1. 1.
    gündelik hayatta canımızı sıkan ufak şeyler vardır. aksaklıktır onlar. can sıkarlar. ya da senin karakterin öyledir. öyle şeylere daha çok dikkat edersin. adı üstünde uyuz olursun, burası da böyle bi kürsü olsun dedim işte...

    sahte adlara-soyadlara, şehirlerarası yolculuklardaki yanında oturmayı bilmeyen hırtlara, sadece tek bir şampuan kullanabilmeme, istediğim siteye hemen ahanda şimdi erişemememe, mememe diye bir harf diziminin olabilirliliğine, bu kesin başka dillerde de oluyordur onları hayatta öğrenemem diye düşünmeme, meme kanseri demeye utanıp yanlış tanım yapanlara, trafik denen safsatanın tüm planları alt üst edebilirliğine, yolda yürümeyi bilmeyenlere, pc’ye karşı yeteneksizliğime, anketlere, anketleri hazırlayanlara, soğuyacak havalara,
    açık alan ve kapalı alan korkusunu aynı anda yaşamama, tam bitti derken ben tam unuttum derken o şeylerin yeniden pörtlemesine, yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim-cilere, gözyaşımın yanlış yer ve zamanda akışına, yaşın kaç sorusuna, ona verdiğim cevaba, gevreksiz ayran içmeye, ayransız gevrek yemeye uyuz oluyorum.
    belki böyle rahatlarım, geçer uyuzluğum.
    3 -1 ... ritmik uyuz
  2. 2.
    gösteriş meraklılarına, uyumak bilmeyen veletlere, bilgisayar bağımlılarına, çaykoliklere, düğünde alkolü sınırlı tutanlara, genel olarak alkolü sınırlandıranlara...uyuzum...bir de şu lanet olası mouse’nin işlevini yerine getirmemekteki inadına uyuzum...

    iyi niyetimi kötüye kullananlara uyuz oluyorum.

    tabakhaneye bok yetiştiriyormuşum gibi hızlı yemek yiyişime, otobüs duraklarına, klimasız belediye otobüslerine, fıçı biraya, buz gibi olmayan biraya, özgeçmiş denen zırvalığa, yol arkadaşımın içimi yakışına, artık 'o' şarkıyı dinleyemeyişime, o kafeye gidemeyişime...

    arzuya aşık olanlara, kullanıp atanlara, sebepsiz terk edenlere, korkunun o içinden çıkılması zor içi dışı tuhaf labirentlerine...

    uyuz oluyorum.
    2 ... ritmik uyuz
  3. 3.
    istanbul’a uyuzum ama izmir’e daha çok...
    emeğimin sömürülmesine uyuzum ama işsizliğe daha çok...
    yalnızlığa uyuzum ama kimsesizliğe daha çok...
    gürültüye uyuzum ama zifiri sessizliğe daha çok...
    beni ağlatan şarkılara uyuzum ama böyle kat be kat mutlu oluşuma daha çok...
    bencillere uyuzum ama ben-ci lere daha çok...
    arkadaşlarımı çalanlara uyuzum ama, muhabbet dostluk paylaşmak nedir bilmeyenlere daha çok...
    bi sahaf var ona uyuzum ama kitapsızlara daha çok...
    kendime uyuzum ama kendime daha çok...
    3 ... ritmik uyuz
  4. 4.
    teknolojik aletleri anlamayışıma
    onlarla arayı bi türlü düzeltemeyişime
    onlar bozulunca iyice bi şey anlamayışıma
    hepsini duvara mimlemeyip orda bırakmayışıma
    balkondan atmayışıma
    pepsi ile anlaşan yerlere
    evden çıkmamakta inat edişime
    kötü olduğumu belli etmemek için çabalayışıma
    akabindeki yorgunluğuma
    genel olarak yoğunluğuma
    ve en çok da
    bencillere uyuzum bu ara...
    ... ritmik uyuz
  5. 5.
    ben istemediğim zamanlarda bana soru soranlara
    o kıl soruların gereksiz meraklılara
    ilgi gösterir gibi yapanlara aynı zamanda ilgisizliğe
    kaju fıstığının çok yiyince iç baymasına ama az yeme gibi bi durumun olamayışına

    kendim ve sevdiklerim hariç çok konuşanlara uyuz oluyorum ben çok boş konuşuyorlar..
    bi arkadaşımın başka bi arkadaşımı çalabilme ihtimaline uyuz oluyorum ama ben çalarım çalmayınca çünkü kendime uyuz oluyorum...
    telefon hani uzağı yakınlaştırıyordu külliyen yalan telefona uyuzum....
    takıntılı insanlara da uyuzum ben de takıntılıyım ama benimki gerekli...
    sonracumaa...
    her şeyi pek bi çabuk benimseyip kopamayışıma uyuzum mesela...bıraksalar beni mağaraya dönerken gözlerim dolacak o raddede bendeki bağlılık...
    neyse...
    ... ritmik uyuz
  6. 6.
    yolun ortasında yürürken aniden duran insanlara,
    yağmurlu havada en yakındaki yayaya su sıçratmaktan haz alan sadist şoförlere,
    windows vista'nın neredeyse hiçbir çizim programıyla uyumluluk göstermemesine,
    unuttum dediğim birinin beklemediğim bir an karşıma çıkabilme ihtimaline,
    her şey yoluna girdi derken bütün dertlerin peşpeşe gelmesine,
    her seçim bir vazgeçiştir lafının gerçekliğine, uyuz oluyorum.
    2 ... nymphadora85
  7. 7.
    yediğim son bademin acı oluşuna,
    karakolda ayna var geyiğine -tamam var gerçekten de geyiğe ne gerek var-
    kuşların kervanın yokluğuna, yokluğun hiçliğine, hiçliğin acımasızlığına,
    uzaklığın yüreği çizmesine, yüreğin arazisinin dağlanmaya harap olmaya pek bi elverişli olmasına,
    bodrumun yırtık dondan çıkar gibi her bi yerden çıkmasına, bodrum denince aklıma karanlık gelişine,
    mimar kardeşimin yokluğuna, yokluğun hiçliğine,
    dönüp dolaşıp başa gelmeye, başta bi şeyin olmayışına, sonun hayırsızlığına uğursuzluğuna,
    elektrik yeşilinin yokluğuna, hakinin çokluğuna,
    çoluğa çocuğa, ite kopuğa,
    kitapsızlara,
    emret komutanımcıklara uyuzum...
    1 ... ritmik uyuz
  8. 8.
    ısınma enerjisi olarak kullanılan jeotermalin şuan evimizi ısıtmamasına, her uzvumun özellikle kıçımın donmasına uyuz oluyorum.
    (bkz: bu burun bugün düşer)
    1 ... beyazatlinick
  9. 9.
    boşluğun kaldırma kuvvetinin olmayışına ve düşme hızının şiddetine ve dibe vurma eğiliminin fazlalığına uyuz oluyorum...
    masa tenisinde sol elimi iyi kullanamayışıma uyuz oluyorum mesela...
    doğal yetenek yetse keşke hep çalışma faslı olmasa keşke hep diye buna da uyuz oluyorum...
    uyuzum en başta sebze yemeğine paso et koyup tadını kaçıranlara...
    uzak yakın faslı var ya hani hasret özlem vs..işte onu ha bire dramatize eden hüzüncüklülere uyuz oluyorum bu ara...
    son olarak hastalıklı bi ruh halim var arada bi gelip bende nöbet tutuyor...gereği yok bence..uyuz etmesin beni o gelmesin hiç...
    1 ... ritmik uyuz
  10. 10.
    asansöre bindiğim katın numarasına basıp bir saat zemine inmeyi bekleme şaşkınlığıma uyuz oluyorum...

    genelleme yapıp her şeyi bir şeyin içine katıp kıyıda köşedeki kalan güzellikleri es geçen o katı anlayışa uyuzum... her türlü katı anlayışa uyuzum içinde bi türlü anlayış ve hoşgörü barındıramadıklarından... barındırdıkları boşlukları göremeyişlerine de uyuzum yoksa boşlukla yok bi derdim...

    bu ara bana uyuz olanlara uyuz olamayışıma uyuzum en başta...sonrasında nasıl oluyor da eskişehir’in havasını özlüyorum ifadesindeki kendi şaşkınlığıma uyuzum...
    çözümü uzun zaman alması muhtemel üzücü ruh hallerinin arsızlığına uyuzum....
    bir renk var turkuaz...onun her dem göremeyişine uyuzum...
    bir zaman var asap bozucu...onun her dem araya sevimsizce girişine uyuzum...
    ... ritmik uyuz