bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- yaşlı kadın yuzırlar10
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- gaylik alametleri6
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- artık uyuyalım3
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması11
- selam sözlük7
- en kibirli yuzır11
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- 50 yıllık yuzır5
- friedrich hegel la bi cay icek10
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- uludağ sözlük magazin servisi5
- kezonova4
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak3
- uysaljakoben11
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- velvet vs nervio24
- kazanovayı silkmişler3
- uludağ sözlük kadın yazar savaşları2
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak2
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- velvet47
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- türklerden nefret etme nedenleri6
- gulmekicinyaratilmis'in aşık olmadığı erkek3
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- bir sabah erkek olarak uyanmak4
- adam olamamak3
- kaderinden kaçamazsın2
- yat artık orospu çocuğu2
- hayat pahalılığı2
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- martıyı sakat bırakan falçatalı şahıs3
- nervio19
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- merak ediyorsan yaz7
- habire1239
- kibirden kimse kaçamaz4
- yeni parti25
o an gerekli kelimeyi bulamadıysak o sıra imdada koşan ve boşluk dolduran sözcüktür.
"şey"lerimiz var bizim.. yığınla şeyimiz. hatta gitgide biz o şeylerin bir şeysiyiz..
şeylerin sarmalında yuvarlanan birer kayıp yıldız gibi, şeylerin uzayında ismi olan bir partikül gibi seyir halindeyiz. .
diş fırçalarımız var bizim önce, sonra elektrikli diş fırçalarımız, sonra diş fırçalarının yedek başlıkları, o yeek başlıkların kapları, sonra o kapların koyulacağı bir kutu, sonra kutunun koyulacağı bir dolap, dolapta başka şeylerimiz, şeylerin arasında gezen ellerimiz var..
acaba ne kadar zaman geçer bir ömürde kaybolan şeyleri arayarak, şeylerin yerlerini hatırlamaya çalışarak? bir kalabalık halinde, evlerimizde, bir başımıza oturmaktayız.
bir de "yersiz şeyler" var, en çok zamanı onlar alır esasen.. kopmuş anahtarlıklar, bozuk paralar, dibi kalmış kremler, içinde tek dal kalmış sigara paketleri, para üstü yerine alınmış kötü sakızlar, saçlar kesildikten sonra öksüz kalmış tokalar, gazı bitmiş çakmaklar, teki kayıp küpeler.. esas şeylerin arasında bir gezinti halinda varolurlar illÂ^..
kış renklerinden giyinmiş bir ihtiyar adam var aşağıda, pencereden bakıyorum mesela..
yani evdeki bütün o "şey"ler ardımda.. nasıl ağırım nasıl fazlayım kendime bütün bunlarla!..
sırtım dönük olarak şeyler kalabalığına, adama bakıyorum. adam çöp kutusunu karıştırıyor. belki de çöpler o kadar pis değildir. kim bilir? belki bu da bir meslektir ve muhtemelen nice incelikler içermektedir. elinde ucu kıvrık bir demir çubukla adam, çöpleri eşeliyor. bana buradan hiç de "zavallı" gibi görünmüyor. çünkü hiç acele etmiyor ve epey rahat görünüyor, yetişecek bir yeri yok belli ki. üzerindeki hiç bir şey ona ait değil besbelli. besbelli bir süre sonra ona da ait olmayacak , şehrin bir yerinde yenisi bulununca bir kenara bırakılacak.
Adam, üç beş şeyiyle birlikte sokaklarda dolaşacak. Adam, şeysiz. Adam, hafif. Hiçbir şeysiz olduğu için adamın telaşı da yok. Kayıp da etmiyor bir şeyini, aramıyor da. Elleri, olduğu gibi...
* * *
Metal bir sigara kutusu buluyor, adam çöpte. "Bunu beğenecek" diyorum ben. Almıyor atıyor. Çünkü "güzel kutular" hiçbir işe yaramıyor. Çok güzel bir bisküvi kutusu buluyor sonra. Ben olsam kesinlikle alırdım mesela, takardım onu da peşime. Adam onu da atıyor. Adamın ellerinde herşey gerçek kıymetini buluyor. Hayatta bir kıymeti, yaşamda bir karşılığı olmayan şeylerin tümü onun bile çöplüğüne gidiyor. Bizim "süslerimiz" onu ilgilendirmiyor. O bizim gibi şeyleri peşinden sürükleyerek sürünmüyor. Adam bizim çöplükteki hiçbir şeyi beğenmiyor.
Dev naylon torbasını sırtına atıp, elinde demir çubuğunu sallayarak ağır, ama çok ağır yürüyor.
Sokağın ortasında duruyor sonra.. Tam ters yöne doğru yürüyor. Sonra yine duruyor. Duruyor.. Oturmaya karar veriyor. Sonra kalkmaya karar veriyor yeniden. Bir kez daha ters yöne yürüyor...
Sizin bir sokağın ortasında durmaya hakkınız var mı? Siz bir sokağı üç kere ters yönde yürüyebilir misiniz? Sizin böyle bir hakkınız yok. .
Çünkü sizin şeyleriniz var.
Çok "güzel" şeylere sahipsiniz siz.
Teşekkürler...
(endless benim-melusine)
şeylerin sarmalında yuvarlanan birer kayıp yıldız gibi, şeylerin uzayında ismi olan bir partikül gibi seyir halindeyiz. .
diş fırçalarımız var bizim önce, sonra elektrikli diş fırçalarımız, sonra diş fırçalarının yedek başlıkları, o yeek başlıkların kapları, sonra o kapların koyulacağı bir kutu, sonra kutunun koyulacağı bir dolap, dolapta başka şeylerimiz, şeylerin arasında gezen ellerimiz var..
acaba ne kadar zaman geçer bir ömürde kaybolan şeyleri arayarak, şeylerin yerlerini hatırlamaya çalışarak? bir kalabalık halinde, evlerimizde, bir başımıza oturmaktayız.
bir de "yersiz şeyler" var, en çok zamanı onlar alır esasen.. kopmuş anahtarlıklar, bozuk paralar, dibi kalmış kremler, içinde tek dal kalmış sigara paketleri, para üstü yerine alınmış kötü sakızlar, saçlar kesildikten sonra öksüz kalmış tokalar, gazı bitmiş çakmaklar, teki kayıp küpeler.. esas şeylerin arasında bir gezinti halinda varolurlar illÂ^..
kış renklerinden giyinmiş bir ihtiyar adam var aşağıda, pencereden bakıyorum mesela..
yani evdeki bütün o "şey"ler ardımda.. nasıl ağırım nasıl fazlayım kendime bütün bunlarla!..
sırtım dönük olarak şeyler kalabalığına, adama bakıyorum. adam çöp kutusunu karıştırıyor. belki de çöpler o kadar pis değildir. kim bilir? belki bu da bir meslektir ve muhtemelen nice incelikler içermektedir. elinde ucu kıvrık bir demir çubukla adam, çöpleri eşeliyor. bana buradan hiç de "zavallı" gibi görünmüyor. çünkü hiç acele etmiyor ve epey rahat görünüyor, yetişecek bir yeri yok belli ki. üzerindeki hiç bir şey ona ait değil besbelli. besbelli bir süre sonra ona da ait olmayacak , şehrin bir yerinde yenisi bulununca bir kenara bırakılacak.
Adam, üç beş şeyiyle birlikte sokaklarda dolaşacak. Adam, şeysiz. Adam, hafif. Hiçbir şeysiz olduğu için adamın telaşı da yok. Kayıp da etmiyor bir şeyini, aramıyor da. Elleri, olduğu gibi...
* * *
Metal bir sigara kutusu buluyor, adam çöpte. "Bunu beğenecek" diyorum ben. Almıyor atıyor. Çünkü "güzel kutular" hiçbir işe yaramıyor. Çok güzel bir bisküvi kutusu buluyor sonra. Ben olsam kesinlikle alırdım mesela, takardım onu da peşime. Adam onu da atıyor. Adamın ellerinde herşey gerçek kıymetini buluyor. Hayatta bir kıymeti, yaşamda bir karşılığı olmayan şeylerin tümü onun bile çöplüğüne gidiyor. Bizim "süslerimiz" onu ilgilendirmiyor. O bizim gibi şeyleri peşinden sürükleyerek sürünmüyor. Adam bizim çöplükteki hiçbir şeyi beğenmiyor.
Dev naylon torbasını sırtına atıp, elinde demir çubuğunu sallayarak ağır, ama çok ağır yürüyor.
Sokağın ortasında duruyor sonra.. Tam ters yöne doğru yürüyor. Sonra yine duruyor. Duruyor.. Oturmaya karar veriyor. Sonra kalkmaya karar veriyor yeniden. Bir kez daha ters yöne yürüyor...
Sizin bir sokağın ortasında durmaya hakkınız var mı? Siz bir sokağı üç kere ters yönde yürüyebilir misiniz? Sizin böyle bir hakkınız yok. .
Çünkü sizin şeyleriniz var.
Çok "güzel" şeylere sahipsiniz siz.
Teşekkürler...
(endless benim-melusine)
bağımsızlığını ilan etmiş olsa da, bunu bilmeyenler veyahut tanımayanlarca diğer kelimelerle birleşik yazılmasından muzdarip olduğunu düşündüğüm arapça asıllı kelime.
(bkz: her şeyin bir şeyi var).
erkeklerin cinsel organlarının takma adıdır.
"ney?" sorusunu beraberinde getiren sözcük.
Her zaman ayrı yazılması gereken kelime.
anlatanın niyeti, anlayanın kabiliyeti...
ifade edilmesi oldukça zor bir şeydir 'şey'. çünkü şeyi şeyden başka hiç bir şeyin ifade edemeyeceği ayrı bir gerçekliktir.
anlaşılan en kolay tabiriyle 'varlık'tır.
belirli veya belirsiz bütün var olan varlıkların ortak adıdır. çünkü o bilinir ve kendisinden haber verilir. asıl terim olarak ise 'dış dünyada gerçekleşen sabit varlık'tır.
anlaşılan en kolay tabiriyle 'varlık'tır.
belirli veya belirsiz bütün var olan varlıkların ortak adıdır. çünkü o bilinir ve kendisinden haber verilir. asıl terim olarak ise 'dış dünyada gerçekleşen sabit varlık'tır.
o olandır.
bildiğim kadarıyla "şey" arapça "mevcut olan" anlamındadır.tam olarak yazarsak "şeyün" olur.tesniyesi(iki şey) ise "şeyaani" diye yazılır.cemisi(çoğulu,şeyler) ise eşya gelir.biraz arapça bilen birisi varsa hemen atlayabilir.onun çoğulu "şeyüüne" diye olmaz mı diye. sanırım bu kelime cemisi kırık olan bir kelime.
fekat? kime konuşuyorum lan ben neyse anlayan anladı
fekat? kime konuşuyorum lan ben neyse anlayan anladı
prezervatif markası.
süper bir isim olmuş ama hakkaten.
- ımm meraba ben şey alacaktım.
+ nasıl bir şey olsun?
- tırtıklı bir şey olsun.
ticari zekana gurban.
süper bir isim olmuş ama hakkaten.
- ımm meraba ben şey alacaktım.
+ nasıl bir şey olsun?
- tırtıklı bir şey olsun.
ticari zekana gurban.
eşya sözcüğünün tekili olmakla beraber her daim ayrı yazılması gereken sözcük.
sihirli sözcük.
cumhuriyet tarihimizin ilk yıllarında arapça bir kelime olduğu için atatrük'ün emri ile yasaklanan kelime. onun yerine kullanılacak bir kelime olmadığı için mecliste konuşan milletvekilleri zor duruma düşermiş. baktılar ki olacak gibi değil, serbest olmuş. bereket versin serbest bırakılmış yoksa şimdi bu kelime söylenildi diye adamı içeri atarlardı.
Her ne kadar anlamsız gibi gelse de Türkçe'deki en anlamlı kelime 'şey'dir, tüm boşlukları doldurur en zor anınızda.
bir prezervatif markası.
FiKREDiLEN AMA ZiKREDiLEMEYENDiR.
aklımıza gelmeyen sözcüklerin yerine kullandığımız sözcüktür.iyiki varsın şey.
kendi başına anlamı olmadığı halde cümlede her anlamda kullanılabilen bir şeydir.
(bkz: devekuşu kabare)
(bkz: devekuşu kabare)
birçok kavram yerine kullanılan, belirsizlik barındıran sözcük. tek başına anlam taşıdığı için ayrı yazılması gerekir.
arapça bir kelimedir.
aslen şey tekil, eşya çoğuldur.
kısacası eşyanın tekil halidir.
aslen şey tekil, eşya çoğuldur.
kısacası eşyanın tekil halidir.
tüymeden önceki altın kelime.
can baba'nın az "şey"le çok "şey" anlattığı mükemmel şiiridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar