bugün
- gece gelen açlık8
- iyi menemenin sırrı18
- alexander nübel7
- sözlüğün yeni tasarımı13
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- hayatın anlamı ne6
- insanlık nasıl geliştirilebilir6
- muslettin amca23
- arabayı satıp akülü araba almak3
- sigara içmek8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- vincenzo italiano3
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- beşiktaş4
- fatma betül sayan kaya8
- yeraltı varlıkları7
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- ucanpembekoala5
- sözlüğe ne oldu5
- uyudunuz mu2
- gülden karaböcek3
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- mehmet şimşek5
- pankek8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- aşk bir yemek olsaydı8
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- memeliler kaça ayrılır3
- kendimi intihar edeceğim3
- futbol16
- sansür devri2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- michael myers3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- fransız arabaları2
- üniversite yıllarını özlemek4
- gülşen in memeleri14
- hangi yemek nerede yenir4
- caligula'nın korkusu5
- avrupa4
- boğaz ağrısı2
- kum dökmek4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
Birim zamanda meydana getirilen fayda.
o dönem üretiminden elde edilen çıktıların kullanılan girdilerle olan ilişkisidir.aynı zamanda verimlilik bir performans ölçütüdür.ama tek başına kullanılması yanlış sonuçlar verebilir.
verimlilik tembelliğin inceltilmiş haline denir!
işyerindeki verimliliği arttırmak için:
http://www.videospark.com/flv_player_w_controls/
http://www.videospark.com/flv_player_w_controls/
Uzun bir zaman öncesine dayanmıyor aslında. Tamam; tanrı Henry Ford'u, o seri imalatı; rahatsız Japon imparatorluğu da tam zamanında üretim sistemlerini yarattı. Ancak tüm dünyada şu on beş yirmi yıl öncesine kadar verimlilik sözcüğü literatürde bir kaç paragraf işgal etme rolünden kurtulamamıştı. Verimlilik bildiğiniz üzere sisteme verdiğiniz çıktının girdiye oranıdır.
Sistem şöyle bir şey :
______
girdi > |proses| > çıktı
| |______| |
| |
---geri besleme--|
Verimlilik insanı eşek gibi çalıştırma katsayısıdır. Çeşitli yöntemlerle üretim sistemini geliştirdiğiniz, bir kaç işçiyi kapı önüne koyduğunuz ve türlü teknolojik dalavereyle aynı sistemden daha fazla ürün aldığınız.
Fakat her neyse, yeni kapitalizm bir jargon yaratıyor kendisine. Yeni diyorum, aslında sürekli kendisini revize ettiğinden bu kelime pek karşılamıyor onu. Kapitalizm V.20 falan desem daha doğru olur belki. Bildiğimiz bir şeydir, rekabet ortamında maliyetleriyle başa çıkamayan büyük şirketler yatırımlarını emeğin daha ucuz olduğu ülkelere kaydırırlar. ironik bir şekilde bu teknoloji yoğun üretimden emek yoğun üretime gitmektir aslında. Batıda yapamadıkları, deneyemedikleri her türlü insan işletim sistemini burada deneyebilirler. insan maliyetinin sabit kalmak bir yana sürekli arttığı sistemde değişkenleri "denetleyebilmek" için (ki o değişken iki ayaklıdır) doğuya kayarlar. Çok zekidir bu haspalar, dünyada en iyi eğitimi almış, gözü açık tabir edilen kişilerle kontrol ederler uzaktaki yatırımlarını.
insan işletim sistemi nedir peki. Binbir türlü uyarıcının insanı aptallaştırdığı, insanların kendilerini en zeki saydığı yerlerde itinayla fiili livataya uğratıldığı bir çağda yaşıyoruz. insan faktörünü verimli hale getirmek o kadar kolay ki. Buna mesela "toplam" kalite sistemi derler. Toplam orada işletmenin bütün elemanlarını kapsadığı anlamına gelir. Orospu çocuklarının cebinden çıkan paraya göz kulak olmak da diyebilirsiniz buna. Şirket birilerine para kazandırdığımız, sömürüldüğümüz bir yerden otonom bir örgüte dönüşüvermiştir birden! Yeni çağın yöneticilik anlayışı insan temelli beyler, duyduk duymadık demeyin. En alt kademeden tutun da şirket müdürüne kadar herkes aynı yemekhanede yemek yer, herkes -ceo hariç- belirli bir kıdem sistemine dahildir. Bütün çalışanların öneride bulunma, toplantı talep etme, hatta nasıl daha iyi sömürülebileceklerini belirleme hakkı vardır. Hatta rahatsız Japon sistemlerinden bahsetmişik, sistemin daha fazla çıktı üretmesi, daha fazla kar etmesi bütün çalışanların omuzlarına yüklüdür artık. Eskiden her şey o kadar basitmiş ki, gıpta ediyorum. Ludizmi saygıyla anıyorum. işçilerin negatif bilincini gördükçe, çok değil 100 yıl önce sınıfdaşlarının parçaladığı makineyi şimdi üretken bakım adı altında gözü gibi baktığını, sendikanın üretim sisteminde "üretken" bir etken olarak tanımladığını, ağıl misali bölündükleri departmanlar arasında kanlı bıçaklı rekabet ettiklerini, aslında aynı pozisyonun daha görsel bir versiyonunda debelendiklerini düşündükçe yeni kapitalizmin manipülasyon gücüne şaşırmamak elde değil.
Dünyadaki hiçbir diktatörlük insanları kullanmakta kapitalizm kadar başarılı olamamış öyle görünüyor ki.
Her neyse, ne diyordum ben. Galiba uzmanlaşmayla ilgili bir yerlere gelmeye çalışıyordum. Sosyalist düşünürler uzmanlaşmayla gelen bireyin tek yönlü gelişimine karşı çıkmıyorlar mıydı. Bugün aksine her türlü bireysel gelişme teşvik ediliyor. Dil öğrenmek, sosyal aktivitelere katılmak, dünyayı dolaşmak, yeni bir eğitim almak. Asla yaşlanmayan ve yeni numaralar öğrenmekten bıkmayan bir it şu kapitalizm. Hayatımızın ırzına geçmeye razı ediyor bizi, zevk alıp almamak size kalmış.
Not: Elitist aritokratik terminatör, milleti eşek yapıp sonra da sucuk olur bunlardan demeye getiriyor yuh !
Sistem şöyle bir şey :
______
girdi > |proses| > çıktı
| |______| |
| |
---geri besleme--|
Verimlilik insanı eşek gibi çalıştırma katsayısıdır. Çeşitli yöntemlerle üretim sistemini geliştirdiğiniz, bir kaç işçiyi kapı önüne koyduğunuz ve türlü teknolojik dalavereyle aynı sistemden daha fazla ürün aldığınız.
Fakat her neyse, yeni kapitalizm bir jargon yaratıyor kendisine. Yeni diyorum, aslında sürekli kendisini revize ettiğinden bu kelime pek karşılamıyor onu. Kapitalizm V.20 falan desem daha doğru olur belki. Bildiğimiz bir şeydir, rekabet ortamında maliyetleriyle başa çıkamayan büyük şirketler yatırımlarını emeğin daha ucuz olduğu ülkelere kaydırırlar. ironik bir şekilde bu teknoloji yoğun üretimden emek yoğun üretime gitmektir aslında. Batıda yapamadıkları, deneyemedikleri her türlü insan işletim sistemini burada deneyebilirler. insan maliyetinin sabit kalmak bir yana sürekli arttığı sistemde değişkenleri "denetleyebilmek" için (ki o değişken iki ayaklıdır) doğuya kayarlar. Çok zekidir bu haspalar, dünyada en iyi eğitimi almış, gözü açık tabir edilen kişilerle kontrol ederler uzaktaki yatırımlarını.
insan işletim sistemi nedir peki. Binbir türlü uyarıcının insanı aptallaştırdığı, insanların kendilerini en zeki saydığı yerlerde itinayla fiili livataya uğratıldığı bir çağda yaşıyoruz. insan faktörünü verimli hale getirmek o kadar kolay ki. Buna mesela "toplam" kalite sistemi derler. Toplam orada işletmenin bütün elemanlarını kapsadığı anlamına gelir. Orospu çocuklarının cebinden çıkan paraya göz kulak olmak da diyebilirsiniz buna. Şirket birilerine para kazandırdığımız, sömürüldüğümüz bir yerden otonom bir örgüte dönüşüvermiştir birden! Yeni çağın yöneticilik anlayışı insan temelli beyler, duyduk duymadık demeyin. En alt kademeden tutun da şirket müdürüne kadar herkes aynı yemekhanede yemek yer, herkes -ceo hariç- belirli bir kıdem sistemine dahildir. Bütün çalışanların öneride bulunma, toplantı talep etme, hatta nasıl daha iyi sömürülebileceklerini belirleme hakkı vardır. Hatta rahatsız Japon sistemlerinden bahsetmişik, sistemin daha fazla çıktı üretmesi, daha fazla kar etmesi bütün çalışanların omuzlarına yüklüdür artık. Eskiden her şey o kadar basitmiş ki, gıpta ediyorum. Ludizmi saygıyla anıyorum. işçilerin negatif bilincini gördükçe, çok değil 100 yıl önce sınıfdaşlarının parçaladığı makineyi şimdi üretken bakım adı altında gözü gibi baktığını, sendikanın üretim sisteminde "üretken" bir etken olarak tanımladığını, ağıl misali bölündükleri departmanlar arasında kanlı bıçaklı rekabet ettiklerini, aslında aynı pozisyonun daha görsel bir versiyonunda debelendiklerini düşündükçe yeni kapitalizmin manipülasyon gücüne şaşırmamak elde değil.
Dünyadaki hiçbir diktatörlük insanları kullanmakta kapitalizm kadar başarılı olamamış öyle görünüyor ki.
Her neyse, ne diyordum ben. Galiba uzmanlaşmayla ilgili bir yerlere gelmeye çalışıyordum. Sosyalist düşünürler uzmanlaşmayla gelen bireyin tek yönlü gelişimine karşı çıkmıyorlar mıydı. Bugün aksine her türlü bireysel gelişme teşvik ediliyor. Dil öğrenmek, sosyal aktivitelere katılmak, dünyayı dolaşmak, yeni bir eğitim almak. Asla yaşlanmayan ve yeni numaralar öğrenmekten bıkmayan bir it şu kapitalizm. Hayatımızın ırzına geçmeye razı ediyor bizi, zevk alıp almamak size kalmış.
Not: Elitist aritokratik terminatör, milleti eşek yapıp sonra da sucuk olur bunlardan demeye getiriyor yuh !
(bkz: rantabilite) Bir firma veya bir plasman konusunun, yatırılmış sermayeye gelir sağlayabilme olanağı. Belirli bir süre içinde kullanılan sermaye ile aynı süre içinde elde edilen net kâr arasındaki oran.
Yapılan işten sağlanan faydadır. Her işte verimlilik üst seviyede olmayabilir. Kişinin ve ürünlerin birbiriyle doğru zamanda buluşması ile üretilme süreci verimliliği ortaya koyar.
Kapitalizmin yeniden yarattığı bir kavram. Az kaynak kullanımıyla en fazla çıktıya ulaşabilmektir.
sikik plazalarda ortaya çıktığını düşündüğüm sikik kelime. Verimli'nin isim hali verim zaten, verimlilik ne aq.
zamanını her ne pahasına olursa olsun korumakla başlar.
maalesef madenlerimizden sağlayamadığımız şeydir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar