bugün
- cayır cayır yanan kız10
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- park sorunu6
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- satranç haram yasaklansın16
- onlyfans4
- gir içime hünharca12
- file çorap giyen bir kıza aşık olmak4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- rahmi koç'a kızıp 16 bin liralık kartı iptal etmek2
- müzik haramdır5
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler3
- faik öztrak5
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- true yazar mı sorunsalı5
- beyazsemsiyeliyabanci48
- kongo2
- dinlemeyi bilmek5
- karşı cinste çekici gelen şeyler4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kürt mutfağı7
- uludağ sözlük online sayısı5
- oylama fakiri sözlük üyeleri2
- kavala2
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj4
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği2
- gocu43
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- en sevilen meyveler8
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı6
- kızının düğününde oynayan baba8
- eğirdir gölü3
- götü başı ayrı oynayan insanlar3
- türkiye17
- recep tayyip erdoğan8
- bu devirde fes giymek5
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- togg'a lpg taktırmak11
- kürt kültürü3
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- buddy dude20
- ona bir şey söyle18
- sssilvermist11
- the gilded lily3
- hırvatistan2
entry'ler (48)
sevmek, belki de bir tek ihtirasın lehine bütün diğerlerini bastırmak değildi; bilakis aşk, sevilen şeyin içine bütün diğer ihtiraslarımızı doldurmağa benziyordu; bir insanın şahsında bütün ümitlerimizi, iştiyaklarımızı seviyoruz. hayatımızın müsbet ve menfi hadiselerinden gelen bütün hazlarımız ve kederlerimiz bu aşkın bahanesi içine sıkışarak büyüyor; aşkta; bir şey değil herşeyi istiyoruz, bir şeye değil herşeye kin besliyoruz, ümitlerimiz ve korkularımız gibi bütün heyecanlarımız da bir tek mevzuun içine dolarak bizden karışıklığını gizliyor.
-peyami safa, biz insanlar, istanbul 1999, s.279, ötüken yay.-
-peyami safa, biz insanlar, istanbul 1999, s.279, ötüken yay.-
çok beğendiğim bir tiyatro izler gibi değil de bir filozof metni okur gibi kendimden geçtiğim, müthiş tespitler ve repliklerle dolu yılmaz erdoğan'ın hayat birikiminin ortaya döküldüğü oyun. umarım bu seviyenin de üstüne çıkar ve bize yeni eserler izlettirir.
bir entrynin kaç oy aldığı belli olsun. meraklar giderilsin. yazarlara şevk gelsin.
senaryosunu belalı baldız adlı dizinin senaristi yazmaktadır. hakan yılmaz ve çocukların da güzel performanslarıyla kadın programlarının saçmalığının anlatıldığı dizidir. tgrt de yayınlanmaktadır. 1 aydır eski bölümler veriliyor. yenilerini bekliyoruz. hakan yılmaz'ın ayrılsak da beraberiz dizisinin ardından 2. yükselişi olmuş.
gelenler, gidenler, geldikleri gibi gidenler ve bir erkeğin yalnız başına yaşayabilmek adına ve birine bağlanma korkusundan vurdumduymaz bir tavra bürünmesi ve herkese uygun bir yalan uydurmasını konu alan büyük bir bölümünün aynı odada geçtiği zeki demirkubuz filmi. *
inleyen nağmeler parçasını süper yorumlayan*, giydiği kıyafetlerle ve sadri alışık'la oynadığı filmlerle de dikkat çeken sanatçı.
anneler tarafından ishale iyi gelir iddiasıyla hasta çocuğa bir kase yedirilir. her defasında da iyi geldiği için itiraz hakkınız doğmaz. her şeye rağmen lezzetli bir çerezdir. *
kraldan çok kralcı sözünün somutlaştığı an.
türklere mahsus bir eylem türüdür. halbuki atalarımız bugünün işini yarına bırakma demiştir. olur ki bundan anlamayıp da işi son ana bırakanlara serzeniş babından yumurta kıç ağzına gelince düşünmek sözü de günümüze ulaşmıştır.
türkçe'mizdeki en güzel kelimelerden biridir. olmazsa olmazımızdır.
şu an nerdesin repliğinin yerine bugün nerdeydin cümlesinin olduğu 10 yıl önceki hayatımızdır.
baba olmak beni insan yaptı diyen, çeşitli dizi ve filmlerde fırlama ve psikopat rollerinin altından başarıyla kalkan oyuncu.
Allah tarafından hz. musa'ya indirilen hz. musa'nın ölümünden birkaç asır sonra yazılması sebebiyle hiçbir peygamberin masum olarak gösterilmediği hatta aşağılık diye nitelendirdiğimiz insanlardan beklediğimiz davranışlar sergilediği kitaptır.*
birçok kişinin hayalini kurduğu ama üşengeçlik ve ben yapamam korkusuyla uzak durduğu ders.
yüksek faiz vaatleriyle halkı kandırıp paralarını söğüşleyen kalburüstü kesimin bankayı boşalttıktan sonra medya güçleriyle halkı yönlendirdikleri söylem.
"bana türkiye'nin durumunu bir kelimeyle anlatın derseniz iyidir derim. iki kelimeyle anlatın derseniz iyi değildir, derim"
okuldan birilerine sinirlenen bir grup öğrenciden en kolpacı olanının kurabileciği, hayalgücünün ulaşabildiği son noktadır. daha ekstrem birşey kolpacının aklına gelmez.
eminönü'nde dolaşırken farkına olmadan yaklaştığın ve o harika kokusuna dayanamayıp uzun kuyruğa girerek neşe içinde beklemeye vesile olan kahve markası. bugüne kadar alternatif olma amacıyla ortaya çıkan hiçbir firmanın satışlarda yanına bile yaklaşamadığı müthiş aroma.
kim derdi ki gariban yiyeceği simit saraylara yerleşek ve son susam tanesine kadar sömürülecek. her sektörde olduğu gibi bu sektörün de posasına kadar kullanılacağı aşikar. internet cafeler de aynı şekilde başlamış ve bir sokakta ikiye çıkacak kadar yayılmıştı. simit sarayları da her yerde karşımıza çıkan, bir grupla dolaşıldığında, gidilecek mekan olarak belirlenmesine her zaman karşı çıktığım ve karşı çıkacağım mekan..
deprem sonrası sokaklardan manzaralar..tabi çok uygunsuz pozisyonda dışarı çıkanlar da olmaktadır ki olay sükunete erdiğinde bir ay kadınlar arasında geyiği çevrilicek bi konu haline gelir.
