bugün
- silver ile evlenecek erkek36
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- sözlükten hatun götürmek7
- ne yapsam da farklı olduğumu göstersem4
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız8
- birisinin dış görünüşüne aşık olmak5
- parayla saadet olması18
- sarapci koala64
- küpe takan erkek7
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- mauro icardi10
- yazarların en sevdiği küfürler3
- eksi karma sahibi yazar3
- köfteci yusuf5
- evlilikte saygıyı kaybetmek3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı28
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı6
- iran düşmanlığı13
- anne2
- her yere dalıyım ama kimse beni eleştirmesinciler3
- evlilikle saadet olması5
- amedspor19
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı5
- hazır yufka ile börek açan kız2
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- ismet biradere koşarken çelme takmak6
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti3
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- şampiyon galatasaray2
- wfp gazze de nüfusun 3 te 2 si açlık3
- korintliler3
- bugün ne oldu2
- kürt sorunu12
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- 6 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı2
- melih gökçek9
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- s'i l v'e r m'i s t15
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- ışıktan altın elde etmek4
- ama yeni parti tüzüğü11
- karizmatik soyadları6
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak3
- evlenecek kız kalmaması13
- sinem dedetaş4
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
bir ölüm uzaklardan vurur yollara bizi
bilge bir yalnızlığa serer hikayemizi
kırık bir kırlangıcı dağlara çeker beyaz
kapanır bir ustura, dindirir öfkemizi...
-Sefa Kaplan-
fırlatmıştım kalbimi uzağa, en uzağa
denk gelir de rastlar diye bir yıldıza
yanılıp susturdum ağrımın çağrısını
çağrımın köhnemiş ağrısını
aldırma! dedim oğlum: yine dağdır dağ
konup göçen kurdun kuşun rağmına
ayazda da, güneşte de yine dağ!
yazılırken
ayrılık
kentin küskün ağaçlarına
tüllerine, pervazlarına ve varoşlarına
yazılırken
kederlerin pasına
yapayalnız yasına
yazılırken
bazen şarap tadına
aşkların büyülü şarkısına
ihanetin hiç dinmeyen yasına
ve bir ömür bakılırken
üç saniyede çekilen fotoğraflara
aldırma! dedim yumruğum vurup omzuma
yine dağdır dağ!
ezberinde kaç defnenin, kaç mavzerin masalı
kaç kurşunun, kaç çığlığın hüsranı?
YILMAZ ODABAŞI
bilge bir yalnızlığa serer hikayemizi
kırık bir kırlangıcı dağlara çeker beyaz
kapanır bir ustura, dindirir öfkemizi...
-Sefa Kaplan-
fırlatmıştım kalbimi uzağa, en uzağa
denk gelir de rastlar diye bir yıldıza
yanılıp susturdum ağrımın çağrısını
çağrımın köhnemiş ağrısını
aldırma! dedim oğlum: yine dağdır dağ
konup göçen kurdun kuşun rağmına
ayazda da, güneşte de yine dağ!
yazılırken
ayrılık
kentin küskün ağaçlarına
tüllerine, pervazlarına ve varoşlarına
yazılırken
kederlerin pasına
yapayalnız yasına
yazılırken
bazen şarap tadına
aşkların büyülü şarkısına
ihanetin hiç dinmeyen yasına
ve bir ömür bakılırken
üç saniyede çekilen fotoğraflara
aldırma! dedim yumruğum vurup omzuma
yine dağdır dağ!
ezberinde kaç defnenin, kaç mavzerin masalı
kaç kurşunun, kaç çığlığın hüsranı?
YILMAZ ODABAŞI
şiirin tamamı şöyledir;
Fırlatmıştım kalbimi uzağa, en uzağa
denk gelir de rastlar diye bir yıldıza;
yanılıp susturdum ağrımın çağrısını
çağrımın köhnemiş ağrısını
ve ;aldırma! ; dedim oğlum,
yine dağ;dır dağ;
Yine dağ;dır dağ!
Konup göçen kurdun kuşun rağmına
ayazda da, güneşte de
yine dağ...
Yazılırken
ayrılık
şehrin küskün ağaçlarına;
yazılırken
kederlerin pasına,
bazen şarap tadına,
aşkların büyülü şarkısına,
ihanetin hiç dinmeyen yasına
ve bir ömür bakılırken
üç saniyede çekilen fotoğraflara,
;aldırma!; dedim, yumruğum vurup omzuma:
Yine dağ;dır dağ,
ezberinde kaç mavzerin masalı,
kaç kurşunun, kaç çığlığın hüsranı?
Yine dağ;
Yeter ki düşürme yüzünü kahrın inzivasına;
bak, bir yüzü kararırken dünyanın,
şafak söküyor öbür yanında...
Dağsın, dağ!
Bırak acemi kuşlar konsun sınanmış heybetine;
aşağıda iklimlere yenik ovalar,
yanmış ve yanılmış hayatlar;
Burada yatıyorsun, burada;
Vakur, kırgın
ve dağ!
II
Yazılırken
ayrılık
şehrin küskün ağaçlarına;
burada yatıyorum,
bir aşkla öldüm,
bir aşka öldüm,
aşktım ben, öldüm!
Dağa
ve aşka gömüldüm...
Lakin ölü dağlara kim yanar?
Burada yatıyorum, burada;
Uzaklarda beni evli bir kadın anar;
O kadın, mağlup ve zamana mahçup;
dağa bakıyor
daha bakıyor
akıp geçen yılların şaşkın sarhoşluğunda
O beni anar, o anar;
efkârı geceyi yarar
da sorarım:-Nasıldır evli bir kadını ölü bir dağın sevmesi?
Ey dağ, o da bir şey mi; dedi:
Ne zordur ölü bir dağla rüyada sevişmesi...;
Yanılıp susturduğum ağrımın çağrısını,
çağrımın köhnemiş ağrısını;
Yine dağ mı dağ?
IV
Yazılırken
ayrılık
kederlerin pasına,
ölü dağlar rüyalarla sevişir
sökülürken düşlerin de çadırları
neye yarar mezarlıklarda çigan?
Sussam artık yıllarca, bin yıllarca,
ağrımın köhnemiş çağrısını konuşturmasam
sussam, yitsem artık bu aşka koşturmasam!
Mezarlıklarda çigan... Mezarlıklarda çigan..
V
Yazılırken
ayrılık
aşkların büyülü şarkısına
alnım kar, başım duman, kirpiklerim çiğ,
burada yatıyorum, burada!
Uzaklardan o kadın gülümsüyor
kalbi buruk anılarda...
;kal; diyorum yamacında;
yenilme-sen,
düşürme-sen yüzünü kahrın inzivasına...
VI
Yazılırken
ayrılık
ihanetin hiç dinmeyen yasına
burada yatıyorum, burada!
Ellerime benzeyen eller, gözlerime benzeyen gözler
ve aşkıma benzemeyen aşkların arasında
Burada yatıyorum boylu boyunca
bakarak naçar bir aşkın büyüyen yarasına...
VII
Sussam artık yıllarca, bin yıllarca,
ağrımın köhnemiş çağrısını konuşturmasam;
ölsem, yitsem ben artık bu aşka koşturmasam;
Kuraklığım arttıkça sulardan uzaklaşsam;
sonra yangınımın alazından kül çalsam,
toplayıp o külleri kalbime bin yıllarca ağlasam...
Sussam yıllarca, bin yıllarca
hasret kalsam uzak, uzun sulara
yine, yine yumruğum vurup omzuma
aldırma oğlum! desem:
Sermayen âşık değil, aşk olsun...
Ve yeniden kendimi bağışlasam o aşka
Yine dağ, yine dağ!
Toplayıp kendimi bağışladım bir aşka. *
Fırlatmıştım kalbimi uzağa, en uzağa
denk gelir de rastlar diye bir yıldıza;
yanılıp susturdum ağrımın çağrısını
çağrımın köhnemiş ağrısını
ve ;aldırma! ; dedim oğlum,
yine dağ;dır dağ;
Yine dağ;dır dağ!
Konup göçen kurdun kuşun rağmına
ayazda da, güneşte de
yine dağ...
Yazılırken
ayrılık
şehrin küskün ağaçlarına;
yazılırken
kederlerin pasına,
bazen şarap tadına,
aşkların büyülü şarkısına,
ihanetin hiç dinmeyen yasına
ve bir ömür bakılırken
üç saniyede çekilen fotoğraflara,
;aldırma!; dedim, yumruğum vurup omzuma:
Yine dağ;dır dağ,
ezberinde kaç mavzerin masalı,
kaç kurşunun, kaç çığlığın hüsranı?
Yine dağ;
Yeter ki düşürme yüzünü kahrın inzivasına;
bak, bir yüzü kararırken dünyanın,
şafak söküyor öbür yanında...
Dağsın, dağ!
Bırak acemi kuşlar konsun sınanmış heybetine;
aşağıda iklimlere yenik ovalar,
yanmış ve yanılmış hayatlar;
Burada yatıyorsun, burada;
Vakur, kırgın
ve dağ!
II
Yazılırken
ayrılık
şehrin küskün ağaçlarına;
burada yatıyorum,
bir aşkla öldüm,
bir aşka öldüm,
aşktım ben, öldüm!
Dağa
ve aşka gömüldüm...
Lakin ölü dağlara kim yanar?
Burada yatıyorum, burada;
Uzaklarda beni evli bir kadın anar;
O kadın, mağlup ve zamana mahçup;
dağa bakıyor
daha bakıyor
akıp geçen yılların şaşkın sarhoşluğunda
O beni anar, o anar;
efkârı geceyi yarar
da sorarım:-Nasıldır evli bir kadını ölü bir dağın sevmesi?
Ey dağ, o da bir şey mi; dedi:
Ne zordur ölü bir dağla rüyada sevişmesi...;
Yanılıp susturduğum ağrımın çağrısını,
çağrımın köhnemiş ağrısını;
Yine dağ mı dağ?
IV
Yazılırken
ayrılık
kederlerin pasına,
ölü dağlar rüyalarla sevişir
sökülürken düşlerin de çadırları
neye yarar mezarlıklarda çigan?
Sussam artık yıllarca, bin yıllarca,
ağrımın köhnemiş çağrısını konuşturmasam
sussam, yitsem artık bu aşka koşturmasam!
Mezarlıklarda çigan... Mezarlıklarda çigan..
V
Yazılırken
ayrılık
aşkların büyülü şarkısına
alnım kar, başım duman, kirpiklerim çiğ,
burada yatıyorum, burada!
Uzaklardan o kadın gülümsüyor
kalbi buruk anılarda...
;kal; diyorum yamacında;
yenilme-sen,
düşürme-sen yüzünü kahrın inzivasına...
VI
Yazılırken
ayrılık
ihanetin hiç dinmeyen yasına
burada yatıyorum, burada!
Ellerime benzeyen eller, gözlerime benzeyen gözler
ve aşkıma benzemeyen aşkların arasında
Burada yatıyorum boylu boyunca
bakarak naçar bir aşkın büyüyen yarasına...
VII
Sussam artık yıllarca, bin yıllarca,
ağrımın köhnemiş çağrısını konuşturmasam;
ölsem, yitsem ben artık bu aşka koşturmasam;
Kuraklığım arttıkça sulardan uzaklaşsam;
sonra yangınımın alazından kül çalsam,
toplayıp o külleri kalbime bin yıllarca ağlasam...
Sussam yıllarca, bin yıllarca
hasret kalsam uzak, uzun sulara
yine, yine yumruğum vurup omzuma
aldırma oğlum! desem:
Sermayen âşık değil, aşk olsun...
Ve yeniden kendimi bağışlasam o aşka
Yine dağ, yine dağ!
Toplayıp kendimi bağışladım bir aşka. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar