bugün
- parcalandim toparlanamiyorum320
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı33
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- alttaki yazara bir şey söyle16
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- nefret edilen hitap şekilleri11
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- ibrahim erkal saçı3
- cuma akşamı etkinlikleri8
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- g i l d e d l i l y6
- sözlük çeteleri11
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- maltepe'deki bina faciasında tutuklamalar3
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- kadın önünde çırıl çıplak olsa tecavüz edemezsin4
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- hilafetin türklere faydası16
- nejat uygur3
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- moda faciası olan şeyler7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- hangi yazarla çift olursunuz28
- karton toplayan meric8
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı6
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- bana onu sormayin22
- gece gelen cop arabasi2
- kibarhergele14
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- ucan tekme atan hipopotam45
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- siyah giyen erkeğin asıl amacı3
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- insan olmaya ceyrek kala6
- ağrı bandı4
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- s'i l v'e r m'i s t8
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
Christof Spengemannın 1924 te yazdığı ancak 1991 de yayınlanan kitabı.
yazılış tarihine göre oldukça şaşırtıcı, groteks roman.
--spoiler--
Ypsilon romanı, pek sıkı tınlayan şu terimle ifade edecek olursak: "konuşulduğunda" anlam kazanır. Yazarın, her satın ya da ödünç alana kitabı okuyacak zamanı yoktur. Yeterli uzunlukta bir plağın imâline halen çalışılmaktadır. Bu yapılana kadar okur metni kendi kendine okumalıdır.
Hemen bütün milletvekilleri, hatipler, düğün dernek söylevcileri en çok kendilerini dinlemeyi severler. Bu durumu gözönüne alarak, yetenekleri bunlar kadar gelişmemiş okurun da aynı anda hem okuyup hem dinleyebileceğini varsayabiliriz. Eğer bu mümkün değilse, tasada ortak olunan bir dost bulunup karşılıklı yardımlaşılabilir.
Ypsilon romanı gündelik-alışılmış sesle okunmamalıdır. Hatibin, romanla dinleyici arasına kişiliğini sokma hakkı yoktur. Dinleyici kendi olsa bile.
--spoiler--
--spoiler--
Ypsilon'un anababası hayatlarını ortaya koydular, ikisi de hemen hemen aynı zamanda damar kireçlenmesinden öldü. Herhangi bir doktor yardımı olmaksızın öldüler - tamamen kendi imkânlarıyla.
Müthiş güzel bir cenaze töreniydi. Cenaze alayına bütün şehir katıldı. Şehir daha önce böyle bir cenaze alayı görmemişti. O kadar uzundu ki, en arkadakiler en ön-dekilerin bu korteje niçin katıldığım bilemediler.
Bunun sonucu, cenaze kortejinin arkadan dörtte biri bir şenlik alayına dönüştü.
Cenazeler defnedilmişti. Kortejin başındakiler mezarlığı terk etmişlerdi. Bir saat sonra, cenaze alayının neşe içindeki ucuyla karşılaştılar ve onların arkasına takıldılar. Kortej böylece bir halkaya dönüştü. Neşeli hava yeni katılanlara sirayet etti, yayıldı, ilerledi ve dönüp gelerek kendi ucuna kavuştu.
insanlar çember çizerek dönüyordu, yürüyüş kolunun sonu gelmiyordu, iki gün iki gece çember halinde yürüdüler ve kortejin sonu gelmedi. Terk edilmiş evlerde ocaklar söndü, insanlar hâlâ halka olmuş dönüp duruyorlardı. Üç gün üç gece yürüdüler, kortejin ucu görünmedi. Terk edilmiş evlerde havagazı muslukları üzgün üzgün boyunlarını büktüler. Ama insanlar çember oluşturmuş yürüyorlar ve yürüyüş kolunun ucu gözükmüyordu. Evlerde, tamamen ihmal edilmiş sinekler arasında salgın hastalıklar başgösterdi. Ama insanlar halka olmuş yürüyorlar ve kolun sonu gelmiyordu. Gündüzlerle geceleri ayırt edemez olmuşlardı. Ve uzun bir zaman sonra yeni bir gün doğduğunda, yedi gün on gecedir çember halinde yürümüş durumdaydılar.
işte o sıralarda, kortejin ortalarında bir yerde, hali vakti yerinde bir kadın bir çocuk doğurdu, adını Gottlieb koydu.
--spoiler--
yazılış tarihine göre oldukça şaşırtıcı, groteks roman.
--spoiler--
Ypsilon romanı, pek sıkı tınlayan şu terimle ifade edecek olursak: "konuşulduğunda" anlam kazanır. Yazarın, her satın ya da ödünç alana kitabı okuyacak zamanı yoktur. Yeterli uzunlukta bir plağın imâline halen çalışılmaktadır. Bu yapılana kadar okur metni kendi kendine okumalıdır.
Hemen bütün milletvekilleri, hatipler, düğün dernek söylevcileri en çok kendilerini dinlemeyi severler. Bu durumu gözönüne alarak, yetenekleri bunlar kadar gelişmemiş okurun da aynı anda hem okuyup hem dinleyebileceğini varsayabiliriz. Eğer bu mümkün değilse, tasada ortak olunan bir dost bulunup karşılıklı yardımlaşılabilir.
Ypsilon romanı gündelik-alışılmış sesle okunmamalıdır. Hatibin, romanla dinleyici arasına kişiliğini sokma hakkı yoktur. Dinleyici kendi olsa bile.
--spoiler--
--spoiler--
Ypsilon'un anababası hayatlarını ortaya koydular, ikisi de hemen hemen aynı zamanda damar kireçlenmesinden öldü. Herhangi bir doktor yardımı olmaksızın öldüler - tamamen kendi imkânlarıyla.
Müthiş güzel bir cenaze töreniydi. Cenaze alayına bütün şehir katıldı. Şehir daha önce böyle bir cenaze alayı görmemişti. O kadar uzundu ki, en arkadakiler en ön-dekilerin bu korteje niçin katıldığım bilemediler.
Bunun sonucu, cenaze kortejinin arkadan dörtte biri bir şenlik alayına dönüştü.
Cenazeler defnedilmişti. Kortejin başındakiler mezarlığı terk etmişlerdi. Bir saat sonra, cenaze alayının neşe içindeki ucuyla karşılaştılar ve onların arkasına takıldılar. Kortej böylece bir halkaya dönüştü. Neşeli hava yeni katılanlara sirayet etti, yayıldı, ilerledi ve dönüp gelerek kendi ucuna kavuştu.
insanlar çember çizerek dönüyordu, yürüyüş kolunun sonu gelmiyordu, iki gün iki gece çember halinde yürüdüler ve kortejin sonu gelmedi. Terk edilmiş evlerde ocaklar söndü, insanlar hâlâ halka olmuş dönüp duruyorlardı. Üç gün üç gece yürüdüler, kortejin ucu görünmedi. Terk edilmiş evlerde havagazı muslukları üzgün üzgün boyunlarını büktüler. Ama insanlar çember oluşturmuş yürüyorlar ve yürüyüş kolunun ucu gözükmüyordu. Evlerde, tamamen ihmal edilmiş sinekler arasında salgın hastalıklar başgösterdi. Ama insanlar halka olmuş yürüyorlar ve kolun sonu gelmiyordu. Gündüzlerle geceleri ayırt edemez olmuşlardı. Ve uzun bir zaman sonra yeni bir gün doğduğunda, yedi gün on gecedir çember halinde yürümüş durumdaydılar.
işte o sıralarda, kortejin ortalarında bir yerde, hali vakti yerinde bir kadın bir çocuk doğurdu, adını Gottlieb koydu.
--spoiler--
iTALYAN LANCiA OTOMOBiLLERiNiN BiR MODELiDiR.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar