bugün
- tai lung52
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- ne kadar yaşlısın7
- ankete gelin beyler25
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek20
- sözlüğün bünyeyi yorması7
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- dünyanın en büyük orospu çocuğu6
- sarapci koala39
- nervio hamferdi13
- inci sözlük5
- on dokuzuncu yüzyıl kendi çocuklarını yedi2
- fiyat için dm2
- 18 ay askerlik yapmak4
- meleklere serbest insanlara yasak olan ilimler4
- tavuk döner4
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali11
- kapadokya3
- noter güvenli kapora sistemi2
- hiç büyü yapan gavur görmemek5
- sevmediğiniz yazarlar11
- ben de reise oy vericem13
- diego dalla palma rosso rossetto ruj2
- aziz ihsan aktaş davası8
- bu teyp kaç para eder6
- kutlu doğum haftası9
- yapay zeka ve işsizlik7
- beni sevmeyen o kişi7
- çürük raporu2
- sözlük kızları nerede sorunsalı10
- demokratik tercihi yüzünden birine hakaret etmek8
- yalnızlık rahatlıktır14
- kendini her konuda haklı gören tip5
- abd'nin suriye'yi terör listesinden çıkarması7
- denetlemede bayılma numarası yapmak6
- hepsiburada3
- müdürden izin almak4
- alparslan kuytul19
- en büyük hatalar2
- bar kokhba isyanı2
- sütlaçın üstünü pürmüzle yakmak5
- yavudileri öğrenmek isteyen okusun3
- dürüm yerken kağıtlı kısmı ısırmak4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları6
- arkadaşlar lütfen kavga etmeyin kitap okuyorum3
- az ötede havla çapulcu5
- titus flavius vespasianus2
- 100 milyon dolar kaldırıp yeni bir hayata başlamak4
- azerbaycan türkçesi daha güzel olan kelimeler12
- menemen6
iTALYAN LANCiA OTOMOBiLLERiNiN BiR MODELiDiR.
Christof Spengemannın 1924 te yazdığı ancak 1991 de yayınlanan kitabı.
yazılış tarihine göre oldukça şaşırtıcı, groteks roman.
--spoiler--
Ypsilon romanı, pek sıkı tınlayan şu terimle ifade edecek olursak: "konuşulduğunda" anlam kazanır. Yazarın, her satın ya da ödünç alana kitabı okuyacak zamanı yoktur. Yeterli uzunlukta bir plağın imâline halen çalışılmaktadır. Bu yapılana kadar okur metni kendi kendine okumalıdır.
Hemen bütün milletvekilleri, hatipler, düğün dernek söylevcileri en çok kendilerini dinlemeyi severler. Bu durumu gözönüne alarak, yetenekleri bunlar kadar gelişmemiş okurun da aynı anda hem okuyup hem dinleyebileceğini varsayabiliriz. Eğer bu mümkün değilse, tasada ortak olunan bir dost bulunup karşılıklı yardımlaşılabilir.
Ypsilon romanı gündelik-alışılmış sesle okunmamalıdır. Hatibin, romanla dinleyici arasına kişiliğini sokma hakkı yoktur. Dinleyici kendi olsa bile.
--spoiler--
--spoiler--
Ypsilon'un anababası hayatlarını ortaya koydular, ikisi de hemen hemen aynı zamanda damar kireçlenmesinden öldü. Herhangi bir doktor yardımı olmaksızın öldüler - tamamen kendi imkânlarıyla.
Müthiş güzel bir cenaze töreniydi. Cenaze alayına bütün şehir katıldı. Şehir daha önce böyle bir cenaze alayı görmemişti. O kadar uzundu ki, en arkadakiler en ön-dekilerin bu korteje niçin katıldığım bilemediler.
Bunun sonucu, cenaze kortejinin arkadan dörtte biri bir şenlik alayına dönüştü.
Cenazeler defnedilmişti. Kortejin başındakiler mezarlığı terk etmişlerdi. Bir saat sonra, cenaze alayının neşe içindeki ucuyla karşılaştılar ve onların arkasına takıldılar. Kortej böylece bir halkaya dönüştü. Neşeli hava yeni katılanlara sirayet etti, yayıldı, ilerledi ve dönüp gelerek kendi ucuna kavuştu.
insanlar çember çizerek dönüyordu, yürüyüş kolunun sonu gelmiyordu, iki gün iki gece çember halinde yürüdüler ve kortejin sonu gelmedi. Terk edilmiş evlerde ocaklar söndü, insanlar hâlâ halka olmuş dönüp duruyorlardı. Üç gün üç gece yürüdüler, kortejin ucu görünmedi. Terk edilmiş evlerde havagazı muslukları üzgün üzgün boyunlarını büktüler. Ama insanlar çember oluşturmuş yürüyorlar ve yürüyüş kolunun ucu gözükmüyordu. Evlerde, tamamen ihmal edilmiş sinekler arasında salgın hastalıklar başgösterdi. Ama insanlar halka olmuş yürüyorlar ve kolun sonu gelmiyordu. Gündüzlerle geceleri ayırt edemez olmuşlardı. Ve uzun bir zaman sonra yeni bir gün doğduğunda, yedi gün on gecedir çember halinde yürümüş durumdaydılar.
işte o sıralarda, kortejin ortalarında bir yerde, hali vakti yerinde bir kadın bir çocuk doğurdu, adını Gottlieb koydu.
--spoiler--
yazılış tarihine göre oldukça şaşırtıcı, groteks roman.
--spoiler--
Ypsilon romanı, pek sıkı tınlayan şu terimle ifade edecek olursak: "konuşulduğunda" anlam kazanır. Yazarın, her satın ya da ödünç alana kitabı okuyacak zamanı yoktur. Yeterli uzunlukta bir plağın imâline halen çalışılmaktadır. Bu yapılana kadar okur metni kendi kendine okumalıdır.
Hemen bütün milletvekilleri, hatipler, düğün dernek söylevcileri en çok kendilerini dinlemeyi severler. Bu durumu gözönüne alarak, yetenekleri bunlar kadar gelişmemiş okurun da aynı anda hem okuyup hem dinleyebileceğini varsayabiliriz. Eğer bu mümkün değilse, tasada ortak olunan bir dost bulunup karşılıklı yardımlaşılabilir.
Ypsilon romanı gündelik-alışılmış sesle okunmamalıdır. Hatibin, romanla dinleyici arasına kişiliğini sokma hakkı yoktur. Dinleyici kendi olsa bile.
--spoiler--
--spoiler--
Ypsilon'un anababası hayatlarını ortaya koydular, ikisi de hemen hemen aynı zamanda damar kireçlenmesinden öldü. Herhangi bir doktor yardımı olmaksızın öldüler - tamamen kendi imkânlarıyla.
Müthiş güzel bir cenaze töreniydi. Cenaze alayına bütün şehir katıldı. Şehir daha önce böyle bir cenaze alayı görmemişti. O kadar uzundu ki, en arkadakiler en ön-dekilerin bu korteje niçin katıldığım bilemediler.
Bunun sonucu, cenaze kortejinin arkadan dörtte biri bir şenlik alayına dönüştü.
Cenazeler defnedilmişti. Kortejin başındakiler mezarlığı terk etmişlerdi. Bir saat sonra, cenaze alayının neşe içindeki ucuyla karşılaştılar ve onların arkasına takıldılar. Kortej böylece bir halkaya dönüştü. Neşeli hava yeni katılanlara sirayet etti, yayıldı, ilerledi ve dönüp gelerek kendi ucuna kavuştu.
insanlar çember çizerek dönüyordu, yürüyüş kolunun sonu gelmiyordu, iki gün iki gece çember halinde yürüdüler ve kortejin sonu gelmedi. Terk edilmiş evlerde ocaklar söndü, insanlar hâlâ halka olmuş dönüp duruyorlardı. Üç gün üç gece yürüdüler, kortejin ucu görünmedi. Terk edilmiş evlerde havagazı muslukları üzgün üzgün boyunlarını büktüler. Ama insanlar çember oluşturmuş yürüyorlar ve yürüyüş kolunun ucu gözükmüyordu. Evlerde, tamamen ihmal edilmiş sinekler arasında salgın hastalıklar başgösterdi. Ama insanlar halka olmuş yürüyorlar ve kolun sonu gelmiyordu. Gündüzlerle geceleri ayırt edemez olmuşlardı. Ve uzun bir zaman sonra yeni bir gün doğduğunda, yedi gün on gecedir çember halinde yürümüş durumdaydılar.
işte o sıralarda, kortejin ortalarında bir yerde, hali vakti yerinde bir kadın bir çocuk doğurdu, adını Gottlieb koydu.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar