bugün
- mutlu günleri beklemek15
- en lezzetli balık9
- vajinaya dil atmak16
- yeni evli çift aktiviteleri12
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı7
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak6
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- kimsenin sizi sevmemesi16
- yerde para bulmak4
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı77
- iş yerinde hırsızlığa şahit olmak3
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- ne kadar yaşlısın4
- mersin10
- sözlük kızlarının çorapları9
- ıspartalıları sevmemek7
- hatasını itiraf eden kimse3
- 1986 yılında miami geceleri3
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı6
- sözlükten arada sırada sıkılmak4
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- from gold from dust36
- sözlüğün kezban yazarı5
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- yarımşar metre arayla bırakılmış kedi maması5
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- ben seçilmem seçerim diyen kıza karpuz seçtirmek2
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- evcil köpeği dışarıya atmak2
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- yalnız yaşamak9
- bartu küçükçağlayan4
- ben seçilmem seçerim diyen 37 lik abla2
- ilhan irem dinleyen erkek8
- yarragi olan adam6
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz4
- çinliler alevi mi5
- say hello to my little friend2
- leon the professional vs pulp fiction4
- sözlüğün en yakışıklu erkeği2
- güzel bir kadının giydiği çorap3
- en son ne aldınız13
- nervio abla13
- binyamin netanyahu6
- instagram da artan erotizm sebebi10
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
"şey"lerimiz var bizim.. yığınla şeyimiz. hatta gitgide biz o şeylerin bir şeysiyiz..
şeylerin sarmalında yuvarlanan birer kayıp yıldız gibi, şeylerin uzayında ismi olan bir partikül gibi seyir halindeyiz. .
diş fırçalarımız var bizim önce, sonra elektrikli diş fırçalarımız, sonra diş fırçalarının yedek başlıkları, o yeek başlıkların kapları, sonra o kapların koyulacağı bir kutu, sonra kutunun koyulacağı bir dolap, dolapta başka şeylerimiz, şeylerin arasında gezen ellerimiz var..
acaba ne kadar zaman geçer bir ömürde kaybolan şeyleri arayarak, şeylerin yerlerini hatırlamaya çalışarak? bir kalabalık halinde, evlerimizde, bir başımıza oturmaktayız.
bir de "yersiz şeyler" var, en çok zamanı onlar alır esasen.. kopmuş anahtarlıklar, bozuk paralar, dibi kalmış kremler, içinde tek dal kalmış sigara paketleri, para üstü yerine alınmış kötü sakızlar, saçlar kesildikten sonra öksüz kalmış tokalar, gazı bitmiş çakmaklar, teki kayıp küpeler.. esas şeylerin arasında bir gezinti halinda varolurlar illÂ^..
kış renklerinden giyinmiş bir ihtiyar adam var aşağıda, pencereden bakıyorum mesela..
yani evdeki bütün o "şey"ler ardımda.. nasıl ağırım nasıl fazlayım kendime bütün bunlarla!..
sırtım dönük olarak şeyler kalabalığına, adama bakıyorum. adam çöp kutusunu karıştırıyor. belki de çöpler o kadar pis değildir. kim bilir? belki bu da bir meslektir ve muhtemelen nice incelikler içermektedir. elinde ucu kıvrık bir demir çubukla adam, çöpleri eşeliyor. bana buradan hiç de "zavallı" gibi görünmüyor. çünkü hiç acele etmiyor ve epey rahat görünüyor, yetişecek bir yeri yok belli ki. üzerindeki hiç bir şey ona ait değil besbelli. besbelli bir süre sonra ona da ait olmayacak , şehrin bir yerinde yenisi bulununca bir kenara bırakılacak.
Adam, üç beş şeyiyle birlikte sokaklarda dolaşacak. Adam, şeysiz. Adam, hafif. Hiçbir şeysiz olduğu için adamın telaşı da yok. Kayıp da etmiyor bir şeyini, aramıyor da. Elleri, olduğu gibi...
* * *
Metal bir sigara kutusu buluyor, adam çöpte. "Bunu beğenecek" diyorum ben. Almıyor atıyor. Çünkü "güzel kutular" hiçbir işe yaramıyor. Çok güzel bir bisküvi kutusu buluyor sonra. Ben olsam kesinlikle alırdım mesela, takardım onu da peşime. Adam onu da atıyor. Adamın ellerinde herşey gerçek kıymetini buluyor. Hayatta bir kıymeti, yaşamda bir karşılığı olmayan şeylerin tümü onun bile çöplüğüne gidiyor. Bizim "süslerimiz" onu ilgilendirmiyor. O bizim gibi şeyleri peşinden sürükleyerek sürünmüyor. Adam bizim çöplükteki hiçbir şeyi beğenmiyor.
Dev naylon torbasını sırtına atıp, elinde demir çubuğunu sallayarak ağır, ama çok ağır yürüyor.
Sokağın ortasında duruyor sonra.. Tam ters yöne doğru yürüyor. Sonra yine duruyor. Duruyor.. Oturmaya karar veriyor. Sonra kalkmaya karar veriyor yeniden. Bir kez daha ters yöne yürüyor...
Sizin bir sokağın ortasında durmaya hakkınız var mı? Siz bir sokağı üç kere ters yönde yürüyebilir misiniz? Sizin böyle bir hakkınız yok. .
Çünkü sizin şeyleriniz var.
Çok "güzel" şeylere sahipsiniz siz.
Teşekkürler...
(endless benim-melusine)
şeylerin sarmalında yuvarlanan birer kayıp yıldız gibi, şeylerin uzayında ismi olan bir partikül gibi seyir halindeyiz. .
diş fırçalarımız var bizim önce, sonra elektrikli diş fırçalarımız, sonra diş fırçalarının yedek başlıkları, o yeek başlıkların kapları, sonra o kapların koyulacağı bir kutu, sonra kutunun koyulacağı bir dolap, dolapta başka şeylerimiz, şeylerin arasında gezen ellerimiz var..
acaba ne kadar zaman geçer bir ömürde kaybolan şeyleri arayarak, şeylerin yerlerini hatırlamaya çalışarak? bir kalabalık halinde, evlerimizde, bir başımıza oturmaktayız.
bir de "yersiz şeyler" var, en çok zamanı onlar alır esasen.. kopmuş anahtarlıklar, bozuk paralar, dibi kalmış kremler, içinde tek dal kalmış sigara paketleri, para üstü yerine alınmış kötü sakızlar, saçlar kesildikten sonra öksüz kalmış tokalar, gazı bitmiş çakmaklar, teki kayıp küpeler.. esas şeylerin arasında bir gezinti halinda varolurlar illÂ^..
kış renklerinden giyinmiş bir ihtiyar adam var aşağıda, pencereden bakıyorum mesela..
yani evdeki bütün o "şey"ler ardımda.. nasıl ağırım nasıl fazlayım kendime bütün bunlarla!..
sırtım dönük olarak şeyler kalabalığına, adama bakıyorum. adam çöp kutusunu karıştırıyor. belki de çöpler o kadar pis değildir. kim bilir? belki bu da bir meslektir ve muhtemelen nice incelikler içermektedir. elinde ucu kıvrık bir demir çubukla adam, çöpleri eşeliyor. bana buradan hiç de "zavallı" gibi görünmüyor. çünkü hiç acele etmiyor ve epey rahat görünüyor, yetişecek bir yeri yok belli ki. üzerindeki hiç bir şey ona ait değil besbelli. besbelli bir süre sonra ona da ait olmayacak , şehrin bir yerinde yenisi bulununca bir kenara bırakılacak.
Adam, üç beş şeyiyle birlikte sokaklarda dolaşacak. Adam, şeysiz. Adam, hafif. Hiçbir şeysiz olduğu için adamın telaşı da yok. Kayıp da etmiyor bir şeyini, aramıyor da. Elleri, olduğu gibi...
* * *
Metal bir sigara kutusu buluyor, adam çöpte. "Bunu beğenecek" diyorum ben. Almıyor atıyor. Çünkü "güzel kutular" hiçbir işe yaramıyor. Çok güzel bir bisküvi kutusu buluyor sonra. Ben olsam kesinlikle alırdım mesela, takardım onu da peşime. Adam onu da atıyor. Adamın ellerinde herşey gerçek kıymetini buluyor. Hayatta bir kıymeti, yaşamda bir karşılığı olmayan şeylerin tümü onun bile çöplüğüne gidiyor. Bizim "süslerimiz" onu ilgilendirmiyor. O bizim gibi şeyleri peşinden sürükleyerek sürünmüyor. Adam bizim çöplükteki hiçbir şeyi beğenmiyor.
Dev naylon torbasını sırtına atıp, elinde demir çubuğunu sallayarak ağır, ama çok ağır yürüyor.
Sokağın ortasında duruyor sonra.. Tam ters yöne doğru yürüyor. Sonra yine duruyor. Duruyor.. Oturmaya karar veriyor. Sonra kalkmaya karar veriyor yeniden. Bir kez daha ters yöne yürüyor...
Sizin bir sokağın ortasında durmaya hakkınız var mı? Siz bir sokağı üç kere ters yönde yürüyebilir misiniz? Sizin böyle bir hakkınız yok. .
Çünkü sizin şeyleriniz var.
Çok "güzel" şeylere sahipsiniz siz.
Teşekkürler...
(endless benim-melusine)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar