bugün
- 32 yaşına girmek9
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- norveçte bok olsam8
- kadınların penisi olduğu gerçeği6
- zengin olsanız ne yapardınız4
- pandemi sonrası hayat3
- aşırı zayıf erkek3
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- manifest çocukların ahlakını bozuyor safsatası6
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler7
- mehdi arşiv olarak mı inecek exe olarak mı3
- 23 temmuz 2026 bahçeli'nin yeni parti açıklaması2
- nervionun merak ettiği yazar19
- icq2
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- herşeyi boşverip guru olmak3
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi9
- günün tweeti3
- ikizler burcu erkeği2
- sözlükte en çok güldüğünüz yazarlar9
- ordu4
- mehdi kaç yaşında başa geçecek2
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- kızlar teklif ediyor efsanesi gerçek oluyor5
- yalnizca deli yalnizca sair21
- atatürk yerine mustafa kemal diyenler3
- doğum haritası5
- hristiyanlar2
- yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri8
- migros'un nussknacker satması3
- atatürkün bilimden en uzak sözü8
- sevgilinin giyimine karışmak9
- maide suresi 82 ayet2
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- bu sözlükte beni herkes tanır9
- aşiyan2
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der11
- komşuları itici yapan detaylar7
- anıtkabire gitmek vs hacca gitmek8
- orta doğu türkiyesi2
- arkadaşlar bakar mısınız21
- ciguli vs velvet9
- katatespizartmasi17
- son gammaz bukucu2
- manifest kızlarını sıralamak2
- yeni seçimde akp halka ne vaadedebilir sorunsalı12
- penis takası yapmak2
- ton balığını kim yiyor sorunsalı10
doğaçlama müziğin Türkiye'deki ilk ve en önemli gruplarından biridir zen. buna rağmen pek bilinmez; doğaçlamayı kafaların pek kaldırmamasından olsa gerek. işin ilginci baba zula dinleyen kesimin bile büyük bir kısmı bilmez. 1988 yılında Boğaziçi müzik kulübü bünyesinde kuruluyorlar. demoları ardından 4 albüm yayınlıyorlar. bunlardan derya 1996 yılında "en iyi ve en az tanınan 10 albüm" listesine alıyor. aynı yıl newyork times "yılın es geçilen en iyi albümleri" listesine alıyor. Bakırköy akıl hastanesinde albümü hala kafamda soru işaretidir. mazhar osman isimli salonda verilen konserin nasıl bir ortamı vardı çok merak ediyorum. tan bul derdim anla derken, suda balık bu yol hiç bitmeyecek diyor. grup elemanlarından murat ertel, emre önel ve levent akman; tabutta rövaşata'nın film müzikleri için yan grup kurup baba zula oluyor, günümüze kadar geliyorlar.
sadece aslı zen'i akla getiren kelime.
zen,zenne, zennube.
kadın,kadın gibi,günahkar kız.
her yerde kadın var. kalbim senin bu gece.
kadın,kadın gibi,günahkar kız.
her yerde kadın var. kalbim senin bu gece.
taoculuk ve konfüçyüsçülük ile birlkte çin'in 3. sac ayağı olan budizm'in mahayana koluna mensup bir "yaşama sanatı". çin'in diğer sac ayakları ile de harmanlanarak, gittiği ülkelerdeki kültürlerle de etkileşerek bu günkü konumuna gelmiştir.
zihnin zorlamasızca kontrol altına alınması temeline dayanır. bundan sonrası da sözle anlatılamayan bir evren algısını beraberinde getirir.
zihnin kısır döngülerini parçalamak için mondo ve koan gibi paradoksal problemlerin çözümünün bulunması, tokat, sopa kullanımı gibi yöntemlere (!) başvurulur.
zen japonca olmasına karşılık isim çince'den devşirmedir (chán). değişik ülkelerde değişik isimlerle adlandırılır:
çince ismi
mandarin pinyin chán
mandarin wade-giles ch'an
kantonca jyutping sim
şanghayca (wu) zeu
korece ismi
romanizasyon seon
mccune-reischauer son
sanskritçe ismi
dhyana
vietnamca ismi
thien
zen düz yazı yerine mısralarla çok daha iyi ifade edilir, şöyle ki:
görmeden bak,
duymadan dinle,
öğrenmeden bil...
edit: gelen güzel bir soru üzerine dizelerin anlamını bir örnekle biraz açıklamaya çalıştım:
görmeden bak:
burada anlatılmak istenen şey, algılanan nesneyi inceleyerek tanıma oturtma çabasında bulunmamak geretiği aslında. bu şekilde de dışarıda neler oluyor diye bir merak da oluşmuyor. bu ne etki yapıyor? bu şekilde zihnin algılanan veriyi işlemesinin ve aktif konuma gelmesinin önü alınıyor. istemeden her şeyi algılıyoruz sürekli. ama bunlara "görerek", "yorumlayarak" tanım vermeye uğraşıyor zihnimiz. işte tam da bu otomatik aktiviteyi bitirerek arkada olan öz benliğin ve farkındalığın hissedilmesi sağlanıyor. sadece algılayarak bilincimizi aktif tutuyoruz. bu algıları kullanarak hafızadaki ön tanımlı referanslarla karşılaştırmak ya da ne oldukları hakkında düşünmek gibi "zihni dans ettirecek" bir işleme girişmiyoruz .
neden "bakmadan gör" değil?: herhangi bir uyaran/algılanan veri ortada yokken, dışarıda olanı algılama durumunu anlatıyor. bu durum, meselede bir şeyi bilmeye, neler olduğunu anlamaya çalışan bir "zihinsel aktiflik" durumunu tanımlıyor.
zihnin zorlamasızca kontrol altına alınması temeline dayanır. bundan sonrası da sözle anlatılamayan bir evren algısını beraberinde getirir.
zihnin kısır döngülerini parçalamak için mondo ve koan gibi paradoksal problemlerin çözümünün bulunması, tokat, sopa kullanımı gibi yöntemlere (!) başvurulur.
zen japonca olmasına karşılık isim çince'den devşirmedir (chán). değişik ülkelerde değişik isimlerle adlandırılır:
çince ismi
mandarin pinyin chán
mandarin wade-giles ch'an
kantonca jyutping sim
şanghayca (wu) zeu
korece ismi
romanizasyon seon
mccune-reischauer son
sanskritçe ismi
dhyana
vietnamca ismi
thien
zen düz yazı yerine mısralarla çok daha iyi ifade edilir, şöyle ki:
görmeden bak,
duymadan dinle,
öğrenmeden bil...
edit: gelen güzel bir soru üzerine dizelerin anlamını bir örnekle biraz açıklamaya çalıştım:
görmeden bak:
burada anlatılmak istenen şey, algılanan nesneyi inceleyerek tanıma oturtma çabasında bulunmamak geretiği aslında. bu şekilde de dışarıda neler oluyor diye bir merak da oluşmuyor. bu ne etki yapıyor? bu şekilde zihnin algılanan veriyi işlemesinin ve aktif konuma gelmesinin önü alınıyor. istemeden her şeyi algılıyoruz sürekli. ama bunlara "görerek", "yorumlayarak" tanım vermeye uğraşıyor zihnimiz. işte tam da bu otomatik aktiviteyi bitirerek arkada olan öz benliğin ve farkındalığın hissedilmesi sağlanıyor. sadece algılayarak bilincimizi aktif tutuyoruz. bu algıları kullanarak hafızadaki ön tanımlı referanslarla karşılaştırmak ya da ne oldukları hakkında düşünmek gibi "zihni dans ettirecek" bir işleme girişmiyoruz .
neden "bakmadan gör" değil?: herhangi bir uyaran/algılanan veri ortada yokken, dışarıda olanı algılama durumunu anlatıyor. bu durum, meselede bir şeyi bilmeye, neler olduğunu anlamaya çalışan bir "zihinsel aktiflik" durumunu tanımlıyor.
t: kökeni hindistan olup daha sonraları budizm aracalığıyla çin'e aktarılmış mistik disiplin.
uyduruk new age akımlarına alet edilmemiş sağlıklı bir giriş için :
https://youtu.be/PUCBOTMNM20
uyduruk new age akımlarına alet edilmemiş sağlıklı bir giriş için :
https://youtu.be/PUCBOTMNM20
bir öğrenci, ustasına defalarca sorular sorar ama hep sessizlikle karşılaşır.
bir gün sabrı taşar ve bağırır:
— “neden bana hiçbir şey söylemiyorsun?!”
usta gülümseyerek der ki:
— “ben sana her şeyi söylüyorum. sen duymuyorsun.”
bir gün sabrı taşar ve bağırır:
— “neden bana hiçbir şey söylemiyorsun?!”
usta gülümseyerek der ki:
— “ben sana her şeyi söylüyorum. sen duymuyorsun.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar