bugün

/199
görsel
Adamın biri cuma günü ölmüş ve gömmüşler.
Oğlu hocaya gitmiş ve "babam cuma günü öldü öbür tarafta nasıl karşılanır?" diye sormuş.
Hocada sormuş "namaz kılarmıydı?"
"hayır! ama cuma günü öldü".
"Kumarı içkisi varmıydı?"
"Vardı ama cuma günü öldü"
"Yalan söylermiydi?"
"Evet ama cuma günü öldü"
"Hovardalığı varmıydı?"
"Evet ama cuma günü öldü"
Hoca sonunda sinirlenmiş ve "Cuma günü ellemezler ama Cumartesi için bişey diyemem"
Delikanli sevgilisini aksam eve birakir. Evin önünde masum bir fisiltiyla, bir elini duvara dayayarak sorar;

- 'Beni bir öper misin'..

Kiz: 'Deli misin evin önünde annemler görür' der..

Erkek: 'Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum...

Kiz: 'Ben de seni ama olmaz...'

Erkek tabi devamli israr eder. Bir ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kizin küçük kiz kardesi belirir.

Küçük kiz: "Babam diyor ki öpecekse öpsün, öptürecekse öptürsün yoksa kendisi gelecek öpecekmis, ayrica o salağa söyle elini diafon dügmesinden çeksin dedi''
Adamın birisinin bir iş kazası sonucu bir kolu boylu boyunca kesilir.

isyan Ederek :
-Ben Bu Kol ile yaşayamam.Hayatıma son vereceğim.
Deniz kenarına gider ve tam kendini denize atacakken, adamın birisinin 2 koluda yoktur.Adam kıpır kıpır yerinde duramıyor.
Bizimkide kendi kendine düşünür :
-Allah Allah benim tek kolum yok intahar edeceğim.Adamın 2 koluda yok kıpır kıpır.
Merak Eder ve sorar:
-Benim tek kolum yok intahar etmek istiyorum, senin 2 kolun yok sen kıpır kıpırsın.Pek anlayamadım
Cevap verir.

-Ne Yapim kardeşim götüm kaşınıyo.......
adamla karısı kır evlerinin verandasında oturmuş, mehtabı izlerken bir yandan da, petrus şaraplarını yudumluyorlardı.. gece büyük bir sessizlik içinde geçerken, kadın birden fısıldadı.. "seni seviyorum!.."
şaşıran kocası sordu.. "sen mi konuşuyorsun, şarap mı?.."
"ben konuşuyorum" dedi, kadın.. "ama şaraba konuşuyorum!.."
(bkz: kürt türk kardeşliğini tc nin bozması)
görsel
hava taşımacılığının ilk yıllarında insanlar uçaga binmekten korktukları için bir türlü istenen yolcu sayısına ulaşılamıyormuş.bir sirketin promosyon sorumlusu
uçaklarında seyahat eden iş adamlarına birer mektup göndererek eğer o hafta rezervasyon yaptırırlarsa bundan sonraki ilk beş seyahatlerinde eşlerinden para alınmayacağını bildirmiş.
bunun üzerine epeyce başvuru olmuş doğal olarak.
ve iş adamları eşleri ile katılmışlar.
şirket kampanya sona erdikten sonra bu kez iş adamlarının eşlerine birer mektup göndererek seyahatlerinden memnun kalıp kalmadıklarını sormuş.
ancak mektup gönderilen kadınların %90 nından şu yanıt gelmiş :

ne seyahati, ne zamandı ?
Hitler birgün kamplardan birini ziyaret ederken oradaki tutuklulardan birine sorar: - 5, 3 daha kaç eder?Mahkum 6 diye cevap verdiğinde yanındaki kurmaya döner ve kızgın bir ses tonuyla: - Ne biçim toplama kampı bu?..diye azarlar.
bir gün ormanda bir kerhane açılır. tavşanın biri merak eder içeri girer, çalışan hayvanları tek tek inceler, en son yılanı görür.
-"bu yılanlar bizimkileri az yemedi bari bunu becereyimde öcümüzü alayım" der.
neyse odaya girerler yılan ile tavşan. bir güzel sevişirler. sonra yılanı şeytan dürter dayanamayıp tavşanı yutar. sonra pişman olur;
-"ben ne yaptım müşteri velinimet, duyarlarsa yaşatmazlar beni" der, tavşanı geri çıkarır boğazından. tavşan sersemlemiş, sağa sola sallanır bir vaziyette;
-oha aq öyle mi ağıza alınır?
astronot uzayda yol alırken, dünyadan arayan bir gazeteci ile konuşuyordu.. "orada kendinizi güvende hissediyor musunuz" diye sordu gazeteci.. "pek değil" dedi, astronot.. "i̇çinde bulunduğum uydu, 20 bin parça birleştirilerek yapıldı ve bunların hepsi, en ucuz fiyat verenlerden satın alındı.."
önceki sayfalarda bu fıkra yazılmışmı diye bakmadım direk yazıyorum;

temel bir gün venedikte gezerken yerde uzun bir bez parçası bulur ve bezi gittiği yere kadar takip eder bezin ucu bir kilisede bitmektedir kapıda bekleyen adama temel sorar ** kardeş bu bez neyin nesidir noluyor burda diye kapıdaki adamda papaz efendi cennetten arsa satıyor almak isteyen bu bezi takip edip kiliseye gelsin diye sokaklara bıraktırdı bu bezleri der temelde içinden allah allah cennetten arsamı satılır hiç deyip hemen aklına bir fikir gelir kapıdaki adama der ki ben cehennemi satın almak istiyorum adam başlar gülmeye ya der kardeşim git başımdan cehennem hiç satın alınırmı falan der sonradan temelin ısrarlarına dayanamayan adam gider bu işi pedere söyler pederde başlar gülmeye hangi salak cehennemi satın almak isterki der sonra temeli yanına çağıttırır ne kadar istiyorsun cehennem için der temel 10.000 veririm der anlaşırlar temel bütün cehennemi satın alır sonra çıkar kiliseden kapıda beklyenler yav arkadaş biz kaç gündür burdayız alamadık sen nasılda girip aldın diye sorarlar temelde arkadaşlar beklemenize gerek yok ben cehennemin hepsini aldım artık hepiniz cennetliksiniz der ver herkesi galeyana getirir artık kimse cennetten arsa marsa almaya çalışmaz pederin işler bozulur temel 10.000 e aldığı arsayı birkaç misline satmak için pederle pazarlığa girer en son fiyat 120.000.

edit:kusura bakmayın yeni fark ettim son satır da almak yerine satmak yazmışım mazur görün.*
+italyan demişki
bizim kızlar harika.

+Alman demişki
bizim arabalar süper.

+ingilizler demişki
bizim bira meşhur.

+Fransız demişki
bizim evler tasarım harikası.

+iranlı demişki
bizim el dokuması halılarımız harika, eşi benzeri yok.

+Ruslar ise radarlarıyla övünmüş.
Dünyanın öbür ucunda sinek uçsa haberimiz olur.

++Sıra türk erkeğine gelmiş.
- Bizim delikanlılar meşhur. Alır italyan kızını, atar alman arabasına. içer ingiliz birasını, götürür fransız evine. Yatırır iran halısına. Öyle bir koyarki; değil rusyanın radarı, dünyanın haberi olmaz ;))
çiftliğin ambarı bir elektrik kontağı sonunda yanıp kül olmuştu. çiftçinin eşi, ertesi gün sigorta şirketini aradı. "ambarım tamamen yandı. 50 bin dolara sigortalıydı. bu parayı banka hesabıma yatırın, lütfen.."
"o iş öyle olmaz hanımefendi" dedi, sigortacı.. "bir uzman çiftliğinize gelir. yanan ambarınızın değerini belirler, bize bildirir. biz de size o değerde yeni bir ambar yapar, veririz.."
uzun bir sessizlikten sonra kadın cevap verdi..
"eğer sistem böyle işliyorsa, o zaman kocamın hayat sigortasını iptal edin lütfen.."
Tanrı dağları yaratmış
- "Of çok güzel oldu"
demiş.
Ağaçları yaratmış.
- "Ne kadar hoş oldular" demiş.
Hayvanları yaratmış
- "Harika oldu bunlar" demiş.
Erkeği yaratmış
- "işte buuuu! Mükemmel oldu" demiş.
Kadını yaratmış, bir sağa bir sola bakmış
- "Neyse artık bu da makyaj yapsın napayım" demiş *
dede bahçede oyun oynayan torununu görür.
torunu bahçede kazma kürekle kum oynarken bi deliğin içinden solucan bulur çekip
çıkarır.
dedesi bunu fark eder ve torunun zekiliğini ölçmek için yanina gidip şöyle der:
- "o solucani tekrar geri deliğe sokabilir misin?"

torunu:
-"evet dede" der.

dedenin suratinda hafif bi tebessümle:
-"sen onu tekrar deliğe sok benden sana 10 lira " der.

çocuk annesinin odasına doğru koşar ve saç spreyini kaptığı gibi solucana
sıkmaya başlar, solucan kalem gibi düzleşir ve kaskatı olur.
geri bahçeye döner ve aynen çıkardığı gibi deliğe sokar,
dede şaşkın şaşkın
10 lirayi torununa verir..
ertesi gün çocuk gene bahçede oyun oynarken bu sefer ninesi yanına gelir, çocuğun
eline 20 lira sıkıştırır ve aynen şöyle der:

-"sen dedene neler öğretmişin öyleee"
Küçük Moiz ilkokul çağına gelmiş, okulda ilk günün akşamı eve dönmüş.
Annesi:Oğlum öğretmenin bu gün neler anlattı size bakayım diye sormuş.
Moiz: Anne, Musa diye bir adam varmış, bir gün Ramses diye biriyle kapışmış, adamlarını alıp kaçmaya başlamış.
Kaçmışlar, kaçmışlar bir nehrin kenarına gelmişler. Arkadan Ramses'in ordusu geliyormuş.
Musa hemen cep telefonundan Mossad, CIA, Ordu, vs.. herkesi aramış.
Hemen helikopterlerle askerler gelmiş, nehrin üzerine bir köprü yapmışlar.
Musa ve adamları geçmiş. Ramses'in adamları köprüye girerken savaş uçakları gelmiş, köprüyü bombalamış, hepsi suya düşüp boğulmuş Diye anlatırken, Anne: inanamıyorum !.. Öğretmenin cidden böyle mi anlattı demiş.
Oğlan da:Yaw Anne, ben sana öğretmenin anlattığı şekliyle anlatsam hiç inanmazsın...
dede ile torun yolun kenarında yürüyorlardı.
torun sordu.. "yağmur niye yağar dede?.."
"bitkiler büyüsün diye.."
"o zaman kaldırımlara niye yağıyor?.."
üç bayan ve üç erkeğin iş icabı trenle bir seyahate çıkmaları gerekir.
tren garına giderler. üç bayan 3 bilet aldığı halde erkekler tek bilet alır. bayanlar bunun sebebini sorduklarında erkekler 'bekleyin ve görün' derler.

trene binerler ve tren hareket ettikten bir süre sonra üç erkek kalkıp
hep beraber trenin tuvaletine girerler.

biraz sonra kondüktör gelir ve üç bayandan üç bileti alir. tuvaletin
önünden geçerken kapıyı tıklatıp'bilet lütfen' der. kapı açılır ve bir el bileti uzatır. bayanlar bunu görürler.

taktiği kapmışlardır. dönüş yolculuğu için yine gara giderler. bayanlar bu sefer tek bilet almışlardır.

erkekler ise hiç bilet almaz.

bayanlar yine şaşırıp sebebini sorduklarında erkekler yine bekleyip görmelerini
söylerler.

bir süre sonra yolculuk başlar.

önce bayanlar kalkıp tuvalete girer. ardından da erkekler karşısındaki tuvalete. kondüktörün gelmesine yakın erkeklerdeb biri çıkıp karsı kapıyı tıklar ve 'bilet lütfen' der. açılan kapıdan bir el bileti uzatır. bileti alan erkek diğer tuvalete geri girer!..
memleketin birinde 3 kere camiye gitmeyeni idam ediyorlarmiş ama idam edilmeden önce de 3 dileğini yerine getiriyorlarmış.

adamın teki 3 kere gitmemiş ve tabii yakalanmış. idam edilmeden önce sormuşlar:

- ilk dileğin ne?

- vezirin karısıyla beraber olmak istiyorum!

vezir "olmaz" dese de padişah "mecbur" demiş ve adam vezirin karısıyla beraber olmuş.

adam ikinci dileği olarak padişahın karısıyla beraber olmayı seçmiş.

bu sefer padişah "hayır" dese de herkes itiraz edince mecbur kalmış.

- son dileğin ne?

adam, bir vezire, bir padişaha bakmaya başlamış. aradan 5 dakika geçtikten sonra vezir bakmış namus elden gidecek...

vezir:

- ben bunu sanki camide gördüm gibi geldi, deyince padişah da onu tasdikleyip ...

padişah:

- ne gibisi lan ! yanımda kılıyordu...!!
iki dana bir yandan otluyor, bir yandan sohbet ediyorlardı..
"yahu şu deli dana hastalığı seni korkutmuyor mu?."
"umurumda değil" dedi, öteki..
"yahu benim ödüm patlıyor. sen nasıl korkmazsın?.."
"çünkü ben tavuğum" dedi, öteki.
Temelle dursun bigün ormana gitmiş. Dursun da demiş."Temel ormanın güzelliğini gorüyomusun. Temel de "Ağaçlardan bişey göremiyorum ki" demiş.
turgut özal amerika başkanı ve rusya cumhurbaşkanı bir arada otururken şeytan aralarına katılır. hazır şeytanı bulmuşken soralım derler ve amerika başkanı sorar "amerika ne zaman dünyanın en güçlü ülkesi olacak" "50 yıl sonra" der şeytan "ben göremeyeceğim ben göremeyeceğim" diye ağlar amerika başkanı. rusya cumhurbaşkanı sorar "rusya ne zaman en güçlü ülke olacak" 100 yıl sonra der şeytan rusya cumhurbaşkanı ağlamaya başlar "ben göremeyeceğim ben göremeyeceğim". ve turgut özal sorar türkiyede enflasyon ne zaman bitecek şeytan ağlamaya başlar "ben göremeyeceğim ben göremeyeceğim".
sarışınlarla dolu denizaltıyı nasıl batırırsınız?.
kapıyı çalın!..
''iki kadın sessiz sessiz oturuyordu.''
© copyright 2005 - 2026