bugün
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- sözlük kızlarının kombinleri45
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu7
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası13
- manisalı erkekler8
- 45 adet kurabiye11
- kendini türk hisseden arap artığı24
- son okunan kitap7
- uludede'ye sorulacak sorular8
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı13
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- sözlükteki ilişki skandalı37
- ilham aliyev8
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- kesik at kafası7
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- ismet gurbuz'e kesik at kafası göndermek5
- firavun haklıydı12
- sonbaharda dinlenecek şarkılar5
- yavuz sultan selim3
- simülasyondayız ve para için hile kodu girebiliriz2
- gammaz sözlük kızları15
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- eyüpspor 0 göztepe 43
- sahte motor yağı8
- herkesin hemfikir olduğu şeyler4
- göztepe4
- sözlükteki gammaz özelliği11
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- gece yatağın altından el çıkaran cin5
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- nervio7
- filistin57
- uludede'nin z kuşağı olması4
- sözlük kızlarının kurabiyeleri5
- gaydırı gubbak cemilem3
- gece sözlükte robdöşambrla gezen uludede görmek4
- içtim şarabı siktim arabı7
- gece kapıya dayanan döner bıçaklı at4
- betimlemeyi abartan romanların sinir bozması4
- hanginiz yaptı bunu6
- artık kürt sorunu yoktur14
- gece gardroptan fırlayan halay mendilli cin4
- kendini güzel sanan at suratlı kız7
- sözlüğün ayakları en güzel hatunu2
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri11
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi9
1. Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek.
2. mecaz: Acı, keder vb.ni hafifletmek.
3. mecaz: ilgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak.
4. mecaz: Aldatmak, kandırmak.
(bkz: tdk)
2. mecaz: Acı, keder vb.ni hafifletmek.
3. mecaz: ilgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak.
4. mecaz: Aldatmak, kandırmak.
(bkz: tdk)
evcil hayvanınıza, eğer gerçekten hastaysa ve dönüşü yoksa uygulatmak zorunda kalabileceğiniz durum. Acısı, etkisi işlem kadar kısa sürmez malesef. O ufacık bedeniyle yaşam savaşı verirken size bu karardan başka seçenek sunmaz hayat. Gözlerini açıp size baktığında bir insanınkinden çok daha fazla anlam görürsünüz o gözlerde. izlersiniz cennete gidişini, daha az acı çekeceğini bilirsiniz. Ama işe yaramaz, size sadece üzüntü ve düşünceler kalır, acaba doğru olanı mı yaptım diye.
bir canlıyı uyutursunuz, ama sonra uyanır. bir canlıyı öldürürsünüz ama sonra dirilmez. cinayeti kabullenir kılmanın adı uyutmak olmuş. hayvanlara söylenilebilecek en şerefsiz yalan bu...
eğer ailenizde söz konusuysa fazlaca gözünüzü meşgul eder.
kedimi uyutmam söz konusu oldu. artık son çare olarak. böbrek yetmezliği ciddi boyutta kırıkları dayanamayack gibiyse.
hayır arkadaş bakıyorum. hayvan hareketli. şırıngayla mama verirken nerdeyse şırıngayı yiyecek, konuşurken yüzümüze bakıyor. iletişim kuruyor. cümlelerimize mırrlıyor.
ama işin diğer boyutu var: hastalık. geri dönüşü olmayan bir şey için tedaviler ilaçlar iğneler damar yolları. yazık 2 gıdım canı kaldı zaten bunlarla nasıl mücadele etsin.
onun orda canı yanarken ben her gün ölüp ölüp dirileceğim.
yarın belli olacaktı her şey. gelin son defa böbreklerine bakalım demişler. ama bugün çağırmamışlar gelin diye. acaba diyorum tehlike kalktı mı?
1 haftadır yastayım. bakıyorum. hakkımız var mı? sadece bir iğneyle bunu yapmaya hakkımız var mı? hala mutfaktan gelen tavuk kokusu için depar ata ata, vücudundaki tüm kırıklara rağmen koşan bir kediye son nefesini benim lütuf etmeye hakkım yok, hakkımız yok.
ama düşünüyorum bir taraftan, yok kurtuluşu. doktoru kendi dedi. "olası bir böbrek yetmezliğinde, böbreğin kendini yenilemesi imkansız. geri dönüşü yok ve beraberinde ciğer problemlerini de getirecek" dedi. ağlayarak dinledim. Mısır böyle bir hastalığı hakedecek hiç bir şey yapmadı. allahın bizi böyle bir şeyle sınaması için hiç bir günah işlemedik.
her sabah uyandığımda ilk işim gidip kolunu budunu öpmek. koklamak. konuşmak. hele annem dün bir laf ettiki deldi geçti beni. "seni iyileştiremedik Mısır" dedi. ben bunu Mısır'a yapanlara her gün lanet ediyorum. Mısır'dan beter olun diyorum. olsunlar. 4 haftadır canım burnumda. o hayvanın her şırınga mama içişine dünyaları vericem nerdeyse. her kakasında her çişinde mutlu oluyorum. evin küçük bebeği çünkü o. insan veya hayvan olması hiç farketmez. bizim onu nasıl gördüğümüzle alakalı.
şimdi diyorlar ki evinde 2 hayvan olsa birini vereceksin. onlar napacak o birini. pamuklara sarıp sarmalamayacaklar elbet. hayvanın amına koyup atacaklar. ulan ben her gün damla damla ilaç, damla damla mama verdiğim bebeğimi size nasıl vereyim. bileklerimi keserim, evimi yakarım yine de vermem. niye vericem. gidin öldürün diye. adi şerefsizler. yaşadınız mı böyle bir acı, hissettiniz mi sizden olmayan bir canlıya böyle bir sevgi. allahınızdan bulun . yabani sokak hayvanlarını, kuduzları, aidslileri, hastalıklıları, ölmek üzere olanları hadi anlarım. evimdekini alıp ne yapacaksın. zaten her şeyi bana ait. her türlü bakımını masrafını yapıyorum. senden bir talebim yokki ibnenin evladı.
uzak durun çocuklarımızdan!!! uzak durun huzurumuzdan!!!
kedimi uyutmam söz konusu oldu. artık son çare olarak. böbrek yetmezliği ciddi boyutta kırıkları dayanamayack gibiyse.
hayır arkadaş bakıyorum. hayvan hareketli. şırıngayla mama verirken nerdeyse şırıngayı yiyecek, konuşurken yüzümüze bakıyor. iletişim kuruyor. cümlelerimize mırrlıyor.
ama işin diğer boyutu var: hastalık. geri dönüşü olmayan bir şey için tedaviler ilaçlar iğneler damar yolları. yazık 2 gıdım canı kaldı zaten bunlarla nasıl mücadele etsin.
onun orda canı yanarken ben her gün ölüp ölüp dirileceğim.
yarın belli olacaktı her şey. gelin son defa böbreklerine bakalım demişler. ama bugün çağırmamışlar gelin diye. acaba diyorum tehlike kalktı mı?
1 haftadır yastayım. bakıyorum. hakkımız var mı? sadece bir iğneyle bunu yapmaya hakkımız var mı? hala mutfaktan gelen tavuk kokusu için depar ata ata, vücudundaki tüm kırıklara rağmen koşan bir kediye son nefesini benim lütuf etmeye hakkım yok, hakkımız yok.
ama düşünüyorum bir taraftan, yok kurtuluşu. doktoru kendi dedi. "olası bir böbrek yetmezliğinde, böbreğin kendini yenilemesi imkansız. geri dönüşü yok ve beraberinde ciğer problemlerini de getirecek" dedi. ağlayarak dinledim. Mısır böyle bir hastalığı hakedecek hiç bir şey yapmadı. allahın bizi böyle bir şeyle sınaması için hiç bir günah işlemedik.
her sabah uyandığımda ilk işim gidip kolunu budunu öpmek. koklamak. konuşmak. hele annem dün bir laf ettiki deldi geçti beni. "seni iyileştiremedik Mısır" dedi. ben bunu Mısır'a yapanlara her gün lanet ediyorum. Mısır'dan beter olun diyorum. olsunlar. 4 haftadır canım burnumda. o hayvanın her şırınga mama içişine dünyaları vericem nerdeyse. her kakasında her çişinde mutlu oluyorum. evin küçük bebeği çünkü o. insan veya hayvan olması hiç farketmez. bizim onu nasıl gördüğümüzle alakalı.
şimdi diyorlar ki evinde 2 hayvan olsa birini vereceksin. onlar napacak o birini. pamuklara sarıp sarmalamayacaklar elbet. hayvanın amına koyup atacaklar. ulan ben her gün damla damla ilaç, damla damla mama verdiğim bebeğimi size nasıl vereyim. bileklerimi keserim, evimi yakarım yine de vermem. niye vericem. gidin öldürün diye. adi şerefsizler. yaşadınız mı böyle bir acı, hissettiniz mi sizden olmayan bir canlıya böyle bir sevgi. allahınızdan bulun . yabani sokak hayvanlarını, kuduzları, aidslileri, hastalıklıları, ölmek üzere olanları hadi anlarım. evimdekini alıp ne yapacaksın. zaten her şeyi bana ait. her türlü bakımını masrafını yapıyorum. senden bir talebim yokki ibnenin evladı.
uzak durun çocuklarımızdan!!! uzak durun huzurumuzdan!!!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar