cennete çeviriyor, mis gibi çiçekler, yemyeşil ağaçlar. şans eseri bunu camdan gören adam bahçeyi çok beğeniyor.
adam bahçeden çok memnun yaşamaya devam ediyor. birkaç gün sonra kadın bahçeye yeniden çıkıyor, bahçeye farklı şeyler ekmek istiyor. kendi tarafına da adamın tarafına da farklı farklı ağaçlar dikiyor. adamın tarafına ektiği ağaç şeftali ağacı olunca ipler kopuyor.
bu adamın hayatta en nefret ettiği şey şeftaliymiş meğer. derhal kapısına dayanıyor kadının.
bugüne kadar bir kez dahi iletişimde bulunmadığı bu kadına derhal o ağacı oradan sökmesini söylüyor. kadın üzülüyor ama sessiz sedasız ağacı söküp atıyor. madem istemiyor bir daha da ilgilenmem bahçeyle diyip asla onun tarafına ilişmiyor. adamın bahçesi birkaç hafta içinde yeniden çer çöp...
gelelim ana temaya:
bu hikayeyi dinler dinlemez, adamın ne kadar kaba olduğundan bahsettim, insan bir teşekkür eder ya bu ne böyle diye çıkıştım.
"sınırlar" dendi. bahçede bir çit ya da benzeri bir şey yoktu. "adam teşekkür edebilirdi ama rica etmemişti ki..."
sınırlar. kimse istemedikçe birinin bahçesine girmeye ve sırf siz istediniz diye düzenleyip teşekkür beklemeye hakkınız yok.
ben insanların hayatına karışan, burnunu sokan, kimse istemedikçe bişeyler deneyen ve teşekkür bekleyen biriydim. ama haklılar, çünkü istemediler.
tam bu hikayenin aynısı bir aşk hüznüyle dolu kalbim uzun süredir. ve malesef o kadar körpe ki hala düzelemedi. hikaye o kadar açık ki, benimkini öğrendiniz sayılır.
insanların bahçelerinden çıkın arkadaşlar.
bir hikaye vardır ablam anlatır hep; kısaca dinleyin de anlayın derdimi.
vakti zamanında bir adam, bir başka binayla paylaştığı bahçesi olan bir evde yaşar. bahçeler ortak, binalar ayrı.adam evinde işiyle o kadar meşgul ki, bir kez bile bahçeye dönüp bakmamış, bahçe çer çöpten, ölmüş bitkilerden, tenekeden geçilmiyor.
bir gün yan binaya bir kadın taşınıyor, kadının evdeki ve kendi işleri bitince bahçe dikkatini çekiyor, bahçeyi düzeltmeye karar veriyor. kadın kendi tarafındaki ölmüş bitkileri topluyor, yenilerini ekiyor, çimler seriyor, birkaç haftaya kendi tarafı mis gibi oluveriyor.
kendi tarafı bittikten sonra, yan tarafın halini görüp burayı böyle bırakmayayım diyor ve adamın tarafını da düzenlemeye başlıyor.
aynı kendi bahçesi gibi cennete çeviriyor, mis gibi çiçekler, yemyeşil ağaçlar. şans eseri bunu camdan gören adam bahçeyi çok beğeniyor.
adam bahçeden çok memnun yaşamaya devam ediyor. birkaç gün sonra kadın bahçeye yeniden çıkıyor, bahçeye farklı şeyler ekmek istiyor. kendi tarafına da adamın tarafına da farklı farklı ağaçlar dikiyor. adamın tarafına ektiği ağaç şeftali ağacı olunca ipler kopuyor.
bu adamın hayatta en nefret ettiği şey şeftaliymiş meğer. derhal kapısına dayanıyor kadının.
bugüne kadar bir kez dahi iletişimde bulunmadığı bu kadına derhal o ağacı oradan sökmesini söylüyor. kadın üzülüyor ama sessiz sedasız ağacı söküp atıyor. madem istemiyor bir daha da ilgilenmem bahçeyle diyip asla onun tarafına ilişmiyor. adamın bahçesi birkaç hafta içinde yeniden çer çöp...
gelelim ana temaya:
bu hikayeyi dinler dinlemez, adamın ne kadar kaba olduğundan bahsettim, insan bir teşekkür eder ya bu ne böyle diye çıkıştım.
"sınırlar" dendi. bahçede bir çit ya da benzeri bir şey yoktu. "adam teşekkür edebilirdi ama rica etmemişti ki..."
sınırlar. kimse istemedikçe birinin bahçesine girmeye ve sırf siz istediniz diye düzenleyip teşekkür beklemeye hakkınız yok.
ben insanların hayatına karışan, burnunu sokan, kimse istemedikçe bişeyler deneyen ve teşekkür bekleyen biriydim. ama haklılar, çünkü istemediler.
tam bu hikayenin aynısı bir aşk hüznüyle dolu kalbim uzun süredir. ve malesef o kadar körpe ki hala düzelemedi. hikaye o kadar açık ki, benimkini öğrendiniz sayılır.
insanların bahçelerinden çıkın arkadaşlar.
eli sikinde kalmak.
çük boyu sorulduğunda verilebilen en makul cevap: (bkz: big in japan)
dibine kadar testosteron kokan,
soylendiginde dizleri titreten,
bir haykırışıyla iki-üç şehir fetheden isimlerdir
kamu hizmetidir. hepsini tek tek toplayarak elümlen yazdım.
okumadan (bkz: besmele)
Cevik bir
ilker basbug
ismail hakki karadayi
Esref akinci
Aslan kilicarslan
Hamdullah suphi goker
Saldiray berk
Mehmet yasar buyukanit
Erguder toptas
Vural savas
Kahraman gunes
Teoman koman
ibrahim firtina
Salih omurtak
Guven erkin erkal
Ahmet kurtcebe alptemoçin
Sami zığ
Cemal madanoglu
Osman dogu silahcioglu
Mustafa çotuksöken
Tandogan koparal
Semsettin deser
Necip torumtay
Safak dogan gures
ismail muhittin yurdukoru
Cemal babayigit
Sadik piyade
Dogu aktulga
Kahraman gunes
Ata kalkan
Esref ugur yigit
Korcan pulatsu
ismail serdar savas
Derhan kalkandelen
Danisment vural
Ve en meshuru mehmet otuzbiroglu (gercektir.)
soylendiginde dizleri titreten,
bir haykırışıyla iki-üç şehir fetheden isimlerdir
kamu hizmetidir. hepsini tek tek toplayarak elümlen yazdım.
okumadan (bkz: besmele)
Cevik bir
ilker basbug
ismail hakki karadayi
Esref akinci
Aslan kilicarslan
Hamdullah suphi goker
Saldiray berk
Mehmet yasar buyukanit
Erguder toptas
Vural savas
Kahraman gunes
Teoman koman
ibrahim firtina
Salih omurtak
Guven erkin erkal
Ahmet kurtcebe alptemoçin
Sami zığ
Cemal madanoglu
Osman dogu silahcioglu
Mustafa çotuksöken
Tandogan koparal
Semsettin deser
Necip torumtay
Safak dogan gures
ismail muhittin yurdukoru
Cemal babayigit
Sadik piyade
Dogu aktulga
Kahraman gunes
Ata kalkan
Esref ugur yigit
Korcan pulatsu
ismail serdar savas
Derhan kalkandelen
Danisment vural
Ve en meshuru mehmet otuzbiroglu (gercektir.)
net çek ırkı. bu lehler çok fena güzeller. pragta 100 kızdan 90’ı güzel 5’i çok güzel, 3’ü aşşırı güzel, 1’i ilah derecesinde güzel. Son kalan da çirkin.
ateizm ile char arasında benzerlik kurabilmek müthiş iş. tebrik etmek lazım.
Abi onun da yeri ayrı be - justin bieber (bkz: umut sarıkaya)
sahibinden satılık. hem de bahçeli.
muhtemelen -hani nerede?- diye kanıtlamaya çalışan insan önermesidir.
"akıllı."
"uyarına gelirse, tepemde bir de çınar olursa, taş maş da istemez hani..."
iç boşaltmak, birazcık olsun gerizekalılara laf anlatmak.
i am back sayın yazarlar i am back.
bir avukat olarak karşınızdayım.
tüm dertlerimi ve sıkıntılarımı anlattığım -fakat pek karşılığını bulamadığım ama neyse- nadide sözlüğe geri döndüm.
yeni nesillere başarılar diliyorum.
sizleri çok seviyorum.
size acılarla geride bıraktığım başlığı atıyorum: http://www.uludagsozluk.c...1kta-k%C4%B1z-stalklamak/
bir avukat olarak karşınızdayım.
tüm dertlerimi ve sıkıntılarımı anlattığım -fakat pek karşılığını bulamadığım ama neyse- nadide sözlüğe geri döndüm.
yeni nesillere başarılar diliyorum.
sizleri çok seviyorum.
size acılarla geride bıraktığım başlığı atıyorum: http://www.uludagsozluk.c...1kta-k%C4%B1z-stalklamak/
kendisi dizinin en mükemmel karakterlerinden olmasına rağmen, en karanlık adamlarından da biri.
kim olduğuna gelinecek olunursa bazı bölümlerde söylediği;
"dikkat edeceksin oğlum, biz de susurluk'ta kamyonun altına bi anda gireceğimizi bilemedik."
"doğuda savaştık, kurbağa ve yılan yedik, kurşun attık, kuşun yedik."
"bize değil, devlete çalışıyor."
ve
"biz avrupada da savaştık. asalayı bitirdik" sözleriyle, (bkz: abdullah çatlı) ve ekibinden olduğu kesin gibi bir şey. ama tek kişi olarak bir isim verilebilir mi, pek sanmıyorum.
neyse, ampır ampır konuşma, kauçuk.
kim olduğuna gelinecek olunursa bazı bölümlerde söylediği;
"dikkat edeceksin oğlum, biz de susurluk'ta kamyonun altına bi anda gireceğimizi bilemedik."
"doğuda savaştık, kurbağa ve yılan yedik, kurşun attık, kuşun yedik."
"bize değil, devlete çalışıyor."
ve
"biz avrupada da savaştık. asalayı bitirdik" sözleriyle, (bkz: abdullah çatlı) ve ekibinden olduğu kesin gibi bir şey. ama tek kişi olarak bir isim verilebilir mi, pek sanmıyorum.
neyse, ampır ampır konuşma, kauçuk.
Okullarda hala ulkucu- komunist fisliyor...