bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz15
- yazarların fotoğrafları10
- yazarların işlediği günahlar6
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi5
- günlük tutmak3
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- durduk yere tribe girmek5
- psikoloğun incinmişsin demesi3
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- zaman makinesi planı3
- kadın tır şoförleri6
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- profdrekremculfa3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- paşaa dut olum2
- hasta yakınları2
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- isa'nın doğumundan bilmem kaç yıl sonra2
- xiaomi 17 pro max4
- şimdi ne yapsam acaba7
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- bu ne hal yahu9
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- kanal 7 gelin dizisi5
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- çoban salatasını ilk kim yaptı sorunsalı3
- yarma şeftali7
- van da tır ile minibüs çarpışması 9 ölü4
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- bir allah'a can borcum var diyen dayı2
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- akşama ne yemek yapsam10
- manken gibi kadınla evlenmek5
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- mafyanın parasının fonda batması3
- ak parti4
neşet ertaştan başkasının söylememesi gereken türkü. kim okursa okursun katledecektir.
öyle balon köpüğü pop şarkıları gibi, kıçı kırık eski sevgiliyi hatırlatmaz, ölen babanı hatırlatır,onunla geçirdiğin günleri hatırlatır, salyanı genzinde dondurur.
Bu güzel türkü küçükken benim için şu demekti: zahidem buuuuuu
Evet sadece bu her seferinde başına denk gelirdim orayı da böyle anlardım şimdi bakınca anlamamışım tabi.
neset ertas in sevenlerine biraktigi turku.
rahmetli neşet ertaşın en bilindik türkülerinden biridir. zahidesine kavuştu neşet ertaş.
neşet ertaş' ın canlı performansında bağlama ile söylediği muhteşem türkü.
neşet ertaşın bizlere bıraktığı eser. herkesin bir zahidesi vardır.
nasıl bir psikolojiyle yazdıysa artık, her dinleyişimde yazdırana-söyletene çektirdiği ıstırıplardan dolayı
allah belanı versin zahide,
boyun devrilsin zahide,
soyun sopun kökün kurusun zahide,
gün yüzü görmeyesin zahide,
geriye taklalar eşliğinde can veresin zahide...
gibi bilimum beddualar eşliğinde zahide'ye saydırdığım türküdür.
allah belanı versin zahide,
boyun devrilsin zahide,
soyun sopun kökün kurusun zahide,
gün yüzü görmeyesin zahide,
geriye taklalar eşliğinde can veresin zahide...
gibi bilimum beddualar eşliğinde zahide'ye saydırdığım türküdür.
zahidem aslında anonim bir parça olup bilinen kıta sayısı 20 leri bulur. neşet usta bu parçayı ( kendi deyimiyle ) havalandırmasından sonra parça tutulmuş ve gönülleri titretmiştir. neşet usta'ya; kim bu zahide ? diye sorduklarında şu cevabı verir; herkesin bir zahidesi var.
yani zahide sevilen, aşık olunandır.
yani zahide sevilen, aşık olunandır.
neşet ertaş'ın sesinden güzel olan türküdür. evet.
Neşet Ertaş'ın en sevilen türkülerinden biri de "Zahide'm". Ertaş'a "Zahide'nin kim olduğunu sorduk". "Herkesin bir Zahide'si var" yanıtını verdi. Yine sorduk:
-Sizinkisi hangisi?
-Sevdim kavuşamadım... Zahide'm türküsünü çığırdım...
Türkü çok tutuldu... Sonra baktım, başka türkücüler, Zahide'm türküsüne yeni yeni dörtlükler eklemeye başladılar... Zahide'm türküsü uzadıkça uzadı.. Sanki destan olup, çıktı... Meğer, herkesin bir Zahide'si varmış.
-Ya sizinki?
-Benim ki, boynumu bükük koyan bir eski aşk hikayesi. (Kendi ağzından)
Halk arasında Zahidem adıyla ün yapan türkünün şairi Aşık Arap Mustafa, 1901 yılında Çiçekdağına bağlı Orta Hacı Ahmetli köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını annesini çok küçük yaşlarda yitirdi. ilk önce bir akrabasının himayesinde, daha sonraları da onun bunun yanında büyüdü.
Arap Mustafanın babası düğünlerde, toplantılarda Koca Oyunu adı verilen oyunda Arap rolünü üstlenirdi. Bu nedenle Mustafaya da Arap lakabı takılmıştır. Kimsesiz kalan Arap Mustafa 10 yaşına gelince Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozadelerden Mehmete çiftçi durdu. Zaman içinde çalışkan, babayiğit, giyimine özen gösteren yakışıklı bir delikanlı olan Arap Mustafa, Ağasının yeni yetişen Zahideye gönlünü kaptırdı. Fakir ve kimsesiz olduğundan bu sırrını bir türlü açığa vuramadı.
20sinde askere giden Mustafanın aklı, deliler gibi sevdiği Zahidede kalmıştı. Köydeki dostlarına mektuplar göndererek Zahideden haber almaya çalışan Arap Mustafa, Zahidenin başka biriyle evlendirildiğini ve düğününün de bir hafta sonra olacağını duyunca üzüntüsünü aşağıda içli mısralara dökmüştür. Türküyü Neşet Ertaş plağa okuyup tanıtmıştır.
Zahide Kurbanım n'olacak Halim
Gene bir laf duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden haber sorarım
Zahidem bu hafta oluyor gelin
Hezeli de deli gönül hezeli
Çiçekdağı döktü m'ola gazeli
Dolaştım alemi gurbet gezeli
Bulamadım Zahidem'den güzeli
Ay ile doğar da gün ile aşar,
Zahidemi görenin tebdili şaşar
iyinin kaderi kötüye düşer,
Diken arasında kalmış gül gibi.
Zahidem kurbanım kurtar bu dardan
Baban anlamadı bizim bu haldan
Kekiline sürmüş kokulu yağdan,
Derdin beni delediyor Zahidem.
Ziyaretten çıktım Cenderin özü
Kum gibi kaynıyor Zahidem gözü
Aslını sorarsan esalet yerden
Hacı Bürolardan Mehmetin kızı.
Gurbet ellerinde esinim esir
Zahidem kurbanım hep bende kusur
Eğer baban seni bana verirse
Nemize yetmiyor el kadar hasır.
Çiçekdağında da hiç gitmez duman
Zahidem kurbanım hallarım yaman
Yapamadım şu babayın gönlünü
Fakir diye bana vermedi baban.
Anamdan doğalı çok çektim cefa,
Şu yalan dünyada sürmedim sefa,
Adımı namımı soran olursa,
Orta Hacı Ahmetli Arap Mustafa.
Arapoğlu Mustafanın kendisine Mecnun gibi aşık olduğundan etkilenen Zahide, Mustafa için şiirler söylemiştir. Bu şiirin üç kıtasını H. Vahit Bulut, 1973 yılında Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Zahidenin yakın arkadaşı ve sırdaşı Fatikten derlemiştir. Baştaki iki kıta tarafımızdan derlenmiştir.
Bu nasıl sevdaymış geldi başıma
Felek ağu kattı tatlı aşıma
Sevda çekenlere zor gelir gurbet
Gece gündüz elim kalkmaz işime.
Aşağıda sap kağnısı geliyo
Derdin beni elik elik eliyo
Kurbanlar olayım gara Mustafam
Babam beni yad ellere veriyo.
Arapoğlu derler gayeten atik
Gözleri kara da, kaşları çatık
Git nazlı yare de bir haber getir
Bastığın yerlere kurbanım Fatik.
Ağlayarak yayığımı yayarım
Yarim gitti günlerini sayarım
Çıksa Büyüköze mendil sallasa
Islık çalsa ıslığını duyarım.
Coşkuna da deli gönül coşkuna
Aşkından Zahide döndü şaşkına
Sensiz edemiyom nazlı civanım
Nolur bir yol görün Allah aşkına.
-Sizinkisi hangisi?
-Sevdim kavuşamadım... Zahide'm türküsünü çığırdım...
Türkü çok tutuldu... Sonra baktım, başka türkücüler, Zahide'm türküsüne yeni yeni dörtlükler eklemeye başladılar... Zahide'm türküsü uzadıkça uzadı.. Sanki destan olup, çıktı... Meğer, herkesin bir Zahide'si varmış.
-Ya sizinki?
-Benim ki, boynumu bükük koyan bir eski aşk hikayesi. (Kendi ağzından)
Halk arasında Zahidem adıyla ün yapan türkünün şairi Aşık Arap Mustafa, 1901 yılında Çiçekdağına bağlı Orta Hacı Ahmetli köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını annesini çok küçük yaşlarda yitirdi. ilk önce bir akrabasının himayesinde, daha sonraları da onun bunun yanında büyüdü.
Arap Mustafanın babası düğünlerde, toplantılarda Koca Oyunu adı verilen oyunda Arap rolünü üstlenirdi. Bu nedenle Mustafaya da Arap lakabı takılmıştır. Kimsesiz kalan Arap Mustafa 10 yaşına gelince Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozadelerden Mehmete çiftçi durdu. Zaman içinde çalışkan, babayiğit, giyimine özen gösteren yakışıklı bir delikanlı olan Arap Mustafa, Ağasının yeni yetişen Zahideye gönlünü kaptırdı. Fakir ve kimsesiz olduğundan bu sırrını bir türlü açığa vuramadı.
20sinde askere giden Mustafanın aklı, deliler gibi sevdiği Zahidede kalmıştı. Köydeki dostlarına mektuplar göndererek Zahideden haber almaya çalışan Arap Mustafa, Zahidenin başka biriyle evlendirildiğini ve düğününün de bir hafta sonra olacağını duyunca üzüntüsünü aşağıda içli mısralara dökmüştür. Türküyü Neşet Ertaş plağa okuyup tanıtmıştır.
Zahide Kurbanım n'olacak Halim
Gene bir laf duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden haber sorarım
Zahidem bu hafta oluyor gelin
Hezeli de deli gönül hezeli
Çiçekdağı döktü m'ola gazeli
Dolaştım alemi gurbet gezeli
Bulamadım Zahidem'den güzeli
Ay ile doğar da gün ile aşar,
Zahidemi görenin tebdili şaşar
iyinin kaderi kötüye düşer,
Diken arasında kalmış gül gibi.
Zahidem kurbanım kurtar bu dardan
Baban anlamadı bizim bu haldan
Kekiline sürmüş kokulu yağdan,
Derdin beni delediyor Zahidem.
Ziyaretten çıktım Cenderin özü
Kum gibi kaynıyor Zahidem gözü
Aslını sorarsan esalet yerden
Hacı Bürolardan Mehmetin kızı.
Gurbet ellerinde esinim esir
Zahidem kurbanım hep bende kusur
Eğer baban seni bana verirse
Nemize yetmiyor el kadar hasır.
Çiçekdağında da hiç gitmez duman
Zahidem kurbanım hallarım yaman
Yapamadım şu babayın gönlünü
Fakir diye bana vermedi baban.
Anamdan doğalı çok çektim cefa,
Şu yalan dünyada sürmedim sefa,
Adımı namımı soran olursa,
Orta Hacı Ahmetli Arap Mustafa.
Arapoğlu Mustafanın kendisine Mecnun gibi aşık olduğundan etkilenen Zahide, Mustafa için şiirler söylemiştir. Bu şiirin üç kıtasını H. Vahit Bulut, 1973 yılında Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Zahidenin yakın arkadaşı ve sırdaşı Fatikten derlemiştir. Baştaki iki kıta tarafımızdan derlenmiştir.
Bu nasıl sevdaymış geldi başıma
Felek ağu kattı tatlı aşıma
Sevda çekenlere zor gelir gurbet
Gece gündüz elim kalkmaz işime.
Aşağıda sap kağnısı geliyo
Derdin beni elik elik eliyo
Kurbanlar olayım gara Mustafam
Babam beni yad ellere veriyo.
Arapoğlu derler gayeten atik
Gözleri kara da, kaşları çatık
Git nazlı yare de bir haber getir
Bastığın yerlere kurbanım Fatik.
Ağlayarak yayığımı yayarım
Yarim gitti günlerini sayarım
Çıksa Büyüköze mendil sallasa
Islık çalsa ıslığını duyarım.
Coşkuna da deli gönül coşkuna
Aşkından Zahide döndü şaşkına
Sensiz edemiyom nazlı civanım
Nolur bir yol görün Allah aşkına.
çok değerli bir sanatçımızın besteleyip saz ile sevitiği bir türküdür.umarım cennettedir.cennette değilse bu ne biçim adalet diye sorgular insan.
Ne zahideler varmış da böyle söyletmiş. Hey yavrum hey dedirtir.
Neşet ertaş tan güzel bir türküdür.
Neşet ertaş tan güzel bir türküdür.
bu şarkının bana hissettirdiklerinden olsa gerek;
+merhaba ben zahide
-zahide aşık oldum sana.
+merhaba ben zahide
-zahide aşık oldum sana.
Zahide ismine bile türkü yazılmış hem de enfes olmuş, yaralamış dinleyenleri.
Bi benim adıma dair bi şey yazılmamış zaten. Şiir yok türkü yok. dilara ya bile yazılmış be.
Bi benim adıma dair bi şey yazılmamış zaten. Şiir yok türkü yok. dilara ya bile yazılmış be.
dinlemekten hiç bıkmadığım türküdür.
evde ne zaman bu türküyü açsam yan odadaki televizyonun sesi kapatılır, musluktaki sus sesi durur, o an türküyü duymamızı engelleyebilecek ne varsa susturulur. son üç senedir babamla aramda bir köprü işlevi gördüğünden midir bilmiyorum en sevdiğim türkü budur.
bu ne zaman çalsa babalı kızlı ortalığı sessizliğe gömeriz.
evde ne zaman bu türküyü açsam yan odadaki televizyonun sesi kapatılır, musluktaki sus sesi durur, o an türküyü duymamızı engelleyebilecek ne varsa susturulur. son üç senedir babamla aramda bir köprü işlevi gördüğünden midir bilmiyorum en sevdiğim türkü budur.
bu ne zaman çalsa babalı kızlı ortalığı sessizliğe gömeriz.
Zahide’m gurbanım sallama beşik
Beni genç yaşımda eyledin aşık
Kadir Mevla’m senden bir yar isterim
Ağ buğday benizli zülfü dolaşık
izmir dağlarında esirim esir
Affeyle Zahidem hep bende kusur
Eğer baban seni bana verirse
Nemize yetmiyor el kadar hasır
Gurban olurum Alişan’a Hacı’ya
Nazlı yarım düşemedim kocaya
Çıksam Büyüköz’e seyran eylesem
Çeşmenin başına gelen sucuya
Ayınan doğarda gülene aşar
Zahidemi görenin tebdili şaşar
iyinin kaderi kötüye düşer
Diken arasında kalmış gül gibi
Zahidem gurbanım dar günüm dardan
El eder Zahidem iğdeli bağdan
Kahkülüne sürmüş kokulu yağdan
Derdim beni del’ediyor Zahidem
Kurban olurum Alişan’a Duran’a
Müjdeler veririm Zahidemi bulana
Zahidemde benziyor çölde ceylana
Ceylan avcın ben olam Zahidem
Yine doğdu ülker ile terazi
Zahidem de has bahçenin kirazı
Kaderim övünsün bacaksız oğlan
Şu yalan dünyada adım murazı
Hazeli’de deli gönlüm hazeli
Çiçekdağı döktü m’ola gazeli
Dolaştım alemi gurbet gezeli
Bulamadım Zahidem’den güzeli
Kömür gözlüm al eline kalemi
Ben söyleyim yaz başıma geleni
Fukara deyip de gelmedin bana
Hani göster açlığından ölen
Zahidem gurbanım n’olacak halim
Gene bir söz duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden haber sorarım
Zahidem bu hafta oluyor gelin
Ziyaretten çıktım Çender’in özü
Kum gibi kaynıyor Zahidem gözü
Aslını sorarsan esalet yerden
Hacı Bürolardan Mehmet’in kızı
Anamdan doğalı çok çektim cefa
Şu yalan dünyada sürmedim sefa
Eğer ahbaplardan soran olursa
Orta Hacı Ahmetli’den Garip Mustafa
Aslımı sorarsan Çiçekdağlıyım
Felek vurdu kollarımdan bağlıyım
Eğer beni sorup bilen olmazsa
Orta Hacı Ahmetli den Arapoğlu’yum
Beni genç yaşımda eyledin aşık
Kadir Mevla’m senden bir yar isterim
Ağ buğday benizli zülfü dolaşık
izmir dağlarında esirim esir
Affeyle Zahidem hep bende kusur
Eğer baban seni bana verirse
Nemize yetmiyor el kadar hasır
Gurban olurum Alişan’a Hacı’ya
Nazlı yarım düşemedim kocaya
Çıksam Büyüköz’e seyran eylesem
Çeşmenin başına gelen sucuya
Ayınan doğarda gülene aşar
Zahidemi görenin tebdili şaşar
iyinin kaderi kötüye düşer
Diken arasında kalmış gül gibi
Zahidem gurbanım dar günüm dardan
El eder Zahidem iğdeli bağdan
Kahkülüne sürmüş kokulu yağdan
Derdim beni del’ediyor Zahidem
Kurban olurum Alişan’a Duran’a
Müjdeler veririm Zahidemi bulana
Zahidemde benziyor çölde ceylana
Ceylan avcın ben olam Zahidem
Yine doğdu ülker ile terazi
Zahidem de has bahçenin kirazı
Kaderim övünsün bacaksız oğlan
Şu yalan dünyada adım murazı
Hazeli’de deli gönlüm hazeli
Çiçekdağı döktü m’ola gazeli
Dolaştım alemi gurbet gezeli
Bulamadım Zahidem’den güzeli
Kömür gözlüm al eline kalemi
Ben söyleyim yaz başıma geleni
Fukara deyip de gelmedin bana
Hani göster açlığından ölen
Zahidem gurbanım n’olacak halim
Gene bir söz duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden haber sorarım
Zahidem bu hafta oluyor gelin
Ziyaretten çıktım Çender’in özü
Kum gibi kaynıyor Zahidem gözü
Aslını sorarsan esalet yerden
Hacı Bürolardan Mehmet’in kızı
Anamdan doğalı çok çektim cefa
Şu yalan dünyada sürmedim sefa
Eğer ahbaplardan soran olursa
Orta Hacı Ahmetli’den Garip Mustafa
Aslımı sorarsan Çiçekdağlıyım
Felek vurdu kollarımdan bağlıyım
Eğer beni sorup bilen olmazsa
Orta Hacı Ahmetli den Arapoğlu’yum
üstad neşet Ertaş'ın en sevdiğim parçası.
duyulduğunda evdeki diğer bütün seslerin kesildiği türküdür.
Ne kadar da içlidir. insanın içini sızlatır.
Ne kadar da içlidir. insanın içini sızlatır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com