bugün

/61
10 gün boyunca gözümün içine bakan uyarı (idi), sonunda bitti naled olasıca günler de döndüm yazarlığa.

(bkz: sensin la çaylak)
şu an içinde bulunduğum durum. ortalama bir insanın "hadi ya, evet biliyorum ne var bunda" gibi cevaplar verebileceği uyarı. ama gerek yoktur tabi ki. sakin olmak lazımdır, uyarı görüldüğü an merdivenlere yaklaşılmamalı, cenin pozisyonu alınmalı, bu sıkıntılı süreç geçene kadar sadece entariler döşenmelidir inci inci.* süreç hissedilemez olduğunda kalkıp rahatça at koşturabilirisiniz, afiyet olsun.
garip olaydır , açıklama olmadan , mesaj gelmeden çaylak oldurulur. neyse , ezilmeye alışık doğduk allah'tan , o yüzden sorun yok.

hazreti moderatörler karar verene kadar böyle kalalım bari.
bir aralar haftada 1-2 kez karşılaştığım mesaj. daha sonra gaipten gelen mesajda bir kez daha çaylak olursam silineceğim yazıyordu, o gün bugündür hiç görmedim bu yazıyı. * *
garip bir uyarı, bildiri.

"o sizin çaylaklığınız" diyesim gelir her görüşümde.
ağır depresan durum... Görmezden gelinmek en azında bir süreliğine.
Lise 1'e yeni baslamıs öğrencide çaylaktır ve okulda tüm angarya işler bu öğrencilere yaptırılır.üst sınıflar çaylakları herzaman ezer. sözlükte de mantık aynıdır. 5. nesil 6. nesili ezmektedir.
''buraya "çaylaksınız" ile ilgili entry gir''. denilerek iyice benimsediğim halim.
hoopppp!!! oraya buraya saldırma çaylaksınız !!! ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden kurallara uya uya yontula yontula.
ilk kez sözlük yazarlığı statüsünde bulunuyor olmamdan mütevellit, sabır ve sükunet içerisinde, içeri alınacağım günü beklemeye koyulmam gerektiğini bana hatırlatan, psikolojime "çaylaksın işte çaylak" nidaları ile sırıtan, çay ile başlayan herhangi bir kötü espri yapmamamın şahsım adına uygun olacağını düşündüğüm durumdur.
(bkz: yüzüme vurup durma şunu bee) *
bir yazarın kabusu olan kelimedir. demoklesin kılıcı gibi kafamızda sallanır. "ya olursam" diye paronaya yapıyor valla insanı. hani 24 saat falan da değil, alt limit 7 gün, üstü keyfi bilir. duyan da, sahte belge servis ederken yakalandık, ya da zimmetimize para geçirdik falan sanır yani.
dedirten kalıbı kullandıkça profilde ebediyyen kazılı bir şekilde duracak etiket.

zoraki edit: ahhahahah gücüne mi gitti kuzuuum?
-sayın uludağ sözlük,ben sizi kullandım.
-niye lan?
-ihl sözlükten kovulmamı sağlayan elemana sövmek için geldiydim!
-eeee
-ben çaylakmışım abii!
-eee
-yani yazılarımı benden başka kimse göremiyomuş?
-ne yapalım şimdi?
-abi açıksözlü olanlara bir kıyak yapmıyonuzmu?
-hele bir 20 entriy gir bakem.
-soda açsam abii içermisin?
-haydi haydi... klavyene kuvvet.
an (dakika 1)itibari ile 21 sayfa entry görmem ile; ohooo, işimiz var dediğim durumum.
hep takip ediliyormuşsun hissine kapılmana engel olamayacağın bir süreçtir, geçer.
(bkz: benden yazar olur mu ki lan) gibi soruların beyninizde birbirini kovaladığı sağ üstteki çaylaksınız yazısının insanın sinirini hoplattğı, ve hiç bitmeyecekmiş gibi gelen eziklik durumudur.

yazdıklarının moderatör hariç kimsenin okuyamaması, kendin çal kendin söyle hissini yaratan alışma süresidir.
yukarda nickinizi bir derdim var bölümünden çaylakken değiştirebilirsiniz diyor. bir derdim var bölümüne tıklıyorum , 'yazar olunca bekleriz' diyor. madem böyle bişey diyorsunuz 60 küsur entry girmeme rağmen neden hala yazar olamıyorum bari buna cevap verin. bir işe girmişsiniz hakkını verin bari ayıp..
sağ üstte kendisini her gördüğümde sizde 'gıcıksınız' dediğim, ezikleyici yazı.
rampaların ustasıyım, çaylak olmanın hastasıyım.
"emrah koş ananı zkiyolar" kadar vurucu bir ibaredir.

yani tamam o kadar değil de... dur içerden çağırdılar.
"şoförsem günahım ne" hissi uyandırırcasına sağ üstte duran yazı... ilk günümde kaldırılırsa "çabuk kalktı dikkat edersen" başlığına yazamayı planladığım durum.
- sen çaylaksın, senin başın kel. hatta bodur ve çirkinsin.
sabır ister, selamet ister, her gencin harcı olmayan bekleme süresidir.
yazar olan bir kişinin sağ kısımda en üstte sözlük formatına uymadığı taktirde göreceği yazıdır. sözlüğe çaylak başlamak zor bir iştir ama yazar olduktan sonra çaylak olmak hemde bunun süresinin ne kadar süreciğini bilememek daha kötü bir durumdur. önce çaylakken güzel 20-25 entry sonucu rahat rahat yazar olabiliyorsunuz. bu bölüm sözlükte çok güzel anlatılmış. bunu anlamak için veya soru sormak için biriyle iletişime geçmek gereğini duymuyorsunuz. fakat yazarken çaylak yapılıp birde nedeni , ne kadar süreceği belirtilmeyince sizi çok sıkıntıya sokuyor. özellikle sözlükte çaylak olduğunuzda sizin yerinize bu durumu konuşup derdinizi sizin yerinize anlatabilecek bir dostunuz yoksa. çaylaksınız bence sözlükte yeni olanlar için * daha çok bilgi verilmeli. yoksa bu cezanın bir manası olmaz.
© copyright 2005 - 2026