bugün
- kolye67
- sözlük obezlerinin fotoğrafları11
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- papatya5
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- evi ev yapan şeyler14
- ankara8
- yalnızlık ömür boyu4
- sarı teker kim sorunsalı7
- almanya9
- jeffrey epstein6
- oyun2
- anadolu çomarları7
- bileklik19
- çalışmak isteyen bağyan kişilik4
- uzun yola gitmeyi özlemek3
- erdoğan'ın 38 bin personel alımı müjdesi2
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- galatasaray19
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- fenerbahçe17
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- hangimiz sevmedik2
- fenerbahçe 3 alanyaspor 02
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı6
- tır şoförü olmayı istemek13
- beşiktaş17
- kedi9
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru3
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- lale2
- 17 ekim 2026 amed konyaspor maçı2
- bugün sözlüğün sakin olması2
- yogartiksen40
- kim kimi neden sevmiyor14
- ekonomi4
- kadınların çalışması3
- petrol2
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- akaryakıt2
- seren serengil7
- gül3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- anın görüntüsü20
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- türkiye17
suç işleyen çocukları ıslah etmek, eğitmek ve topluma kazandırmak amacıyla açılmış kurum, ıslahhane (tdk) evet, tdk ya göre tanımımız böyle. ama benim bahsetmek istediğim asıl gerçekler var.
türkiye'de ıslahevleri belli başlı şehirlerde vardır. bir elin parmağı kadardır sayıları: izmir, ankara, istanbul ve elazığ hatırlayabildiğim şehirler. buralarda suç işleyen çocuklar yargılanıyorlar. yani henüz yaşı onsekiz ve daha küçük olan çocuklar. her biri 12-14,14-16 ve 16-18 yaşları gözetilerek cezaya tabi tutuluyorlar. ülkemizde en sık rastlanan suçlar genellikle hırsızlık, yan kesicilik, cinayet ve tecavüzdür. suç işleyen grubu oluşturan çocukların büyük bir bölümünü ise sokak çocukları, çalışan çocuklar, yetim çocuklar, parçalanmış aileden gelen çocuklar ve yoksul çocuklar oluşturmakta. yine bir gerçek de şu ki; doğuda hala töre cinayetleri çocuklar tarafından işleniyor. yani bir yaptırım söz konusu. anası babası veriyor eline tabancayı,"namusumuzu temizle, bir-iki yıl yatıp çıkarsın. sana çok fazla ceza vermezler. hem biz sana mapushanede gül gibi bakar, hiçbir şeyini eksik etmeyiz. "yeter ki alnımızdan bu karayı sil."mantığıyla çocukları cinayete teşvik ediyorlar.
suçlu sayılan çocuk için bir çocuk mahkemesi kurulur arkadaşlar. juri olmaz, izleyici olmaz. hakim, savcı, psikolog, pedagog eşliğinde bir dava süreci gerçekleştirilir. çocuğu bir yetişkin gibi sorgulamak yerine, suçun altında yatan asıl nedenler araştırılır. sonrasında suçun ağırlık derecesine göre ıslahevine yerleştirilir. aslında ıslah evi, yani ceza evi değil bir nevi rehabilitasyon merkezi gibi düşünülmeli. ama türkiye'de bu uygulamalardan eser yok maalesef. literatürde geçenden çok daha farklı uygulamalar. öncelikle bir çocuğun suçlu olduğuna karar vermek için altında yatan asıl neden tespit edilmeli, bunun için de iyi bir sorgulama süreci gerekmekte.
bundan birkaç ay önce hepimiz televizyonda izledik. çocuk yaştaki bir abla kardeşini öldürüp cesedini günlerce çeyiz sandığında saklamış. aynı odada uyumuştu. sızan kanı temizleyip, naftalin ve parfüm kokusu ile cesetten gelen kokuyu engellemek istemişti. eve gelen gazetecilere ise ustaca palavralar atmıştı. sonunda ne olmuştu ?tabii gerçek ortaya çıkmıştı. çocuğun biri mezara , diğeri ıslahevine yerleştirilmişti. şimdi burada asıl suçlu çocuk değildir. bu çocuğu bu psikolojiye iten asıl neden ört bas edilmektedir.
başka bir örnek vereyim hemen, üniversite son sınıfta iken bir çocuk mahkemesine gözlem amaçlı girmeyi başarmış bir arkadaşım anlatmıştı. şu an 14 yaşındaki bir çocuk ;5 yaşındaki bir çocuğa üç yıl önce tecavüz etmekten yargılanıyordu. hakimin ciddiyetsiz, çocuğun algılayabileceği düzeyde sorduğu sorulardan uzak, önemsiz bir konuymuş gibi davranarak sorgulama yaptığını söylemişti. 5 yaşındaki çocuğa "sana tecavüz etti mi?" diye sorduğunda çocuk, "bilmiyorum" deyip ağlamaya başlıyormuş ki üç yıl öncesinde bu çocuk 2, tecavüz eden çocuk ise 11 yaşında, dikkatinizi çekerim. yani ne kadar sağlıklı bir sonuç elde edilebilir ki bu şekilde, hala anlamış değilim.
bir araştırmaya katıldığımda bu çocukların halini bizzat kendim görmüştüm."beni buradan çıkarın, suçlu değilim ben, yalvarıyorum." diye cümle kuranların sayısı o kadar fazla ki. "islahevinden çıktığınız zaman ne yapacaksınız?" sorusu sorulduğunda "yine çalacağız, aç kalmaktan iyidir." gibi cevaplar alınıyor. birçoğu kollarını jiletliyor, tinerden, uyuşturucudan uzak kaldıkları için krize giriyor vs. bunlar çok acı bir durum. deniliyor ki, bu çocuklar yeniden topluma kazandırılmalı. çıktıktan sonra bir iş verilmeli, bir uğraşları olmalı ki tekrar suç işlemesinler. hepsi değil ama birçoğu sanayide, fabrikalarda çalışmaya başlıyormuş duyduğumuza göre. okuma yazma, dikiş nakış ...vs. öğretiliyormuş.
umarım gerçekten böyledir. asıl suçlu bu çocuklar değil, bu çocukları suça teşvik eden anne- babalar, bu toplumun bireyleri. onları yeniden topluma kazandırmak ise ıslahevlerinde görev yapan tüm yetkililer. hakiminden tutun da, pedagogundan, psikoloğundan, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanından, polisine kadar hepsinin görevi. ıslahevi sonrasında ise iş yine topluma düşüyor. çocuğu bu topluma kazandıracak da o, bir kenara iterek suç işlemesine imkan verecek yine o.
türkiye'de ıslahevleri belli başlı şehirlerde vardır. bir elin parmağı kadardır sayıları: izmir, ankara, istanbul ve elazığ hatırlayabildiğim şehirler. buralarda suç işleyen çocuklar yargılanıyorlar. yani henüz yaşı onsekiz ve daha küçük olan çocuklar. her biri 12-14,14-16 ve 16-18 yaşları gözetilerek cezaya tabi tutuluyorlar. ülkemizde en sık rastlanan suçlar genellikle hırsızlık, yan kesicilik, cinayet ve tecavüzdür. suç işleyen grubu oluşturan çocukların büyük bir bölümünü ise sokak çocukları, çalışan çocuklar, yetim çocuklar, parçalanmış aileden gelen çocuklar ve yoksul çocuklar oluşturmakta. yine bir gerçek de şu ki; doğuda hala töre cinayetleri çocuklar tarafından işleniyor. yani bir yaptırım söz konusu. anası babası veriyor eline tabancayı,"namusumuzu temizle, bir-iki yıl yatıp çıkarsın. sana çok fazla ceza vermezler. hem biz sana mapushanede gül gibi bakar, hiçbir şeyini eksik etmeyiz. "yeter ki alnımızdan bu karayı sil."mantığıyla çocukları cinayete teşvik ediyorlar.
suçlu sayılan çocuk için bir çocuk mahkemesi kurulur arkadaşlar. juri olmaz, izleyici olmaz. hakim, savcı, psikolog, pedagog eşliğinde bir dava süreci gerçekleştirilir. çocuğu bir yetişkin gibi sorgulamak yerine, suçun altında yatan asıl nedenler araştırılır. sonrasında suçun ağırlık derecesine göre ıslahevine yerleştirilir. aslında ıslah evi, yani ceza evi değil bir nevi rehabilitasyon merkezi gibi düşünülmeli. ama türkiye'de bu uygulamalardan eser yok maalesef. literatürde geçenden çok daha farklı uygulamalar. öncelikle bir çocuğun suçlu olduğuna karar vermek için altında yatan asıl neden tespit edilmeli, bunun için de iyi bir sorgulama süreci gerekmekte.
bundan birkaç ay önce hepimiz televizyonda izledik. çocuk yaştaki bir abla kardeşini öldürüp cesedini günlerce çeyiz sandığında saklamış. aynı odada uyumuştu. sızan kanı temizleyip, naftalin ve parfüm kokusu ile cesetten gelen kokuyu engellemek istemişti. eve gelen gazetecilere ise ustaca palavralar atmıştı. sonunda ne olmuştu ?tabii gerçek ortaya çıkmıştı. çocuğun biri mezara , diğeri ıslahevine yerleştirilmişti. şimdi burada asıl suçlu çocuk değildir. bu çocuğu bu psikolojiye iten asıl neden ört bas edilmektedir.
başka bir örnek vereyim hemen, üniversite son sınıfta iken bir çocuk mahkemesine gözlem amaçlı girmeyi başarmış bir arkadaşım anlatmıştı. şu an 14 yaşındaki bir çocuk ;5 yaşındaki bir çocuğa üç yıl önce tecavüz etmekten yargılanıyordu. hakimin ciddiyetsiz, çocuğun algılayabileceği düzeyde sorduğu sorulardan uzak, önemsiz bir konuymuş gibi davranarak sorgulama yaptığını söylemişti. 5 yaşındaki çocuğa "sana tecavüz etti mi?" diye sorduğunda çocuk, "bilmiyorum" deyip ağlamaya başlıyormuş ki üç yıl öncesinde bu çocuk 2, tecavüz eden çocuk ise 11 yaşında, dikkatinizi çekerim. yani ne kadar sağlıklı bir sonuç elde edilebilir ki bu şekilde, hala anlamış değilim.
bir araştırmaya katıldığımda bu çocukların halini bizzat kendim görmüştüm."beni buradan çıkarın, suçlu değilim ben, yalvarıyorum." diye cümle kuranların sayısı o kadar fazla ki. "islahevinden çıktığınız zaman ne yapacaksınız?" sorusu sorulduğunda "yine çalacağız, aç kalmaktan iyidir." gibi cevaplar alınıyor. birçoğu kollarını jiletliyor, tinerden, uyuşturucudan uzak kaldıkları için krize giriyor vs. bunlar çok acı bir durum. deniliyor ki, bu çocuklar yeniden topluma kazandırılmalı. çıktıktan sonra bir iş verilmeli, bir uğraşları olmalı ki tekrar suç işlemesinler. hepsi değil ama birçoğu sanayide, fabrikalarda çalışmaya başlıyormuş duyduğumuza göre. okuma yazma, dikiş nakış ...vs. öğretiliyormuş.
umarım gerçekten böyledir. asıl suçlu bu çocuklar değil, bu çocukları suça teşvik eden anne- babalar, bu toplumun bireyleri. onları yeniden topluma kazandırmak ise ıslahevlerinde görev yapan tüm yetkililer. hakiminden tutun da, pedagogundan, psikoloğundan, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanından, polisine kadar hepsinin görevi. ıslahevi sonrasında ise iş yine topluma düşüyor. çocuğu bu topluma kazandıracak da o, bir kenara iterek suç işlemesine imkan verecek yine o.
lağımdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar