bugün
- aleksey batrakov25
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi2
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil16
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- netflix2
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru2
- cezaevine özenen gençler2
- sözlük kürdü55
- flört etmeme ilkesi4
- nükleer bomba7
- iskilipli atıf hoca20
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- kırıkkaleli olmak istemek8
- yagmurcu çık açıkla10
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- kablosuz mouse13
- 394
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- arap götü9
- emre belözoğlu6
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- favlayan yazarın asıl amacı12
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- ismail kartal14
- damla sakızlı muhallebi4
- millette manyak para var21
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- durkheimın intihar teorisi7
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak3
- sözlük dedeleri6
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- kale3112 tarzı entry girmek8
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- anın görüntüsü32
- yazarların akşama dair planları7
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- değişik meslekler4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- doların 50 tl olması7
- atatürk düşmanı5
- öylesine bir şeyler yaz5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
ankara'nın kızılcahamam ilçesinde bulunan ağaç. üzerine 1980 yılından itibaren şehit olan mehmetçiklerin künyesi asılmıştır. allah hepsine rahmet eylesin. amin
rüzgâr estiği zaman o künyelerin boşlukta çıkardıkları ince, hüzünlü sesle insanların yüreğini burkan ağaç.
6350 adet künyeyi üzerinde barındıran ağaç. kapak ağaç.
En büyük korkum, ikinci bir şehit ağacı olma ihtimalidir. Olmasın. Olmasın
nedense bazıları tarafından barış olsun diye değil bakın bunlar öldü boşuna mı öldü o zaman napalım ikinvi ağaç daha yapalım da boşa ölmüş olmasınlar mantığıyla yaklaşılmaktadır bu ağaca. evet.
yanlış politikaların ektiği tohumların, gerçek manada toprakta yetişen ağacı. *
O ağaçta bulunan şehitlerimizin tamamı gariban, fakir, alt gelir grubundan olup, aileleri köylerde ya da varoş mahallelerinde oturur. Annesi kürk mantolu ve zengin aileden iddia ediyorum bir şehit bile yoktur.
Derviş Özer, tıp doktoru. Aynı zamanda, heykeltıraş. 90'lı yılların başı... Tatile giderken, Afyon'da mola verir. Çay bahçesine kalabalık bir grup insan gelir o sırada, üstleri başları perişan, alayı gariban, ağlamaktan gözleri şişmiş... Hayrola? der. Şehit cenazesi taşıyan köylülerdir.
O gün 3 yaşında olan ve ortalıkta neşeyle hoplayıp zıplayan kızına bakar, bir de köylülere... Bir yanda saçının telini dünyaya değişmeyeceği evladı, bir yanda evladını vatan için toprağa vermiş baba... Utanır...
"Bir şey yapmalıyım" der.
"Bu çocukları ölümsüzleştirmeliyim."
"Şehit Ağacı" projesi hazırlar.
Terör şehitlerini künyelere yazacak, künyeleri ağaca takacak, çocukların birer yaprak gibi ebediyen salınmasını sağlayacaktır o ağacın dallarında...
Hayata geçirmek için aradığı fırsatı, anca 2003'te bulur. Resim Heykel Müzesi'nin açtığı yarışmaya katılmaya karar verir.
istanbul'a gelir, künyeleri almak için Tahtakale'ye gider. Sorar soruşturur. Herkes aynı adresi verir. Ermeni bi usta...
Dükkana girer, anlatır.
O güne kadar hiç düşünmediği detaya dikkat çeker Ermeni usta, "Paslanmaması lazım" der, "Evlatlarımız ebediyete kadar ışıl ışıl olmalı."
Olmalı ama, en pahalısıdır o bahsettiği künyeler, tanesi 1 lira 25 kuruş... "Ticari iş değil bu, takma kafana" der Ermeni usta, "Vatan işi" der... 5'te 1 fiyatına, kâr falan almadan, hatta zarar ederek, 25 kuruştan verir. 3 bin künye... "Haftaya gönderirim" der. Tam gününde gönderir.
Sonra, kısmet olmaz, araya başka işler karışır, hazırlandığı yarışmaya katılamaz heykeltıraş... Künyeleri paket halinde evinin deposuna kaldırır.
Taa ki, amacına ulaşacağı 2009'a kadar.
Ankara Kızılcahamam Belediyesi, Şehit Fatih Duru Parkı yapmaktadır. Başvurur... Belediye "Başımızın üstünde yerin var" der... Kurumuş bir sedir ağacı, gövde olur.
Ancak, bi sorun vardır.
Şehit sayısı 6 bini geçmiş, eldeki künye sayısı ise sadece 3 bindir.
Parkın açılışına yetişme kaygısıyla, istanbul'a gelmez, Ermeni ustanın ismini telefonunu da kaydetmemiştir, internete girer, eksik künyeleri tamamlamak için askeri malzeme satan tüccarlarla temasa geçer. "Paslanmaz istiyorum" der. "Abi merak etme, künyenin kralı bu"; garantisi verirler. Zaman dar... Ermeni ustanın 25 kuruştan sattığı künyeleri, 1'er liradan alır.
Tek tek isimleri yazar, takar sedir ağacının dallarına, Cumhuriyet Bayramı'nda açılışı yapılır. Medya ilk gün hücum eder, Türkiye ağlayarak seyreder, sonra unutulur gider.
Ve, kış...
Sadece tebrik yağmaz tabii.
Yağmur da yağar.
Şehit Ağacı'nın 3 bin yaprağı ışıl ışıl parlıyor hâlâ; gerisi paslandı...
"Vatan işi bu, evlatlarımız ebediyete kadar ışıl ışıl olmalı"; sözü kulağında çın çın çınlayan heykeltıraş, ağlayarak, tek tek değiştirmek zorunda kaldı, Türk tüccardan aldığı künyeleri.
Bize de, bu satırları yazmak kaldı.
Yüreğimizdeki isyanla...
Soy sop filan değildir önemli.
Milleti kimin soy'duğudur.
O gün 3 yaşında olan ve ortalıkta neşeyle hoplayıp zıplayan kızına bakar, bir de köylülere... Bir yanda saçının telini dünyaya değişmeyeceği evladı, bir yanda evladını vatan için toprağa vermiş baba... Utanır...
"Bir şey yapmalıyım" der.
"Bu çocukları ölümsüzleştirmeliyim."
"Şehit Ağacı" projesi hazırlar.
Terör şehitlerini künyelere yazacak, künyeleri ağaca takacak, çocukların birer yaprak gibi ebediyen salınmasını sağlayacaktır o ağacın dallarında...
Hayata geçirmek için aradığı fırsatı, anca 2003'te bulur. Resim Heykel Müzesi'nin açtığı yarışmaya katılmaya karar verir.
istanbul'a gelir, künyeleri almak için Tahtakale'ye gider. Sorar soruşturur. Herkes aynı adresi verir. Ermeni bi usta...
Dükkana girer, anlatır.
O güne kadar hiç düşünmediği detaya dikkat çeker Ermeni usta, "Paslanmaması lazım" der, "Evlatlarımız ebediyete kadar ışıl ışıl olmalı."
Olmalı ama, en pahalısıdır o bahsettiği künyeler, tanesi 1 lira 25 kuruş... "Ticari iş değil bu, takma kafana" der Ermeni usta, "Vatan işi" der... 5'te 1 fiyatına, kâr falan almadan, hatta zarar ederek, 25 kuruştan verir. 3 bin künye... "Haftaya gönderirim" der. Tam gününde gönderir.
Sonra, kısmet olmaz, araya başka işler karışır, hazırlandığı yarışmaya katılamaz heykeltıraş... Künyeleri paket halinde evinin deposuna kaldırır.
Taa ki, amacına ulaşacağı 2009'a kadar.
Ankara Kızılcahamam Belediyesi, Şehit Fatih Duru Parkı yapmaktadır. Başvurur... Belediye "Başımızın üstünde yerin var" der... Kurumuş bir sedir ağacı, gövde olur.
Ancak, bi sorun vardır.
Şehit sayısı 6 bini geçmiş, eldeki künye sayısı ise sadece 3 bindir.
Parkın açılışına yetişme kaygısıyla, istanbul'a gelmez, Ermeni ustanın ismini telefonunu da kaydetmemiştir, internete girer, eksik künyeleri tamamlamak için askeri malzeme satan tüccarlarla temasa geçer. "Paslanmaz istiyorum" der. "Abi merak etme, künyenin kralı bu"; garantisi verirler. Zaman dar... Ermeni ustanın 25 kuruştan sattığı künyeleri, 1'er liradan alır.
Tek tek isimleri yazar, takar sedir ağacının dallarına, Cumhuriyet Bayramı'nda açılışı yapılır. Medya ilk gün hücum eder, Türkiye ağlayarak seyreder, sonra unutulur gider.
Ve, kış...
Sadece tebrik yağmaz tabii.
Yağmur da yağar.
Şehit Ağacı'nın 3 bin yaprağı ışıl ışıl parlıyor hâlâ; gerisi paslandı...
"Vatan işi bu, evlatlarımız ebediyete kadar ışıl ışıl olmalı"; sözü kulağında çın çın çınlayan heykeltıraş, ağlayarak, tek tek değiştirmek zorunda kaldı, Türk tüccardan aldığı künyeleri.
Bize de, bu satırları yazmak kaldı.
Yüreğimizdeki isyanla...
Soy sop filan değildir önemli.
Milleti kimin soy'duğudur.
rüzgar estikçe insanı dolduran, içinden bir parça koparan ağaçtır.
o künyeler ki vatan toprağında filizlenen bir fidanken bir ağacın metal yaprakları oldular.
akp hükümetinin ağacı kesmesi gerekmektedir artık. mazallah o künyelerin rüzgar estikçe artan şıngırtısı duyulur da kürt kardeşlerimiz rahatsız olur. barışa zarar gelmesin barzani baş tacı olsun, apo sokaklarda özgürce yürüsün.
bu akp böyle devam ettikçe;
ağacın künyelerinden de vazgeçilir, ağaçtan da, ağacın büyüdüğü can bulduğu topraktan da.
o künyeler ki vatan toprağında filizlenen bir fidanken bir ağacın metal yaprakları oldular.
akp hükümetinin ağacı kesmesi gerekmektedir artık. mazallah o künyelerin rüzgar estikçe artan şıngırtısı duyulur da kürt kardeşlerimiz rahatsız olur. barışa zarar gelmesin barzani baş tacı olsun, apo sokaklarda özgürce yürüsün.
bu akp böyle devam ettikçe;
ağacın künyelerinden de vazgeçilir, ağaçtan da, ağacın büyüdüğü can bulduğu topraktan da.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar