bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- çay içen kız9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- duyulan en ilginç isim5
- mutsuz olmak3
- anın fotoğrafı14
- oralet içen erkek5
- uludağ sözlük çeteleri9
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- galatasaray6
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- galatasaray 3 rennes 33
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- çaya şeker atan erkek5
- en tehlikeli insan tipleri2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- kalem4
- en boktan on yıl7
- yıkık yazarlar4
- rennes2
- latte içen erkek4
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- yerinde dur3
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- patates kızartması4
- erdal beşikçioğlu8
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ona bir şey söyle13
- doa otomatı3
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- gocu bak bi5
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- telefona cevap vermeyen kız3
- ayrılık8
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- en gey özelliğiniz3
- selam sözlük2
suç işleyen çocukları ıslah etmek, eğitmek ve topluma kazandırmak amacıyla açılmış kurum, ıslahhane (tdk) evet, tdk ya göre tanımımız böyle. ama benim bahsetmek istediğim asıl gerçekler var.
türkiye'de ıslahevleri belli başlı şehirlerde vardır. bir elin parmağı kadardır sayıları: izmir, ankara, istanbul ve elazığ hatırlayabildiğim şehirler. buralarda suç işleyen çocuklar yargılanıyorlar. yani henüz yaşı onsekiz ve daha küçük olan çocuklar. her biri 12-14,14-16 ve 16-18 yaşları gözetilerek cezaya tabi tutuluyorlar. ülkemizde en sık rastlanan suçlar genellikle hırsızlık, yan kesicilik, cinayet ve tecavüzdür. suç işleyen grubu oluşturan çocukların büyük bir bölümünü ise sokak çocukları, çalışan çocuklar, yetim çocuklar, parçalanmış aileden gelen çocuklar ve yoksul çocuklar oluşturmakta. yine bir gerçek de şu ki; doğuda hala töre cinayetleri çocuklar tarafından işleniyor. yani bir yaptırım söz konusu. anası babası veriyor eline tabancayı,"namusumuzu temizle, bir-iki yıl yatıp çıkarsın. sana çok fazla ceza vermezler. hem biz sana mapushanede gül gibi bakar, hiçbir şeyini eksik etmeyiz. "yeter ki alnımızdan bu karayı sil."mantığıyla çocukları cinayete teşvik ediyorlar.
suçlu sayılan çocuk için bir çocuk mahkemesi kurulur arkadaşlar. juri olmaz, izleyici olmaz. hakim, savcı, psikolog, pedagog eşliğinde bir dava süreci gerçekleştirilir. çocuğu bir yetişkin gibi sorgulamak yerine, suçun altında yatan asıl nedenler araştırılır. sonrasında suçun ağırlık derecesine göre ıslahevine yerleştirilir. aslında ıslah evi, yani ceza evi değil bir nevi rehabilitasyon merkezi gibi düşünülmeli. ama türkiye'de bu uygulamalardan eser yok maalesef. literatürde geçenden çok daha farklı uygulamalar. öncelikle bir çocuğun suçlu olduğuna karar vermek için altında yatan asıl neden tespit edilmeli, bunun için de iyi bir sorgulama süreci gerekmekte.
bundan birkaç ay önce hepimiz televizyonda izledik. çocuk yaştaki bir abla kardeşini öldürüp cesedini günlerce çeyiz sandığında saklamış. aynı odada uyumuştu. sızan kanı temizleyip, naftalin ve parfüm kokusu ile cesetten gelen kokuyu engellemek istemişti. eve gelen gazetecilere ise ustaca palavralar atmıştı. sonunda ne olmuştu ?tabii gerçek ortaya çıkmıştı. çocuğun biri mezara , diğeri ıslahevine yerleştirilmişti. şimdi burada asıl suçlu çocuk değildir. bu çocuğu bu psikolojiye iten asıl neden ört bas edilmektedir.
başka bir örnek vereyim hemen, üniversite son sınıfta iken bir çocuk mahkemesine gözlem amaçlı girmeyi başarmış bir arkadaşım anlatmıştı. şu an 14 yaşındaki bir çocuk ;5 yaşındaki bir çocuğa üç yıl önce tecavüz etmekten yargılanıyordu. hakimin ciddiyetsiz, çocuğun algılayabileceği düzeyde sorduğu sorulardan uzak, önemsiz bir konuymuş gibi davranarak sorgulama yaptığını söylemişti. 5 yaşındaki çocuğa "sana tecavüz etti mi?" diye sorduğunda çocuk, "bilmiyorum" deyip ağlamaya başlıyormuş ki üç yıl öncesinde bu çocuk 2, tecavüz eden çocuk ise 11 yaşında, dikkatinizi çekerim. yani ne kadar sağlıklı bir sonuç elde edilebilir ki bu şekilde, hala anlamış değilim.
bir araştırmaya katıldığımda bu çocukların halini bizzat kendim görmüştüm."beni buradan çıkarın, suçlu değilim ben, yalvarıyorum." diye cümle kuranların sayısı o kadar fazla ki. "islahevinden çıktığınız zaman ne yapacaksınız?" sorusu sorulduğunda "yine çalacağız, aç kalmaktan iyidir." gibi cevaplar alınıyor. birçoğu kollarını jiletliyor, tinerden, uyuşturucudan uzak kaldıkları için krize giriyor vs. bunlar çok acı bir durum. deniliyor ki, bu çocuklar yeniden topluma kazandırılmalı. çıktıktan sonra bir iş verilmeli, bir uğraşları olmalı ki tekrar suç işlemesinler. hepsi değil ama birçoğu sanayide, fabrikalarda çalışmaya başlıyormuş duyduğumuza göre. okuma yazma, dikiş nakış ...vs. öğretiliyormuş.
umarım gerçekten böyledir. asıl suçlu bu çocuklar değil, bu çocukları suça teşvik eden anne- babalar, bu toplumun bireyleri. onları yeniden topluma kazandırmak ise ıslahevlerinde görev yapan tüm yetkililer. hakiminden tutun da, pedagogundan, psikoloğundan, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanından, polisine kadar hepsinin görevi. ıslahevi sonrasında ise iş yine topluma düşüyor. çocuğu bu topluma kazandıracak da o, bir kenara iterek suç işlemesine imkan verecek yine o.
türkiye'de ıslahevleri belli başlı şehirlerde vardır. bir elin parmağı kadardır sayıları: izmir, ankara, istanbul ve elazığ hatırlayabildiğim şehirler. buralarda suç işleyen çocuklar yargılanıyorlar. yani henüz yaşı onsekiz ve daha küçük olan çocuklar. her biri 12-14,14-16 ve 16-18 yaşları gözetilerek cezaya tabi tutuluyorlar. ülkemizde en sık rastlanan suçlar genellikle hırsızlık, yan kesicilik, cinayet ve tecavüzdür. suç işleyen grubu oluşturan çocukların büyük bir bölümünü ise sokak çocukları, çalışan çocuklar, yetim çocuklar, parçalanmış aileden gelen çocuklar ve yoksul çocuklar oluşturmakta. yine bir gerçek de şu ki; doğuda hala töre cinayetleri çocuklar tarafından işleniyor. yani bir yaptırım söz konusu. anası babası veriyor eline tabancayı,"namusumuzu temizle, bir-iki yıl yatıp çıkarsın. sana çok fazla ceza vermezler. hem biz sana mapushanede gül gibi bakar, hiçbir şeyini eksik etmeyiz. "yeter ki alnımızdan bu karayı sil."mantığıyla çocukları cinayete teşvik ediyorlar.
suçlu sayılan çocuk için bir çocuk mahkemesi kurulur arkadaşlar. juri olmaz, izleyici olmaz. hakim, savcı, psikolog, pedagog eşliğinde bir dava süreci gerçekleştirilir. çocuğu bir yetişkin gibi sorgulamak yerine, suçun altında yatan asıl nedenler araştırılır. sonrasında suçun ağırlık derecesine göre ıslahevine yerleştirilir. aslında ıslah evi, yani ceza evi değil bir nevi rehabilitasyon merkezi gibi düşünülmeli. ama türkiye'de bu uygulamalardan eser yok maalesef. literatürde geçenden çok daha farklı uygulamalar. öncelikle bir çocuğun suçlu olduğuna karar vermek için altında yatan asıl neden tespit edilmeli, bunun için de iyi bir sorgulama süreci gerekmekte.
bundan birkaç ay önce hepimiz televizyonda izledik. çocuk yaştaki bir abla kardeşini öldürüp cesedini günlerce çeyiz sandığında saklamış. aynı odada uyumuştu. sızan kanı temizleyip, naftalin ve parfüm kokusu ile cesetten gelen kokuyu engellemek istemişti. eve gelen gazetecilere ise ustaca palavralar atmıştı. sonunda ne olmuştu ?tabii gerçek ortaya çıkmıştı. çocuğun biri mezara , diğeri ıslahevine yerleştirilmişti. şimdi burada asıl suçlu çocuk değildir. bu çocuğu bu psikolojiye iten asıl neden ört bas edilmektedir.
başka bir örnek vereyim hemen, üniversite son sınıfta iken bir çocuk mahkemesine gözlem amaçlı girmeyi başarmış bir arkadaşım anlatmıştı. şu an 14 yaşındaki bir çocuk ;5 yaşındaki bir çocuğa üç yıl önce tecavüz etmekten yargılanıyordu. hakimin ciddiyetsiz, çocuğun algılayabileceği düzeyde sorduğu sorulardan uzak, önemsiz bir konuymuş gibi davranarak sorgulama yaptığını söylemişti. 5 yaşındaki çocuğa "sana tecavüz etti mi?" diye sorduğunda çocuk, "bilmiyorum" deyip ağlamaya başlıyormuş ki üç yıl öncesinde bu çocuk 2, tecavüz eden çocuk ise 11 yaşında, dikkatinizi çekerim. yani ne kadar sağlıklı bir sonuç elde edilebilir ki bu şekilde, hala anlamış değilim.
bir araştırmaya katıldığımda bu çocukların halini bizzat kendim görmüştüm."beni buradan çıkarın, suçlu değilim ben, yalvarıyorum." diye cümle kuranların sayısı o kadar fazla ki. "islahevinden çıktığınız zaman ne yapacaksınız?" sorusu sorulduğunda "yine çalacağız, aç kalmaktan iyidir." gibi cevaplar alınıyor. birçoğu kollarını jiletliyor, tinerden, uyuşturucudan uzak kaldıkları için krize giriyor vs. bunlar çok acı bir durum. deniliyor ki, bu çocuklar yeniden topluma kazandırılmalı. çıktıktan sonra bir iş verilmeli, bir uğraşları olmalı ki tekrar suç işlemesinler. hepsi değil ama birçoğu sanayide, fabrikalarda çalışmaya başlıyormuş duyduğumuza göre. okuma yazma, dikiş nakış ...vs. öğretiliyormuş.
umarım gerçekten böyledir. asıl suçlu bu çocuklar değil, bu çocukları suça teşvik eden anne- babalar, bu toplumun bireyleri. onları yeniden topluma kazandırmak ise ıslahevlerinde görev yapan tüm yetkililer. hakiminden tutun da, pedagogundan, psikoloğundan, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanından, polisine kadar hepsinin görevi. ıslahevi sonrasında ise iş yine topluma düşüyor. çocuğu bu topluma kazandıracak da o, bir kenara iterek suç işlemesine imkan verecek yine o.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar