bugün
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- ahtapot yemek9
- evde kalmış kız kurusu6
- ciddi ciddi aşure seven insan21
- bik bik kaç yaşında9
- sütlaç gibi karı4
- uludağ sözlük bir ailedir10
- bir kadını yaşıyla vurmak5
- bir ilişkiyi kim yönetir8
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu2
- evagreen4
- kızan kakası renginde hardal2
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı7
- zaman kavramı olmayan insan6
- köfte patates abartılmış balon bir ikilidir2
- geldi yine tipini siktiğim2
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi4
- 20266
- deniz göktaş34
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir5
- cehennemde şeytan sikmek3
- erecto birader bay bey birader birader bey3
- bütün biraderlere hükmeden birader8
- gey biraderlerin birbirlerine hallenmesi4
- eklenmesi gereken dersler2
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum9
- bir daha doğmayacak olmak2
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek3
- bik bik abla vs vurduranlar12
- arkadaşlar tost yapamıyorum8
- sözlüğün mal dolması9
- nez'in memeleri4
- kemal kılıçdaroğlu19
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- sözlüğe totonu zikeyim butonu6
- velvet31
- gece uyurken ayı saldırısına uğrayan adam2
- izlenmiş en kusursuz film9
- diamond bosphorus13
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı7
- sözlük yazarlarının dondurmaları5
- arkadaşlar sizce ben nasıl biriyim4
- 4 temmuz 20262
- ticarette üç kağıtçı esnafı anlama yolları3
- erectoton7
- kızlar mesaj kutumu kısa süreliğine açtım5
- 4 temmuz 2026 kolombiya gana maçı4
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- durduk yere size kafayı takan yazarlar7
bir ihtiyaçtır aslında. birisini çok özlerken karşılıklı olduğunu bilmek, duymak ister insan.
özlendiğini bilmek özlemenin yükünü azaltır bir yerde. özlemi değiştirmez ama tekbaşınalığı yontar biraz. evet, özlendiğini bilmek özleme tahammül edebilme gücünü arttırır.
eksikliğini duymaksa özlemek, onla olan anların tadına doyamamaksa, her sevgili hak eder bunu.
özlendiğini bilmeyen bir sevgili, özlemsiz ilişkinin mezarını kazan özlemeyen sevgiliyi izler. önce ses çıkarsa da ölümün kaçınılmazlığı karşısında belki de bir ceza olarak artık susar. *
özlendiğini bilmek özlemenin yükünü azaltır bir yerde. özlemi değiştirmez ama tekbaşınalığı yontar biraz. evet, özlendiğini bilmek özleme tahammül edebilme gücünü arttırır.
eksikliğini duymaksa özlemek, onla olan anların tadına doyamamaksa, her sevgili hak eder bunu.
özlendiğini bilmeyen bir sevgili, özlemsiz ilişkinin mezarını kazan özlemeyen sevgiliyi izler. önce ses çıkarsa da ölümün kaçınılmazlığı karşısında belki de bir ceza olarak artık susar. *
var olmak gibi bir şey. birilerinin senin varlığının farkında olması durumu.
imkansızlıkların içinde bile olsa istenilen durum. (bkz: seni özledim) *
gurtbette olmak, yüzünü unuttum gel artık diyen birinin olması durumudur. özlemek de özlenmekte çok özel bi duygudur...
isterdim bi yerlerde beni özleyen birileri olsun;
beni düşünsün, düşlesin;
hayalleri benim üzerime kurulsun,
bensiz hiç bişey düşünemesin.
özlesin beni; özledikçe yansın sol tarafı...(benim gibi)
beni düşünsün, düşlesin;
hayalleri benim üzerime kurulsun,
bensiz hiç bişey düşünemesin.
özlesin beni; özledikçe yansın sol tarafı...(benim gibi)
insana kendini önemli bir varlık olduğunu hissettiren en güzel duygudur.
özleme işine konu olmak.
(bkz: http://www.tdk.gov.tr)
bence; sevildiğini bildiğin kişiler tarafından, seninle birlikte geçen acı tatlı anıların, birliktelik duygularının kelimeleşmiş halidir. güzel ötesi* bir olgudur.
(bkz: http://www.tdk.gov.tr)
bence; sevildiğini bildiğin kişiler tarafından, seninle birlikte geçen acı tatlı anıların, birliktelik duygularının kelimeleşmiş halidir. güzel ötesi* bir olgudur.
Her söylenene katıksız inanmayı iyilik timsali bir insan olmanın şartlarından biri olarak kabul etmeseydim...
Hayır, "keşke böyle olmasaydım" çıkarımı değil bu, sadece "eğer öyle olmasaydım ne olurdu?"nun merakı sadece.
"Özledim seni" dediğinde hemen inanmasaydım, "seni gerçekten özledim" dediğinde tarifsiz mutluluklara karışmasaydım? Aşık olduğum birinden, o'ndan bahsetmiyorum ki ben size; ondan, sadece sevdiğim bir insandan, gidişindendir şikayetim, serzenişim.
Özlenmek o kadar uzak bir duygu ki bana, sohbet arasında lafın gelişi söylenen bir "nerelerdesin sen ya" bile bir an düşündürür ve sevindirir beni. Belki de özlemekten, bunu yeri geldiğinde ifade etmekten çokça uzak duruşumdan kaynaklanıyordur en ufak özlenme kırıntısını bile bu kadar önemsemem, sevinmem, sevmem... Sevmem oysaki ulu orta her yerde yaşanan "cancişim, aşkitom" sahteliklerini, ama beklenen, düşünülen, sevilen, dahası özlenen olmak ya da öyle olduğunu sanmak, ne/kim olduğunu unutup bir an olsun buna kanmak. Yani birisinin düşüncesi/sözü üstüne mutlu olurken, işin sonunda kendi düşüncesizliğini görüp kendine kızmak. Sonucundan pişmanlık duyduğum olayların büyük çoğunluğunda pek de kendini bir an için kaybetmek olarak da adlandırılamayacak olan "kim olduğunu unutmak" yatıyor. Şu binlerce kişinin bulunduğu yerde ortadan kaybolsam kimsenin ruhu duymaz (kimse fark etmez/kimse için fark etmez/kimse önemsemez) 2 ay önce düşündüğüm de buydu şimdi de aynı düşüncedeyim. Ben hep böyle biri oldum çünkü. Sözlüğe 2 ay entry girmedim sonuçta, belki bir o sorardı "nerelerdesin" diye, ben de kesinlikle yine haddinden fazla anlam yükleyip sevinirdim, ya haddimi aşmış ya da kendimi unutmuş olurdum. Sonuçsa bugünden farklı olmazdı, ha 2 ay önce, ha 2 ay sonra. Neden diye sorası geliyor insanın her an ama ne fayda. Nedenini açıklasa da değişmeyeceğim ki, kim değişebilir ki? Neysen osun. Onu asla o'nun yerine koymaya çalışmadığımı bilse yine bir şey değişmezdi, insanlar kırılır, bunalır, insanlar sıkılır ve giderler. Gittiler. Gitti.
Ben? Ben sadece düşünüyorum (Kafamdan kendisini silip, düşünmemi de engelleyemez ya) her zamanki gibi konuşmuyorum, herhangi bir eylemde bulunmuyorum, sadece düşünüyorum. Bana dahi faydası yokken neyi daha iyiye götürebilir ki...
Hayır, "keşke böyle olmasaydım" çıkarımı değil bu, sadece "eğer öyle olmasaydım ne olurdu?"nun merakı sadece.
"Özledim seni" dediğinde hemen inanmasaydım, "seni gerçekten özledim" dediğinde tarifsiz mutluluklara karışmasaydım? Aşık olduğum birinden, o'ndan bahsetmiyorum ki ben size; ondan, sadece sevdiğim bir insandan, gidişindendir şikayetim, serzenişim.
Özlenmek o kadar uzak bir duygu ki bana, sohbet arasında lafın gelişi söylenen bir "nerelerdesin sen ya" bile bir an düşündürür ve sevindirir beni. Belki de özlemekten, bunu yeri geldiğinde ifade etmekten çokça uzak duruşumdan kaynaklanıyordur en ufak özlenme kırıntısını bile bu kadar önemsemem, sevinmem, sevmem... Sevmem oysaki ulu orta her yerde yaşanan "cancişim, aşkitom" sahteliklerini, ama beklenen, düşünülen, sevilen, dahası özlenen olmak ya da öyle olduğunu sanmak, ne/kim olduğunu unutup bir an olsun buna kanmak. Yani birisinin düşüncesi/sözü üstüne mutlu olurken, işin sonunda kendi düşüncesizliğini görüp kendine kızmak. Sonucundan pişmanlık duyduğum olayların büyük çoğunluğunda pek de kendini bir an için kaybetmek olarak da adlandırılamayacak olan "kim olduğunu unutmak" yatıyor. Şu binlerce kişinin bulunduğu yerde ortadan kaybolsam kimsenin ruhu duymaz (kimse fark etmez/kimse için fark etmez/kimse önemsemez) 2 ay önce düşündüğüm de buydu şimdi de aynı düşüncedeyim. Ben hep böyle biri oldum çünkü. Sözlüğe 2 ay entry girmedim sonuçta, belki bir o sorardı "nerelerdesin" diye, ben de kesinlikle yine haddinden fazla anlam yükleyip sevinirdim, ya haddimi aşmış ya da kendimi unutmuş olurdum. Sonuçsa bugünden farklı olmazdı, ha 2 ay önce, ha 2 ay sonra. Neden diye sorası geliyor insanın her an ama ne fayda. Nedenini açıklasa da değişmeyeceğim ki, kim değişebilir ki? Neysen osun. Onu asla o'nun yerine koymaya çalışmadığımı bilse yine bir şey değişmezdi, insanlar kırılır, bunalır, insanlar sıkılır ve giderler. Gittiler. Gitti.
Ben? Ben sadece düşünüyorum (Kafamdan kendisini silip, düşünmemi de engelleyemez ya) her zamanki gibi konuşmuyorum, herhangi bir eylemde bulunmuyorum, sadece düşünüyorum. Bana dahi faydası yokken neyi daha iyiye götürebilir ki...
varlığın anlam kazanması hissini verir.
güzel*. eskiden di çok eskiden. şimdilerde bir özleyenim var mı acaba merak ediyorum.
nokta büyüklüğünde bir lekedir. göz bebeğinin tam ortasında görülür. zamanla büyür de büyür... bir süre sonra gözünüzün tamamını kaplar ve dünyada sadece onu görürsünüz.
birisi tarafından özlendiğinizi biliyorsanız muhtemelen siz de onu özlüyorsunuzdur. ama özlendiğinizi bilmiyorsanız hayat sizin için normal iken karşı tarafta durum hiç de öyle değildir. çalan her telefonda, gelen her mesajda, ettiğiniz her sohbette onu ararsınız. Bulamadıkça daha da özlersiniz. bir de özlenen kişi umursamıyorsa sizin özlediğinizi bir de acı hissedersiniz. vücudunuzun tam olarak neresinde olduğunu kestiremeseniz de hissedersiniz onu. utanırsınız sevdiğinize "özledim" demeye. umrumda değil diye cevap almaktan korkarsınız.
birisi tarafından özlendiğinizi biliyorsanız muhtemelen siz de onu özlüyorsunuzdur. ama özlendiğinizi bilmiyorsanız hayat sizin için normal iken karşı tarafta durum hiç de öyle değildir. çalan her telefonda, gelen her mesajda, ettiğiniz her sohbette onu ararsınız. Bulamadıkça daha da özlersiniz. bir de özlenen kişi umursamıyorsa sizin özlediğinizi bir de acı hissedersiniz. vücudunuzun tam olarak neresinde olduğunu kestiremeseniz de hissedersiniz onu. utanırsınız sevdiğinize "özledim" demeye. umrumda değil diye cevap almaktan korkarsınız.
(bkz: çok özlemek)
şımartan his.
güzel ama ya.
güzel ama ya.
nasıl bir şey olduğu merak edilen uzun zamandır başa gelmeyen hede.
dünyadaki en üstün duygu amına koyim, 1,5 senedir hissetmiyorum o yüzden böyle sağa sola sataşır oldum ya, özlenmek ne güçlü bir duyguymuş amına koyim insan kendini bir şey hissediyor değerli hissediyor en başında.
Sonu seksle bittiği zaman, duygu bütünlüğü olur.
Şimdi sonunda meme ısaracağım bir özlem göreyim, acilen.
Şimdi sonunda meme ısaracağım bir özlem göreyim, acilen.
özleyen için de özlenen için de zor bir durumdur. ama özleyecek olduğunuz bir kişinin olması aynı anda sevindirici.
Bilmediğim hissiyattir genelde özledim sonuç hüsran ozledigimiz başkasını ozluyormus.
bu açıdan hiç bakamadığım fakındalık.
Biri benim farkıma varıp özlüyor mudur?
Yoksa hep ben mi özleyeceğim?
Bu adil değil.
Biri benim farkıma varıp özlüyor mudur?
Yoksa hep ben mi özleyeceğim?
Bu adil değil.
birine seni özlüyorum bilmem ne diye mesajlar atıyorsun, o da cevap vermeyip, özlü sözler yazıp başka platformda paylaşıyor.
(bkz: tebrikler)
(bkz: tebrikler)
Biz hiç bilmeyiz, görmemişiz. Öyle şeyler bize öğretmediler.
aslında bir anlamda ilişkiyi yenilemek, ya da bağları yenilemek özellikle aile arasında olan bağlarla ilgili bir görüşmeler ise özlenmek tatlı gelir. ve bunun yanında özlemek tabii. özlemek ve özlenmek. tabii bunun için ilişkiye ara verin demiyorum kesinlikle. benim demek istediğim başka şey. belki de rutinden çıkmak. biraz değişiklik. hava değişimi gibi. işte ondan sonrasında özleniyorsunuz. veya özlüyorsunuz da. kıymet biliniyor belki de. bazen kaybetmek kazanmaktır derler ya. ya işte bunları seviyorum. bizim lügatımızda olan her bir duygu durumu bir diğerini etkiliyor bağdaşıyor ucundan kıyısından. buna bayılıyorum işte.
Beni de özleyeniniz var mı hiç? Varsa söylesin yaşanmaz bu filmde, acayip karanlık tablolar çizdiniz.
Bunu daha çok ölümden sonrası için düşünmek gerek; seni özleyecek biri var mıdır? Yoksa, gereksiz fuzulinin tekisin! Aynı benim gibi...
Bir tür hatırlayış.
Unutmak, bir tür özgürlük.
Unutmak, bir tür özgürlük.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar