bugün
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı5
- sözler köşkü4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- askerde sözlüğe girmek2
- sırrı süreyya önder28
- oha doğum günüm yarın2
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- atatürk'e alerjisi olan tipler2
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- karısı kızı feto evlerine gitmiş çomar2
- silver ile evlenecek erkek52
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası25
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi3
- tutmayan başlık açma rehberi7
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- gece vardiyası2
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- galatasaray neden transfer yapamıyor2
- kürt kızlarının güzel olması2
- askerlik anıları6
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- bahçeli'nin spor kisvesi açıklaması2
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez3
- dün gece ne oldu12
- ismet gürbüz ile 81 günde 81 ili dolaşmak2
- erecto dos andreas biraderitos3
- sarapci koala58
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- gündüz uyuyup gece sokaklarda dolaşmak2
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- sözlükteki linç kültürü12
- birader bey birader bey2
- avokadonun turkçesinin taşak olması4
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sarışın ve mavi gözlü kızla olmak2
- elinin içine hapşıran insan5
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması4
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- sözlükteki linç tayfa6
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı4
- ilişki yapmaya üşenmek2
- deccaliyet çağı6
Herşeyin farkında olma yeteneğim var baska da biseyim yok Allahta bana bunu uygun görmüş galiba.
körelir. çalışmak yetenekten önce gelir.
Yetenek, beynin ilk gelişim aşamalarında derinlik kazanmasıyla oluşur kanımca, neye doğru derinlik kazanırsa, örneğin hayalgücü, gelecek yıllarında beyin bu özelliği korur, çünkü omurilik ile kazanılmış ve beyne kazınmıştır. Bu beyin, yani kişi, büyüdüğü zaman hayalgücü bakımından yetenekli deriz. Dil, resim, ses ve benzeri şeyler. Pek tabii ki çocukken çoğu kişinin elinde enstrüman yoktur ama beyin analitik düşünme ve el becerilerini geliştirirse alet kullanma yeteneğine doğru ilk adımlar oluşur, kişiye kalan tek şey ise bunu geliştirmektir kanımca. Fakat unutmamak gerekir ki newton çalışma masasından kalkmazdı, sokrates günde en aşağı 8 saat düşünürdü, hatta platon'un şölen kitabında sokrates bir buluşmaya saatlerce gelmemiş, gidip kontrol ettiklerinde ise onu düşünürken bulmuşlar, karısına sorulduğunda ise yaklaşık 10 saattir orada öylece dalıp düşündüğünü söyler, charles darwin "türlerin kökeni" eserini yazmadan önce 18-19 yıl uğraşmıştır, sadece 5 sene gezi yapmış, verileri toparladığında ise 10 ay 13 günde yazmış kitabını. Einstein ise her fikrine yıllar yıllar vermiştir, da vincinin ise 2-4 en fazla 6 saat uyuyup geri kalan zamanını çalışarak geçirdiğini unutmamak gerekir. Belki de olay günlerce aylarca çalışmaktır, doğuştan gelen yetenekten çok. Belki, bir ihtimal. Müzikte ise, chuck schuldiner'in her gününü garajda geçirip gitar çaldığını, mozart'ın, beethoven'ın, günlerini beste başında geçirdiğini unutmamak gerekir. Demokritos'un ise halktan uzaklaşıp kendini evine kapattığını unutmamak gerekir. Belki yeterince çalışmaktır, ki böyle olsaydı her yüzyıl bir sürü dahi çıkardı, belki yetenektir, ki böyle olsaydı mucitlerin çok fazla çalışmadan bulması gerekirdi icatları. Benim fikrim, doğuştan gelmez, çocukluk döneminde gelişir, çocukluk döneminde derinleşir, ilerde kullanılır. Üzerine çalışılırsa daha harika sonuçlar verir. Diğer bir yandan ise beyin analitik geliştiyse örneğin, matematiğe de kayabilir, sürrealist resimlere de. Yani gelişen yeteneğinizi bulun, istediğiniz yöne yönlendirin, ya da yetnek geliştirin, ama bunun çok zor olucağını unutmayın çünkü beyniniz artık çoğu işe yaramayan tonlarca şey ile dolu.
Dünyanın en yetenekli insanı; konuşmaya istekli olduğu halde soğuk davranmayı başarabilen insan.
işte ben bunu düne kadar çok güzel yapıyordum. pes ettim.
işte ben bunu düne kadar çok güzel yapıyordum. pes ettim.
işte böyle bir şey. Ha pratik hayatta ne faydası var çözemedim, ama insan buna bakıp kendisini sorguluyor nasıl bir otum ben diye.
https://www.facebook.com/.../videos/1326197604169373/
https://www.facebook.com/.../videos/1326197604169373/
merhum sanatçı ali şen, hani şener şenin babası olan adam; adanada marangozluk yaparken şehre bir tiyatro gelmiş. sahne işlerini ali şene yaptırmışlar ve nasıl olduysa onu sahneye çıkarmışlar. bu şekilde keşfedilmiş ve bir süre sonra istanbula taşınıp malum kariyeri yapmış. çünkü kaderinde varmış. eğer allah birine bir yetenek verdiyse zayi olmadan ortaya çıkartıyor bence.
cliffin elinde aglayan rickenbacker, igor presnyakovun parmaklarina kukla olan takamine, jimi hendrixin aglayan stratocasteri. hepsine verilen genel addir.
illa doğuştan gelmesi gerekmeyen, sonradan da edinilebilen bir şeydir. ama neye yetilecekse ona gençken eğilmek daha mantıklıdır.
bir insanın resim çizmesine, müzik çalmasına, şarkı söylemesine vb verilen genel ad.
büyük çoğunluğu inat,hırs ve emek olan şeyin adı.
budur: barcelona'nın salon futbolu ekibindeki genç yetenek. http://www.samanyoluhaber...ketler-7114-video-haberi/
bir işi çok iyi icra eden kişi için kullanılan sıfat.*
doğuştan gelen, herhangi bir konuya olan ilgi ve beceridir. Her insanın birşeylere yeteneği vardır. Bunu farkedip, hayatında o yeteneğe yer vermek önemlidir.
yeteneğin en değerlisi ve en olması gerekeni pratik zekâdır, bir insan da yoksa eğer, hem kendi hayatını hem de çevresindeki insanların hayatını zorlaştırmaktan başka bir işe yaramaz.
https://www.youtube.com/watch?v=TOX5j-ziY4E belki de böyle bir şey.
asgari ücretle 4 kişilik bir aileyi geçindirmektir.
sadece doğuştan olmayıp, sonradan bile kazanılan bir şeydir. Çünkü yeteneğinizin farkında olmayabilirsiniz veya ilgi duyduğunuz şeyin.
Örnek vermek gerekirse: tenis sporlarını sadece izlerdim. "vay anasını vs." diyerek söylemlerde bulunurdum, hiç oynamışlığım da yoktur. Ancak kursa gittim 5 ay kadar. son 1 senedir bulunduğum ilde ilk birincilik, ikincilik, üçüncülük ve beşincilik aldığım gibi, bir çok da derece aldım.
velhasıl kelam, yetenek sonradan kazanılabilir.
Örnek vermek gerekirse: tenis sporlarını sadece izlerdim. "vay anasını vs." diyerek söylemlerde bulunurdum, hiç oynamışlığım da yoktur. Ancak kursa gittim 5 ay kadar. son 1 senedir bulunduğum ilde ilk birincilik, ikincilik, üçüncülük ve beşincilik aldığım gibi, bir çok da derece aldım.
velhasıl kelam, yetenek sonradan kazanılabilir.
tam aldıklarını paketlerken kasiyerin sana uzattığı üst üste olan fiş fişin üstündeki kağıt para bide onun üstündeki madeni parayı sırada bekleyenlerin gergin bakışları arasından tek seferde alabilmektir.
(bkz: mj)
Evet, tek bi' bkz özetlemeye yetiyor aslında. Detaya indirgemek istersek bir insan düşünüyorsun abi. Bu adam öyle zengin bir ailenin şımarık oğlu değil. Sıfırdan en tepeye çıkan bi adam. Öyle bir yere geliyor ki müzik dünyası onun oluyor. Konserlerinde 1 an bile seyirci susmuyor. Salonlara kapasitesinin kat ve kat fazlası seyirci geliyor. Albümü 110 milyon "plak" satıyor. Ve bu adam binlerce kişinin önüne bir pantolon, atletten bozma bir tşört ve elinde çantayla çıkabilecek kadar doğal. Belki şovun bir parçası. Ama kim bu kadar gerçekçi bir "sahte rahatlık" hissi gösterebilir ki?
Önce ceketini çıkarıyor, insanların önünde istifini bozmadan giyiyor. Sonra klasik tek eldivenini eline geçiriyor ve son olarak şapkasını takıyor kendine has stiliyle. Sanki seyircilere bir mesaj vermekte. "Anlıyorum, dinlemek için deliriyorsunuz ama ben bunlar olmadan söylemiyorum" dercesine. Sonrası mı? senelerce unutulmayacak bir konsere daha imza atıyor.
http://www.youtube.com/watch?v=_Bf6AST5Itw
Evet, tek bi' bkz özetlemeye yetiyor aslında. Detaya indirgemek istersek bir insan düşünüyorsun abi. Bu adam öyle zengin bir ailenin şımarık oğlu değil. Sıfırdan en tepeye çıkan bi adam. Öyle bir yere geliyor ki müzik dünyası onun oluyor. Konserlerinde 1 an bile seyirci susmuyor. Salonlara kapasitesinin kat ve kat fazlası seyirci geliyor. Albümü 110 milyon "plak" satıyor. Ve bu adam binlerce kişinin önüne bir pantolon, atletten bozma bir tşört ve elinde çantayla çıkabilecek kadar doğal. Belki şovun bir parçası. Ama kim bu kadar gerçekçi bir "sahte rahatlık" hissi gösterebilir ki?
Önce ceketini çıkarıyor, insanların önünde istifini bozmadan giyiyor. Sonra klasik tek eldivenini eline geçiriyor ve son olarak şapkasını takıyor kendine has stiliyle. Sanki seyircilere bir mesaj vermekte. "Anlıyorum, dinlemek için deliriyorsunuz ama ben bunlar olmadan söylemiyorum" dercesine. Sonrası mı? senelerce unutulmayacak bir konsere daha imza atıyor.
http://www.youtube.com/watch?v=_Bf6AST5Itw
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar