bugün
- laik teyzelerin fenotipi20
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- yeni parti8
- sarapci koala8
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- iyi parti zafer partisi ittifakı4
- mansur yavaş6
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım16
- ak partililerin apo sevdası6
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip4
- ellerim bos gonlum hos12
- türkiyede genç siyasetçi olmaması2
- naber lan ibne2
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım7
- yavru kediye tekme atmak4
- sözlüğün en güzel kız yazarı9
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- tavuk şiş4
- flörtte regex kullanımı2
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı5
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar2
- kadınların şiirden anlamaması6
- gürcistan5
- pape matar sarr2
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- goralı3
- 1948 arap israil savaşı12
- islam barış dinidir11
- pozcu2
- yazarların favori oyun karakteri15
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- galericiler battı mutlu musunuz5
- ne mutlu türküm diyene3
- temas bağımlılığı5
- ermeni soykırımına inanmak2
- akp mhp pkk koalisyonu2
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- sürekli peki neyse diyen kız5
- pazar pazar kafa açan ergen yazar sorunları2
- palamut4
- ak çomarların beslenme kalitesi2
- kızılcahamam maden suyu2
- mason greenwood4
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- lahmacun2
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- caddebostan6
- osuruktan şiirler89
eğer ailenizde söz konusuysa fazlaca gözünüzü meşgul eder.
kedimi uyutmam söz konusu oldu. artık son çare olarak. böbrek yetmezliği ciddi boyutta kırıkları dayanamayack gibiyse.
hayır arkadaş bakıyorum. hayvan hareketli. şırıngayla mama verirken nerdeyse şırıngayı yiyecek, konuşurken yüzümüze bakıyor. iletişim kuruyor. cümlelerimize mırrlıyor.
ama işin diğer boyutu var: hastalık. geri dönüşü olmayan bir şey için tedaviler ilaçlar iğneler damar yolları. yazık 2 gıdım canı kaldı zaten bunlarla nasıl mücadele etsin.
onun orda canı yanarken ben her gün ölüp ölüp dirileceğim.
yarın belli olacaktı her şey. gelin son defa böbreklerine bakalım demişler. ama bugün çağırmamışlar gelin diye. acaba diyorum tehlike kalktı mı?
1 haftadır yastayım. bakıyorum. hakkımız var mı? sadece bir iğneyle bunu yapmaya hakkımız var mı? hala mutfaktan gelen tavuk kokusu için depar ata ata, vücudundaki tüm kırıklara rağmen koşan bir kediye son nefesini benim lütuf etmeye hakkım yok, hakkımız yok.
ama düşünüyorum bir taraftan, yok kurtuluşu. doktoru kendi dedi. "olası bir böbrek yetmezliğinde, böbreğin kendini yenilemesi imkansız. geri dönüşü yok ve beraberinde ciğer problemlerini de getirecek" dedi. ağlayarak dinledim. Mısır böyle bir hastalığı hakedecek hiç bir şey yapmadı. allahın bizi böyle bir şeyle sınaması için hiç bir günah işlemedik.
her sabah uyandığımda ilk işim gidip kolunu budunu öpmek. koklamak. konuşmak. hele annem dün bir laf ettiki deldi geçti beni. "seni iyileştiremedik Mısır" dedi. ben bunu Mısır'a yapanlara her gün lanet ediyorum. Mısır'dan beter olun diyorum. olsunlar. 4 haftadır canım burnumda. o hayvanın her şırınga mama içişine dünyaları vericem nerdeyse. her kakasında her çişinde mutlu oluyorum. evin küçük bebeği çünkü o. insan veya hayvan olması hiç farketmez. bizim onu nasıl gördüğümüzle alakalı.
şimdi diyorlar ki evinde 2 hayvan olsa birini vereceksin. onlar napacak o birini. pamuklara sarıp sarmalamayacaklar elbet. hayvanın amına koyup atacaklar. ulan ben her gün damla damla ilaç, damla damla mama verdiğim bebeğimi size nasıl vereyim. bileklerimi keserim, evimi yakarım yine de vermem. niye vericem. gidin öldürün diye. adi şerefsizler. yaşadınız mı böyle bir acı, hissettiniz mi sizden olmayan bir canlıya böyle bir sevgi. allahınızdan bulun . yabani sokak hayvanlarını, kuduzları, aidslileri, hastalıklıları, ölmek üzere olanları hadi anlarım. evimdekini alıp ne yapacaksın. zaten her şeyi bana ait. her türlü bakımını masrafını yapıyorum. senden bir talebim yokki ibnenin evladı.
uzak durun çocuklarımızdan!!! uzak durun huzurumuzdan!!!
kedimi uyutmam söz konusu oldu. artık son çare olarak. böbrek yetmezliği ciddi boyutta kırıkları dayanamayack gibiyse.
hayır arkadaş bakıyorum. hayvan hareketli. şırıngayla mama verirken nerdeyse şırıngayı yiyecek, konuşurken yüzümüze bakıyor. iletişim kuruyor. cümlelerimize mırrlıyor.
ama işin diğer boyutu var: hastalık. geri dönüşü olmayan bir şey için tedaviler ilaçlar iğneler damar yolları. yazık 2 gıdım canı kaldı zaten bunlarla nasıl mücadele etsin.
onun orda canı yanarken ben her gün ölüp ölüp dirileceğim.
yarın belli olacaktı her şey. gelin son defa böbreklerine bakalım demişler. ama bugün çağırmamışlar gelin diye. acaba diyorum tehlike kalktı mı?
1 haftadır yastayım. bakıyorum. hakkımız var mı? sadece bir iğneyle bunu yapmaya hakkımız var mı? hala mutfaktan gelen tavuk kokusu için depar ata ata, vücudundaki tüm kırıklara rağmen koşan bir kediye son nefesini benim lütuf etmeye hakkım yok, hakkımız yok.
ama düşünüyorum bir taraftan, yok kurtuluşu. doktoru kendi dedi. "olası bir böbrek yetmezliğinde, böbreğin kendini yenilemesi imkansız. geri dönüşü yok ve beraberinde ciğer problemlerini de getirecek" dedi. ağlayarak dinledim. Mısır böyle bir hastalığı hakedecek hiç bir şey yapmadı. allahın bizi böyle bir şeyle sınaması için hiç bir günah işlemedik.
her sabah uyandığımda ilk işim gidip kolunu budunu öpmek. koklamak. konuşmak. hele annem dün bir laf ettiki deldi geçti beni. "seni iyileştiremedik Mısır" dedi. ben bunu Mısır'a yapanlara her gün lanet ediyorum. Mısır'dan beter olun diyorum. olsunlar. 4 haftadır canım burnumda. o hayvanın her şırınga mama içişine dünyaları vericem nerdeyse. her kakasında her çişinde mutlu oluyorum. evin küçük bebeği çünkü o. insan veya hayvan olması hiç farketmez. bizim onu nasıl gördüğümüzle alakalı.
şimdi diyorlar ki evinde 2 hayvan olsa birini vereceksin. onlar napacak o birini. pamuklara sarıp sarmalamayacaklar elbet. hayvanın amına koyup atacaklar. ulan ben her gün damla damla ilaç, damla damla mama verdiğim bebeğimi size nasıl vereyim. bileklerimi keserim, evimi yakarım yine de vermem. niye vericem. gidin öldürün diye. adi şerefsizler. yaşadınız mı böyle bir acı, hissettiniz mi sizden olmayan bir canlıya böyle bir sevgi. allahınızdan bulun . yabani sokak hayvanlarını, kuduzları, aidslileri, hastalıklıları, ölmek üzere olanları hadi anlarım. evimdekini alıp ne yapacaksın. zaten her şeyi bana ait. her türlü bakımını masrafını yapıyorum. senden bir talebim yokki ibnenin evladı.
uzak durun çocuklarımızdan!!! uzak durun huzurumuzdan!!!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar