bugün
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler14
- gs renklerini birleştirince altın mı çıkar5
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- 2026 dünya kupası30
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek9
- upuzun saçlarını kısacık kestiren kız5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız20
- sevgiliyle film izlemek için sinema kapatan erkek4
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat11
- sözlükte sizi kim tanıyor16
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler7
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
- avrupa birliği4
- kant'ın ahlak yasası ve günlük hayat5
- kiraz cicegi kolonyasi44
- deniz göktaş'ın proje olması2
- çirkin kadını güzel gösteren şeyler4
- aynı anda üç kızla gezmek5
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- fas13
- fransa10
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- bir messi değil2
- gavurun kızı6
- magnum4
- en saçma deyim ve atasözleri2
- alttaki yazarın gerçek adını tahmin etme4
- mehmet okuyan12
- futbol22
- kim kimin fakesi10
- en son ne zaman çaylak oldunuz3
- s 400 lerin satılması iddiasına rusya'dan yanıt2
- lise arkadaşları4
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı10
- aşkom diyen erkek4
- dünya12
- yapay zeka ile sohbet ederken duyulan garip his4
- zall'a yazdığım mesaj7
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- messi vs maradona2
- fazla nüfus başa bela2
- günün şiiri26
- saçlarını kısacık kestirip ilk sigarasını içen kız2
- sözlük arkadaşı3
- sersem herif12
- korku filmi hastası insan2
- şems vs mevlana4
- natuk baytan4
- sözlükte ciddi konuların konuşulmaması6
1904-1969. Polonyalı yazar. insanı, "kişilerarası kilise" dediği, insanın etkileşimlerinde ve başkalarıyla davranışlarında gerçekleşen sürekli, psikolojik biçimlenme ile yorumladı. savaşla sürüklenen bir hayatı oldu. dehşete tanık olanların dehşeti anlamasının mümkün olmadığını, ve dehşeti asla tanımlayamayacaklarını iddia etti. insan özünün maruz kaldığı dehşeti algılamasının da mümkün olmadığını söyledi.
klasik edebi türlerin hepsinden kuşku duydu, sorguladı, geleneğe güvenmedi. bilindik sanat eserleri karşısında kendinden geçenlerle alay etti. olgunluğa inanmadı, toyluğu ve gençliği yüceltti. yaratıcılığın gençlikte ve kendiliğinden olduğunu söyledi. eşcinseldi.
kendisini "günce"sinde açık ve yalın anlattığı söylenir,* ama ferdydurke'ta içini döker.
eserleri:
Bakakaj (Öyküler), Bourgogne Prensesi Yvonne (Komedi), Ferdydurke (Roman), Evlilik (Oyun), Transatlantik (Roman), Pornografi (Roman) ve Günce.
klasik edebi türlerin hepsinden kuşku duydu, sorguladı, geleneğe güvenmedi. bilindik sanat eserleri karşısında kendinden geçenlerle alay etti. olgunluğa inanmadı, toyluğu ve gençliği yüceltti. yaratıcılığın gençlikte ve kendiliğinden olduğunu söyledi. eşcinseldi.
kendisini "günce"sinde açık ve yalın anlattığı söylenir,* ama ferdydurke'ta içini döker.
eserleri:
Bakakaj (Öyküler), Bourgogne Prensesi Yvonne (Komedi), Ferdydurke (Roman), Evlilik (Oyun), Transatlantik (Roman), Pornografi (Roman) ve Günce.
Varşova'da hukuk fakültesini bitirdi. Paris'te ekonomi ve felsefe okudu.
Kısa süre avukatlık yaptıktan sonra tümüyle edebiyatla ilgilenmeye başladı.
1939'da Arjantin'e gitti ve Buenos Aieres'e yerleşti.
Orada eserlerini yazmaya devam etti.
1963'de Berlin'de bir burs kazanarak Avrupa'ya geldi.
1964'de Paris yakınlarındaki Venece'e yerleşti. 1969'da burada öldü.
kaynak: http://www.littera.hacettepe.edu.tr
Kısa süre avukatlık yaptıktan sonra tümüyle edebiyatla ilgilenmeye başladı.
1939'da Arjantin'e gitti ve Buenos Aieres'e yerleşti.
Orada eserlerini yazmaya devam etti.
1963'de Berlin'de bir burs kazanarak Avrupa'ya geldi.
1964'de Paris yakınlarındaki Venece'e yerleşti. 1969'da burada öldü.
kaynak: http://www.littera.hacettepe.edu.tr
"yıllar erir ay olur, aylar gün, günler saat, dakika, saniye, saniyeler de uçup gider. yakalayamazsınız, uçup giderler. neyim ben? bir saniyeler yığını -uçup gitmiş. sonuç: hiç. hiç."
kosmos
kosmos
onu anlatmak için söz bulmak zordur kanımca, bu nedenle kasmadan sadece bir alıntı yapmakla yetineceğim:
"sevgilime gelince, ilk kez dudaklarını verdi bana; bir parktaydı, bir kahve orkestrasının müziğiyle, funda ve nane kokan bir akşamdı ve durup dururken, ne bir giriş ne bir açıklama, dudaklarını verdi bana. ne zevk! insanı ağlatacak cinsten! bugün anlıyorum ki, yeni cesetler yaratmaktı söz konusu olan ve biz erkekler kıyıma gittiğimize göre, kadınlar da kendilerince işe koyuluyorlardı; ama o dönemde ben henüz ahlaki bir harabe değildim ve bu düşünce aklıma gelmiş olsa da benim için sadece boş bir felsefeydi ve gözlerimden akan yaşları engelleyemiyordu."
Stephan Czarniecki'nin Anıları isimli öyküsünden...
"sevgilime gelince, ilk kez dudaklarını verdi bana; bir parktaydı, bir kahve orkestrasının müziğiyle, funda ve nane kokan bir akşamdı ve durup dururken, ne bir giriş ne bir açıklama, dudaklarını verdi bana. ne zevk! insanı ağlatacak cinsten! bugün anlıyorum ki, yeni cesetler yaratmaktı söz konusu olan ve biz erkekler kıyıma gittiğimize göre, kadınlar da kendilerince işe koyuluyorlardı; ama o dönemde ben henüz ahlaki bir harabe değildim ve bu düşünce aklıma gelmiş olsa da benim için sadece boş bir felsefeydi ve gözlerimden akan yaşları engelleyemiyordu."
Stephan Czarniecki'nin Anıları isimli öyküsünden...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar